Dha İstanbul Bülteni - 2

Dha İstanbul Bülteni - 2

FETÖ'NÜN "VİP DİNLEME" İDDİANAMESİ KABUL EDİLDİÜmit TÜRK, İstanbulDHA FETÖ'nün talimatıyla aralarında iş adamları, milletvekilleri ve gazetecilerin de bulunduğu 59 kişinin yasadışı dinlenmesiyle ilgili, Fetullah Gülen ve eski emniyet müdürlerinin sanık olduğu iddianame, Ağır Ceza...

Dha İstanbul Bülteni - 2

FETÖ'NÜN "VİP DİNLEME" İDDİANAMESİ KABUL EDİLDİ

Ümit TÜRK, İstanbulDHA 

FETÖ'nün talimatıyla aralarında iş adamları, milletvekilleri ve gazetecilerin de bulunduğu 59 kişinin yasadışı dinlenmesiyle ilgili,  Fetullah Gülen ve eski emniyet müdürlerinin  sanık olduğu iddianame, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

238 SAYFA

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 238 sayfalık iddianamede FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen ile meslekten ihraç edilen eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan'ın da arasında bulunduğu 45 şüpheli hakkında "Silah terör örgütü kurmak ve üye olmak", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme", "Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği" ve "Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetmek" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.

İddianamede soruşturmanın, Hürriyet Gazetesi'nde 3 Aralık 2014 günü yayınlanan "Dinlenen VIP İsimler" başlığı altında yapılan haber üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturman başlatıldığı vurgulandı. 

İddianamede, "Fetullah Gülen'in talimatıyla şüphelilerin İstanbul ve diğer illerde yapılan veya yapılacak olan operasyon ve faaliyetlere zemin hazırlamak amacıyla emniyet istihbarat şubelerini bir casusluk örgütü mantığı ile kullandığı, dinlemeleri, örgütün amacına uygun, şantaj ve tehdite yarar nitelikte belge ve suç delili toplama alanı olarak kullanmaya çalıştıkları" ifade edildi. İddianamede bu kapsamda 44 şüpheli istihbarat polisinin 59 ismi hukuka aykırı bir şekilde dinledikleri belirtildi. 

İDDİANAMEDE YASADIŞI DİNLENEN İSİMLER ŞÖYLE; 

CHP Milletvekili Muharrem İnce, iş adamları Ferit Şahenk, Mehmet Emin Karamehmet ve Mustafa Süzer, Yıldırım Ali Koç, Caroline Nicole Koç, Fevzi Bülent Özaydınlı, Atalay Şahinoğlu, Erol Altaca, Mehmet Yörük, Melih Türker, Mehmet Topsoy, Ali İhsan Karacan, Yener Şenok, Süleyman Kocakaya, Dursun Ali Yılmaz, Memduh Karakullukçu, Sezai Çanakçı, İbrahim Çağlar, Özay Şendir, Ömer Lütfi Karagöz, Cemal Tanıl Küçük ile gazeteciler Tufan Türenç, Murat Yetkin, Zafer Mutlu, Yılmaz Özdil, Can Dündar, Aslı Aydıntaşbaş, Mehmet Faraç, İsmail Küçükkaya, Mirgün Cabas, Uğur Dündar, İbrahim Yıldız, Amberin Zaman, Şirin Payzın, Nihat Genç, Rasih Yılmaz, Selahattin Sadıkoğlu, Ergün Diler, Cengiz Semercioğlu, Engin Ardıç, Bedri Baykam,  Melih Meriç, Metin Yüksel, Saner Ayar, Recep Tepeli,  Ruhat Mengi, Bülent Çöltekin, Rıdvan Bıyık, Mustafa Şekeroğlu, Gülden Aydın, Nuri Çolakoğlu, Faruk Bildirici, Suna Vidinli, Arslan Bulut, Özdemir İnce, Mehmet Emin Darendeliler, Ahmet Altınel, Hüseyin Özalp ve emekli korgeneral Metin Yavuz Yalçın...

