Ağustos Ayı Enflasyon Tahmini Euro Bölgesini Üzdü
Euro Bölgesi Eylül ayı yıllık enflasyon tahmini %0.1 oranında daralma yönünde açıklandı. Piyasada oluşan beklenti %0.0’dı. Verinin içeriğine baktığımızda Ağustos ayındaki verilerden çok büyük bir fark olmadığı görülüyor. Yıllık enflasyonda işlenmemiş gıda kaleminin hızı yavaşlasa da olumlu katkı sağlamaya devam ediyor. (Temmuz:%1.4, Ağustos:%2.4, Eylül:%2.7) Ancak enflasyonu oluşturan kalemler arasında en yüksek ağırlığı oluşturan hizmetler sektörü, diğer yıllarla karşılaştırıldığında ortalamanın üzerinde %1.3 oranında katkı sağlamış. Bu enflasyon için önemli bir gelişme. Hizmewtler kalemi en son Mayıs ayında %1.3 oranına yükselmişti. Diğer yandan düşen enerji fiyatlarıyla birlikte enerji kaleminin enflasyona negatif katkısı geçtiğimiz ay açıklanan yıllık %7.2 düzeyinden, bu veride enetji kalemi %8.9 oranında negatif katkı sağladı. Genel anlamda Mayıs ayından itibaren takip ettiğimiz ılımlı seyir bir miktar bozulmuş gibi görünüyor. Ancak bu veri tahmin niteliğinde olduğu için final verisini yani net nihai sonucu görmek gerek. Final enflasyon verisini 16 Ekim’de alacağız böylece tablo daha netleştmiş olacak.
İşsizlik artış hızında yavaşlama var
Diğer yandan bugün Euro Bölgesinde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranında da artış yaşandı. Ağustos ayı işsizlik %11 oranında açıklanırken, Temmuz ayında da %11 oranında açıklanmıştı. Euro Bölgesi istihdam Mayıs ve Haziran ayında istihdam %11.1 oranında açıklanmıştı. Çok güçlü olmasa da işsizlik artış hızında bir yavaşlama olduğu görülüyor.
Enflasyon, Euro ve ECB...
Sonuç olarak, veriler, Euro Bölgesindeki ekonomik aktivitelerdeki iyileşmeyi tam olarak yansıtması açısından yeterli değil. Ancak enflasyon verisinde enerji kalemine yoğunlaşmakta fayda var. Önümüzdeki dönemlerde enerji fiyatında görülebilecek iyileşmeler, Euro Bölgesi enflasyonunda ki yükselişin hızlanmasını sağlayabilir. Euro bölgesindeki enflasyon, enerji fiyatlarının katkısının gelecekte pozitife dönmesi durumunda 2016 yılı içerisinde ECB’nin yılsonu %1.1 yıllık hedefine ulaşabilir. Bu durum Euro’nun güçlenmesini tetikleyebilecek bir unsur olur. Eğer enflasyondaki iyileşme ekonomik aktivitelerle de desteklenirse ECB, tahvil alımlarını azaltma hatta çıkış stratejisine gidebilir. Bu gelişmeler faiz artırım sürecine girecek olan Fed karşısında daha dirençli bir euro’nun oluşmasına neden olabilir.
