Gol Kralı Haberleri

Gol Kralı haber, Gol Kralı son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gol Kralı - 2.2.2009
Hacettepe'ye Yeni Zelandalı Forvet
Turkcell Süper Lig takımlarından Hacettepe, Yeni Zelandalı santrfor Shane Smeltz'i renklerine bağladı. Mor-beyazlılar, ara transfer döneminin son gününde, Avustralya'nın Welington Phoenix takımında forma giyen Smeltz ile 2 yılı opsiyonlu 3,5 yıllık sözleşme imzaladı. Yeni Zelanda Milli Takımı'nda da yer alan Almanya doğumlu 28 yaşındaki Smeltz'in, Welington Phoenix formasıyla geçen sezonu 19 maçta 9 gol, 2 asist ile tamamlayarak Avustralya liginde gol kralı olduğu belirtildi.
Gol Kralı - 2.2.2009
Ekrem Hayyam Dağ: "Sahaya Yüreğimi Koyarım"
Mardin-Graz hattında doğup büyüdü, futbol topuyla gurbet ellerde tanıştı. Avusturya'nın o dönemdeki en iyi takımı Sturm Graz'ın A takımında 5 sezon oynadıktan sonra Gaziantepspor'a transfer oldu. Futbol Federasyonu'nun çıkardığı aylık TamSaha dergisine konuşan Ekrem Hayyam Dağ, Büyük takım hayaline, 28 yaşında Beşiktaş formasıyla kavuştu. Sahanın neresinde oynatılırsa oynatılsın, terinin son damlasına kadar işinin hakkını veren bir görev adamı olarak ön plana çıktı. Futbolu sadece beyni, ayakları, ciğeriyle değil, yüreğiyle de oynuyor denilen Ekrem Dağ, bu yüzden kısa sürede tribünlerin sevgilisi oldu. İşte Ekrem Hayyam Dağ'ın röportajının ayrıntıları; - Mardin doğumlusun ama futbola Avusturya'da başladığını biliyoruz. İstersen Mardin'deki hayatının ilk bölümünden başlayalım konuşmaya. Altı çocuklu bir ailenin ferdiyim. 1980 doğumluyum. 1989'da Mardin'den Avusturya'ya göç ettik. Asıl niyetimiz Almanya'ya gitmekti ama Avusturya'da kaldık. O dönemde Mardin'deki şartlar çok iyi değildi, bu nedenle ailem işçi olarak Avusturya'ya göç etti. Ben ailenin üç numaralı çocuğuyum. - Avusturya'ya gittiğinizde hayatınızda neler değişti? Orada daha iyi şartlar vardı. Hem okul hayatım hem de futbol kariyerim için Avusturya'ya gitmem çok yararlı oldu. Mardin'de kalsaydık belki bugünkü konumumda olamayacaktım. - Bambaşka bir ülkede yaşamak kolay olmasa gerek. Elbette bazı sıkıntılar vardır ama eğer çocuksanız ortama alışmanız kolay oluyor. Zorluğu annemiz, babamız çekti. Çocuklar ne yapar ki? Mardin'de de olsanız, Avusturya'da da yaşasanız o yaşta sadece oyun oynarsınız. - OKUL TAKIMINDA KEŞFEDİLDİM - - Avusturya'da futbola nasıl başladın? Babam beni okula yazdırmıştı. Önce okul takımlarında oynamaya başladım. Orada şampiyonluklar yaşadım ve gol kralı oldum.
Gol Kralı - 30.1.2009
İspanya'da Kral Kupası'nın Yarı Finalistleri Belli Oldu
İspanya Kral Kupası'nda Çeyrek Final Maçları Dün Gece Geç Saatlerde Oynanan Karşılaşmalarla Tamamlandı ve Yarı Finalistler Belli Oldu.
Gol Kralı - 30.1.2009
Barçayı Krkic Taşıdı
İlk Karşılaşmada 0-0 Berabere Kalan İki Takım, Turun İkinci Ayağında Nou Camp'ta Karşılaştılar.
Gol Kralı - 29.1.2009
Fildişi Sahili - Afrika Futbolunun Yükselen Değeri...
A Milli Futbol Takımı'nın 18 Şubat'ta İzmir'de özel maçta karşılaşacağı Fildişi Sahili ekibi milli futbolcularıyla Avrupa'nın gözde pazarlarından biri olarak dikkat çekiyor. Futbol Federasyonu resmi internet sitesinden Fildişi Sahili ile verilen tanıtım açıklamasında, Fildişi'nin ilk Dünya Kupası deneyimini Almanya 2006'da yaşadıktan sonra, Milli Takım performansıyla da ön plana çıkan bir ekip olduğu ve en parlak dönemini de 2005-2006 yılları arasında geçirdiği belirtilerek, FIFA sıralamasında ise 18'nciliğe kadar çıktığı açıklandı. Lakabı "Filler" olan Fildişi Sahili'nin Dünya Kupası'na katılmayı başarmadan önceki en büyük başarısının 1992 yılında Gana'yı penaltı atışları sonrasında yenerek Afrika Uluslar Kupası'nı kazanması gösterilen Fildişi Sahili ile ilgili şu görüşlere yer verildi; 2006 Dünya Kupası'nda Arjantin, Hollanda ve Sırbistan-Karadağ'la aynı grupta yer alan Fildişi Sahili, ilk grup maçında Arjantin'e 2-1 mağlup oldu. Afrika temsilcisi, grubun ikinci maçında Hollanda'ya da aynı skorla mağlup olunca, grubun Sırbistan Karadağ ile oynanan son maçı formaliteye dönüştü. Bu maçta 2-0 mağlup duruma düşmesine rağmen, Fakat Dindane'nin birisi penaltıdan iki golü ve Kalou'nun son dakikalardaki penaltısı ile Fildişi Sahili muhteşem bir geri dönüş yapıp Dünya Kupaları Tarihi'ndeki ilk galibiyetine ulaştı. - EN GOLCÜ OYUNCU DROGBA - Fildişi Sahili'nin en çok milli olan oyuncusu 75 kez bu formayı giyen, ve kariyerini İngiliz ekibi Tottenham Hotspur'da sürdüren Didier Zokora. Milli takımın en golcü ismi ise Fildişi Sahili için 33 gol kaydeden Chelsea'li ünlü forvet Didier Drogba. Fildişi Sahili Milli Takımı'nın en büyük bir özelliği tüm futbolcularının ülke dışında forma giyiyor olmaları. Bu futbolcular arasında en tanınmışı, ilk profesyonel sözleşmesini imzaladığında 21 yaşında olan Didier Drogba. Guingamp formasıyla 2002-2003 sezonunda attığı 17 gol onu Marsilya'ya ve Fildişi Sahili Milli Takımı'na yükseltti. Başarılı performansını burada da sürdüren Drogba, 2005'te 24 milyon pounda Chelsea'ye transfer oldu ve O sezon Chelsea'nin şampiyonluğunda büyük rol oynadı. Milli Takımı'nı da Dünya Kupası'na taşıdı ve finallerde takımı adına ilk golü kaydetti. O sezon Afrika'da Yılın Futbolcusu seçilen Drogba, 2006-07 sezonunda da İngiltere Premier Ligi'nin gol kralı oldu.
Gol Kralı - 29.1.2009
Aurelio'nun Takımı Çöküyor
İspanya Kral Kupası Çeyrek Final Rövanş Maçında, Milli Futbolcu Mehmet Aurelio'nun Formasını Giydiği Real Betis, 1 -0 Kaybettiği İlk Maçın Rövanşında Mallorca ile Golsüz Berabere Kalarak Kupaya Veda Etti.
Gol Kralı - 21.1.2009
Trabzonspor'da Genç Futbulcular Göksu ve Faty İmzayı Attı
Trabzonspor, PAF takımdan kadrosuna kattığı Göksu Alhas ile Brundili oyuncu Faty Papy için imza töreni düzenledi. Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde Kulüp Başkanı Sadri Şener'in de katıldığı törende genç futbolcular, 4,5 yıllık sözleşmeye imza attılar. Başkan Sadri Şener, burada yaptığı konuşmada, takıma iki kaliteli genç oyuncu kattıklarını belirtti. Şener, "Trabzonspor'un bu yıl yaptığı transferleri hepiniz iyi biliyorsunuz. Trabzonspor'un ruhunda olan iyi futbolcu yetiştirme özelliğini de biliyoruz. Bunun şuanda iyi bir örneğini göreceksiniz. Göksu PAF takımdan gelen iyi bir oyuncumuz. Gol kralımız.
