Emeklilerden İktidara Çağrı: "Böyle Giderse Soğanı, Ekmeği de Bulamayacağız. Yüzde 13 Zam ile Nasıl Yaşayacağız Biz de Bilmiyoruz"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tüm Emeklilerin Sendikası, emeklilere yapılması planlanan 2026 zam oranlarını Sakarya Caddesi'nde protesto etti. Artan hayat pahalılığına dikkat çeken emekliler, kuru soğan ve ekmek yiyerek geçim sıkıntılarının altını çizdiler. Açıklamalarda, emeklilik hayatının onurlu bir dönem olmaktan çıktığı ve ekonomik koşulların günden güne zorlaştığı vurgulandı.

(ANKARA) - Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubeleri, 2026'nın ilk yarısında emeklilere yapılması planlanan zam oranlarını protesto etmek için Sakarya Caddesi'nde açıklama yaptı; emekliler, artan hayat pahalılığına dikkat çekmek amacıyla basın açıklamasının ardından kuru soğan ve ekmek yiyerek geçim sıkıntısına tepki gösterdi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubeleri, Sakarya Caddesi'nde yaptıkları açıklamada, milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin 2026 yılının ilk yarısında alacağı zam oranlarına tepki gösterdi. Sendika, emekliliğin iktidarın bilinçli tercihleriyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarıldığını, milyonlarca emeklinin sefalete mahkum edildiğini savundu.

Emeklilerden kuru soğan ve ekmekle eylem

Emekliler basın açıklamasının ardından, geçim koşullarına dikkat çekmek amacıyla kuru soğan ve ekmek yedi. Emekliler, artan hayat pahalılığı karşısında temel gıdaya dahi erişimin zorlaştığını belirterek, kuru soğan ve ekmekle geçinmeye mahkum edildiklerini ifade etti. Açıklamada, emeklilerin bugün yoksulluk, borç ve barınma kriziyle boğuşmasının nedeninin ekonomik zorunluluklar değil, "tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikaları" olduğu ifade edildi. Emekliliğin artık bir huzur dönemi değil, "açlıkla ölmemek mücadelesi" haline getirildiği vurgulandı.

"İktidarın 'asgari ücreti enflasyona ezdirmedik' söyleminin gerçeği yansıtmıyor"

Açıklamada, 2026 yılı için belirlenen 28 bin 75 TL'lik net asgari ücretin daha açıklandığı anda açlık sınırının altına düştüğü ifade edildi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderlerinin bile asgari ücreti aştığı, barınma, ulaşım, sağlık ve eğitimle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığına dikkat çekildi. İktidarın "asgari ücreti enflasyona ezdirmedik" söyleminin gerçeği kaydedilen açıklamada, 2024 ve 2025 yıllarında ücret artışlarının resmi enflasyonun altında kaldığı vurgulandı. Asgari ücretin yalnızca resmi enflasyon oranında artırılması halinde dahi bugün 32 bin TL'nin üzerinde olması gerektiği ifade edildi.

"Emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırıldı"

TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığı belirtilen açıklamada, Ocak 2026'da işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18'ler bandında yapılması öngörülen artışların "bir zam değil, yoksulluğun güncellenmesi" olduğu dile getirildi. Açıklamada ayrıca ekonomik yıkımın barınma krizini derinleştirdiğini, büyük şehirlerde binlerce emeklinin pansiyonlarda, ucuz otel odalarında ya da sağlıksız yapılarda yaşamak zorunda kaldığını belirtilirken, sosyal konut üretmeyen ve barınmayı piyasanın insafına bırakan anlayışın, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı savunuldu. Üst düzey bürokratlar için gündeme gelen yüksek seyyanen zam hatırlatılarak, emekliye "bütçe disiplini", sermaye ve bürokrasiye ise ayrıcalık tanındığı kaydedildi.

"Hükümet düşünmeli"

ANKA mikrofonuna konuşan bir emekli ise zam talebi ve geçim sıkıntısını, "Böyle giderse soğanı, ekmeği de bulamayacağız. Durum onu gösteriyor. Yüzde 13 zam ile nasıl yaşayacağız biz de bilmiyoruz. Hükümet düşünmeli. Bu insanlar burada boşuna toplanmıyor, boşuna bağırmıyor. Açlığa, sefalete devam. Halk, emekliler birlikte olmalı" sözleriyle anlattı.

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.