Bu isimlerden CHP Milletvekili Muharrem İnce, iş adamları Ferit Şahenk, Mehmet Emin Karamehmet ve Mustafa Süzer "Şikayetçi" sıfatıyla yer alırken diğer kişiler ise "Mağdur" sıfatıyla yer aldı. 

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk duruşmanın 19 Aralık'ta Silivri Cezaevinin karşısında yer alan duruşma salonda yapılmasına karar verdi. 

===============

İSTANBUL VE TEKİRDAĞ'DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 18 GÖZALTI 

Haber: Çağatay KENARLI / İstanbul, DHA 

SELEC (Güneydoğu Avrupa Kanun Uygulama Merkezi) uyuşturucu ticaretinden kaydı bulunan Bulgaristan vatandaşları D.N.İ.(36) ile V.D.V. (22) isimli kadınların sık sık Türkiye'ye giriş çıkış yaptığı İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Bunun üzerine polis ekipleri, Bulgaristan Narkotik polisiyle koordineli çalışarak Türkiye üzerinden Bulgaristan'a uyuşturucu madde götürüleceğini tespit ederek çalışma başlattı. 

İstanbul polisi geçtiğimiz hafta Bulgaristan vatandaşları şüpheli D.N.İ. ve V.D.V. isimli kadınları Tekirdağ Çorlu'da olduklarını belirleyerek operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda D.N.İ. ve V.D.V. bir otomobilde yakalanarak gözaltına alındı. Ekipler, otomobilde zulalanmış 44 kilo eroin ele geçirdi. Polis ekipleri yaptıkları çalışmalarda Silivri ve Fatih'te de kadınların kullandığını belirlediği adreslere de operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda 16 kişi daha yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan operasyonda 9 kilo skunk, 1 tabanca ve mermileri ele geçirildi. 

KURYE KADINLAR BİN EURO'YA UYUŞTURUCUYU TAŞIMIŞ 

Gözaltına alınan Bulgaristan uyruklu D.N.İ. ve V.D.V. emniyette verdikleri ifadelerinde kurye olduklarını itiraf ettikleri iddia edilirken, paraya ihtiyaçları olduğu için şebekeyle bin euro karşılığında anlaştıkları ve bu işi yaptıklarını söyledikleri ileri sürüldü. 

KURYE KADINLAR TUTUKLANDI, 16 KİŞİNİN EMNİYETTEKİ İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR 

Gözaltına alınan 2'si yabancı uyruklu toplam 18 şüpheli Vatan Caddesi'nde bulunan Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Bulgaristan uyruklu 2 kadın çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken, kadınlarla bağlantısı tespit edilen 16 şüphelinin ise emniyetteki işlemleri devam ediyor. 

OPERASYON POLİS KAMERASINDA 

İstanbul Narkotik ekiplerinin Tekirdağ Çorlu'da yaptığı operasyon polis kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde, polis ekiplerinin yolda uygulama yaptığı ve şüpheli aracı durdurduğu görüntülendi. Ekiplerin otomobilin içinde arama yapması ve zulayı bulması görüntülere yansıdı. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler Vatan Caddesi'ndeki Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sergilenerek basın mensuplarına gösterildi.

Görüntü Dökümü 

----------

(Polis Kamerası)

-Şüpheli otomobilin durdurulması

-Otomobilde yapılan aramalar

-Otomobilde bulunan zula

-Ele geçirilen uyuşturucu maddeler 

(Aktüel)

-Sergiden görüntü

-Ele geçirilen eroin ve skunklar

-Genel ve detay görüntüler

===================

EVİNİ FETÖ'NÜN SOHBETLERİNE TAHSİS ETTİ: 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Evini, Fetöcü Hava Harp Okulu öğrencilerinin sohbet grubuna açtığı gerekçesiyle yargılanan kapatılan Fatih Üniversitesi çalışanı Ertan Akça,  Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Haber: Ümit TÜRK / İstanbul DHA

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Hava Harp Okulu öğrencisi U.Ş.'nin ifadesinde katıldığı FETÖ sohbetlerinin yapıldığı evi göstermesi üzerine, evin sahibi olan Ertan Akça yakalanarak tutuklandı. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında "Örgüt üyeliğinden" açılan dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, Akça'nın "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

"FETÖ SOBETLERİNE EVİNİ TAHİSİS ETTİ... EVİNDE GÜLEN'İN KİTAPLARI ÇIKTI..."

