DEM Parti, 2027 bütçe görüşmelerinde yoksulluğu Türkiye genelinde gündeme taşıyacak
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
DEM Parti, 28 Ekim'de başlayacak 2027 bütçe görüşmeleriyle birlikte Türkiye genelinde saha çalışması yürütecek. Parti, emekçi, çiftçi, esnaf ve gençlerin sorunlarını gündeme taşımayı, bütçenin mantığının yoksulluğu derinleştirdiği görüşünü sahaya taşımayı hedefliyor.
Haber : Berfin BAYIR
(TBMM) - Dem Parti, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin görüşmeleriyle birlikte emekçilerin, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin sorunlarını gündeme taşımak için Türkiye genelinde saha çalışmaları yürütecek. DEM Parti Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ Karahalı, "Bu mesele sadece Meclis'in meselesi değil, sadece milletvekillerinin meselesi değil, milletin tamamının, bu ülkede yaşayan 82 milyon insanın sorunu. Bütçenin mantığının yoksulluğu derinleştirdiğini düşünüyoruz" dedi.
Bütçenin halkın temel sorunlarından hareketle hazırlanması gerektiğini savunan DEM Parti, kampanya kapsamında Türkiye genelinde saha çalışmaları yapacak.
DEM Parti Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ Karahalı, kampanyanın hedeflerini, sahada yürütülecek çalışmaları ve partinin bütçeye ilişkin alternatif önerilerini ANKA Haber Ajansı'na anlattı.
Akdağ Karahalı, bütçe taslağının ellerine ulaşmasının ardından daha ayrıntılı değerlendirme yapacaklarını belirterek, bütçenin yalnızca Meclis'te milletvekilleri arasında yürütülen bir tartışma olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bütçe tartışmalarında emeklilerin, emekçilerin, borç batağına sürüklenenlerin, çiftçilerin ve esnafın sorunlarının öne çıkarılması gerektiğini ifade eden Karahalı, şunları kaydetti:
"Bu mesele sadece Meclis'in meselesi değil, sadece milletvekillerinin meselesi değil, milletin tamamının, bu ülkede yaşayan 82 milyon insanın sorunu. Yaşadığımız coğrafyada emekliler, emekçiler, borç batağına sürüklenenlerin, kirasını, faturaları ödemekle ya da çarşı pazar alışverişi yapmak arasında büyük bir gerilim yaşayarak bunların öncelik sırasını belirlemeye çalışanların, çiftçinin, esnafın her gün borç batağına sürüklendiği koşullarda onlara teşvik verilmezken, son fon soygununun ortaya dökülmesinde açığa çıktığı gibi kurulan çeşitli zincirlerle büyük kaynak transferlerinin organize şekilde gerçekleştirildiği koşullarda, yoksulların, ezilenlerin sesinin çok daha güçlü duyulması gerektiğini düşünüyoruz. Bulunduğumuz her yerde tüm bütçe görüşmeleri çerçevesinde halkın içerisinde olacağız, emekçilerin içerisinde olacağız. Onlarla beraber sorunları, talepleri ifade etmeye ve bunları örgütlemeye çalışacağız."
"TÜM KESİMLERLE DE YAN YANA GELECEĞİZ"
Türkiye genelinde saha çalışmaları yürüteceklerini anlatan Karahalı, "Üniversitede gelecek sorunu yaşayan gençlerden tutalım da açlık sınırına mahkum edilen emeklilerle buluşmaya kadar, mazot ve gübre sorunu yaşayan çiftçilerden tutalım, çifte sömürü altında ezilen kadınların sofrada bir taşım yemek kaynatma mücadelesine kadar, çocukların işçileştirilmek zorunda bırakıldığı koşullarda yaşam ve ölüm arasındaki mücadelelere kadar pek çok başlığı sahada onlarla beraber yan yana gelerek gündem yapacağız" diye konuştu.
Bütçeye ilişkin asıl taleplerin halk tarafından dile getirilmesi gerektiğini dile getiren Karahalı, şöyle devam etti:
"Bütün bütçe görüşmeleri boyunca, bulunduğumuz, örgütlü olduğumuz yerlerde, illerde, ilçelerde, köylerde, mahallelerde, evlerde bu bütçe karşısında gerçek talepleri, sorunları açığa çıkarmayı ve bunları bir talep olarak örgütlemeyi, bunları önümüzdeki dönem mücadelesinin temel zeminleri olarak inşa etmeyi öngörüyoruz. Bunu yaparken de sadece DEM Parti olarak değil, toplumsal muhalefetin bütün bileşenleriyle yan yana gelmeye çalışarak bu mücadeleyi, geçim mücadelesini, adalet mücadelesini ve barış mücadelesini birlikte kotarmak gerektiğini düşünen tüm kesimlerle de aynı zamanda yan yana geleceğiz. Bütün toplumsal muhalefet kesimlerine baskının son haddine vardığı, daha yeni ana akım medya kuruluşlarından Halk TV'ye uydurma gerekçelerle kayyum atandığı, tüm gazetecilerin gerçeği açıkladıkları için her gün ceza tehdidiyle karşı karşıya kaldığı koşullarda adaletin, ekmeğin, barışın birbirinden ayrılamaz olduğunu düşünüyoruz."
