TSB Başkanı Yaşar, İstanbul'da selde 838 hasar ihbarı olduğunu bildirdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleTSB Başkanı Ahmet Yaşar, 15 Ekim itibarıyla İstanbul'da sel ve su baskını teminatında 838, Bursa, Kocaeli ve Yalova ile toplam 897 hasar ihbarı olduğunu açıkladı. Yaşar, bunların ilk bildirimler olduğunu, ekspertizle hasarın gerçek boyutunun netleşeceğini söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 15 Ekim itibarıyla İstanbul'da sel ve su baskını teminatı kapsamında 776'sı yangın ve 62'si kasko branşında olmak üzere toplam 838 hasar ihbarında bulunulduğunu belirterek, " Bursa, Kocaeli ve Yalova ile birlikte toplam ihbar sayısı 897'ye ulaşıyor. Bunlar, henüz ilk bildirimler. Önümüzdeki günlerde yeni ihbarların gelmesi ve ekspertiz çalışmalarının ilerlemesiyle hasarın gerçek boyutu daha net ortaya çıkacaktır." dedi.
TSB Başkanı Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'da etkili olan şiddetli yağış ve su baskınlarından etkilenen tüm vatandaşlara ve işletmelere geçmiş olsun dileklerini ileterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Bu tür afetlerde önceliklerinin her zaman can güvenliği olduğuna dikkati çeken Yaşar, vatandaşlardan yetkili kurumların uyarılarını dikkatle takip etmeleri, riskli bölgelerden uzak durmaları ve kendilerini tehlikeye atabilecek müdahalelerden kaçınmaları ricasında bulundu.
Yaşar, sektörle birlikte bu zor günlerde vatandaşların ve işletmelerin yanında olduklarının altını çizerek, sigorta güvencesinin ailelerin yaşamlarını yeniden düzene koyabilmeleri ve işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından taşıdığı sorumluluğun bilincinde olduklarını söyledi.
Hasar tespit ve değerlendirme süreçlerinin hızla ilerlemesinin ve poliçe kapsamındaki zararların en kısa sürede karşılanmasının öncelikleri olduğunu vurgulayan Yaşar, İstanbul Valiliğinin dünkü açıklamasına göre kentte toplam 2 bin 518 ihbar yapıldığını, bunlardan 1277'sinin su baskını, 15'inin heyelan, 47'sinin mahsur kalma, 13'ünün ağaç devrilmesi, 2'sinin çatı uçması, 76'sının araçla, 808'inin konutla ve 280'inin iş yeriyle bağlantılı olduğunu anlattı.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden (SBM) edindikleri ilk hasar bildirimi verilerini paylaşan Yaşar, "15 Ekim itibarıyla İstanbul'da sel ve su baskını teminatı kapsamında 776'sı yangın, 62'si kasko branşında olmak üzere toplam 838 hasar ihbarı bulunuyor. Bursa, Kocaeli ve Yalova ile birlikte toplam ihbar sayısı 897'ye ulaşıyor. Bunlar, henüz ilk bildirimler. Önümüzdeki günlerde yeni ihbarların gelmesi ve ekspertiz çalışmalarının ilerlemesiyle hasarın gerçek boyutu daha net ortaya çıkacaktır. Her bir dosyada hasarın niteliği, poliçenin kapsamı ve teminat limitleri ayrı ayrı değerlendirilecektir." bilgisini verdi.
Bu afetin İstanbul'da 2009'daki sel felaketinden çok daha büyük olduğunu, birçok ilçe ve semti etkilediğini dile getiren Yaşar, "Sigortalılarımızın içi rahat olsun. Sigorta sektörümüz, eksperleri, acenteleri ve tüm paydaşlarıyla birlikte süreci yakından takip etmektedir." dedi.
"İstanbul'da yaklaşık 940 bin konut ve iş yeri poliçesi, 2,8 milyon aracın da kasko poliçesi bulunuyor"
Ahmet Yaşar, poliçe verilerinin de İstanbul'daki sigorta güvencesinin yaygınlığına ilişkin önemli bir tablo sunduğunu söyledi.
"SBM verilerine göre İstanbul'da yaklaşık 940 bin konut ve iş yeri poliçesi bulunuyor. Bunun yaklaşık 710 bini konutlara, 208 bini ticari işletmelere, 22 bini ise sınai tesislere ait. Paylaşılan verilere göre, yüzde 17-20 bandındaki sigortalılık oranı, korumayı daha geniş kesimlere ulaştırmamız gerektiğini gösteriyor." diyen Yaşar, bu poliçe sayılarının mevcut sigorta güvencesini ifade ettiğini, afetten zarar gören sigortalıların sayısı anlamına gelmediğini özellikle belirtmek istediğini anlattı.