Mahkeme heyeti açıkladığı gerekçeli kararında Harp Okulu öğrencisi U.Ş.'nin verdiği bilgiler üzerine yapılan incelemede FETÖ sohbetleri için kullanılan evin Ertan Akça'ya ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Akça'nın Manisa'da yakalanarak tutuklandığı anlatılan kararda, evinde yapılan incelemelerde Fetullah Gülen'in ses ve görüntü kayıtlarının da yer aldığı çok sayıda örgütsel verinin ele geçirildiği kaydedildi. Sanığın kapatılan Fatih Üniversitesi'nde çalıştığı belirtilen kararda bu kurumun FETÖ'ye ait olduğu vurgulandı. Bank Asya'daki hesaplarında 2014 sonrası hareketlenmeler yaşandığına dikkat çekilen kararda, bu durumunda FETÖ elebaşısı Gülen'in talimatıyla yapıldığı belirtildi.

"DEVLET VE TOPLUM İÇİN TEHLİKELİ BİR ÖRGÜTÜN ÜYESİ..."

Kararda şöyle denildi; "Sanığın müstakilen suç oluşturan bir eylemi tespit edilmemiş ise de; Devlet ve toplum için tehlikeli olduğu ve vehamet arz eden eylemleri bulunan bir örgütün üyesi olması nedeniyle niteliği itibariyle tehlike suçu olarak düzenlenmiş silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır"

"EVİN ANAHTARINI, BALIĞA, KUŞA, ÇİÇEĞE BAKMASI İÇİN VERMİŞTİM"

Akça'nın karar duruşması görüldü. İfadesinde suçlamayı kabul etmeyen Akça, evinde yapılan FETÖ sohbetlerinden haberinin olmadığını savunarak, "Harp okulu öğrencisi U.Ş.'yi tanımıyorum. Sohbet verdiği belirtilen Emin isimli kişi ise eşimin akrabası olur. Bu kişi eve gelip giden birisidir. Yıllık izinlere gittiğimizde evde bulunan akvaryum, muhabbet kuşu ve çiçeklerin bakımı için evin anahtarını vermiştik. Eve birilerini getirdiğinden ve getireceğinden bahsetmemişti" dedi.

===================

BİNBAŞI ÜMİT ÇELİK İSTİFA EDECEKTİ... 15 TEMMUZ'DA 'DEVLETİMİN BANA İHTİYACI VAR' DİYEREK GÖREVE BAŞLADI...DÜN DE ŞEHİT DÜŞTÜ

İhsan YALÇIN - Taner YENER / İstanbul, DHA 

Diyarbakır'ın  Lice ilçesi kırsalında operasyona giderken PKK'lı teröristlerce yola tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Jandarma Binbaşı Ümit Çelik'in (39), Beylikdüzü'nde yaşayan baba evine dün acı haber ulaştı. Şehit Binbaşı Çelik'in ailesinin oturduğu Beylikdüzü Kazım Karabekir Caddesi'ndeki evinin bulunduğu site Türk bayrakları ile donatıldı.

Şehit babası Saadettin Çelik, "İstifasını hazırlamıştı; ama malum 15 Temmuz belası geldi bu ülkenin başına. Çocukları buraya getirdi. Dediki: 'Baba devletin bugünün de devletimi mahkemeye veremem. Ben istifamı geri alacağım'. İstifasını geri aldı. Gitti görevine başladı" dedi.

