İyi Partili Olgun'dan E-Ticarette Gümrük Muafiyeti Uygulamasının Kaldırılmasına İlişkin: "Bu Karar Derhal Geri Çekilmelidir"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, yurt dışındaki e-ticaret platformlarından alınan gümrük muafiyetinin kaldırılmasına tepki gösterdi. 2026'da yürürlüğe girecek olan bu kararın derhal geri çekilmesini talep etti.

(ANKARA) - İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, yurt dışındaki e-ticaret platformlarından daha önce 30 avroya indirilen gümrük muafiyetinin tümüyle kaldırılmasına ilişkin olarak, "Son kullanıcı ile ticari ithalatçı firmaları aynı kefeye koymak ne mantıklıdır ne de hakkaniyetlidir. Bu nedenle 6 Şubat 2026'da yürürlüğe girecek bu karar derhal geri çekilmelidir. Aksi halde Danıştay başta olmak üzere tüm yasal yolla sonuna kadar kullanılacağız" dedi.

Olgun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yurt dışı alışveriş devrinin hukuki kılıfa uydurulmuş bir tüketici ambargosu ile kapatıldığını ifade etti. Olgun, şunları kaydetti:

"7 Ocak 2026'da Resmi Gazete'de yayınlanan bir kararla bireysel yurt dışı alışveriş fiilen yasaklanmıştı. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin kararda yapılan değişiklikle posta ve hızlı kargo yoluyla gelen ürünlere uygulanan muafiyet kaldırılmış, bireysel alışverişler ticari ithalat statüsüne sokulmuştu. Bu kabul edilemez. Çünkü bu düzenleme bireysel ihtiyaçların karşılanmasını kısıtladığı için anayasal bir tüketici hakkı ihlalidir. Yasal değildir. Ekonomik özgürlüğün ihlalidir.

"Vergilendirme değil, açık bir yasak"

Bugün gelen noktada ticari niteliği olmayan bireysel kullanım için alınan 5-10 avroluk bir ürün bile gümrük müşaviri, adliye ücreti, noter vekaleti gibi ticari ithalat prosedürlerine tabi tutulmaktadır. Bu ne demektir biliyor musunuz? Ürün bedeninin 10-20 katı masraf demektir. Bu bir vergilendirme değildir. Bu açık bir yasaklamadır. Bir hakkın kullanımını engellemektir. Sonuçları çok nettir. Yurt dışı alışveriş kısıtlanacak, iç piyasada rekabet bitecek, kalitesiz ürünler daha pahalı satılacak, enflasyon daha da köpüklenecektir. Türkiye'de üretilmeyen ya da fahiş fiyatlara satılan teknolojik parçalara, eğitim materyallerine, yedek parçalara sade vatandaşın erişimi engellenecektir. Bu genç girişimciliğin önüne konulan bir prangadır.

"Türkiye'nin bir yasaklar ülkesi olmasına izin vermeyeceğiz"

Bir yanda TEKNOFEST, bir yanda gençlerin ayaklarına zincir. Soruyoruz; bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Hani gençlerin önünü açacaktınız? Son kullanıcı ile ticari ithalatçı firmaları aynı kefeye koymak ne mantıklıdır ne de hakkaniyetlidir. Bu nedenle 6 Şubat 2026'da yürürlüğe girecek bu karar derhal geri çekilmelidir. Aksi halde Danıştay başta olmak üzere tüm yasal yolları sonuna kadar kullanılacak, TBMM'de de gerekli kanuni düzenlemeler teklifinde bulunacaktır. İYİ Parti olarak buradayız. Türkiye'nin bir yasaklar ülkesi olmasına izin vermeyeceğiz. Yetkilileri bu yanlış kararı geri çekmeye çalışıyoruz."

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.