Türkiye, AB ile gümrük birliği güncellemesi ve 'Made in EU'da yer almayı istiyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Türkiye, AB ile gümrük birliği güncellemesi ve 'Made in EU'da yer almayı istiyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye, 30 yıldır yürürlükteki gümrük birliğinin güncellenmesi ve AB'nin 'Made in EU' yaklaşımının dışında kalmamak için çaba harcıyor. Konu Brüksel'deki AB-Türkiye İş Zirvesi'nin gündemindeydi; AB Konseyi'nin yetki vermemesi ve AP'deki tartışmalar nedeniyle henüz sonuç yok.

Türkiye bir yandan 30 yıldır yürürlükte olan gümrük birliğinin güncellenmesi diğer yandan da Avrupa Birliği'nin (AB) yeni sanayi politikalarıyla "Made in EU" yaklaşımının dışında kalmamak için yoğun çaba harcıyor. Gerek Türk iş dünyasının gerekse hükümetin bu konuda AB'ye yaptığı çifte baskı henüz sonuç vermedi.Gümrük birliği güncellemesi ile Sanayi Hızlandırıcı Yasa Önerisi ve onun bir unsuru olan "Made in EU" kuralı, Brüksel'de bugün yapılan AB- Türkiye İş Zirvesi'nin de ana gündem maddeleri arasındaydı. Türkiye, AB'nin yeni ekonomik vizyonu doğrultusunda şekillendireceği ticaret ve yatırım politikalarının taraflar arasındaki derin entegrasyonu yansıtacak şekilde devreye sokulmasını istiyor.Ankara'ın en büyük endilesi ise AB tarafından atılacak adımların başta ticari ilişkiler olmak üzere yatırımlara ve bu ilişkide öne çıkan sektörlere zarar verme riskinin azımsanmayacak düzeyde yüksek olması.Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Sanayi Hızlandırma Yasası fikrine saygı duyduğunu ancak çözümün, güvenilir ortakları veya gümrük birliğini dışlamak olmaması gerektiğini söyledi.Bolat, bekledikleri çözümü, " Türkiye'nin projede eşdeğer bir ortak olarak kabul edilmesi" olarak özetledi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da Türkiye'de üretilen ürünlerin yeni kota veya engeller olmaksızın Avrupa sanayi ekosisteminin parçası olarak kabul edilmesinin Avrupa'nın dayanıklılığı ve rekabet gücünü artıracağını söyledi.DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da benzer görüşte.Avrupa'nın, Türkiye'yi şirketlerin halihazırda birlikte faaliyet gösterdiği ekonomik alanın dışında tutarak daha rekabetçi hale gelemeyeceğinin altını çizen Yalçındağ, "Avrupa, değer zincirlerinin içerisinde yeni sınırlar çizerek değil, bu zincirleri güçlendirerek büyür" ifadelerini kullandı.Her iki tarafın birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirten Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan'ın konuya ilişkin mesajı da netti: "Sanayi Hızlandırıcı Yasa Önerisi'nde Türkiye'nin gümrük birliği aracılığıyla AB ile sahip olduğu kendine özgü ilişki, düzenlemenin bütününde tam olarak dikkate alınmalı.Eğer bu yasa, kapsama alınabilecek ortakları belirleyecekse Türkiye mutlaka en başından itibaren dahil edilmeli."Türkiye dışlanabilir mi?AB'nin Sanayi Hızlandırıcı Yasa Önerisi'ne ilişkin çalışmalar yoğun şekilde sürüyor.Bununla birlikte önerinin nihai halinin nasıl şekilleneceği konusunda netlik yok.Bunun nedeni ise gerek AB üyesi ülkeler arasında gerekse Avrupa Parlamentosu'nda (AP) tartışmaların sürmesi.Bazı ülkeler "Made in EU" yaklaşımının katı şekilde uygulanmasından yana.Bu yaklaşımın Türkiye gibi ortakları dahil ederek nihai haline ulaştırılmasını savunan ülkeler de var.Bazı ülkeler ise henüz tam karar vermiş değil.AP'deki durum da üye ülkelerdeki tabloya paralel.AP'de Aralık ayımnda ele alınması beklenen öneriye verilen değişiklik önergesi sayısının altı bine yakın olması mevcut durumu özetliyor.Böyle bir ortamda "Türkiye dışlanır mı?" sorusuna net cevap almak çok kolay değil.Gerek Türk yetkililer gerekse AB'nin konuya hakim isimleri Türkiye'nin dışarıda kalma ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini söylüyor.

