Yayla Sezonu Gecikmeli Başladı: Yetiştiriciler Sarıçiçek Yaylası'nın Yolunu Tuttu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Malatya'nın Arguvan ilçesinde küçükbaş hayvan yetiştiricileri, aşırı yağışlar yüzünden geleneksel yayla göçüne geç başladı. Yetiştiriciler, 5-6 ay sürecek yayla sezonu için hazırlıklarını tamamlarken, elektrik ve su gibi altyapı eksikliklerine dikkat çekti.

Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA

(MALATYA )- Malatya'da küçükbaş hayvan yetiştiricileri, geleneksel yayla sezonuna bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle gecikmeli başladı. Arguvan ilçesine bağlı Gümüşlü Mahallesi'nde hayvancılık yapan Muharrem Koçdağ, "Maalesef bu sene yağışlardan dolayı yaylaya çıkmakta geç kaldık. Kamyonlarımızı ayarladık, yayla yolculuğu başladı" dedi.

Malatya'nın Arguvan ilçesinde yetiştiriciler her yıl mayıs ayının başında Sarıçiçek Yaylası'na çıkıp ekim ayına kadar yaylada kalırken, bu yıl yağışların etkisiyle yayla sezonu gecikmeli başladı.

"YETİŞTİRİCİLERİMİZ YAKLAŞIK 5-6 AY BOYUNCA YAYLALARDA KALIYOR"

Malatya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, yayla göçünün başlamasıyla birlikte yetiştiricilerin yoğun bir hazırlık sürecine girdiğini belirterek şunları söyledi:

"Şu anda büyükbaş hayvan yetiştiricilerimiz yaylaya çıkmaya başladı. Tabii yetiştiricilerimiz yaklaşık 3-4 gündür, bayramdan sonra yaylalara çıkış yapıyorlar. Bu zorlu bir süreç. Bu süreç içerisinde kimisi, örnek yetiştiricimiz Muharrem Bey gibi, kamyon ayarlıyor; erzaklarını, malzemelerini pikabına dolduruyor ve gidip Sarıçiçek Yaylası'nda çadırını kuruyor."

Tabii bu süreç içerisinde neler oluyor? Yetiştiricilerimiz yaklaşık 5-6 ay boyunca, yani 10. ayın sonuna kadar yaylalarda ve meralarda hayvanlarını yayıyor, otlatıyorlar. O süreçte hem sağım yapıyorlar hem de hayvanlarının bakımını ve beslenmesini sürdürüyorlar. 10. ayın sonu gibi de tekrar buralara, yaylalardan köylerine ve özellikle mahallelerine dönüyorlar."

"ÜÇ BİN HAYVANLIK İŞLETMEYE ULAŞTIK"

Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Muharrem Koçdağ ise ata mesleğini sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi:

"Bu hayvancılığı dedemizden babamıza, babamızdan da bize gelen bir meslek olarak devam ettirmek istiyoruz. Daha öncesinde babam küçükbaş hayvancılığı çok küçük çaplı yapıyordu. Ben, kırsal kalkınma TKDK IPARD programına başvurarak hayvancılığı ve işletmemi büyüttüm."

Şu anda yayla sezonumuz başlamıştır. Maalesef bu sene yağışlardan dolayı yaylaya çıkmakta geç kaldık. Kamyonlarımızı ayarladık, yayla yolculuğu başladı. Üç-dört aylık süreç içerisinde çobanlarımızın ve çalışanlarımızın erzaklarını, malzemelerini temin edip yaylaya gidiyoruz. Öncelikle onların barınaklarını hazırlıyor, düzenlerini kuruyoruz. Daha sonra hayvanlarımızın bütün aşılarını ve gerekli programlarını tamamlayıp yaylaya çıkıyoruz.

Ben şu an üç bin hayvanlık bir işletmeye sahibim. On tane çalışan elemanım var. Ayrıca sağım da yapıyoruz. Etlik besiciliğimiz de var. Orada çalışan elemanlar ayrı, yaylaya çıkacak elemanlar ayrı. Üç-dört kişi sağım yapacak, üç-dört kişi de merada, anneleriyle birlikte otlatılan kuzularla ilgilenecek."

"EN BÜYÜK SORUNUMUZ ELEKTRİK VE SU"

Yaylalardaki altyapı eksikliklerine dikkat çeken Koçdağ, gençlerin hayvancılığa yönlendirilmesi için daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

"En büyük sorunumuz elektrik ve suyun olmaması. Bunun için de buradan gerekli büyüklerimize ve ilgili kurumlarımıza seslenmek, sesimizi duyurmak istiyoruz. Hayvancılığa gençlerimizi yönlendirmek için gerekli teşviklerin ve desteklerin artırılmasını istiyoruz."

Biz köylü olarak tarımla ve hayvancılıkla uğraştığımız için şehirlerde bazı insanlar ya da bazı kurumlar bizleri küçük görebiliyor. Çobanlık denince insanlar küçümseyici bir yaklaşım sergileyebiliyor. Halbuki bugün bir çobanın maaşı, bir memurun, bir emeklinin ya da herhangi bir kurumda çalışan bir banka personelinin maaşından daha yüksek olabiliyor. Bugün benim dört tane sağım çobanım var. Her birine 150 bin lira maaş veriyorum. Gençlerimiz köyden göç ettiği ve bu işi yapmak istemediği için ciddi anlamda zorlanıyoruz. Kendi ülkemizde çalışacak eleman bulamıyoruz. Bu nedenle işi yabancı çalışanlarla yürütmek zorunda kalıyoruz."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.