2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, "Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış, 3,7 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıkmıştır.

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, "Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış, 3,7 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülkedir. Son 15 yılda tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde toplam 58 milyar dolar ihracat fazlası verdik." dedi.

Fakıbaba, TBMM Genel Kurulunda görüşülen bakanlığının bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, tarım ve gıdanın insanoğlunun en eski uğraşı olduğunu ve her geçen gün öneminin ve stratejisinin artarak, hayati bir sektör haline dönüştüğünü belirtti.

Bakan Fakıbaba, Dünya nüfusu hızla artarken tarıma elverişli arazilerin azaldığını, endüstri gelişip şehirler büyürken insanoğlunun gıdasını sağlayan toprağını ihmal ettiğini ve son yüzyılda ülkeler ve insanların sanayileşmenin peşinden giderek, paylaşma duygusunu unutarak bencilleşmeye de başladığını ifade etti.

Bugün, bir tarafta açlığın, diğer tarafta ise aşırı tüketimden gelen sağlık sorunları ve israfın bir arada olduğu dünyada yaşandığına dikkati çeken Fakıbaba, "Adaletsizliğin gıda paylaşımına fazlasıyla bulaştığı bu dünyamızda 2 milyar insan aşırı kilolu. Bunun da 650 milyonu obezite sorunlarıyla uğraşırken 800 milyon insan açlık çekiyor ve yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda çöpe gidiyor. O nedenle, geldiğimiz günden beri hep 'israf eden iflas eder', 'tarım ve gıda sadece yiyeceğimiz değil, geleceğimizdir' diyoruz. Bu sebeple, tarımın siyaset üstü bir mesele olduğuna, ben de yürekten katılıyorum." diye konuştu.

Fakıbaba, Anadolu topraklarında üretmek ve ürettiğini paylaşmanın 12 bin yıldır değişmeyen bir gelenek olduğunu, bu topraklarda kurulan medeniyetlerin çiftçinin alın terinin kıymetini, koyun ve keçi peşinde koşan çobanın hikmetini, sofrasında her cana açık olan insanın değerini çok iyi bildiğini belirterek, bu yüzden Anadolu'nun, insandan bereketini hiç esirgemediğini söyledi.

Türkiye'nin, dünyanın en önemli gen kaynağına sahip olan ülkelerden biri olduğunu, 4 bini bu topraklara has, 12 bin bitki türünü barındıran eşsiz bir coğrafyaya sahip bulunduğunu vurgulayan Fakıbaba, "Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım, Türkiye'nin kalkınmasında itici güç olarak önemsenmiştir. Modern tarıma geçiş için çok çalışıldı, önemli adımlar atıldı. Tarım sektöründe geçmişteki gayretleri gelecekteki hedeflere bağlamak, yapılanın üzerine daha fazlasını katmak felsefesi ve sorumluluğu içerisinde hareket etmekteyiz." ifadelerini kullandı.

-"Tarım, Cumhuriyet tarihinin en istikrarlı dönemini yaşamakta"

AK Parti döneminde Türkiye tarımı verimlilik, üretim ve kalitede çok önemli gelişmeler kaydettiğini, 2017 yılının dokuz ayında yüzde 3,3 büyüyen tarım sektörünün bu yılı büyümeyle tamamlamasını beklediklerini ifade eden Fakıbaba, son 14 yılın 12'sinde büyüyen tarımın, Cumhuriyet tarihinin en istikrarlı dönemini yaşadığını söyledi.

Bakan Fakıbaba, tarımsal hasılada 2005 yılından bugüne Türkiye'nin Avrupa liderliğinin devam ettiğine dikkati çekerek, "Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış, 3,7 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülkedir. Son 15 yılda tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde toplam 58 milyar dolar ihracat fazlası verdik." dedi.

Türkiye'nin sadece kendi ürettiğini ihraç eden bir ülke değil, aynı zamanda ham maddesini yurt dışından alıp içeride işleyip katma değer katıp ihraç edebilen bir ülke olduğunu ifade eden Fakıbaba, Türkiye'nin dünyada buğday unu ihracatında lider, makarna ihracatında ikinci sırada olduğunu, tarım ve gıda ürünlerinde katma değerli ihracatımızı artırmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini vurguladı.

