Bir ünite kan üç hastanın tedavisine katkı sağlayabiliyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Biruni Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, bağışlanan bir ünite kanın bileşenlerine ayrılarak üç farklı hastanın tedavisinde kullanılabildiğini belirtti. Kan bağışının güvenli olduğunu vurgulayan Kaya, düzenli bağış çağrısı yaptı.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, bağışlanan bir ünite kanın bileşenlerine ayrılarak üç ayrı hastanın tedavisinde kullanılabildiğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü dolayısıyla görüşlerine yer verilen Kaya, kan bağışının yalnızca birkaç dakikalık bir işlem olmasına rağmen birden fazla insanın yaşamını etkileyebilecek önemli bir dayanışma örneği olduğunu vurguladı.

Kanın yerini tutabilecek yapay bir ürünün olmadığını, bu nedenle gönüllü ve düzenli kan bağışının sağlık sistemi açısından hayati önem taşıdığını aktaran Kaya, kanın yalnızca acil durumlarda değil, birçok hastalığın tedavisinde ihtiyaç duyulan temel bir sağlık kaynağı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Kan bağışı trafik kazaları, büyük ameliyatlar ve doğumlarda yaşanan kan kayıplarının yanı sıra lösemi, lenfoma, talasemi ve çeşitli kan hastalıkları nedeniyle tedavi gören hastalar için de büyük önem taşıyor. Bağışlanan kan özel işlemlerden geçirilerek eritrosit, trombosit ve plazma gibi farklı bileşenlere ayrılabiliyor. Böylece bir ünite kan, üç farklı hastanın tedavisinde kullanılabiliyor. Kırmızı kan hücreleri ameliyat geçiren ya da kan kaybı yaşayan hastalarda kullanılırken, trombositler kanser tedavisi gören veya kanama riski bulunan hastalar için hayati önem taşıyor. Plazma ise çeşitli hastalıkların tedavisinde değerlendirilebiliyor. Bu nedenle yapılan her bağış, düşündüğümüzden çok daha fazla insana ulaşabiliyor."

Kan bağışı güvenli bir işlem"

Kaya, toplumda kan bağışının sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine yönelik yanlış inanışlar bulunduğuna dikkati çekerek, sağlıklı bireyler için kan bağışının güvenli bir işlem olduğunu belirtti.

Bağış öncesinde gönüllülerin sağlık değerlendirmesinden geçirildiğini kaydeden Kaya, "Kan bağışında bulunan kişilerin tansiyon, nabız ve hemoglobin düzeyleri kontrol edilir. Uygun bulunan kişilerden alınan kan miktarı, vücudun kısa sürede yerine koyabileceği düzeyde. Sağlıklı bireylerde kan bağışının kalıcı bir sağlık sorununa yol açması beklenmez." ifadelerini kullandı.

Kan stoklarının sürdürülebilirliği için düzenli bağışçı sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kan ihtiyacı mevsimlere göre değişmiyor. Ancak yaz tatilleri ve seyahatler nedeniyle bağış oranlarında azalma görülebiliyor. Oysa hastanelerde tedavi gören hastaların kan ihtiyacı yıl boyunca devam ediyor. Bu nedenle uygun koşulları taşıyan herkesi düzenli kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz. Kan bağışı yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk. Bir gün hepimiz ya da sevdiklerimiz kana ihtiyaç duyabiliriz. Yapılan her bağış, tanımadığımız insanların yaşamına dokunan çok değerli bir iyilik hareketidir."

Kaynak: AA / Kerem Alp Eren Kaya
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.