Muğlaspor Teknik Direktörüne Kadın Gazeteciler İçin Tepki
Muğla Barosu Kadın Hakları Komisyonu ve Menteşe Kadın Platformu, Muğlaspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak'ın kadın gazetecilere yönelik cinsiyetçi sözlerini kınayarak özür ve kurumsal tavır çağrısında bulundu.
MUĞLA Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ile Menteşe Kadın Platformu, Muğla spor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak'ın kadın gazetecilere yönelik sözlerine tepki gösterdi. Açıklamada, "Kadın gazetecilerin emeği ve mesleki onuru hedef alınamaz. Muğla spor Teknik Direktörü Koşukavak, hedef aldığı kadın gazetecilerden ve tüm kamuoyundan derhal özür dilemelidir. Muğla spor yönetimini ise bu cinsiyetçi tutum karşısında sessiz kalmamaya, sorumluluk almaya ve kurumsal olarak tavır koymaya çağırıyoruz" denildi.
1'inci Lig'de mücadele eden Muğla spor'da teknik direktör Yalçın Koşukavak, Akyaka'da düzenlenen basın kahvaltısında gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıya katılan kadın gazetecilerin sayısına dikkati çeken Koşukavak, "Daha önce basın toplantısında bu kadar bayan görmemiştim. Sizde şimdi soru da yoktur. Bilsem kısırımı da altınımı da alırdım, gün yapardık" dedi. Koşukavak'ın sözleri tepki çekti.
'ÖFKE VE KARARLILIKLA KINIYORUZ'
Yapılan ortak açıklamada, Koşukavak'ın söylemlerinin ayrımcı sözler olduğu belirtilerek, "Muğla spor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak'ın, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği toplantıda kadın gazetecileri doğrudan hedef alan cinsiyetçi, küçümseyici ve haddini aşan ifadelerini derin bir öfke ve kararlılıkla kınıyoruz. Basın toplantısı gibi profesyonel bir kamusal alanda, salondaki kadın gazetecilerin varlığından rahatsızlık duyarak alenen sarf edilen; "Daha önce basın toplantısında bu kadar bayan görmemiştim. Sizde şimdi soru da yoktur. Bilsem kısırımı da altınımı da alırdım, gün yapardık." şeklindeki son derece ayrımcı sözler, münferit bir "şaka" veya "gaf" değildir. Bu söylem; sporu, basını ve kamusal alanı yalnızca erkeklere ait gören, kadını ise yalnızca ev içi rollerle, geleneksel kalıplarla ve edilgenlikle tanımlamaya çalışan ataerkil zihniyetin en net tezahürüdür" denildi.
Her türlü ayrımcı uygulamanın karşısında duracaklarını söyleyen, Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ile Menteşe Kadın Platformu, "Kadın gazetecilerin mesleki varlığını, uzmanlığını ve bilgi birikimini yok sayarak "sizde soru da yoktur" deme cüretini gösteren bu eril akıl, kadın gazetecileri mesleki kimliklerinden soyutlama, itibarsızlaştırma ve kamusal alandan silme çabasının sonucudur. Kadınların alın teriyle, binbir emek ve mücadeleyle var olduğu gazetecilik mesleğini "altın günü" indirgemesiyle alaya almak bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemize açık bir saldırıdır. Kadınlar, spor camiasında da basın odalarında da "misafir" veya "istisna" değil, asli öznedir. Kadın gazetecilerin mesleki yetkinliğini sorgulamak, onları cinsiyetçi kalıplara hapsetmeye çalışarak kadın emeğini değersizleştiremezsiniz. Spor alanını kadınlara kapatmaya, kadınları kamusal alanın dışına itmeye ve eril tahakkümü meşrulaştırmaya yönelik her türlü ayrımcı uygulamanın karşısında duracağız" ifadelerine yer verildi.
Ortak açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verildi:
"Nitekim yaşanan bu olay Muğla Spor'un, Şiddete Karşı Tutum Belgesi imzalama zorunluluğunu da ortaya koymaktadır. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve onurlu bir şekilde var olma mücadelesini büyüteceğiz. Mesleğini icra ederken bu eril baskıya maruz kalan tüm kadın gazetecilerin yanındayız. Ne spor alanlarını ne basın koridorlarını ne de sokakları eril tahakküme terk edeceğiz."