DEM PARTİ'NİN BÜTÇEYE İLİŞKİN ÖNERİLERİ
İktidarın bütçe politikalarına karşı DEM Parti'nin de kendi önerileri olduğunu kaydeden Karahalı, çiftçilerin kredi ve borçlarının silinerek desteklenmesini, işsizliği ortadan kaldırmaya yönelik istihdam politikalarının uygulanmasını, istihdam edilemeyen 18 yaş üstü bireylere temel gelir aktarılmasını, kadınların sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının devlet desteğiyle güvence altına alınmasını, açlık ve yoksulluk sınırının altındaki hanelere fatura ve temel gider desteği verilmesini istediklerini bildirdi.
Bu önerilerin hayata geçirilmesi için adil bir vergi sistemine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karahalı, "Çünkü bütçede belirlenen gelir vergisi ve dolaylı vergilerin kimlerden nasıl alınacağı meselesiyle bu kaynakların nasıl dönüştürüleceği meselesi eş zamanlı olarak görüşülüyor. Biz hem gelir üretimi sürecinde özellikle servetten ve büyük rant gelirlerinden vergi alınmasını ve bunların çalışanlara, düşük ücretli kesimlere aktarılmasını, yoksul sofralarındaki temel giderlerden alınan dolaylı vergi miktarlarının düşürülmesini sağlayan bir bütçe kompozisyonuna sahibiz" dedi.
Karahalı, çocuklara okullarda bir öğün ücretsiz ve hijyenik yemek verilmesini, eğitim hayatları boyunca ulaşım, barınma ve okul giderlerinin ücretsiz karşılanmasını hedeflediklerini de söyledi.
"BÜTÇENİN MANTIĞININ YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"
Karahalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu bütçe döneminden sonra bu süreç aynı zamanda Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun asgari ücreti belirleyeceği ve tüm Türkiye'de genel ücret skalasının aşağı yukarı belirleneceği bir zaman dilimine de denk geliyor. Bunun hemen arkasından kamu emekçilerinin maaşlarının zamlarının belirleneceği dönem olacak. Bütün bunlarla bağlantılı olarak toplu iş sözleşmesi yapılan yerlerde asgari ücret üzerindeki artışları da gören bir yerden TİS görüşmeleri gerçekleşecek. Dolayısıyla bu birbirine eklemlenen bir hat olarak devam edeceğinden biz de bütün bunların karşısında birbirinin üzerine eklemlenen ve devam eden bir mücadele hattını devam ettireceğiz."
Bütçe döneminde gelir ve gider kalemlerinin nasıl belirlendiği ve harcandığı konusunda halkın söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Karahalı, emekçilerin ücretleri, çocuk işçiliği ve iş güvenliği konularındaki mücadelelerinin de bu yaklaşımın parçası olduğunu söyledi.
Karahalı, bütçenin genel yaklaşımını eleştirerek, şu değerlendirmede bulundu:
"Bütçenin bütün mantığının yoksulluğu derinleştirdiğini düşünüyoruz. Milli Eğitim bütçesine baktığımızda personel giderleri dışında kayda değer bir bütçenin gerçekleşmemiş olması, sağlık giderlerinin de bu şekilde görülüyor olması, tarımsal yatırım alanlarına gerçek anlamda bir kaynak ayrılmıyor olması, silahlanma ve savaş sanayine yapılan yatırımın en ön sırada gerçekleşen artışa sahip olması, sermayeye kaynak transferinin her yıl artarak devam ediyor olması, teşviklerin ve indirimlerin devam etmesi, bütçenin bütün mantığının altüst edilmesi anlamına geliyor. Yani 'ayakların başa, başın ayağa' alınarak önce tüm Türkiye vatandaşlarının, 82 milyonun insanca yaşayacağı koşulları nasıl sağlayabilir sorusunu en başa koyan ve hem gelir kalemlerini ve vergilendirme sistemini hem de bütün bunların günlük yaşamı inşa edecek olan Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi gibi tüm bakanlıkların halka hizmet ve sosyal haklar başlığının iyileştirilmesi çerçevesinde inşa edilmesi gerektiğini düşünüyoruz."


