Gol Kralı - 16.1.2009
Kezman Dönüyor
Fransız kulübünde aradığı ortamı bulamayan ve 19 maçta 4 gol atabilen Kezman, bir yıllık daha sözleşmesi bulunduğu Fenerbahçe’ye geri dönmek zorunda kalacak. SEZON başında İspanya Ligi Gol Kralı Daniel Güiza’yı renklerine bağlayan ve yabancı kontenjanını boşaltmak için kadrodaki yabancılardan birini elden çıkarmak zorunda kalan Fenerbahçe’nin PSG’ye kiralık gönderdiği Mateja Kezman geri dönüyor.
Gol Kralı - 16.1.2009
Kezman Geri Dönüyor!
SEZON başında İspanya Ligi Gol Kralı Daniel Güiza’yı renklerine bağlayan ve yabancı kontenjanını boşaltmak için kadrodaki yabancılardan birini elden çıkarmak zorunda kalan Fenerbahçe’nin PSG’ye kiralık gönderdiği Mateja Kezman geri dönüyor.
Gol Kralı - 14.1.2009
Olimpiyatlar İçin Altyapı Masaya Yatırıldı
Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin bu yıl 46.'sını düzenlediği ''46. Yıl Sporun Zirvesi Semineri''nin ikinci gününde yapılan, 'Türkiye'nin olimpiyat gerçeği' başlıklı oturuma katılan konuşmacılar Türk sporunun sıkıntılarını dile getirdi. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, geçmiş olimpiyatların analizi, 2012 Londra Olimpiyatları'nın hazırlıkları ile ilgili yaptığı konuşmanın ardından söz alan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Togay Bayatlı, Pekin'de 8, Atina'da ise 10 madalya alındığını, Türkiye'nin iki madalya kaybettiğini. ABD ise Pekin'de 30 madalya kaybettiğini belirterek, ABD'de bizdeki kadar gürültü çıkmadı. Ben olimpiyatlardan önce Çin'e dikkat edin dedim. Mesela halterde Taner Sağır kilo yükseltti 3 hakkında da başarılı olamadı ve sıfır çekti.'' dedi. Türk spor teşkilatının yapılanmasına da dikkat çeken TMOK Başkanı Bayatlı, ''Biz de federasyon yapılanması yanlış. Başkanlar fahri olarak görev yapıyor, kendi işiyle uğraşıyor ve federasyonu da profesyonel genel sekretere bırakıyor. Dünyada böyle değil. Biz de sporu devlet yönetiyor. Ben buna karşı değilim ama yanlışlırlar yapılıyor, dernekler kanununa göre yönetiliyor bununla da iş yapılmaz. Türkiye, Küba, Güney Kore ve Çin'de sporu devlet yönetiyor, diğer ülkelerde böyle bir durum yok. TMOK'ta bir dernek olarak çalışıyor. Buralarda işleri devlet yapıyor bu yanlış. Bu eskiden beri böyle İsmet İnönü bile sporu devlet yönetir derken, Atatürk özel bir heyetle olimpiyatı temsil ettirmiştir. Adnan Menderes devlet adamı olarak olimpiyat komitesi başkanlığı yapmıştır. Türkiye'de gazeteciler olimpiyat komitesi başkanı olmuştur.'' diye konuştu. Bayatlı, 12 spor dalında 20 bayan 48 erkek sporcu ile Pekin'e gidildiğini belirterek, ''Okullarımızda spor yok. Spor salonumuz ve tesislerimiz yok. Labaratuar var ama salon yok. 15 bin spor yüksek okul mezunu işsiz. Çocuklarımız yarış atı gibi imtihandan imtahana koşuyor. Ortaeğitime bir imtihan daha koyduk. Bu eğitim düzenimizin değişmesi lazım. Sporda kültür oluşturamadık. 20 yaşını geçmişe birşey yapamazsınız ama hiç değilse gelecek nesillere spor kültürünü aşılayalım. Milli Eğitim bizi 2-3 yıl oyaladı ama sporcu ve taraftar eğitimi sporu öğretmeyi amaçlıyoruz, bunu da okullarda yapacağız. Bir kitap hazırladık, umarım işe yarar.'' dedi. Türkiye'de birçok branşta yetenekli antrenör olmadığını da belirten Bayatlı, ''Bunu söyleyince yüzücüler kızdı. Pekin'de yokuz. Mehmet Özal, minderde güreşiyor Litvanyalı güreşçi Özal'ı iterek minder dışına çıkardı, çıkardı puanları aldı. Kural değişikliğinden Mehmet'in de antrenörünün de haberi yok. Bizimki elendi, o sporcu gitti ikinci oldu. Litvanya'nın güreşle ne alakası var. Takım sporlarına gelelim, 1960'tan beri takım sporlarında olimpiyatlarda yokuz. O zaman madalyaları nasıl alacağız. Futbol, basketbol, voleybolda neden yokuz diye kimse sormuyor. Bir taraftan sporcu eğitimi vermiyor, sporu sevdirmiyor, aileyi yönlendirmiyoruz, antrenörümüz yok, sonra da başarı bekliyoruz. Müsabaka sporcusu ayrı, keyf için spor yapan insan farklıdır. Bu yüzden bilimsel çalışma, bilinçli eğitimci şart. Lisan bilen federasyon başkanları şart. Türkiye olimpiyat yapabilir. Fakat önce yarışacak bir kadro yetiştirmek lazım. Türkiye'de Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin 100. yıl balosunu yaptık. Başkanı Naim Süleymanoğlu'nu koluna girip bizim Cumhurbaşkanı ile tanıştırdı. İşte yıldız sporcu bu. Biz de yıldız sporcu da yok, yıldız adayıda yok. Olimpiyat için şehir heryönüyle hazır olmalı. Şimdi olimpiyat yapmak büyük iş. Çin 38 milyar dolar harcadı. İngiltere olimpiyat köyünü yapamıyor. Ekonomik kriz yaşıyor. Türkiye olimpiyat yapacaksa 26 ile 28 milyar dolara ihtiyaç var. Dünya gençlik olimpiyatları da var. 2 milyar dolara yapılıyor. Olimpiyat Hazırlık ve Düzenleme Kurulu diye bir kurul var. Ama maddi hiç bir gücü yok. TMOK ayrı, Hazırlık ve düzenleme kurulu ayrıdır. Bu kurulun başkanı dönemin spor bakanıdır. validir, belediyedir, GSGM'dür. Bu bir kittir ve gelirleri at yarışları, milli piyango'dandır. Şimdi bunu da maliye bakanlığı kendine bağladı. Bizim, bu kurul ile tek ortak noktamız aynı binayı kullanıyoruz. Başka bir birlikteliğimiz ylok. Çalışmalarımız iyi 150 sporcuya burs veriyoruz. TMOK'nin sporcusu, antrenörü, yönetici yoktur biz sadece teknik olarak destek veriyoruz.'' - UĞUR ERDENER: ''BAŞARININ TANIMINI ÖNCE YAPMAMIZ GEREK'' - IOC Üyesi ve FITA Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener ise, yaptığı konuşmada başarının tanımının önemli olduğunu belirterek, ''Madalya mı, Kota sayısımı, katılan sporcu sayısı mı?, kafile büyüklüğümü, takım sporlarında katılım mı, olimpiyatların temeli, atletizm, yüzme ve başka bir spor dalımı. 68 sporcu ile Pekin'deyiz. 8 madalya var. İsviçre 80 sporcu ile katılmış. Bunların iyi analiz edilmesi gerek.'' dedi. Erdener, Pekin Olimpiyatları'nın 28 dalda yapıldığını, 2012 Londra Olimpiyatları'nın ise 26 dalda olacağını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü; ''Biz Türkiye olarak, 12 dalda varız diğerlerinde yokuz. Katılımımızın birçoğu B barajı geçilerek elde edilmiş. Bizim gelecekle ilgili plan yaparken takım sporlarını ön planda tutmalıyız. Bu takım sporlarında olursak kafile büyüklüğümüz otamatikman yükseliyor. Spor bir bilim dalı, bilimsel çalışma şart. Antrenör ve teknik adamlarımızın lisan probeli var ve gelişmeler takip edilemiyor. Okçulukta teknik adamlarımıza lisan için öğüt verdik ama başaramadık. Sonuçta milli takımın başına bir koreli getirdik. Yapıyı her ne kadar eleştirsekte spor modelimiz devlet ağırlıklı. Bir şansımız var GSGM ve TMOK aynı frekansta koordineli çalışıyor. Devletin spora vereceği desteğin devam etmesi gerek. Federasyonların kendi yağlarıyla kavrulmaları çok zor. Pekin'e 204 ülke, 10 bin 854 sporcu ile katılındı. 6 bin yönetici 26 bin basın mensubu vardı. Bizim ülke olarak bu rakamların nerelerinde olduğunu iyi analiz etmemiz gerek.'' Panele konuşmacı olarak katılan Akşam gazetesi spor yazarı ve ekonomist Doç. Dr. Deniz Gökçe ise, yaşanan çarpıklıklara dikkat çekti. Gökçe, Olimpiyatlar için yapılan akademik çalışmalar hakkında bilgi verirken, Türkiye'de olimpzm ruhu, okullarda spor ve sporcu kültürünün gerektiği gibi olmadığını söyledi. Okullarda sporun yalan olduğunu belirten Gökçe, çekiç atmada yarışan Eşref Apak ile Çin'e beraber gittiklerini, antrenörünün, ''Deniz hocam Eşref için hiç beklentiye girme her zaman attığının 10 metre altında atacak dedi.' neden diye sorma, çünkü Atina'da madalyayı aldı, parayı kaptı, evlendi ve yattı.'' dediğini belirtti. Gökçe, eğitime de önem verilmediğini belirterek, Avrupa gol kralı Tanju Çolak'a İngilizce öğrenmesi için yardımcı olma teklifinde bulunduğunu, ancak Tanju'nun buna yanaşmadığını belirterek, ''Avrupa gol kralı olarak iki önemli olaya da imza attı.
