TKP'den Madenlerde Devletleştirme Çağrısı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, madenlerin devletleştirilmesi için kampanya yürüttüklerini belirterek, özel sektörün madencilikteki tahribatına dikkat çekti ve sosyalist planlamayla yoksulluk ile işsizliğin kısa sürede çözüleceğini söyledi.

(ANKARA) - TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, partisinin "Madenler Devletleştirilsin" kampanyasına ilişkin, "İşçi sınıfının devletleştirme hedefini kavraması ve harekete geçmesi için çalışmalar yürütüyoruz. 'Özel güzeldir' denilen sektörün madencilik alanında yarattığı devasa tahribatı toplumun bilincine çıkarmakla yükümlüyüz" dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı canlı yayın programında, partinin "devletleştirme" çağrısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okuyan, TKP'nin "kamulaştırma" yerine "devletleştirme" kavramını kullanmasına ilişkin şunları söyledi:

"Devletleştirme derken kastettiğimiz, üretim araçlarının özel şahısların elinden alınması ve toplumsal mülkiyete evrilmesi. 'Kamulaştırma' aslında güzel bir kavram. Mesela 'millileştirme' diye bir kavram da var. Türkiye'de bunlar karıştı. Bizim savunduğumuz devletleştirme el koyma. İnsanların elinde büyük büyük fabrikaların, madenlerin, enerji santrallerinin olması doğal bir olgu değil. İnsanların çalışarak kazandıklarıyla ilgimiz yok. Emekçinin kendi kazandığında bir ev satın alması artık hayale dönüştü. Burada söz konusu olan çok büyük servetler. Bunların özel sektörün elinde olması cinayettir, insanlık suçudur. Bu temel hırsızlığın, ahlaksızlığın sorgulanabilmesi için bir önlem paketi olarak öneriyoruz devletleştirmeyi."

YAPAY ZEKA VE KAPİTALİZM

Yapay zeka ve bugünkü teknolojik düzeyin sosyalist planlama için muazzam olanaklar sunduğunu da sözlerine ekleyen Okuyan, 1930'larda Sovyetler Birliği'nin veri toplama ve hesaplamada büyük zorluklar yaşamasına rağmen planlamada başarılı olduğunu söyledi. Okuyan, "Kapitalizm yapay zekayı sadece stok ve pazar yönetimi gibi işletme düzeyinde kullanabilir, makro ölçekte tüm ekonomiyi planlayamaz çünkü kapitalizm rekabet, çatışma ve kriz demektir" dedi. Kaynakları değerlendirmenin ve planlamanın bugünkü gelişmişlikle sosyalist bir ülkede çok kolay hale geleceğine işaret eden Okuyan, "Türkiye'de tarımda ve sanayideki boşlukları merkezi planlamayla çok kısa sürede kapatabiliriz. Türkiye 2-3 yıl içinde ayağa kalkar, ne yoksulluk kalır ne işsizlik. Piyasa aktörlerini ortadan kaldırıp onları da bu ülkenin emekçi yurttaşları arasına katacağız. Eğer 'Biz sömürmeye alıştık, eşitlik istemiyoruz' diye diretenler için de başka yöntemlerimiz olacak. Türkiye bu asalakları sırtında taşımak zorunda değil" ifadelerini kullandı.

DEVLETLEŞTİRMEYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK TEHDİTLER

Okuyan, "devletleştirme"yle birlikte ortaya çıkabilecek uluslararası tehditleri ve güvenlik sorunlarını da değerlendirerek, "Biz bu ülkeyi çok uluslu tekellere karşı rahatlıkla savunuruz çünkü arkamızda bir emekçi iktidarı olacak. Yurt savunması anlayışı radikal bir şekilde değişmiş olacak. Biz sosyalizmde ulusal güvenliğimizi rahatlıkla sağlarız" diye konuştu.

Okuyan, TKP'nin iktidara geldiğinde uygulayacağı devletleştirme kararlarına ilişkin, "O gün geldiğinde, ki uzak bir tarih olmayacağını düşünüyoruz, koşullar neyi gerektirirse öncelik odur. Ancak bazıları çok acil. Türkiye kısa süre sonra bir beslenme sorunuyla karşı karşıya kalacak. Bu yüzden de gıda tekellerine çok hızlı bir operasyon yapılması lazım. ya da tarımla ilgili tüm sektörlerde. Gübre ve yem dahil. Enerji sektörü ve madenler hiç vakit kaybedilmeden derhal devletleştirilmelidir. Eğitim ve sağlık ise zaten tartışmasız, hiçbir mali hesap yapılmaksızın bir günde devletleştirilecek alanlardır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının bu saçmalıktan derhal kurtulması gerekir" dedi.

Okuyan, partisinin birçok ilde yaptığı devletleştirme toplantıları ve "Madenler Devletleştirilsin" kampanyasına ilişkin "İşçi sınıfının devletleştirme hedefini kavraması ve harekete geçmesi için çalışmalar yürütüyoruz. 'Özel güzeldir' denilen sektörün madencilik alanında yarattığı devasa tahribatı toplumun bilincine çıkarmakla yükümlüyüz" diye konuştu.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.