Gümrük Birliği neden güncellenmiyor?(DEİK) Başkanı Nail Olpak, "Gümrük birliğinin mevcut yapısı artık günümüzün ihtiyaçlarını karşılamıyor. Bu denli hızlı değişen bir dünyada, birlikte çok fazla fırsatı kaçırıyoruz. Mevcut çerçevenin güncellenmesi hizmetler, e-ticaret, kamu alımları ve tarım alanlarında yeni işbirliği fırsatları yaratacaktır" dedi.Türkiye'nin, gümrük birliğinin güncellenmesine yönelik beklentisine bir destek de Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'dan geldi.Gümrük birliğinin devreye girdiğinden bu yana çok şeyin değiştiğinin altını çizen Prevot, "Dünyanın diğer ucundaki ülkelerle yeni ekonomik anlaşmalar müzakere ediyoruz. Doğrudan komşumuz ve AB aday ülkesi olan Türkiye'ye yönelik neden aynı ölçüde iddialı bir yaklaşım sergilemememiz gerektiğini açıklamak zor" ifadelerini kullandı.Üye ülkelerin önemli bir bölümü ve AB'nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu güncellemeden yana.AP de ilke olarak gümrük birliğinin güncellenmesini destekliyor ancak desteğini şarta bağlıyor.Adım atılmamasının ana nedeni ise AB Konseyi'nin Avrupa Komisyonu'na güncelleme müzakerelerine başlanması için gerekli yetkilendirmeyi bir türlü vermemesi.AB'ye göre sorun nerede?AB kanadı üç ana soruna işaret ediyor.Bunlardan ilki uygulamadaki bazı kısıtlama ve önlemlerden oluşan ticari engeller.Gerek üst düzey ticaret diyaloğu gerekse diğer teknik temaslar sayesinde Türkiye, 29 engelden 15'ini devreden çıkardı.İkinci sorun olarak ise Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri ve AB'nin bu ülkeye uyguladığı yaptırımlar gösteriliyor.Son dönemde bu konu, Türkiye'nin aldığı bazı önlemlerin de etkisiyle, eskisi kadar ön planda değil.Avrupa Komisyonu'nun Genişleme ve Doğu Komşuluk Genel Müdürlüğü direktörlerinden Adrienn Kiraly'ye göre her iki alanda da gelişme var ve iyi yolda ilerleniyor.Üçüncü sorun ise Kıbrıs sorunu.Türkiye, son dönemde Kıbrıs meselesinin güncelleme sürecinde fiili bir ön koşul haline getirilmeye çalışıldığını savunuyor.Güncellemenin her iki taraf için de son derece somut ve açık faydalar sağlayacağı görüşünde olan Avrupa Komisyonu'nun ticaret ve ekonomik güvenlikten sorumlu üyesi Maros Sefcovic, gümrük birliğinin eksiksiz uygulanmasının ve doğru biçimde hayata geçirilmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.Sefcovic, buna tüm üye ülkelere uygulanmasının da dahil olduğunu ve bunun temel bir gereklilik olduğunu söyledi.Türkiye neden güncelleme istiyor?Türkiye açısından en önemli sorun gümrük birliğinin 1990'ların ticaret ve ekonomi gerçeklerine göre tasarlanmış olması.Mevcut çerçeve yeni dinamikleri tam olarak yansıtmıyor.Hizmet sektörü, tarım, kamu alımları, dijital ticaret, yeşil dönüşüm, uluslararası yatırımlar ve düzenleyici işbirliği mevcut çerçevede yok.AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmları (STA) da Türkiye açısından sorun yaratıyor.Ankara bu anlaşmalara taraf olamıyor.AB'nin STA imzaladığı ülkelerin malları gümrük birliği nedeniyle Türkiye pazarına avantajlı koşullar ile ulaşırken, Türkiye'den ihraç edilen mallar ilgili ülkelerin pazarlarında aynı imtiyazlara sahip olamıyor.Tarife dışı engeller de çeşitli sorunlar yaratıyor. Bu sorunların başında da, Türkiye'den AB ülkelerine yük taşıyan kamyonlara getirilen kısıtlamalar ile Türk ekonomik çevrelerinin karşılaştığı vize engelleri ve sıkıntıları geliyor.

BBC
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.