Gol Kralı - 10.1.2009
Trabzonspor Ajax'lı Yıldızın Peşinde
Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor'un, Hollanda'nın Ajax Kulübü'nün Brezilyalı oyuncusu Leonardo Vitor Santiago'yu gündemine aldığı bildirildi. Sol kanat oyuncusu arayışlarını sürdüren bordo-mavililerin, 25 yaşındaki Brezilyalı oyuncunun transferi için araştırma yaptığı öğrenildi. Kulüp asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu, sol kanat için ellerinde bulunan listede Leonardo'nun da bulunduğunu belirterek, ''Şu anda bu isim üzerine bir yoğunlaşma yok. Oyuncuyla ilgili araştırma yapıyoruz'' dedi. Bu futbolcuyu daha önce bordo-mavili kulüpte forma giyen ve gol kralı olan Gürcü oyuncu Şota'nın önerdiği öğrenildi.
Gol Kralı - 10.1.2009
Trabzonspor'da Transfer Çalışmaları
Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor'un, Hollanda'nın Ajax Kulübü'nün Brezilyalı oyuncusu Leonardo Vitor Santiago'yu gündemine aldığı bildirildi. Sol kanat oyuncusu arayışlarını sürdüren bordo-mavililerin, 25 yaşındaki Brezilyalı oyuncunun transferi için araştırma yaptığı öğrenildi. Kulüp asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu, sol kanat için ellerinde bulunan listede Leonardo'nun da bulunduğunu belirterek, ''Şu anda bu isim üzerine bir yoğunlaşma yok. Oyuncuyla ilgili araştırma yapıyoruz'' dedi. Bu futbolcuyu daha önce bordo-mavili kulüpte forma giyen ve gol kralı olan Gürcü oyuncu Şota'nın önerdiği öğrenildi.
Gol Kralı - 8.1.2009
Güiza: Penaltıdan Gol Atmak Bana Keyif Vermiyor
Fenerbahçe'nin İspanyol oyuncusu Daniel Gonzalez Güiza, ligin ilk yarısında istenilen başarıyı sergileyemediğini, ancak üzerindeki gol baskısını ikinci yarıda atacağını ve şampiyonluk için elinden gelen bütün mücadeleyi vereceğini söyledi. Fenerbahçe Gazetesi'ne özel bir röportaj veren Güiza, Türkiye'de ve Fenerbahçe'de olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti. Soru-cevap şeklindeki röportaj şöyle: *Okçuluk ne zaman ve nasıl doğdu? İspanya'da Kiko (Francisco Miguel Narvaez) isimli bir futbolcu vardı. O da gol attıktan sonra bu hareketleri yapıyordu. Ben de ondan esinlendim. Okçuluğun bendeki doğuşu da böyle oldu. Bakmayın siz ilk yarıya. Alışma dönemi bitti. Oklarımı ikinci yarıya sakladım. *İspanya'daki Güiza ile Fenerbahçe'deki Güiza arasındaki fark nedir? Bana göre Fenerbahçe çok büyük bir camia ve futbol takımı da kendini kanıtlamış bir ekip. O nedenle burada olmaktan gururluyum. Benim için hiçbir fark yok. *Taraftarlarımız senin gollerini çok özledi. İkinci yarı daha çok gol atan bir Güiza izleyebilecekler mi? Ben aslında şöyle demek istiyorum. Her zaman için başarı çalışarak kazanılır, çalışmamın da meyveleri olan gollerin geleceğini düşünüyorum. *Çok koşup pres yapıyorsun. Bu çaban taraftarı mutlu ediyor. Ancak çok koştuğun için mi gol yollarında zorluk çekiyorsun? Tabii ki ben çok koşup pres yapan bir oyuncuyum. Fenerbahçe gibi büyük bir takımda da koşmak ve çabalamak lazımdır. Ben de onun gereklerini yapıyorum. Gol atmayı ben de istiyorum. En kısa zamanda bu da olacak. *Semih'le birlikte oynadığın zaman hem gol atıyorsun, hem de asist yapıyorsun. Semih ile daha rahat mı oynuyorsun? Onun yokluğunu hissediyor musun? Semih bana göre de Fenerbahçe için iyi bir futbolcu. Ben de kısa zamanda onunla çok iyi anlaştım. Tekrar sahalara döndüğünde onunla birlikte oynamak istiyorum. *İspanya'da bir futbolcu izin gününde istediği yere gidip gezebilir diye düşünüyorum. Oysa Türkiye'de medya bu konuda çok acımasızca davranıyor. Bu konuda neler düşünüyorsun? Bu konuda şunu herkes bilsin ki; benim mesajım şudur: Benim hakkımda haber yaparken doğruları yazsınlar, doğruları çizsinler. Yalan haber yazmasınlar. Bunlardan dolayı tabii ki canım bir hayli sıkılıyor. *Bu sene şampiyon olursak, Şampiyonlar Ligi'ne ön elemesiz katılacağız. O halde takım olarak neler yapmamız lazım? Biz zaten yavaş yavaş o serileri kazanmaya başladık. Uzun zamandır yenilmeden devam ediyoruz. Burada takım içindeki birliktelik herkes için çok önemli. Her maçımızı ciddi şekilde çalışarak, kazanıp yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki taraftarlarımız bize inansınlar ve güvensinler biz onları kazanacağımız kupalarla onurlandıracağız. *Geçen sene İspanya'da "Gol Kralı" oldun.
Gol Kralı - 8.1.2009
Güiza: Alışma Dönemi Bitti
Güiza, Fenerbahçe Gazetesi'ne verdiği röportajda, ''Okçuluk ne zaman ve nasıl doğdu'' şeklindeki soru üzerine, ''İspanya'da 'Kiko' (Francisco Miguel Narvaez) isimli bir futbolcu vardı. O da gol attıktan sonra bu hareketleri yapıyordu. Ben de ondan esinlendim. Okçuluğun bendeki doğuşu da böyle oldu. Bakmayın siz ilk yarıya. Alışma dönemi bitti. Oklarımı ikinci yarıya sakladım'' açıklamasını yaptı. İspanya'daki Güiza ile Fenerbahçe'deki Güiza arasında hiçbir fark bulunmadığını kaydeden İspanyol futbolcu, şöyle devam etti: ''Fenerbahçe çok büyük bir camia ve futbol takımı da kendini kanıtlamış bir ekip. O nedenle burada olmaktan gururluyum. Her zaman için başarı çalışarak kazanılır, çalışmamın da meyveleri olan gollerin geleceğini düşünüyorum. Tabii ki ben çok koşup pres yapan bir oyuncuyum. Fenerbahçe gibi büyük bir takımda da koşmak ve çabalamak lazım. Ben de onun gereklerini yapıyorum. Gol atmayı ben de istiyorum. En kısa zamanda bu da olacak.'' Güiza, ''Geçen sene İspanya'da gol kralı oldun.
Gol Kralı - 8.1.2009
Guiza: "Dünya Çapında Bir Kulüpte Oynuyorum"
*Geçen sene İspanya'da "Gol Kralı" oldun.
Gol Kralı - 5.1.2009
David Villa Kulübünden Memnun
İspanya Birinci Futbol Ligi (La Liga) takımlarından Valencia CF'nin forvet oyuncusu David Villa, kulübünden memnun olduğunu, sözleşmesi dolana kadar burada kalmak istediğini söyledi. Villa, cumartesi günü Atletico Madrid'i sahalarında 3-1 yendikleri maçın ardından yaptığı açıklamada, transfer iddialarını yalanlayarak, kulübünden memnun olduğunu belirtti. İspanyol golcü, “Yazın yenilediğim sözleşmem, 2014 yılında doluyor. Bu tarihe kadar kulübümde oynamak, hatta sözleşmemi 1 yıl daha uzatmak istiyorum” dedi. Valencia Kulübü de internet sitesinde yer verdiği açıklamada, Villa'yı satmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, herhangi bir kulüple görüşme halinde de olmadıklarını bildirdi. İspanya Milli Futbol Takımı formasıyla 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda kaydettiği 12 golle turnuvanın gol kralı olan Villa, takımının kupayı kaldırmasında büyük rol oynamıştı.
