Atatürk Üniversitesinden bilim insanları, ilaç ham madde üretimi çalışmalarını anlattı

Atatürk Üniversitesinden bilim insanları, ilaç ham madde üretimi çalışmalarını anlattı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Atatürk Üniversitesinde yeni yöntemlerle stratejik öneme sahip kalp ve kanser gibi ilaçların ham maddesini üreten bilim insanları, çalışma detaylarını Anadolu Ajansına (AA) anlattı.

Atatürk Üniversitesinde yeni yöntemlerle stratejik öneme sahip kalp ve kanser gibi ilaçların ham maddesini üreten bilim insanları, çalışma detaylarını Anadolu Ajansına (AA) anlattı.

Üniversitenin Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ömer İrfan Küfrevioğlu ve aynı bölümden öğretim üyesi Prof. Dr. Serdar Burmaoğlu, üniversite öncülüğünde hasta tedavisinde kullanılacak stratejik öneme sahip kalp, kanser, nadir hastalıklar, ateş düşürücü, ağrı kesici ve morfin gibi 11 gruptaki ilaç ham maddelerinin yeni yöntemlerle üretilmesiyle ilgili çalışmanın detayları hakkında AA muhabirine açıklama yaptı.

Küfrevioğlu, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun ciddi destek verdiği proje için YÖK'ün "öncelikli alan programı" kapsamında, yüksek lisans yapan 11 araştırma görevlisinin alındığını belirterek, "Proje kapsamında 100 ilaç tespit edildi ve bu ilaçlar hastalıkların yaklaşık yüzde 90-95'inde kullanılabilecek. Allah korusun herhangi bir savaş durumu olursa dışa bağımlıyız ama bu ilaçlar üretilirse kendi iç kaynağımız olduğu için hem hazır olacak hem de üretim yapılabilecek." dedi.

Bölümde organik bileşenlerin sentezi ve yapısal analizi için nükleer manyetik rezonans gibi üst düzey teknolojik cihazlara sahip olduklarını aktaran Küfrevioğlu, ilaç ham maddelerinin daha az maliyetle üretilmesiyle Türkiye'nin savunma sanayisi gibi sağlıkta da önemli mesafe katedileceğini söyledi.

"Bu ilaç ham maddeleri için biz yeni, özgün yöntem öneriyoruz"

Prof. Dr. Burmaoğlu da projeye başlarken belirlenen moleküllerin yüzde 95'inin mevcut hastalıkların tedavisinde kullanılan ham maddelerden oluştuğunu, ilaç değil, ham madde ürettiklerini belirtti.

Yıl sonuna kadar çalışmaları tamamlamayı hedeflediklerini ifade eden Burmaoğlu, "Tüm bu ilaç ham maddeleri için yeni, özgün yöntem öneriyoruz, yani mevcut patent yöntemlerinin dışında bu moleküllere özellikle yeni yöntemler üzerinden bunların sentezlerini gerçekleştiriyoruz. Bu bize çok avantaj sağlayacak, hem mevcut patente takılmayacak hem de kendi patentimizi oluşturacağız. Bir diğer hedefimiz, Çin ya da Hindistan'ın bu ham maddeleri elde ederken sağladığı maliyetlere yakın orandaki maliyetlerde bunları elde etmek." diye konuştu.

Burmaoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı üzerinden hazırlanan proje kapsamında, ilave 12 ham maddenin de sentez çalışmasına başlayacaklarını dile getirdi.

Üniversite ve Sağlık Bakanlığının desteğinin kendilerini motive ettiğini kaydeden Burmaoğlu, "Çalışmada, kanser tedavisinde ve nadir hastalıklarda kullanılan etken maddeler, yüksek tonajlı ihtiyacımız olan etken maddeler, çok küçük miktarlarda Türkiye'nin ihtiyacı olan 5-10 kiloluk ama pahada çok yüksek değeri olan ham maddeler var. Dolayısıyla böyle bir karma oluşum gerçekleştirdik." dedi.

Burmaoğlu, kampüs içinde İlaç Ham Madde Merkezi kurulum aşamasının da çalışmalara paralel ilerlediğini anlattı.

"Milyonlarca dolar sağlık harcamasında kısıtlamaya gidilecek"

İlaç ham madde üretiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "üreten sağlık" modeli üzerinden gerçekleştiriliğini belirten Prof. Dr. Burmaoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin milli ilaca ihtiyacı en üst ağızdan söyleniyor, bunun bilincindeyiz, dolayısıyla pandemi ya da savaş döneminde tedarik zincirinin kırılmasıyla yaşayacağımız problemleri biliyoruz. Bu anlamda sağlıkta sıkıntı yaşanmaması için ve ülkemizin bu kadar yüksek donanımlı elemanları ve altyapısı varken ilaç ham madde üretimini gerçekleştirmemek için hiçbir sebep yoktur, bunu önemsiyoruz. Çok büyük destekler görüyoruz. Bu proje belki de ülkenin İHA ve SİHA üzerinde yaptığı hamleler kadar önemli çünkü bizim insanımızın sağlığı her şeyden önemli. Üretilecek ham maddeleri Türkiye'deki yerleşik ilaç firmalarıyla eşleştirme yaptıktan sonra son ürüne gitme imkanı daha kolay olacak."

İlaca ulaşımın önemine vurgu yapan Burmaoğlu, şunları kaydetti:

"Tedarik zinciriniz kesildiği zaman ham maddeyi alamaz, ilaç üretimini yani son ürünü de gerçekleştiremezsiniz, o anlamda biz ham madde desteğini vererek böyle bir durum yaşarsak inşallah yaşamayız, bu desteği sağlamış oluyoruz. Binlerce vatandaş ilaç kullanıyor, kronik hastalığı olanlar ya da rutinde alması gereken ilaçları var, dolayısıyla sağlıkta belki de Türkiye dünyada bu harcamaların tamamını karşılayan nadir ülkelerden biri, bu da inanılmaz mali yük getiriyor. Dolayısıyla biz dışa bağımlıyız, neredeyse ham maddede yüzde 100'e yakın dışa bağımlıyız, bunu yüzde 90'a, 80'e çektiğimizde milyonlarca dolar sağlık harcamasında kısıtlamaya gidilecek, bu çok önemli."

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.