TAZİYELERİ BABASI VE KARDEŞİ KABUL ETTİ

Site bahçesine kurulan çadırda şehidin babası Sadettin ve kardeşi Sezer Çelik taziyeleri kabul etti. Jandarma Binbaşı Ümit Çelik'in babası Sadettin Çelik, "Şehidimiz 12 Mart 1978'de doğdu. İlk görev yeri Şırnak'tı, 2 yıl burada görev yaptı. Daha sonra Ankara'da 6 yıl görev yaptı. Ankara'dan sonra Van'a tayini çıktı. 2 yıl Van'da çalıştı. Van depremi dolayısıyla tayin hakları çıktı geldi Ağrı'ya. Ağrı'da 2 yıl kaldı. Ağrı'dan tayini çıktı Suruç'a. 2 yıl da Suruç İlçe Komutanlığı yaptı. Suruç'ta görevi bitti Lice'ye tayini çıktı. Malum tayinler, birbirini takip eden tayinler. Hainlerin (FETÖ'yü kastederek) yaptığı tayinler. Buna artık isyan etti. 'Baba ben mahkemeye vereceğim' dedi. Mahkemeye verdi. Eğer mahkeme sonuç vermeseydi o Ağustos'ta istifa edecekti. İstifasını hazırlamıştı ama malum 15 Temmuz belası geldi bu ülkenin başına. Çocukları buraya getirdi. Dedi ki: 'Baba devletin bugünün de devletimi mahkemeye veremem. Ben istifamı geri alacağım'. İstifasını geri aldı. Gitti görevine başladı. İlk 20 günlüktü 5 şehit verdi. Şunu söylemişti bana: 'Baba ben ne makam, ne mevki, ne de rütbe istiyorum. Ben sadece şehitlerimizin intikamını almak istiyorum'" diye konuştu. 

"BİR ÜMİT GİDER BİN ÜMİT GELECEK İNŞALLAH"

Oğluyla şehit olmadan bir gün önce telefonda konuştuğunu söyleyen Sadettin Çelik, "En son şehit olmadan bir gün önce konuşmuştum. Göreve çıkmadan önce bana telefon ederdi, duamı almak için. En son görüşmemizde sesinde sanki 'ben şehit olacağım' gibi bir şeyi vardı. İstiyordu, Cenab-ı Allah istediğini nasip etti. Rabbime şükürler olsun. Üzgünüm. Ümit gibi birini kaybettim ama sevinçliyim bir şehit babası oldum. Yüce Rabbim devletimizi, milletimizi korusun. Cumhurbaşkanımızın tez tez değindiği bir şey var der ki: 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Bir Ümit gider bin Ümit gelecek inşallah" ifadesini kullandı. 

3 ÇOCUK BABASIYDI

2016 yılından beri Lice 1'inci Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde görev yapan Jandarma Binbaşı Ümit Çelik, öğretmen eşi Nesrin çocukları Yiğit Göktürk (11), Nazlı Hilal (8) ve 7 aylık kızları Göksu Reyhan ile birlikte Babaeski'de oturuyordu. 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Şehit babası ile röp.

-Taziye çadırı

-Dua okunması

-Sitenin bayraklarla donatılması

-Şehidin yakınları

-Şehidin ve ailesinin fotoğrafı

==================

CHP'DEN "VİCDAN VE ADALET NÖBETİ"NE DAYANIŞMA ZİYARETİ 

Erhan TEKTEN, İstanbul DHA

HDP'nin Kadıköy'deki "Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne CHP İstanbul İl Başkanlığı destek ziyaretinde bulundu. Yoğurtçu Parkı'na CHP Istanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, CHP Istanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun da içinde bulunduğu partilililer saat 12.15'te geldi.