Gol Kralı - 3.1.2009
Güiza 2008'in En Golcü 10 Futbolcusu Arasında
Fenerbahçe'nin İspanyol futbolcusu Daniel Gonzales Güiza, 2008'in en golcü oyuncuları arasında 10. sırada yer aldı. Geçen sezon İspanya Ligi'nde Real Mallorca formasıyla ''Gol Kralı'' olan Güiza, attığı 27 golle Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun yaptığı değerlendirmede 2008'in en golcü 10.
Gol Kralı - 1.1.2009
Galatasaraylı Futbolcu Baros: "Galatasaray'ın Kalitesi İşimi Kolaylaştırıyor"
Galatasaray'ın Çek futbolcusu Milan Baros, TamSaha Dergisi'ne verdiği röportajda Galatasaray'ın kalitesinin işini kolaylaştırdığını söyledi. Sarı-kırmızılı takımın golcü futbolcusu Baros, Türkiye Futbol Federasyonu'nun(TFF) resmi yayın organı TamSaha Dergisi'ne birbirinden ilginç açıklamalar yaptı. Baros röportajının ayrıntıları şöyle: -Euro 2004'te Gol Krallığı ve 2005'te Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan bir oyuncunun Turkcell Süper Lig'de oynamasından duyduğumuz memnuniyeti belirterek başlayalım ve hemen Banik Ostrava'da parlayıp Liverpool'a transfer olduğun günlere dönelim. Henüz 21 yaşındayken Dortmund, Juventus ve Inter'in transfer listesine girebilmen önemliydi. İlk sorum, o yaşta bu denli ön plana çıkmayı nasıl başardığın? 18-19 yaşımda profesyonel oldum ve 3 yıl boyunca Banik Ostrava'nın A takımında oynadım. Bu süreçteki performansımla birçok takımdan transfer teklifleri aldım ama Liverpool'unkini değerlendirdim. Çünkü küçük yaştan beri hayalim İngiltere'de futbol oynamaktı. -Liverpool'da bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamana karşın sürekli oynayan bir futbolcu olamadın. Ardından Aston Villa'da da benzer sıkıntıları yaşadın. İngiltere'de aradığını bulamadığını söyleyebilir miyiz? Futbolda böyle şeyler oluyor. Beni her iki takıma götüren teknik direktör de kısa zaman sonra takımdan ayrıldı. Yeni gelen teknik direktörler de kendi tercih ettikleri oyuncularla takımlarını kurmak istedi. Fakat ben hem Liverpool'da hem de Aston Villa'da takımın gol kralı oldum.
Gol Kralı - 30.12.2008
Trabzonspor'a Genç Golcü
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Yönetim Kuruluna Transferlerin Kampa Yetişmesi İçin Çağrıda Bulundu.
Gol Kralı - 30.12.2008
Yanal Transferleri Bekliyor
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Yönetim Kuruluna Transferlerin Kampa Yetişmesi için Çağrıda Bulundu.
Gol Kralı - 28.12.2008
Bank Asya'nın Kralı Maçtan Önce 'Allah'ım Bana Güç Ver' Diye Dua Ediyor
Bank Asya'nın Gol Kralı Bruno, Her Maçtan Önce 'Allah'ım Bana Güç Ver' Diyerek Dua Ettiğini Söyledi.
Gol Kralı - 28.12.2008
Süper Ligde 16 Hafta: 28 Gol Artı Dakikalarda Atıldı
Turkcell Süper Lig'de 2008-2009 sezonunun 16 haftalık ilk bölümünde, maçlarda kaybolan sürelerin ilave edildiği "90 artı" dakikalarda toplam 28 gol atıldı, bu gollerden 14'ü puana etki etti. Sezonun ilk bölümünde yapılan toplam 144 maçta fileler 382 kez havalanırken, "90 artı" dakikaların 28 golü 27 maçta kaydedildi. Eskişehirspor-Galatasaray maçında ise kaybolan sürede futbolseverler 2 gol birden izledi. -UZATMA DAKİKASI GOLCÜLERİ- Ankaraspor ve Eskişehirspor, maçlarda kaybolan sürelerin oynatıldığı bölümde en skorer takımlar olarak öne çıktı. Her iki ekip de müsabakalarda hakem tarafından ilave edilen "90 artı" dakikalarda 4'er gol attı. Bu iki takımın yanı sıra Fenerbahçe ve Ankaragücü 3'er, Bursaspor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Kocaelispor 2'şer, Galatasaray, Beşiktaş, Antalyaspor, Denizlispor, Gaziantepspor, Kayserispor, Hacettepe ve Gençlerbirliği de 1'er kez son anlarda attıkları gollerle sevindi. -EN ŞANSSIZ DENİZLİSPOR- Karşılaşmalarda kaybolan süreler oynanırken kalesinde en çok golü ise Denizlispor gördü. Ardından Galatasaray, Antalyaspor, Kocaelispor ve Konyaspor 3'er, Trabzonspor, Gaziantepspor ve Eskişehirspor 2'şer, Beşiktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Hacettepe, Kayserispor, Bursaspor ve Ankaragücü de 1'er kez "90 artı" dakikalarda gol yeme üzüntüsü yaşadı. -EN GOLCÜSÜ YOULA- Eskişehirsporlu Youla, kaybolan sürelerde 3 kez fileleri havalandırdı ve bölümün "en golcü futbolcusu" olarak öne çıktı. Gineli futbolcu, Kocaelispor, Galatasaray ve Denizlispor maçlarında "90 artı" dakikalarda meşin yuvarlağı filelere gönderirken, Eskişehirspor bu 3 maçtan da 3'er puanla ayrıldı. Ayrıca, Fenerbahçeli Deivid Bursaspor ve Galatasaray, İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu İbrahim Akın da Antalyaspor ve Konyaspor maçlarında 1'er gol atarak, kaybolan sürelerin diğer golcüleri oldu. -EN GEÇ GOLÜ LOVREK ATTI- Turkcell Süper Lig'de 2008-2009 sezonunun 16 haftalık ilk bölümünde en geç golü Eskişehirsporlu Lovrek attı. Kırmızı-siyahlı takımın sahasında Galatasaray ile oynadığı maçta 90 artı 8. dakikada topu filelere gönderen Lovrek, sezonun en geç atılan golünü kaydetti. Geçen sezonun gol kralı Fenerbahçeli Semih de Kocaelispor maçında 90 artı 6.
Gol Kralı - 28.12.2008
Futbol Krize Büyük Çalım Attı Cirosu 6 Milyar Dolara Çıktı
Fenerbahçe’nin 2007-2008 sezonu Şampiyonlar Ligi’nde elde ettiği başarıya Milli Takım’ın Euro 2008’deki tarihi zaferleri de eklenince Türk futbol endüstrisi 6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Turkcell Süper Lig’de oynayan futbolcuların değeri de 730 milyon Euro’yu geçti. TÜRKİYE futbol endüstrisi 2008 yılında ekonomik krize rağmen büyümesini sürdürdü. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’nin Avrupa’da yakaladığı başarıya Milli Takım’ın Euro 2008’deki tarihi zaferleri de eklenince Turkcell Süper Lig’de mücadele eden futbolcuların değeri 730 milyon Euro’ya çıktı. Araştırmalara göre Türkiye futbol endüstrisinin büyüklüğü de 6 milyar dolara ulaştı. Hazırladığı projelerle futbol ekonomisini büyütmeyi planlayan Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ı da Türk futbolu 2008 yılında kaybetti. Avrupa’dan kazandık 2008 Milli Takım için zaferlerle dolu bir yıl oldu. Yarattığı ekonomik değer açısından dünyanın 5’inci büyük spor organizasyonu olan Euro 2008’de yarı final oynayan Milli Takım, en çok para kazanan 3’üncü takım oldu. 2007-2008 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde tarihi bir başarıya imza atan Fenerbahçe de, Avrupa’nın en çok para kazanan kulüpleri sıralamasında 7’inciliğe yükseldi. Geçen sezon şampiyonluğa ulaşan Galatasaray ise Turkcell Süper Lig’de topladığı puanlar, şampiyonluk primi ve diğer gelirlerle 23 milyon 960 bin YTL’yi kasasına koyarak bu sıralamada liderlik koltuğuna oturdu. Şampiyonluğu son haftalarda kaybeden Sivasspor ise 11 milyon 898 bin YTL kazanarak Anadolu’nun en çok kazanan kulübü oldu. En pahalısı Gökdeniz Gökdeniz Karadeniz’i Rusya’nın köklü kulüplerinden Rubin Kazan’a satan Trabzonspor bu transferden 9 milyon Euro’ya yakın gelir elde ederek Türk takımları arasında transferden en çok para kazanan kulüp oldu. Trabzonspor daha önce de Fatih Tekke’yi yine Rus takımlarından Zenit’e 7.5 milyon Euro’ya satmıştı. 2008 yılının en pahalı futbolcusunu ise Fenerbahçe transfer etti. İspanya’nın gol kralı olduktan sonra Euro 2008’de gösterdiği başarılı performansla göz dolduran Daniel Guiza Fenerbahçe’ye 14 milyon Euro’ya mal oldu.