İstanbul'da yaklaşık 2,8 milyon aracın kasko poliçesinin bulunduğunu ve sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 43 seviyesinde olduğuna dikkati çeken Yaşar, "Bu tablo, araçlarda da sigorta güvencesini yaygınlaştırmanın önemini ortaya koyuyor." görüşünü paylaştı.
Sel ve su baskınlarında sigorta teminatları ile hasar bildirim süreçlerine ilişkin uyarılarda bulunan Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
"Sel ve su baskını nedeniyle oluşan araç hasarları, ilgili teminatın poliçede bulunması halinde, poliçe koşulları ve limitleri çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu nedenle araç sahiplerinin kasko poliçelerindeki doğal afet teminatlarını gözden geçirmeleri büyük önem taşıyor. Konutları, iş yerleri veya araçları zarar gören sigortalılarımızın, öncelikle güvenliklerini sağladıktan sonra sigorta şirketleri ya da acenteleriyle iletişime geçerek hasar bildiriminde bulunmalarını bekliyoruz. Güvenli koşullarda hasarlı alanların, eşyaların, makinelerin ve araçların fotoğraflarının çekilmesi, acil koruma ve kurtarma işlemleri için yapılan harcamaların faturalarının saklanması da değerlendirme sürecine katkı sağlayacaktır. Hasarın kapsamına ve gerekli belgelerin tamamlanmasına göre süreçler farklılaşabilse de başvurunun gecikmeden yapılması, işlemlerin hızla başlaması açısından belirleyicidir."
"Zorunlu Afet Sigortası'nı Türkiye'nin afetlere karşı finansal dayanıklılığı açısından önemli görüyoruz"
Yaşar, bu olayın şehirleri aşırı hava olaylarına karşı daha dirençli hale getirmenin ve riskleri önceden azaltmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayarak, altyapının güçlendirilmesi, riskli alanlarda gerekli önlemlerin alınması ve toplumun afet bilincinin artırılmasıyla sigorta güvencesinin de yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Sigortalılık oranlarının, bu alanda hep birlikte katedilmesi gereken mesafeyi açıkça gösterdiğine dikkati çeken Yaşar, bu çerçevede Zorunlu Afet Sigortası'nın hayata geçirilmesini Türkiye'nin afetlere karşı finansal dayanıklılığı açısından son derece önemli gördüklerini anlattı.
Yaşar, deprem başta olmak üzere sel ve su baskını gibi çeşitli afet risklerine karşı korumanın genişletilmesinin daha fazla vatandaşın sigorta güvencesine kavuşmasına katkı sağlayacağını dile getirerek, afet sonrasında ailelerin ekonomik kayıplarının karşılanmasını ve hayatın daha hızlı normale dönmesini destekleyecek bu adımı, toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından önemsediklerinin altını çizdi.
Zorunlu Afet Sigortası'nın, riskin daha geniş tabana yayılması ve afetlerin ekonomik yükünün paylaşılması bakımından da önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Yaşar, "Hedefimiz, vatandaşlarımızın yıllar içinde oluşturdukları birikimlerinin afetler karşısında daha güçlü bir güvenceye kavuşmasıdır. TSB olarak sektörümüzün risk yönetimi birikimi ve hasar deneyimiyle bu sürece katkı sunmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.
Yaşar, poliçe teminat kapsamları konusunda da uyarılarda bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Vatandaşlarımızı da poliçe yaptırırken veya yenilerken yalnızca prim tutarına değil teminatların kapsamına, sigorta bedellerine, limitlere ve muafiyetlere dikkat etmeye davet ediyoruz. Konutun, eşyanın, iş yerinin veya aracın ihtiyacına uygun bir güvence oluşturulması ve sel, su baskını gibi risklerin poliçede yer aldığının kontrol edilmesi, hasar anında karşılaşılabilecek belirsizlikleri azaltacaktır.??????? Bir kez daha afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza ve işletmelerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sigorta sektörü olarak vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaraların sarılmasına ve risklerin azaltılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Dayanışmayla yaralarımızı saracak, geleceğe birlikte daha güvenle hazırlanacağız."















