Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: "5G Hizmetlerini 2 Yıl İçerisinde Ülkemizin Her Bir Noktasında Hizmete Sunmayı Hedefliyoruz"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G’nin Türkiye’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu vurgulayarak, "5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde destekliyor, şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz" dedi.
(ANKARA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G'nin Türkiye'nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu vurgulayarak, "5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde destekliyor, şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz" dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Vodafone'un, "5G Çağı: Yeni Nesil Bağlantı ile Yeni Ufuklar" teması altında düzenlediği Vodafone Business Tech Connect Ankara etkinliğinde konuştu.
Dünyanın endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışı ile sınırlı değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı" ifadesini kullandı.
Söz konusu teknolojilerin, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştirdiğini kaydeden Uraloğlu, "Otonom araçlar, trafik kazalarını yüzde 90'a varan oranlarda azaltma potansiyeli taşıyor. Böylece hem can kayıplarını önlüyor hem de sağlık sistemlerine yükü hafifletiyor. Özelleştirilmiş 5G ağları ise akıllı fabrikalarda makineler arası iletişimi kusursuzlaştırarak, üretim kesintilerini minimize ediyor ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı kılıyor. Bu teknolojiler, dijital dönüşümün vazgeçilmez unsurları olarak, rekabet üstünlüğü sağlayan bir vizyon sunuyor. Bu teknolojik sıçramanın ekonomik yansımaları ise gerçekten çarpıcı ve geleceğe dönük büyük bir potansiyel barındırıyor" dedi.
"2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması bekleniyor"
Uluslararası kuruluşların geleceğe yönelik tahminlerinin, 5G mobil bağlantılarının ve penetrasyon oranlarının dünya genelinde önemli ölçüde artacağını gösterdiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, "Sektör raporları, küresel 5G bağlantı sayısının 2029 yılına kadar yaklaşık 8,5 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59'unu temsil edeceğini öngörüyor. Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67'sini oluşturması bekleniyor" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, Türkiye olarak, bu küresel dönüşüme seyirci kalmak yerine, aktif bir oyuncu olmayı seçtiklerini kaydederek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Son çeyrek asırda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde; eşsiz altyapı hamleleriyle Türkiye'yi dijital dönüşümün küresel öncüsü yapacak büyük yürüyüşü başlattık ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda. Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 99,1 milyona yükseldi. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Bu rakamlarla, Avrupa'da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar; fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un rekabetiyle 16 Ekim'de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. İnşallah, 1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz.
5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde destekliyor, şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz. Bu doğrultuda, 5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik.
Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) ve TÜBİTAK işbirliğiyle 2018 yılında başlatılan 'Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi' kapsamında, 5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu, özel yönetim, servis ve operasyonel yazılım ürünleri geliştirdik. Bunlarla birlikte, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) tarafından desteklenen kara yolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda; yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını başarıyla devreye alarak milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk. Yerli ve milli ürün ekosisteminde yaşanan bu gelişmeler ve bu gelişmelerin sürdürülebilir şekilde devam etmesi, işletmecilerimizin yatırım aşamasında bulunduğu mevcut dönemde büyük önem taşımaktadır. Bu sayede hem teknolojide dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de yerli üretimi teşvik ederek ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da yükselteceğiz."