Gol Kralı - 25.12.2008
Yeniler Fenerbahçe'ye Yaramadı
2008-2009 sezonuna teknik direktör Luis Aragones ile yeni bir başlangıç yapan sarı-lacivertli ekibin yeni transferleri Burak, Emre, Güiza ve Josico, 16 haftalık ilk bölümde takımlarına beklenen katkıyı yapamadı. Ligin 16 haftalık ilk bölümünde Burak 182, Emre 628, Josico 691 ve Güiza 1414 dakika forma giydi. Geçen sezon takımda bulunan futbolcular mücadele ve gol yükünü sırtlayarak sarı-lacivertlileri ayakta tuttu. -İSPANYA ''GOL KRALI'' SÜPER LİG'E ALIŞAMADI- Sarı-lacivertli ekibin İspanya'nın Real Mallorca takımında transfer ettiği İspanyol forvet Güiza, ilk bölümdeki performansıyla düş kırıklığı yarattı. Geçen sezon İspanya Ligi gol kralı olan Güiza, yeni takımında en çok şans verilen oyuncular arasında yer almasına rağmen gol yollarında etkili olamadı.
Gol Kralı - 25.12.2008
Fenerbahçe'ye Yeniler 'İlaç' Olamadı
Fenerbahçe 2008-2009 sezonu için kadrosuna kattığı 4 yeni futbolcusundan, sezonun 16 haftalık ilk bölümünde beklediği verimi alamadı. 2008-2009 sezonuna teknik direktör Luis Aragones ile yeni bir başlangıç yapan sarı-lacivertli ekibin yeni transferleri Burak, Emre, Güiza ve Josico, 16 haftalık ilk bölümde takımlarına beklenen katkıyı yapamadı. Ligin 16 haftalık ilk bölümünde Burak 182, Emre 628, Josico 691 ve Güiza 1414 dakika forma giydi. Geçen sezon takımda bulunan futbolcular mücadele ve gol yükünü sırtlayarak sarı-lacivertlileri ayakta tuttu. Sarı-lacivertli ekibin İspanya'nın Real Mallorca takımında transfer ettiği İspanyol forvet Güiza, ilk bölümdeki performansıyla düş kırıklığı yarattı. Geçen sezon İspanya Ligi gol kralı olan Güiza, yeni takımında en çok şans verilen oyuncular arasında yer almasına rağmen gol yollarında etkili olamadı.
Gol Kralı - 24.12.2008
Semih Şentürk, Başkana Forma Hediye Etti
A Milli Futbol Takımı'nın ve Fenerbahçe'nin Başarılı Santrforu Semih Şentürk, Devre Arası Tatili için Geldiği İzmir'de, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu Ziyaret Etti.
Gol Kralı - 24.12.2008
Aragones En Çok Şansı Güiza'ya Verdi
Turkcell Süper Lig'de ligin 16 haftalık ilk bölümü geride kalırken, Fenerbahçe'de, bütün maçlarda forma giyen ve en uzun süre sahada kalan futbolcu Güiza oldu. Gol yollarındaki performansı nedeniyle eleştirilen İspanyol forvete, teknik direktör Luis Aragones ilk bölümdeki 16 maçın tamamında forma verirken, Güiza toplam 1414 dakika sahada kaldı. Forma giydiği 16 maçta da ilk 11'de sahaya çıkan Güiza, sarı-lacivertli ekibin geçen sezonki gol kralı Semih'in de sakatlığı nedeniyle birçok maçta forma giyememesiyle sürekli şans buldu.
Gol Kralı - 24.12.2008
Fenerbahçe'nin Gol Raporu
Turkcell Süper Lig'in 16 haftalık ilk bölümünün ardından Fenerbahçe, rakip filelere en çok golü maçların ikinci yarılarında attı. Ligin 16 haftalık bölümünü 31 golle tamamlayan sarı-lacivertli futbolcular, 17 golü ikinci yarılarda 14 golü de ilk yarılarda kaydettiler. Toplam 18 gol yiyen sarı-lacivertliler, rakip filelere en çok golü (7) 61-75. dakikalar arasında atıp, kalesinde ise en çok golü (6) son çeyrekte gördü. Fenerbahçe'de sezonun ilk bölümünde attığı 5 golle kaptan Alex, en golcü futbolcu oldu. Sarı-lacivertli ekibin büyük umutlarla transfer ettiği, geçen sezon İspanya Ligi'nin gol kralı Güiza, 16 haftalık bölümü sadece 4 golle tamamlarken, savunma oyuncusu Lugano da İspanyol forvet ile aynı sayıda gole imza attı.
Gol Kralı - 17.12.2008
Hoffenheim'ın Başarısı Tesadüf Değil!
Tarihinde ilk defa oynadığı Alman birinci ligi Bundesliga'da sezonun ilk yarısını lider kapatan köy takımı Hoffenheim başarılarıyla herkesin dilinde. Öyle ki ülke içinde spor gazetelerinin manşetlerinden inmeyen, bültenlerinin ilk sıralarında yer alan köy takımı kendisine ülke dışında da büyük bir hayran kitlesi edinmiş durumda. Ancak Hoffenheim'ın son üç yılda gösterdiği başarı tesadüf değil. Alman üçüncü liginden, ikinci ligine oradan birinci lig Bundesliga'ya yükselen ve sezonun ilk yarısını da lider kapatan Hoffenheim'ın başarısında üç yıldır takımda top koşturan kaptan Selim Teber'in de katkısı büyük. Sezona Energie Cottbus karşısında aldığı farklı galibiyetle iyi bir başlangıç yapan Hoffenheim, ilk yarının son maçında Schalke 04'le evinde 1-1 berabere kalarak büyük bir sürprize daha imza atıp sezonu 35 puanla zirvede tamamladı. Hoffenheim bu maçtan kaptan Selim Teber'in golüyle Bayern Münih'in önünde "ilk yarı lideri" olarak ayrıldı. Kaptan Teber, attığı golle birlikte takıma ilk yarı için büyük bir moral kazandırırken, başarılarının tesadüf olmadığını da sözlerine ekledi. Teber, hem teknik direktör Ralf Rangnick hem de takım arkadaşları tarafından sevilmesinin nedenlerini sıraladı. Almanya'nın Mannheim kentinde CİHAN'a özel bir mülakat veren Teber, Hoffenheim'ın başarılarının ardında yatan sırrı açıkladı. Avrupa'da futbolla ilgili olan olmayan bu takımın ismini duydu. Alman futbol geleneğini değiştirmeye başlayan, Bayern Münih, Borussia Dortmund ve Schalke 04 gibi dev takımlara parmak ısırtan Hoffenheim, başarılarıyla herkesi şaşırtıyor. Ülkenin en zengin ilk sekiz kişisi arasında gösterilen milyarder Ditmar Hopp'un takımı satın aldığında ismini kimsenin duymadığı köy takımı şimdilerde ülke gündeminden düşmüyor. Üçüncü lig, ikinci lig, derken Bundesliga'ya kadar yükselip yine bir sürpriz yapan Hoffenheim, sezonun ilk yarısını da lider bitirdi. Takımın patronu Hopp, Teknik Direktör Ralf Rangnick ve Kaptan Selim Teber'li Hoffenheim futbol takımının başarısı tesadüf görünmüyor. Her kesin olduğu gibi Teber'in de başarıda büyük payı var. Yozgatlı bir ailenin dört çocuğundan biri olarak Almanya'da doğan Selim Teber, üç yıldır bu futbol takımında top koşturuyor. Hem Teknik Direktörü hem takım arkadaşları tarafından sevilen 27 yaşındaki futbolcu, başarılarının sırrını takım ruhuna, düzenli özel yaşama ve iyi yatırımlara bağlıyor. Dzneta isimli bir Boşnak'la beş yıldır evli olan Teber, 2,5 yaşında Melodi Şemsi isimli bir kız çocuğu babası. Teber'in eşi de takım arkadaşı Vedad İbisevic gibi, 1990'lı yıllarda Bosna