Büyümede Faiz Çıkmazı

Beste Naz Süllü
Beste Naz Süllü
Analist / İntegral Menkul Değerler
27 Şub 2015 Cuma

Gündemi oldukça meşgul eden faiz – büyüme tartışmalarında son olarak Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı hükümet kanadından oldukça yoğun eleştiriler almıştı. Son dönemde Merkez Bankalarının sıklıkla uyguladığı para politikalarıyla ekonomik canlandırmaya katkı bulundukları görülüyor. Gerek faiz değişimleri gerekse tahvil alım programıyla piyasadaki fonlama miktarlarına ayarlama getiriyorlar. Son dönemde Türkiye büyümesinin yavaşlama trendine girmesiyle beraber, 
işsizlikte artış yaşanıyor ve sanayi üretimi verileri düşüyor. Faiz tartışmalarında Merkezin arkasında da olan var karşısında da. Konuya bir başka açıdan değinmek istedik. 2002, 2008 ve 2013 tarihlerini dikkatli şekilde incelemekte fayda var. 


Hatırlayalım…Dünden bugüne “faiz tartışması”


2002’de kriz sonrası hükümet değişimi ardından 2008 krizine kadar başarılı bir büyüme grafiği karşımıza çıkıyor. 2008’de kısa bir molanın ardından Fed ’in uyguladığı likidite politikaları gereği yaşanan nakit para akışı yurtiçine yabancı fon akımı yarattı. Bunun yanı sıra sıcak paranın ülke içine girmesiyle oluşan düşük faiz ortamı bankaların kredi büyümesini destekledi ve kredi mevduat oranlarının yükselmesine neden oldu. Kredi hacmindeki artış büyüme rakamlarına da katkı sağladı. 2013 yılı Mayıs ayında eski Fed Başkanı Ben Bernanke’nin genişlemeci para politikasına son vereceğini açıklamasıyla tüm dengeler değişmişti. Dolar bolluğunun sona ereceği sinyalinin Fed Başkanından gelmesiyle beraber yabancı fon akımları kesintiye uğrayarak yavaş yavaş Türkiye’nin de içinde olduğu gelişen ülkelerden çekilmeye başladılar. Zaten o dönemden sonra da büyüme rakamlarının giderek temposunu düşürdüğünü görüyoruz. 


Esas soru ne?


Esas sorular ise burada devreye giriyor. İlk olarak carry trade dediğimiz düşük faizden borçlan, daha yüksek faize yatır kavramı Türkiye’ye sıcak para akışında etkili olmuştu. Dolayısıyla düşük faiz sıcak carry trade ile oluşan para akımına zarar verecek ve dolaylı olarak büyüme performansını etkileyecektir. Diğer yandan ise faizlerin yüksek kalmasının maliyetleri ekonomiye yansıyacak yine etkilenen büyüme rakamları olacaktır. Son olarak ise enflasyona yakın bir getiri, yüksek gelir peşinde koşan küresel yatırımcının ilgisini çekebilecek bir durum değildir. Reel getirinin sıfıra yaklaşması banka mevduatlarını olumsuz yönde etkileyecek ve bankaların en gelir kalemi olan kredileri kısıtlayacaktır. Görüldüğü gibi burada bir kısır döngü ortaya çıkıyor.  Buna göre, sıcak para akımına bağlı oluşan rahat ortama bağımlı büyümeden kurtulup, yeni ve kalıcı büyüme modeli oluşturulması gerekiyor. 


Sınırlı büyümeler dikkat çekiyor


Konunun bir de faiz ile büyüme dengesini ele alırsak; Türkiye’nin 2006 yıllarında gecelik borç verme faizi yüzde 20, politika faizi ise yüzde 17.50 seviyelerindeydi. Ancak buna rağmen Türkiye 2006’nın ilk çeyreğinde yüzde 10 büyüme (sabit rakamlarla) performansı gösterebildi. O günden bu güne faizler açısından ne farklı diye sorduğumuzda finansal koşulların daha yumuşak olduğunu güncel faiz oranlarından da anlayabiliyoruz. Grafikten görüldüğü gibi, politika faizinin yüksek olduğu dönemlerde yakalanan büyüme hızları, düşük faiz döneminde daha yüksek seviyelerde oluşmadığı gibi sınırlı büyümeler dikkat çekiyor. Bunda elbette dünya ekonomilerindeki yavaşlamanın da büyük katkısı bulunuyor. Diğer yandan cari açık sorunu nedeni ile Türkiye’de kredi büyüme hızını yavaşlatmak amacıyla alınan önlemlerin büyüme üzerindeki sınırlayıcı etkisi de, grafikteki büyüme performansı üzerinde etkili oldu. Grafikten, söz konusu süreçte TCMB’nin faiz indirerek büyüme rakamlarına olağanüstü bir etki oluşturmadığını izliyoruz. Buna karşın, farklı bir bakış açısı olarak,  faizlerde son dönemde indirimler olmasaydı büyüme performansı da belki daha düşük olabilirdi. Unutmamak lazım ki finansal krizler sadece sıkı koşullarda değil, aynı zamanda gereğinden fazla yumuşak ortamda da oluşabilir.



Yazarın Diğer Yazıları
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
Dolar Dolar 43,5393 0,05 16:00
Euro Euro 51,4875 0,16 16:00
İngiliz Sterlini İngiliz Sterlini 59,2608 -0,41 16:00
BIST 100 BIST 100 13.687 -1,47 15:45
BIST 50 BIST 50 11.811 -1,40 15:45
BIST 30 BIST 30 14.877 -1,53 15:45
Gram Altın Gram Altın 6794,8 -1,65 16:00
Çeyrek Altın Çeyrek Altın 10868 -2,03 16:00
Yarım Altın Yarım Altın 21736 -2,03 16:00
Cumhuriyet A. Cumhuriyet Altını 48433 -2,81 15:57
Altın Çevirici
Türü
TL Miktarı
Altın Türü
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır. Tüm Değerler
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.

SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı;
"Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir"