MÜSİAD ve ESİAD'dan OVP Değerlendirmesi
MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, OVP'deki enflasyonla mücadele ve yüzde 5 büyüme hedefini desteklerken, ESİAD Başkanı Sibel Zorlu, finansmana erişim ve yapısal reformların önemine vurgu yaptı, hedeflerin üretim ve refaha yansıması gerektiğini belirtti.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Gökhan Temur ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmede bulundu.
Temur, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı 2027-2029 dönemini içeren OVP'de, enflasyonla kararlı biçimde mücadele edilmesine yönelik politika duruşunun korunmuş olmasının makroekonomik istikrarın tesisi açısından kritik olduğunu belirtti.
OVP'deki tahminlerin piyasa beklentileri ile uyumlu hale gelmesinin reel sektör için öngörülebilirliği artıracağını aktaran Temur, yüzde 5'lik büyüme hedefinin orta vadede korunmuş olmasını da ekonomik ilerlemenin seyri açısından anlamlı bulduğunu ifade etti.
OVP'deki yapısal reform takviminin zamanında hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydeden Temur, "Programda yer alan reformların, makroekonomik istikrarı güçlendirmesinin yanı sıra finansman maliyetlerini ve risk primini aşağı çekerek reel sektörümüzün yatırım iştahına ve küresel rekabet gücüne katkı sağlamasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da OVP'de reel sektörün finansmana erişimine yönelik adımları önemli gördüklerini aktardı.
OVP'de işsizliğin tek haneli seviyelere geriletilmesi hedefine değinen Zorlu, iş gücü piyasasına katılımın güçlendirilmesinin hem işsizliğin kalıcı olarak azaltılmasına hem de sanayinin verimlilik odaklı sürdürülebilir büyümesinde kilit rol oynayacağına dikkati çekti.
Zorlu, OVP'nin başarısının yalnızca açıklanan makroekonomik hedeflerle değil, bu hedeflerin üretime, yatırıma, ihracata ve refaha ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Bu noktada para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde yürütülmesi ve yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve öngörülebilirlik ise yatırım ortamının güçlendirilmesi ve ekonomiye duyulan güvenin kalıcı hale gelmesi açısından temel unsurlar olmayı sürdürüyor. Fiyat istikrarını sağlarken üretim gücümüzü ve rekabetçiliğimizi koruyan, yatırımı ve yüksek katma değer yaratmayı teşvik eden bir ekonomik yapı Türkiye'yi daha güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına taşıyacaktır."