Savaşı'ndan kaçarak Almanya'ya sığınmış. Okul yıllarında tanıştığı Boşnak kızı ile Almanya'dan sınır dışı edilmesi ve Amerika'da yaşamını sürdürmesi esnasında da irtibatını devem ettirmiş ve beş yıl kadar önce de evlenerek eşini Almanya'ya geri getirmiş. Boşnak anne ve Türk babanın evinde dört dil konuşuluyor; Türkçe, Boşnakça, Almanca ve İngilizce. Takımdaki Boşnak oyuncular da sık sık Teber'i maç ve antrenmanlardan kalan zamanda ziyarete geliyor. Hoffenheimlı futbolcuların özel yaşamlarının büyük kısmı saha dışında da birlikte geçiyor. Kaptan Selim Teber, başarıyı bu takım ruhuna bağlıyor. Aynı zamanda futbolcunun uyumlu olmasına dikkat ettiklerini, patronların Hopp'un çok para harcamasına rağmen takımın işleyişini teknik direktör Rangnick'e bıraktığını kaydeden Kaptan Selim Teber, başarılarının tesadüf olmadığını vurguluyor. "Takıma bir futbolcu alınırken, onun yeteneğiyle birlikte sosyal durumu da göz önünde bulunduruluyor. Takıma uyum sağlar mı, iyi ahlaklı mı kötü alışkanlıkları veya özel yaşamında bozuklukları var mı? Bunlara da dikkat edilir," diyen Teber, aile hayatının ve düzenli yaşamanın başarıda etkili olduğunun altını çiziyor. Üç yıldır takımda top koşturan Kaptan Teber, bir anlamda takımın bel kemiğini oluşturuyor. Hem Rangnick hem de oyuncular, Selim'i çok seviyor. Mütevazi ve uzlaşmacı kişiliğiyle ön plana çıkan Kaptan Teber, bu durumu açıklarken şöyle konuşuyor: "Takımda kaptanlık yapabilecek düzeyde Alman arkadaşlar da var ama hoca bana güveniyor." Hoffenheim'da futbolcu olmak için sadece yeteneğin yeterli olmadığını söyleyen Teber, aynı zamanda futbolcunun ahlaklı, özel yaşantısında da aşırıya kaçmayan ve gece gündüz futbolda başarıyı düşünen bir karaktere sahip olmasının da önemli olduğuna vurgu yapıyor. Teber, "Futbolcu yetenekli olsa bile, sosyal olarak uyumsuz ve özel yaşantısında da problemli ise, bizim takımda forma giymesi çok zor" diyor. Takımın patronu milyarder Ditmar Hopp'un futbolcularına çok iyi yatırım yaptığını kaydeden yetenekli futbolcu, "Sahaya çıktığımızda aklımızda sadece futbol oluyor, saha gerisindeki problemlerimizi hem Teknik Direktörümüz hem de patron hallediyor. Bize sadece sahada futbol oynamak kalıyor" şeklinde konuşuyor. Oyuncuların saha içinde yaşadıkları tartışma ve problemleri anında müdahale ederek çözdüklerini ve işin büyümeden halledilmesini sağladıklarını kaydeden Hoffenheim'ın Kaptanı, takımdaki havanın bozulmamasına dikkat ettiklerinin altını çiziyor. Potronları Hopp'un yönetim tarzını da çok beğenen kaptan, bunun Türkiye'deki takımlara da örnek olması gerektiğini belirtiyor. Kaptan Teber, şöyle konuşuyor: "Patron, hocaya müdahale etmez, gerekli şartlar neyse onun alt yapısını oluşturur. Belki bazı tavsiyeleri olur ancak kadronun kurulmasından oyun düzenine kadar iyi hocaya bırakır ve hocanın işine karışmaz. Sahadan mağlubiyetle ayrıldığımız durumlarda bile, çok büyük üzüntü olur ne patron ne de hoca, futbolculara sert konuşmaz. Onlara moral vermeye çalışır." Hoffenheim Kaptanı Selim Teber, bu atmosferde oynayan futbolcuların kendilerin güvendikleri ve sahada açık futbol oynadıklarını da sözlerine ekliyor. Kaptan, Almanların efsane futbolcusu Gerd Müller'in tahtına göz diken takım arkadaşı Vedad İbiseviç'in gol kralı olmasını arzu ediyor.
Gol Kralı - 15.12.2008
Tanju Çolak, Muğlalı Öğrencilerle Buluştu
Muğlaspor Balosu İçin Bu Şehre Gelen Eski Avrupa Gol Kralı Tanju Çolak, Muğla Üniversitesi'nde Düzenlenen "Türkiye'de Futbol Antrenörlüğü ve Transfer Politikaları" Konulu Panele Katıldı.
Gol Kralı - 10.12.2008
Araya Giren Komşu Kızı
GÜİZA'NIN, KOMŞU KIZIYLA GEÇİRDİĞİ GECEYİ ÖĞRENEN SEVGİLİSİ VE MENAJERİ NURİA BERMUDEZ'DEN AYRILDIĞI ÖĞRENİLDİ. BİR ZAMANLAR ÇOK MUTLUYDULAR.... Fenerbahçe'nin 'Okçu' lakaplı forvet oyuncusu Daniel Güiza'nın, komşu kızıyla geçirdiği bir geceyi öğrenen sevgilisi ve menajeri Nuria Bermudez'den ayrıldığı öğrenildi. İspanya'da geçtiğimiz yıl gol kralı olmasına rağmen Türkiye'de gol yollarında Fenerbahçeliler'i memnun edemeyen Daniel Güiza, bir darbe de sevgilisi ve menajeri Nuria Bermudez'den yedi.
Gol Kralı - 8.12.2008
Güiza Bekleneni Veremiyor
İspanya Birinci Futbol Ligi "La Liga"da Geçen Sezon Gol Kralı Olan Fenerbahçe'nin İspanyol Oyuncusu Daniel Gonzalez Guiza, Sarı -Lacivertli Takımda Bu Sezon En Çok Forma Giyen Oyuncu Olmasına Karşın, Fazla Gol Atamıyor.
Gol Kralı - 8.12.2008
Körfez'in Golcüsü Atıyor Ama Takımı Kazanamıyor
Kocaelispor'un forvet oyuncusu Taner Gülleri, Turkcell Süper Lig'de ''4 büyükler'' olarak anılan Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'a gol atmayı başardı. Fakat yeşil-siyahlı takım bu karşılaşmaların hiçbirinden puan çıkaramadı. Bank Asya 1. Lig'in 2007-2008 sezonunda, Kocaelispor formasıyla rakip fileleri 21 defa havalandırarak ''gol kralı'' olan Taner Gülleri, Turkcell Süper Lig'de ise ilk golünü ligin 4.
Gol Kralı - 8.12.2008
Bal Yapmayan Arı: Güiza
İspanya Birinci Futbol Ligi ''La Liga''da geçen sezon gol kralı olan Fenerbahçe'nin İspanyol oyuncusu Daniel Gonzalez Guiza, sarı-lacivertli takımda bu sezon en çok forma giyen oyuncu olmasına karşın, fazla gol atamıyor.
Gol Kralı - 7.12.2008
Taksim'in Kralı!
'ALEMCİ' GUİZA, DENİZLİ MAÇINDAN SONRA TAKSİM'E ÇIKTI... ZİLZURNA SARHOŞ OLDU... YİNE OLAY ÇIKARTTI... Denizli maçından sonra arkadaşları Samandıra'ya gitti, Guiza Taksim'e. Arkadaşları dünkü idman için dinlendi, Guiza sabaha kadar bir gece kulübünde eğlendi. İçip içip olay çıkarttı, yanındakiler zor sakinleştirdi. O haliyle sabah idmana çıktı, haliyle yürümeye bile mecali yoktu. Uslanmaz kral! İspanya'nın gol kralı Guiza, Fenerbahçe'ye geldikten sonra gollerini gecelerde atmaya devam ediyor.
Gol Kralı - 30.11.2008
Güiza 3 Yaptı
Fenerbahçe'nin Sezon Başında Transfer Ettiği La Liga'nın Gol Kralı Güiza, Beşiktaş'a Attığı Golle Turkcell Süper Lig'deki Gol Sayısını 3'e Çıkarttı.
Gol Kralı - 30.11.2008
Fatura Mustafa Denizli'ye Kesildi
Fenerbahçe Derbisini 2 -1 Kaybeden Beşiktaş'ta Fatura, Yönetim Tarafından Teknik Direktör Mustafa Denizli'ye Kesildi.
Gol Kralı - 28.11.2008
Fenerbahçe'de Semih Şoku
Fenerbahçe'nin golcü futbolcusu Semih Şentürk, ilk yarıyı kapatma tehlikesi ile karşı karşıya... Süper Lig'in 11. haftasında oynanan Ankaraspor maçında sağ dizinden sakatlanan Semih Şentürk'ün, operasyon geçirebileceği belirtildi. Ankaraspor maçına sağ dizine aldığı bir darbe sonucu dizinde yırtık oluşan Semih'e iğne tedavisi uygulandığı ve bu yolla iyileştirilmeye çalışıldığı ifade edildi. Ancak iğne tedavisinin sonuç vermemesi ve Semih'in ağrılarının devam etmesi durumunda golcü futbolcu mecburen sağ dizinden operasyon geçirecek. Sağ dizinde ağrıları süren Semih'in operasyon geçirmesi durumunda ise ilk yarıyı kapatacağı belirtildi. Ankaraspor maçında dizine darbe alan Semih, geçen sezon Galatasaray ile oynanan Fortis Türkiye Kupası maçında Servet Çetin'in müdahalesi ile yine aynı bölgeden sakatlanmıştı. FORVET SIKINTISI Sarı lacivertli takımda kendisinden çok şey beklenen forvet oyuncusu Daniel Güiza'nın formsuz oluşu ve ligde geride kalan 12 haftada sadece 2 gol atması ve bunun üzerine de Güiza'nın en büyük alternatifi olan ve geçtiğimiz sezon gol kralı olan Semih'in sakatlanması teknik heyeti sıkıntıya soktu.
Gol Kralı - 27.11.2008
Zico'nun Kaptanı Cebarov, Chelsea ile Antrenmana Çıkacak
Asya Futbol Federasyonu Tarafından 2008'e İlişkin Yapılan Değerlendirmede "Asya'nın En İyi Futbolcusu" Seçilen Fenerbahçe'nin Brezilyalı Eski Teknik Direktörü Arthur Zico'nun Çalıştırdığı Özbekistan'ın Bunyodkor Takımı Kaptanı Sever Cebarov, Yurda Dönüşünde "Bir Mumdur" Müziğiyle Karşılandı.
Gol Kralı - 27.11.2008
Gökhan Ünal: Beni İkinci Yarıda İzleyecekler
Trabzonspor'un golcü futbolcusu Gökhan Ünal, şu anda bordo-mavili takımda yüzde 70 performansla mücadele ettiğini, gerçek Gökhan Ünal'ı taraftarların ligin ikinci yarısında göreceğini belirtti. Gökhan Ünal, 28 Kasım Cuma günü Trabzonspor'un, eski takımı Kayserispor ile yapacağı maç öncesi kulübün internet sitesinde açıklamalarda bulundu. Gol atma açısından biraz sıkıntı çektiğini vurgulayan Gökhan, “Bu durum normal. Trabzonspor'a alışma dönemindeyim. Gün geçtikçe daha iyi olacağım. Maç içerisinde üzerimde kesinlikle bir baskı hissetmiyorum. Taraftarın tepkisi de normal. Çünkü onlar bizden gol atmamızı bekliyorlar. Bence ligin ikinci yarısında çok daha iyi işler yapacağız” dedi. Gol atmanın yanı sıra attırmayı da çok sevdiğini kaydeden Gökhan, şöyle devam etti: “Ben Kayserispor'da 25 gol attığım dönem ayrıca 10 da asist yapmıştım. Bu özelliğim var. Ama Trabzonspor'da tam olarak özelliklerimi sahaya yansıtamadım. Ersun hocayla da sürekli konuşuyoruz bu konuyu. Ama geçen sene sorunlar yaşadım. Yeni yeni kendime geliyorum. Ne kadar kısa sürede toparlarsam o kadar iyi olacak.” Ligde bu sezon 20 gol atmayı hedeflediğini belirten Gökhan Ünal, “Eğer ilk yarıyı 8 golle tamamlarsam bu hedefime ulaşırım. İlk sezonumda 20 gol atmam da bana göre başarı” dedi. “ŞAMPİYONLUĞU ANADOLU BELİRLER” Gökhan Ünal, ligde her takımın birbirini yenebileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Ligde sadece büyük takımlar yok. Onları yenebilir, ayrıca yenilebilirsiniz de. Ama şampiyonluğu Anadolu takımlarıyla oynadığınız müsabakalar belirler. Şu ana kadar deplasmanda en çok puan toplayan takım biziz. Sadece Galatasaray'a mağlup olduk. Eğer kendi sahamızdaki maçları kazanırsak mutlu sona ulaşırız.” Sezona iyi başladıklarını belirten Gökhan, “İlk maçtan bu yana olumlu yönde gidişimiz devam ediyor. Belki tam takım olamadık ve bazı maçlarda sorun yaşadık ama sonuçta biz yeni oyunculardan kurulu bir ekibiz. Fakat biz bu sorunu büyük ölçüde aştığımızı da düşünüyorum. Ligin lideriyiz. Bu kolay değil. Hele hele bu yıl oluşturulan bir kadro için hiç kolay değil. Özetlemem gerekirse hem benim hem de takımım için her şey yolunda gidiyor” değerlendirmesini yaptı. “İYİ Kİ TRABZON'A GELMİŞİM” Kayserispor'a karşı önemli bir maça çıkacaklarını vurgulayan Gökhan, şunları kaydetti: “Kayseri benim evim gibi. Orada tam 5 yılım geçti. Çok güzel anılarım var. Gol kralı oldum, milli takıma gittim.
Gol Kralı - 27.11.2008
Bu Ne Yaman Çelişki
İspanyol çalıştırıcı son yılların en kötü performansını sergileyen sarı lacivertli takımdaki başarısızlığın en büyük sorumlusu oldu. 4 aylık görev süresinde disiplin adına bir duruş sergileyemedi. Oyuncu tercihlerinde isabet sağlayamadı, takım içinde rekabeti oluşturamadı. FENERBAHÇE’nin Porto yenilgisi camiada büyük hayal kırıklığı yarattı. Geçtiğimiz yıl Şampiyonlar Ligi’nin tozunu atan ve tarihindeki en büyük başarısını elde eden sarı lacivertli takım, evinde oynadığı üçüncü maçta da taraftarının yüzünü güldüremedi. Ortaya çıkan tablo sonrasında sorumluluk sahibi olanlar arasında sadece teknik direktör Luis Aragones konuştu. Futbolcular ve yönetim suskunluğunu sürdürüyor. Maçı locadan izleyen başkan Aziz Yıldırım da durumdan pek memnun değil. Peki 4 ayda neler değişti. Bir takım bu kadar neden geriye düştü. Suçlu kim? Önce beğenmedi sonra methetti İşler kötü gidince fatura birilerine kesilir. Tabii ki en büyük fatura teknik direktör Aragones’in. İspanyol çalıştırıcının bir sözü diğerini tutmuyor. Sezona başlarken transferlerle ilgili sorulan sorulara, politik cevaplar veren tecrübeli teknik adam, son günlerde fikir değiştirdi. Önce "Bu transferler ben gelmeden önce yapıldı. Aurelio’nun yerine üç isimden birinin alınmasını istedim. Senna ve Xabi Alonso gelmek istemedi. Tecrübesine inandığım Josico’yu aldık" yorumunu yapan İspanyol hoca, Porto maçı öncesinde "Hedefleri olan bir insanım. Fenerbahçe’nin kadrosuna, vizyonuna ve hedefine bakarak buraya geldim. Bana bu imkanı sağlayan yönetime ve başkana teşekkür ediyorum" diye konuştu. İki farklı görüş ortaya koyan hocanın bu sözleri de farklı yorumlara yol açtı. Kimine göre samimi ifadeler. Kimine göre ise tazminatını düşünerek, kullanılan cümleler. Dökülen Güiza’ya toz kondurmuyor Bireysel olarak oyuncularını yorumlamak istemediğini her fırsatta dile getirdi. La liga’nın Gol Kralı olarak Türkiye’ye gelen ve 12 maçta 2 gol atan Daniel Güiza’ya toz kondurmuyor.
