Avrupa'da elektrolizör arzı yeterli, talep yetersiz
Avrupa elektrolizör üretim kapasitesi mevcut talebi karşılayabilecek düzeyde; ancak zayıf talep, yetersiz yatırım ve belirsiz politikalar nedeniyle tesisler atıl kalma riskiyle karşı karşıya. 2030 hedefleri için projelerin yalnızca küçük bir kısmı yatırım onayı aldı.
Avrupa'daki elektrolizör üreticileri siparişleri karşılayacak kapasiteye sahip olsa da zayıf talep ve yetersiz yatırımlar nedeniyle tesisler atıl kalma sorunuyla karşı karşıya kalıyor.
AA muhabirinin enerji tedarik zincirinin önde gelen ticaret kuruluşlarından Enerji Endüstrileri Konseyi (EIC) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Avrupa'da mevcut durumda yıllık 8,49 gigavat elektrolizör üretim kapasitesi bulunuyor.
Elektrolizör, elektrik enerjisi kullanarak suyu hidrojen ve oksijene ayıran cihaz olarak hidrojen üretiminin temel teknolojilerinden biri olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrikle çalıştırıldığında, yeşil hidrojen üretiminde kullanılıyor.
Avrupa'da 2030'a kadar planlanan 31 gigavatlık elektrolizör kapasitesinin yalnızca 3 gigavatı nihai yatırım kararına (FID) ulaştı.
Bu durum, yüksek üretim maliyetleri, belirsiz hidrojen talebi, değişen düzenlemeler ve uzun vadeli alım anlaşmalarının yetersizliği gibi sorunların sektörde yatırımların önünde engel oluşturduğunu gösteriyor.
Uzun vadeli alıcıların bulunmaması, hidrojen projelerinin finansman bulmasını zorlaştırırken, yeterli talep ve taşıma-depolama altyapısının bulunmaması da yeni elektrolizör yatırımlarını sınırlıyor.
Kısa vadede elektrolizör arzı sorun olmayacak
EIC raporuna göre, kısa vadede elektrolizör üretiminin Avrupa'daki hidrojen sektörünün önündeki temel darboğaz olması beklenmiyor.
Piyasada arz fazlası yaşanmasının beklendiği 2027 ve 2028'de, üreticilerin öngörülen siparişleri karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor.
Buna karşılık, daha fazla hidrojen projesinin yatırım onayı alması halinde 2029'dan itibaren elektrolizör arzında sıkıntı yaşanabileceği öngörülüyor. Bunun gerçekleşmesi ise nihai yatırım kararlarında hızlı bir artış yaşanmasına bağlı.
EIC'nin verilerine göre ITM Power, John Cockerill, Nel, Sunfire, Thyssenkrupp ve Topsoe olmak üzere 6 üretici, hidrojen talebini artırmak, düzenlemeleri netleştirmek ve finansmana erişimi kolaylaştırmak amacıyla şubat ayında Electrolysers4Europe koalisyonunu kurdu.
Avrupa'da 624 hidrojen projesi takip ediliyor
EICDataStream, 2020'den bu yana Avrupa'da üretim, boru hatları, depolama ve diğer altyapı yatırımları dahil 624 hidrojen projesi kaydetti.
Bu projelerin 59'u faaliyette, 74'ü iptal edilmiş durumda. Kalan projelerin yaklaşık yarısı fizibilite aşamasında bulunurken, yüzde 15'i beklemeye alınmış durumda.
Yeşil hidrojen projeleri 395 projeyle portföyün büyük bölümünü oluşturuyor. Bunları 57 projeyle hidrojen boru hatları takip ediyor.
Projelerin önemli bölümünün fizibilite aşamasında bulunması, hidrojen üretim tesisleri ile taşıma ve depolama altyapısının aynı hızda geliştirilememesi riskini artırıyor.
Avrupa'da uzun vadeli politika beklentisi
EIC Küresel Dış İlişkiler Başkanı Rebecca Groundwater, Avrupa'nın elektrolizör üretim kapasitesine yatırım yaptığını belirterek, politikaların artık proje portföylerini gerçek ve kesinleşmiş talebe dönüştürmesi gerektiğini ifade etti.
Groundwater, bunun için destek mekanizmalarında daha hızlı karar alınması, hidrojen alımına ilişkin uzun vadeli kuralların netleştirilmesi ve taşıma ile depolama altyapısının koordineli şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu güven ortamının sağlanamaması halinde projelerin ertelenmeye devam edeceğini dile getiren Groundwater, fabrikaların kapasite altında çalışacağını ve 2030 hedeflerine ulaşmanın zorlaşacağını kaydetti.
Birleşik Krallık ve Almanya öne çıkıyor
Birleşik Krallık, 130 projeyle Avrupa'nın en büyük ulusal hidrojen proje portföyüne sahip. Ancak projelerin yalnızca yüzde 8'i inşaat halinde veya inşaat aşamasına geçmeyi beklerken, yüzde 21'i beklemeye alınmış durumda.
Ülkede 2030'a kadar 3,66 gigavat elektrolitik hidrojen kapasitesine ulaşılması bekleniyor. Bu kapasite, hükümetin 5 gigavatlık hedefinin yaklaşık 1,3 gigavat altında kalıyor.
Almanya'da ise 87 hidrojen projesinin yüzde 23'ü inşaat halinde veya inşaat aşamasına geçmeyi bekliyor. Bu, raporda incelenen başlıca Avrupa pazarları arasındaki en yüksek oran.
Planlanan 9 bin kilometrelik Hidrojen Çekirdek Ağı ve ithalat bağlantılarıyla Almanya'nın Avrupa'nın önemli hidrojen talep merkezlerinden biri olması bekleniyor. Ancak hidrojen ithalatının beklenen tüketimi karşılayacak hızda gelişememe riski bulunuyor.
İspanya'da 54 hidrojen projesi bulunurken, bunların yüzde 60'ı fizibilite aşamasında. İskandinav ülkelerinde ise 76 proje bulunuyor ve bunların yüzde 18'i inşaat halinde veya inşaat aşamasına geçmeyi bekliyor.
EIC, Avrupa genelinde yaklaşık 72 gigavat elektrolizör kapasitesine karşılık gelen ve toplam 269 milyar dolar sermaye harcaması gerektiren hidrojen projelerinin planlandığını tahmin ediyor.
Ancak bu rakamların taahhüt edilmiş yatırımları veya ekipman siparişlerini değil, toplam proje portföyünü ifade ettiği belirtiliyor.











