Alman Parlamenter AK Parti'ye Açılan Kapatma Davasını Eleştirdi

Alman Parlamenter AK Parti'ye Açılan Kapatma Davasını Eleştirdi

Alman Federal Parlamentosu Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Gunther Krichbaum, AK Parti'ye Açılan Kapatma Davasını Eleştirerek, Laiklik Konusunda Daha Esnek Bir Tutum Sergilemek Gerektiğini Savundu.

Alman Parlamenter AK Parti'ye Açılan Kapatma Davasını Eleştirdi

Alman Federal Parlamentosu Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Gunther Krichbaum, AK Parti'ye açılan kapatma davasını eleştirerek, laiklik konusunda daha esnek bir tutum sergilemek gerektiğini savundu. Krichbaum, "Kapatma davasıyla ilgili çok somut veriler yok. Gazete haberlerinden, kupürlerden yola çıkarak böyle bir iddianame hazırlanmış. Bizim ülkemizde bir partiye karşı kapatma davası açabilmenin tek yolu o parti ya da mensuplarının şiddete, teröre ya da Anayasa'yı ortadan kaldırmaya yönelik çağrıda bulunması. Gördüğüm kadarıyla böyle bir durum söz konusu değil" dedi.

Gunther Krichbaum başkanlığındaki Alman Federal Parlamentosu AB Komisyonu heyeti, Türkiye'deki temaslarını sürdürüyor. Thomas Bareiss, Gerd Andres, Rainer Fornahl, Michael Link, Prof. Dr. Lothar Bisky ve Rainder Steenblock'tan oluşan heyet, İstanbul'da sivil toplum örgütlerinin, dini azınlıkların, Alman siyasi vakıflarının ve ekonomi çevrelerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Gündemlerinde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik müzakere süreci, iç siyasi gelişmeler ve ikili siyasi ve ekonomik ilişkiler olan heyet, bugün Ankara'ya geçerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan tarafından kabul edildi. Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz da, bu akşam Krichbaum başkanlığındaki parlamenterler heyeti onuruna bir resepsiyon verdi. Cuntz, konuşmasında ülkesinin Türkiye'nin AB'ye üyelik yolunda gösterdiği çaba ve reformları desteklediğini, ancak müzakerelerin devamının Türkiye'deki ilerlemelere bağlı olduğunu söyledi. AK Parti'ye açılan kapatma davasından duyduğu endişeyi yineleyen Cuntz, "İktidar partisi AK Parti'ye açılan kapatma davasını endişeyle takip ediyoruz. Burada söz konusu olan bir partinin desteklenmesi değil, güçlü, laik, istikrarlı ve demokratik bir Türkiye'nin korunmasıdır" dedi.

"301. maddenin Meclis'te görüşülüyor olması önemli bir gösterge" diyen Cuntz, Kıbrıs'ta açılan fırsat penceresinin değerlendirilmesi, Ermenistan ile diyalogun açık tutulması, Suriye-İsrail için arabuluculuk yaparak Ortadoğu barışı için yapıcı adımlar atılması başta olmak üzere izlenen dış politikayı da memnuniyetle takip ettiğini vurguladı.

İHA'nın sorularını yanıtlayan Krichbaum ise, Gül, Erdoğan ve Babacan ile görüşmelerinde Türkiye'nin AB'ye uyum sürecine ilişkin fikir alışverişinde bulunduklarını kaydetti. "Burada önemle vurgulanması gereken bu reformları Türkiye'nin kendi vatandaşları lehine gerçekleştirdiğidir. AB'ye iyilik olsun diye yapılan bir iş değildir" diyen Krichbaum, 301. maddede yapılacak değişikliğin önemine de değindi. Krichbaum, "Bugün Meclis'te görüşüldüğünü biliyoruz. Hatta şu dakikalarda sürüyor. Bundan sonra da dikkatle izleyeceğiz. Ceza hukuku normları bakımından 301. maddenin değişmesi önemli. Örneğin bir gazetecinin sadece ortaya koyduğu bir görüş nedeniyle cezalandırılması tehlikesi, AB normları açısından kabul edilebilir değildir. Hemen her ortamda Demokles'in kılıcının ortaya konması, bu tehlikenin varlığı doğru değil. Beklentimiz 301. maddenin değiştirilerek, yeni fren mekanizmalarının ortaya konmasından yana. Şu aşamada doğru adım atılıyor diyoruz, ama asıl sonuca daha sonra bakmak gerek" diye konuştu.

AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin açılan davanın ardından AB'den gelen açıklamaların Türkiye'de laik kesim tarafından tepkiyle karşılandığının hatırlatılması üzerine Krichbaum, son derece gergin bir süreçten geçildiğini, ancak Avrupa'nın ortak değerleri söz konusu olduğunda demokrasinin başta geldiğini söyledi. Demokrasi ve fikir özgürlüğünü Kopenhag kriterlerinin temel taşlarından biri olarak tanımlayan Krichbaum, "Farklı düşünceler de kabul edilmelidir. Başka düşünceye sahipseniz bunu açıkça söyleyebilmelisiniz. Anayasa Mahkemesi'nde size karşı yeni bir dava açılır diye korkunuz olmaması gerekiyor. Bir takım çevreler, laikliğin ne kadar önemli olduğunu vurguladılar. Elbette, Türkiye açısından laikliğin ne denli önemli olduğunun bilincindeyiz. Ama günümüzde bazı konularda biraz daha esnek bakmak gerektiği kanaatindeyiz. Kapatma davasıyla ilgili çok somut veriler yok. Gazete haberlerinden, kupürlerden yola çıkarak böyle bir iddianame hazırlanmış. Bizim ülkemizde bir partiye karşı kapatma davası açabilmenin tek yolu o parti ya da mensuplarının şiddete, teröre ya da Anayasa'yı ortadan kaldırmaya yönelik çağrıda bulunmasıdır. Bunun dışında böyle bir durum söz konusu olamaz. Benim gördüğüm kadarıyla böyle bir durum söz konusu değil" şeklinde konuştu.

Alman hükümeti, Avrupa Komisyonu, Barroso ve Olli Rehn'in de benzer açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Krichbaum, "Her ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, gelişmeler nasıl olursa olsun Türkiye ve devlet mekanizmalarıyla müzakereleri sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

Alman heyet, TBMM'nin AB Uyum Komisyonu, Dışilişkiler Komisyonu ve Türk-Alman Dostluk Grubu üyeleri başta olmak üzere Türk milletvekilleriyle de temaslarda bulunduktan sonra yarın öğleden sonra Ankara'dan ayrılacak.

(DS-CC-CC-Y)