'ADALET TALEBİNİ BÜYÜTMELİYİZ'

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat Yoğurtçu Parkı'ndaki polisin güvenlik önlemlerine dikkat çekerek, "Ülkenin adalete ve özgürlüğe ne kadar ihtiyaç duyduğunu buraya gelirken bir kez daha gördük. Adalet talebi bütün yurttaşlarımızın ortak talebi haline gelmiştir. Bu zemin bizim ortak paydamızdır" dedi. Canpolat, adalet ile ilgili eylem ve etkinliklerin herkesin ortak eylemi olması gerektiğini belirterek, "Bizler bu dayanışmayı büyütmek için çaba içerisinde olacağız. Ülkemizin geçtiği süreçte bu sorunun kan ve gözyaşı ile çözülemeyeceğini, barış demokrasi ve dayanışma için bir çözüm sürecine girmemiz gerektiğinin kanısındayız. Bugün biz arkadaşlarımızın yürüttüğü adalet ve vicdan nöbetinde dayanışmak için buradayız. Bu eylemi destekliyoruz" ifadelerini kullandı. 

'ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ'

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Türkiye'nin daha önce böyle bir süreç yaşamadığına dikkat çekerek, "10 yıl önce, 20 yıl önce bu söylediklerimizi söylüyorduk. Öyle bir süreçten geçiyoruz ki eski söylediklerimizin hepsi eskidi. Türkiye, yakın tarihin değil, tarihin en zorlu sürecinden geçiyor. Demokrasi, özgürlük, adalet sınavından geçiyor" dedi. Adalet Yürüyüşü'ne de değinen Tanrıkulu şunları söyledi, "O yürüyüşte Türkiye'nin bütün demokrasi güçleriyle dayanışma içerisinde olduk. Bugün aynı dayanışmayı göstermek için buradayız"

'ADALET TALEP EDENLER BİRBİRLERİNİN ELLERİNİ BIRAKMAMALI'

Ziyaret sırasında HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, CHP heyetine ziyaretleri için teşekkür ederek sözlerine başlarken, "Bizler yaptığımız iki şey karşılaştırdığında HDP'nin daha fazla çevrildiğini görüyoruz. Biz buna 2015'te Cizre'de şahit olduk. Bu baskıya dur demek istediğimizde tanık olmuştuk. Son yıllarda da tanık olmaya devam ettik. Bunun için bu dayanışma çok önemlidir. Belki bizle başlamıştır, ama bundan sonra da durmayacaktır. Muhalif olan insanların, hak, hukuk, barış ve demokrasi isteyen insanların birbirinin elini bırakmaması gerekir" dedi. 

Görüntü dökümü:

------------------

-CHP heyetinin gelişi

-Karşılanmalarından detaylar

-Yapılan açıklamalar

-Sırrı Süreyya Önder'in gelişi

-Selamlaşmalar

-Heyetin aytılışı

==================

MİDEDEN ÇIKAN 33 KOKAİN KAPSÜLÜNE 45 YIL HAPİS İSTEMİ

Serpil KIRKESER, İstanbul DHA

Fas'tan İstanbul'a gelen ve midesinden 33 adet likit kokain kapsülü çıkan Ekvatorlu  Jose Pedro Qilumbango de La Torre (50) hakkında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan 30 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Tutuklu  şüpheli Torre, "Çocuklarımı öldürmekle tehdit ettikleri için bu işi kabul ettim" şeklindeki ifadesi de iddianameye yansıdı.    

 