AK Parti hükümetlerinin daima çiftçinin yanında yer aldığını, devletin tüm imkanlarını tarım için seferber ettiğini belirten Fakıbaba, şöyle devam etti:

"2003-2017 döneminde üreticilerimize 103 milyar lira yani eski parayla 103 katrilyon lira destek ödedik. 2018 yılında ise 14,5 milyar lira destek vereceğiz. Bu destek tarıma sağladığımız nakit hibe kaynaktır. Bunun yanında ayrıca arazi toplulaştırma ve tarımsal sulama yatırımları, tarımsal kredi sübvansiyonları, müdahale alımları ve ihracat destekleri gibi birçok kalemde tarıma önemli kaynak sağlıyoruz, sağlamaya devam edeceğiz.

Özellikle girdilere yönelik mazot, gübre, tohum ve yem bitkileri desteklerimiz devam edecektir. Şayet, 14,5 artı yukarıdaki bahsettiğim mevzuları göz önüne aldığımızda tarımda ortalama 30 milyara yakın Hükümet olarak destek vermekteyiz. Mazot desteğini 2003 yılında ilk kez hayata geçiren Hükümet olarak şimdi ürün bazında mazot maliyetinin yarısını biz karşılıyoruz. Mazotun fiyatının arttığını biliyoruz, bu yıl mazot desteğini de artışları baz alarak güncelleyeceğiz. Tarımsal kredilerde konusuna göre yüzde 25 ila yüzde 100 arasında faiz indirimi yani sübvansiyon uygulamamız devam edecektir."

Koruma altındaki ova sayısı 250'ye çıkartılacak

Bakan Fakıbaba, bu yıl 192 büyük tarımsal ovanın Bakanlar Kurulu kararıyla koruma altına alındığını, koruma altındaki ova sayısını 2018 yılında 250'ye çıkaracaklarını söyledi.

Arazi toplulaştırma çalışmalarına önem verdiklerini, 1961'den 2002 yılına kadar 450 bin hektar alanda toplulaştırma yapılırken AK Parti döneminde 5 milyon 600 bin hektar alanda toplulaştırmanın tamamlandığını, 1,8 milyon hektar alanda çalışmaların devam ettiğini, 2023'e kadar da 8 milyon hektar alanda toplulaştırmayı tamamlayıp toplamda 14 milyon hektara ulaşarak, Türkiye'nin toplulaştırma problemini çözeceklerini bildirdi.

Fakıbaba, suyu verimli kullanmak amacıyla basınçlı sulama sistemini kullanan çiftçilere yüzde 50 hibe desteği ve sıfır faizli kredi uygulamasına devam edileceğini, bu tarihten itibaren Türkiye'de vahşi sulama olayının bittiğini, basınçlı sulamayla toprağın sulanacağını kaydetti.

Amaçlarının verimli, kaliteli ve planlı üretmek olduğuna dikkati çeken Fakıbaba, Milli Tarım Projesi kapsamında Havza Bazlı Destekleme Modeli'ne geçtiklerini, Türkiye için stratejik açıdan önemli 21 ürünü en iyi yetişeceği havzalarda desteklediklerini, buğday ve yem bitkilerini ise ayrım yapmadan tüm havzalarda desteklediklerini, desteklemeye devam edeceklerini anlattı.

Bakan Fakıbaba, AK Parti hükümetleri döneminde ilk kez başlatılan tohumluk desteğiyle de hem üretim hem de ihracatta önemli bir seviyeye ulaştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Son 15 yılda tohum üretimimiz 145 bin tondan 960 bin tona, tohum ihracatımız 15 milyon dolardan 154 milyon dolara yükseldi. Bugün, 76 ülkeye tohum ihracatı yapan bir ülke haline geldik. 2023 yılında 2 milyon ton tohumluk üretimi ve 500 milyon dolar tohum ihracat hedefimizi belirledik ve çalışmalarımızı bu yönde hızlandırdık. Etkin Ar-Ge çalışmalarıyla son 10 yılda yerli sebze tohum kullanım oranını yüzde 10'dan yüzde 60 seviyesine çıkardık.

Organik tarım ve iyi tarım desteğimiz devam etmektedir. Tarım sigortalarının kapsamını her yıl gittikçe artırmaktayız. Son 10 yılda toplam 3,4 milyar lira prim desteği, 3,6 milyar lira hasar tazminatı ödendi. Bu yıl buğdayda başlayan kuraklık verim sigortasını 2018'de tüm tahılları kapsayacak şekilde genişleteceğiz. TARSİM'de hedefimiz 2020 yılına kadar gelir bazlı sigorta sistemine geçmek en büyük hedefimiz ve icraatımız olacaktır. Ayrıca, 2017 yılında doğal afetlerden etkilenen tüm çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını bir yıl ertelemiş bulunmaktayız."

(Sürecek)