Asya borsaları negatif seyrediyor
Asya borsaları, Orta Doğu'da jeopolitik gerilimlerin artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki satış baskısıyla negatif seyrediyor.
Asya borsaları, Orta Doğu'da jeopolitik gerilimlerin artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki satış baskısıyla negatif seyrediyor.
Küresel piyasalar Orta Doğu'da gerilimin devam etmesi, tahvil piyasasındaki sert satış baskısı ve yapay zeka şirketlerine ilişkin belirsizliklerle risk iştahı zayıf bir seyir izliyor. Asya tarafında ise yapay zeka hisselerindeki toparlanmaya karşın, petrol fiyatlarında yükseliş ve küresel tahvil piyasasındaki satış baskısıyla bölge piyasalarında negatif görünüm öne çıkıyor.
Söz konusu gelişmelerle Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,85 azalışla 6.627 puandan, Japonya'da Nikkei 225 endeksi önceki kapanışın hemen altında 63.492 puandan kapandı.
Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,58 azalışla 3.862 puanda, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,94 düşüşle 24.713 puanda, Hindistan'da Sensex endeksi ise önceki kapanışın yüzde 0,19 altında 74.640 puan seviyesinde bulunuyor.
Bölgede açıklanan makroekonomik verilere göre, Çin'de ağustos ayına ilişkin perakende satışlar, yıllık yüzde 0,4 artarak beklentileri karşılayamadı. Ülkede ağustos ayına ilişkin sabit sermaye yatırımları ise yüzde 7,2 azalışla beklentilerden kötü geldi.
Çin'de ağustos ayına yönelik işsizlik oranı yüzde 5,3 ile beklentilerin üzerinde geldi. Diğer taraftan ülkede ağustos ayına ilişkin sanayi üretimi yüzde 5,2 arttı.
Söz konusu veriler ülke ekonomisine ilişkin sıkıntıların devam ettiğini ortaya koyarken, daha fazla mali destek için Pekin yönetimi üzerindeki baskının artabileceği öngörülüyor.
Asya piyasalarında da tahvil piyasasındaki satış baskısı derinleşirken, Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi tekrar yüzde 3 seviyesinin üzerine çıktı.
Çin'den AB'ye "korumacılık rekabetçiliği güçlendirmez" mesajı
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile yaptığı telefon görüşmesinde, Çin ve Avrupa Birliği'nin (AB) karşılıklı fayda ve açıklık anlayışına bağlı kalması, ticari sorunlarını yapıcı diyalogla çözmeye çalışması gerektiğini vurguladı.
Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin'in kalkınmasının AB için tehdit değil fırsat olduğunu vurgulayan Vang, "Korumacılık Avrupa'nın rekabetçiliğini güçlendirmez. Aksine tüketicileri yüksek kaliteli ve makul fiyatlı ürünlerden mahrum bırakarak enflasyonu artırır ve yeşil dönüşümü de sekteye uğratır." ifadelerini kullandı.
Vang, Fransa'nın stratejik vizyon sahibi büyük bir güç olarak, akılcı ve pragmatik bir tavrı benimseyip AB'yi Çin ile bu doğrultuda ilişki kurmaya teşvik edeceğini umduklarını kaydetti.








