Malatya'da Üreticiler, Don ve Kuraklığın Vurduğu Kayısıda Temkinli...Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek: 60-70 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, geçen yıl 1–13 Nisan arasında yaşanan don felaketi nedeniyle hiç ürün alınamayan kayısıda bu yılki beklentilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çiçek, ova kesimlerinde verim kaybı yaşanabileceğini, yüksek kesimlerde ise ciddi bir sorun öngörmediklerini belirterek “Bu yıl 100 bin ton olmasa da 60-70 bin ton civarında bir rekolte bekliyoruz” dedi.

Haber : Mehmet Duran ÖZKAN

(MALATYA)Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, geçen yıl 1–13 Nisan arasında yaşanan don felaketi nedeniyle hiç ürün alınamayan kayısıda bu yılki beklentilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çiçek, ova kesimlerinde verim kaybı yaşanabileceğini, yüksek kesimlerde ise ciddi bir sorun öngörmediklerini belirterek "Bu yıl 100 bin ton olmasa da 60-70 bin ton civarında bir rekolte bekliyoruz" dedi.

Cemrenin havaya düştüğü gün ANKA Haber Ajansı'na konuşan Çiçek, geçen yıl yaşanan don ve kuraklığın ağaçlarda ciddi fizyolojik hasar bıraktığını belirtti.

"Ağaçlar 20-30 yılda yaşayacağı stresi bir yılda yaşadı"

Geçen yıl özellikle 1000-1200 rakımın altındaki bölgelerde sürgün yanıkları görüldüğünü hatırlatan Çiçek, şunları söyledi:

"Geçen yıldan dolayı biliyorsunuz, ağaçlarımız fizyolojik olarak ciddi anlamda bir hasar gördü. Bazı bölgelerde, özellikle 1000-1200 rakımın altındaki yerlerde sürgün yanıkları oldu. Akabinde, takip eden süreçte ciddi bir kuraklık yaşandı. Sulamadan dolayı ağaçların toparlanması da bayağı zaman aldı. Bu yıl ise uzun yıllardır yaşamadığımız ve uzun süren eksi 15'ler, eksi 20 dereceler görüldü. Dolayısıyla bu yıl bir de "kış yanıklığı" dediğimiz bir riskle karşı karşıya geldik. Aslında iklim olayları açısından baktığımızda, bir meyve ağacının belki 20-30 yılda yaşayabileceği problemleri bir yıl içerisinde üst üste yaşamış olduk. Dolayısıyla ağaçlarımıza eğer sezon içerisinde, 2025 yılı Mayıs ayından itibaren gerekli budama, gübreleme ve benzeri sulama işlemleri yapılmamış ise bu yıl biraz zayıf kalacaklar."

Ovada kayıp riski, yüksek kesimde sorun beklenmiyor

Özellikle ova bölgelerinde geçen yılki zirai donun çok şiddetli olduğunu belirten Çiçek, yüksek kesimlerde ise bu ölçüde bir problem yaşanmadığını ifade etti. Çiçek, şöyle konuştu:

"Bu yıl için ise kayısı ağaçları özellikle soğuklama ihtiyaçlarını karşıladı. Geçtiğimiz dönemde normal bakımını yapan bahçelerde, yüksek kesimler için çok problem olacağını düşünmüyoruz. Ancak ova kesiminde gerek kış yanıklığı gerekse geçen yıldan kalan fizyolojik problemlerden dolayı bir kısım verim kayıpları söz konusu. Şu an incelediğimiz bahçede de geçen yıldan kalan kuru dallar doğru temizlenmemiş. Dolayısıyla meyve gözlerinin oluşumunda ciddi anlamda gerileme var. Yapılan sürgünler de ağırlıklı olarak yeşil aksam, yani yaprak sürgünleri meyveye yönelik değil. Bu nedenle ova kesimlerde bu yıl bir verim kaybı olacağı yönünde endişemiz var."

Rekolte beklentisi 60-70 bin ton

Normal yıllarda 80-100 bin ton aralığında kuru kayısı rekoltesi açıklandığını hatırlatan Çiçek, bu yıl için şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ancak şu konuda endişe etmeyelim: Normal yıllarda yaklaşık 80 bin, 90 bin, bazen 100 bin ton ve üzeri kuru kayısı rekoltesi açıklanıyor. Bu yıl belki 100 bin ton olmayabilir ama 60–70 bin ton civarında bir verim bekliyoruz. Mevsimlerin normal gitmesi durumunda böyle bir rekolte söz konusu olabilir."

Asıl risk dolu ve ilkbahar yağışları

Uzun yıllara dayanan iklim verilerine işaret eden Çiçek, bu yıl zirai dondan ziyade dolu ve ilkbahar yağışlarının risk oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:

" Ancak uzun yıllardır tuttuğumuz iklim verilerine ve mevsimsel seyre baktığımızda, bu yıl zirai dondan ziyade özellikle ilkbaharda dolu hasarlarının daha riskli göründüğünü söyleyebiliriz. Ayrıca ilkbahar döneminde, çiçeklenme sürecinde erken ve yoğun yağışlar olursa, bol çiçek olsa dahi meyve tutumu bazı bölgelerde olumsuz etkilenebilir."

Mevsim son 10 yıla göre normal seyrediyor

Malatya'da 25 yıldır 20 farklı noktada kayıt tuttuklarını belirten Çiçek, erken çiçeklenme riskinin görünmediğini ifade ederek şu bilgileri paylaştı:

"Bu yıl erken çiçeklenme anlamında bir risk görünmüyor. Örneğin 2018 yılında 23 Şubat'ta ilk çiçekleri görmüşüz. 2016'da 1 Mart'ta, 2017'de 4 Mart'ta çiçeklenme kaydı var. Takip eden yıllarda da martın ilk haftalarında çiçeklenmeler gerçekleşmiş. Bu açıdan baktığımızda mevsim, son 10 yıla göre normal seyrediyor gibi görünüyor. Sıcaklıkların birden bastığına dair bir algı var. Ancak kışın sert ve uzun geçmesi nedeniyle, mevsim normali sıcaklıklar geldiğinde sanki erken gelmiş gibi hissediliyor. Oysa eski ve meteorolojik kayıtlara baktığımızda normal seyrinde devam ediyor."

Üreticiye zirai mücadele çağrısı

Ağaçların geçen yıldan yaralı ve zayıf bir şekilde sezona girdiğini vurgulayan Çiçek, üreticilere şu uyarılarda bulundu:

"Şu an bulunduğumuz dönemde ağaçlarımız geçen yıldan dolayı ciddi bir yaralanma ve eksik bir bütçeyle sezona girdi. Dolayısıyla zirai mücadele, budama ve gübrelemeye daha fazla ihtiyaç var. Bu dönemde budama yapmak mümkün değil. Ancak henüz çiçek açmadan bakırlı preparatların, yani halk arasında 'göz taşı' denilen uygulamaların, sonbaharda yapılan ilk uygulamadan sonra ikinci kez mutlaka yapılması gerekiyor. İlkbahar döneminde yoğun yağışlar nedeniyle monilya hastalığı yaygın görülüyor. Bu nedenle ilk çiçeklenmeyle birlikte, kamuoyunda 'çiçek ilacı' olarak bilinen monilyaya karşı mücadele kesinlikle aksatılmamalı."

Kaliteli ve uzun süreli verim almak için zirai mücadele, sulama, gübreleme ve diğer bakım şartları kesinlikle ihmal edilmemeli. Bunu ısrarla tavsiye ediyoruz."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.