İDDİANAMEDE OLAY ANLATILDI

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre olay şöyle oldu: 17 Haziran'da saat 21.45'de Atatürk Havalimanı'na  Fas Kazablanka  uçağı indi. Yolcuları arasında üzerinde lacivert mont, siyah pantolon ve siyah sırt çantası bulunan  Jose Pedro Quilumbango de La Torre'nin  gözlerinde kızarıklık olduğu, aşırı terlediği ve sağa sola tedirgin hareketlerde bakınarak hızlı şekilde ilerlediği tespit edildi. Fiziki takibe alınan ve 22.20'de pasaport işlemlerinin ardından şüpheli Torre polisler tarafından durduruldu ve Narkotik Suçları Büro Amirliği'ne davet edildi. Şüpheli Torre'nin Brezilya'nın Sao Paulo şehrinden hareket ederek Fas'ın Kasablanka şehrine geçtiği, oradan da Türkiye'ye geldiği anlaşıldı.Şüpheli Torre'nin valizinde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı.Şüphelinin yutmak suretiyle uyuşturucu madde taşıdığına dair yoğun şüphe oluşması üzerine iç beden muayenesi yaptırılmak üzere hastaneye sevk edildi. Torre'nin doktor kontrolünde vücudundan doğal yollardan  içerisinde likit kokain bulunan 33  adet prezervatif  kapsülü çıkarıldı. Likit kokainin daralı tartımında toplam ağırlığının 1140 gram  geldiği tespit edildi. 

"ÇOCUKLARIMI ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETTİKLERİ İÇİN BU İŞİ KABUL ETTİM"

Torre ifadesinde şunları söyledi: Ekvator'da yaşadığını, inşaat işçisi olduğunu ve inşaatta çalışırken yanına kendi gibi yerli olan tanımadığı birinin geldiğini belirterek, "Bana ne kadar para kazandığımı sordu ve evinde bir inşaat işi olduğunu söyleyerek iş teklifinde bulundu. Birlikte evine gidecektik ancak beni başka bir yere götürdü. Buranın adresini veremeyeceğim. Bu eve geldiğimde beni ve ailemi tanıdığını eğer söylediği işi yapmazsam çocuklarımı öldüreceğini söyleyerek tehdit etmeye başladı. Bana deneme amaçlı bir meyve yutturdu. Yutabildiğimi görünce de bana Brezilya Sao Paulo'da bulunan Guayanosis Şehri'ne gitmemi ve burada bir adreste bulunan otobüs durağında beklememi söyledi. Bu durakta 7-8 saat bekledim .Sabah olduğunda beni yine adını bilmediğim daha önceden tanımadığım bir kişi karşıladı ve beni bir eve götürdü. Burada 6 gün kaldım. Bir tabak içerisinde kapsülleri getirdi ve içerisinde uyuşturucu olduğunu, söyledi. Hepsini yutmamı bekledi. Sonra bana bir adres ve telefon numarası vererek İstanbul'a gönderdi.  Bu iş karşılığında bana herhangi bir para teklif etmediler. Uçak masraflarımı da bu şahıslar karşıladı. Çocuklarımı öldürmekle tehdit ettikleri için bu işi kabul ettim."

 

45 YIL HAPSİ İSTENDİ

Şüpheli Jose Pedro Qilumbango de La Torre çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Soruşturma sonunda Şüpheli Torre hakkında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan 30 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İddianame kabul edilirse şüpheli Torre Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.  

=================

1 TONLUK UYUŞTURUCU OPERASYONUN ZANLILARI ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Haber-Kamera: Sinan BİLGİLİ / İstanbul DHA

Sakarya'nın Hendek İlçesi'nde eroin imalathanesine dönüştürülen bir tavuk çiftliğinde ele geçirilen 1 ton 400 kilogram uyuşturucu ile ilgili gözaltına alınan 7 kişi adliyeye sevk edildi.

7 şüpheli İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından 7 şüpheli Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 1998 yılında uyuşturucu ticaretinden 15 yıl ceza aldığı öğrenilen ve yakın zamanda tahliye olan Rıfat B.'yi takip ederek Sakarya Hendek'teki bir tavuk üretim çiftliğinde uyuşturucu imalathanesi tespit etmişti. Çiftliğe düzenlenen baskında 1 ton 400 kilogram eroin ele geçirilmişti. Operasyonda Rıfat B., çiftlik sahibi ve çiftlik çalışanlarının da arasında bulunduğu toplam 7 kişi gözaltına alınmıştı. 

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Şüphelilerin hastaneye girişi

-Çıkışı

-Detaylar