Baş ağrısı ve halsizlik dehidrasyonun ilk belirtileri olabilir
Prof. Dr. Rauf Onur Ek, sıcak havalarda sıvı kaybının baş ağrısı, halsizlik ve baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini, susama hissinin beklenmemesi gerektiğini ve düzenli su tüketiminin önemini vurguladı.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rauf Onur Ek, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk hissi, baş dönmesi ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerin sıvı kaybıyla ilişkili olabileceğini, bu durumun ilerlemesiyle daha ciddi bulguların ortaya çıkabileceğini belirtti.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ek, sıcak havalarda artan terlemeyle vücudun su ve elektrolit kaybettiğine dikkati çekti.
Baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin dehidrasyonun ilk sinyalleri olabileceğini vurgulayan Ek, bu belirtilerin çoğu zaman yalnızca sıcak hava ya da yorgunluğa bağlandığına işaret etti.
Prof. Dr. Ek, hava sıcaklıklarının yükselmesiyle terleme yoluyla sıvı kaybının arttığına vurgu yaparak, dehidrasyonun, günlük yaşamda fark edilmeden ilerleyebileceğini anlattı.
Bu durumun yalnızca ağız kuruluğu veya yoğun susama hissiyle kendini göstermediğini ifade eden Ek, "Baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk hissi, baş dönmesi ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler sıvı kaybıyla ilişkili olabilir. Özellikle sıcak havalarda bu şikayetlerin 'Hava çok sıcak, ondan yoruldum' denilerek geçiştirilmemesi gerekir." uyarısında bulundu.
Ek, su tüketmek için yalnızca susama hissinin beklenmemesi gerektiğini belirterek, susamanın, vücudun sıvı dengesini düzenleyen önemli fizyolojik mekanizmalardan biri olduğunu ancak her bireyde aynı şiddette ve zamanda ortaya çıkmayabildiğini ve özellikle ileri yaştaki kişilerde bu hissin daha zayıf olabildiğini anlattı.
"Sıcak havalarda su tüketimi düzenli aralıklarla sürdürülmeli"
Vücudun sıvı durumuna ilişkin bazı işaretlerin günlük yaşamda takip edilebileceğini kaydeden Ek, "Ağız kuruluğu, idrar miktarında azalma, idrar renginin koyulaşması, baş dönmesi ve belirgin halsizlik dikkate alınmalıdır. Sıvı kaybı ilerlediğinde çarpıntı, sersemlik, belirgin güçsüzlük ve bilinç durumunda değişiklik gibi daha ciddi bulgular ortaya çıkabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Ek, sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için terleme mekanizmasını kullandığına işaret ederek, kaybedilen sıvının yeterince yerine konulmadığında dolaşım ve ısı düzenleme mekanizmalarının daha fazla zorlanabileceğini vurguladı.
Çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve sıcak ortamda uzun süre çalışan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Ek, şunları kaydetti:
"Sıcak havalarda su tüketimi düzenli aralıklarla sürdürülmeli. Baş ağrısı, halsizlik ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıktığında vücudun verdiği sinyalleri önemsemek gerekir. Özellikle bilinç değişikliği, bayılma veya kişinin sıvı alamaması gibi ciddi durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler ise sıvı tüketimini kendi hekimlerinin önerisine göre düzenlemelidir."