Gol Kralı - 27.11.2008
6 Milyon Euro Uçtu
Porto yenilgisiyle Şampiyonlar Ligi’ne erken veda eden Fenerbahçe’nin gelirleri de yarıya düştü. Geçen yıl tur primleri ve topladığı puanlardan 12.5 milyon Euro gelir sağlayan Fenerbahçe, bu yıl 6 milyon Euro kazanabildi. Son maçta Ukrayna temsilcisini yenerse kasasına 600 bin Euro daha koyacak. BU yıl Şampiyonlar Ligi’nde aldığı başarısız sonuçlarla hayal kırıklığı yaratan Fenerbahçe’nin gelirleri de önemli ölçüde düştü. Geçtiğimiz yıl "devler ligi"nde topladığı puanlardan ve tur primlerinden 12.5 milyon Euro kazanan Fenerbahçe bu yıl sadece 6 milyon Euro elde etti. Bu ligde henüz galibiyeti bulunmayan Fenerbahçe, 2 beraberlikten 600 bin Euro kazanırken, Şampiyonlar Ligi’ne ayak bastı parası olarak da 5 milyon 400 bin Euro’yu kasasına koydu. Devler liginde bir üst tura çıkma şansını kaybeden Fenerbahçe, son maçı kazanırsa gelirini 6 milyon 600 bin dolara çıkarabilecek. Bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 5 maçın 2’sinde para kazanan Fenerbahçe, geçtiğimiz yıl 6 maçın 5’inde kasasına para koydu. Sadece İtalya’da Inter deplasmanından puan alamayan Fenerbahçe, 6 maçta topladığı puanlarla 2 milyon 400 bin Euro kazandı. Bu yıl Arsenal deplasmanı ve Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev maçlarından para kazanan Fenerbahçe, sahada milyonlarca Euro bıraktı. Galibiyet parası alamadı 2007-2008 sezonu Şampiyonlar Ligi’nde 11 puan toplayarak puan başına 1.1 milyon Euro gelir sağlayan Fenerbahçe, bu yıl gelirlerini yarıya düşürdü. Geçtiğimiz yıl 3 galibiyete 1.8 milyon Euro’ya yakın para kazanan Fenerbahçe, bu yıl galibiyet ödülü alamadı. Devler ligine de erken veda eden sarı lacivertli ekip geçtiğimiz yıl ayrıca tur primleriyle de kasasını doldurdu. Ancak bu yıl kupaya 5’inci maç sonunda veda ederek bu gelirlerden de oldu. Son sıralara geriledi Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde kazandığa paralarla Avrupa’nın birçok büyük kulübünü geride bırakarak 32 takım arasında 7’inci sıraya yükselen Fenerbahçe, bu yıl gelir sıralamasında da son sıralarda yer alıyor. Geçen yıl Inter, Shalke 04, Milan ve Real Madrid gibi kulüplerden bile çok kazanan Fener’in, bu yıl son 10 kulüp arasında yer alması bekleniyor. Ligde İngiliz kulüpleri yine gelir sıralamasında üst sıralarda bulunuyor. Fener hisseleri  yüzde 4. 74 düştü PORTO’ya yenilerek Şampiyonlar Ligi’ne veda eden Fenerbahçe’nin İMKB’de işlem gören hisselerinde de düşüş gerçekleşti. Güne aşağı yönlü açılışla başlayan Fenerbahçe hisseleri güne 47 YTL düzeyinden başladı. Gelen satışlar eşliğinde gün sonunda 45.25 YTL’ye kadar gerileyen hisseler kapanışta yüzde 4.74 oranında değer kaybetti. Kupayı alana 7 milyon Euro Gruplara kalan takım 5.4 milyon Euro alıyor. Grup maçlarında galibiyete 600 bin Euro veriliyor. Beraberlik durumunda takımlar 300 bin Euro alıyor. İkinci tura yükselen takım 2.2 milyon Euro kazanıyor. Çeyrek finale yükselen 2.5 milyon Euro elde ediyor. Yarı finale kalana 3 milyon Euro veriliyor. Final oynayıp kaybeden 4 milyon Euro alıyor. Finali kazanan takım kasasına 7 milyon Euro koyuyor. En değerli 3’üncü takım ŞAMPİYONLAR Ligi’nde G Grubu’nda mücadele eden Fenerbahçe en değerli takım sıralamasında 3’üncülük konumunda bulunuyor. İngiliz temsilcisi Arsenal 246 milyon Euro ile lider olurken Porto107 milyon Euro değerle 2’inci, Fenerbahçe 106 milyon Euro ile 3’üncü, Dinamo Kiev 81 milyon Euro ile son sırada yer alıyor. 14 milyon Euro’luk  Güiza sadece 4 gol attı FENERBAHÇE bu sezon renklerine 4 oyuncu bağlarken, bunların sadece 1 tanesine bonservis bedeli ödemedi. Sarı lacivertliler, sezon başında Real Mallorca’dan İspanya Ligi gol kralı Daniel Güiza’yı 14 milyon Euro gibi yüksek bir bonservis bedeli ödedi.
Gol Kralı - 26.11.2008
Zico'nun Kaptanı Asya'nın En İyisi...
Fenerbahçe'nin Brezilyalı eski teknik direktörü Arthur Zico'nun çalıştırdığı Özbekistan'ın Bunyodkor takımı kaptanı Sever Cebarov, Asya'nın en iyi futbolcusu seçildi. Asya Futbol Federasyonu (AFF) tarafından 2008 yılına ilişkin yapılan değerlendirmeden Bunyodkor kaptanı Cebarov, kıtanın en iyi futbolcusu unvanını aldı. Özbekistan Oliy (yüksek) Ligi'nde lig bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Bunyodkor, aldığı federasyon ve şampiyonluk kupaları ardından üçüncü sevincini kaptanı Cebarav ile yaşadı. Özbekistan liginde 19 golle gol kralı olan Cebarov'un Asya'nın 2008'deki en iyi futbolcusu seçilmesi hem takımında hem de Özbekistan'da ayrı bir sevince yol açtı.
Gol Kralı - 26.11.2008
Aragones: Gol Fırsatlarını Değerlendiremedik
İlk yarı 18. dakikada 2-0 önde olmaları gerektiğini savunan Aragones, şöyle konuştu: ''İlk yarı ilk 30-35 dakikada belki de bu sezonun en iyi futbolunu izledik diyebiliriz. Futbolda böyle fırsatları değerlendiremezseniz, 2-0 lehimize olacak sonuç aleyhimize döndü. İkinci golde elle alınan bir top vardı. Bundan sonra maç bizim için biraz tehlikeye girdi. Bu Porto takımına ani atak için çok müsait durum yarattı. 18. dakikaya döndüğümüzde biz çoktan 2-0'ı bulmamız lazımdı. Onlar 2-0'dan sonra geride durdular. Futbolda her zaman sonucu etkileyen goldür, fırsatları gole çeviremediğimiz zaman böyle sonuçlar oluyor. Hakemin takdir haklarını doğru kullandığını söyleyemem.'' İspanyol teknik adam, geçen sezon İspanya gol kralı olan Güiza'nın performansıyla ilgili bir soru üzerine önce ''Güiza burada o seriyi yakalayamadı.
Gol Kralı - 13.11.2008
Zico'nun Kaptanı Asya'nın En İyi 5'i Arasında
Fenerbahçe'nin Brezilyalı eski teknik direktörü Arthur Zico'nun çalıştırdığı Özbekistan'ın Bunyodkor takımı kaptanı Sever Cabarov, Asya'nın en iyi beş futbolcusu listesine alındı. Asya Futbol Federasyonu (AFF) tarafından 2008 yılına ilişkin yapılan değerlendirmeden Bunyodkor kaptanı Cabarov, kıtanın en iyi 5 futbolcusu arasına girmeyi başardı. Özbekistan Oliy (yüksek) Ligi'nde lig bitimine 3 hafta kala 18 golle gol kralı olan Cabarov, ödül törenine katılmak için 23 Kasım'da Çin'in Şanghay kentine gidecek.
Gol Kralı - 12.11.2008
Real, 3. Lig Takımına Böyle Elendi
Real Madrid, İspanya Kral Kupası İlk Maçında Deplasmanda 3 -2 Mağlup Olduğu 3. Lig Ekibi Real Union'u, Santiago Barnebau'da 4 -3 Yenmesine Rağmen Kupaya Veda Etti.
Gol Kralı - 12.11.2008
Tosmur Belediyesi, "Fairplay Futbol Turnuvası" Düzenleyecek
Antalya'nın Alanya ilçesine bağlı Tosmur beldesi Belediyesi, 1. Fairplay Futbol Turnuvası düzenleyecek. Tosmur Belediyesi Spor Tesisleri'nde gerçekleştirilecek olan turnuva 15 Kasım'da başlayacak. Tosmur Belediye Başkanı Musa Özdemir'in de top koşturacağı turnuvanın hakemliğini Alanyaspor eski hocalarından Şener Dayı yapacak. Turnuvaya isteyen herkesin ücretsiz katılabileceği açıklandı. Turnuva hakkında bilgi veren Tosmur Belediye Başkanı Musa Özdemir, bu yıl birincisini düzenledikleri turnuvayı her yıl düzenleyerek geleneksel hale getirmek istediklerini söyledi. Hem turizm sezonu sonunda stres atmak hem de sporseverleri kaynaştırmak amacıyla böyle bir turnuva düzenlediklerini aktaran Özdemir, Alanyalı tüm futbolseverleri turnuvaya davet etti. Turnuvada ilk 3 dereceye giren, gol kralı olan ve en centilmen oynayan takımlara ödüller vereceklerinin altını çizen Özdemir, "Bu yıl ilkini düzenleyeceğimiz turnuvanın çok kaliteli ve çok ses getireceğine inanıyorum.
Gol Kralı - 28.10.2008
Kral Bizden Çıkar
Beşiktaş'ın Golcüsü, Mustafa Denizli'nin Sitemine Alışmaya Başladıklarını Söyledi, "Şampiyonluğun En Güçlü Adayı Biziz. Gol Kralı da Bizden Çıkacak. El Birliğiyle Sezon Sonunu Mutlu Bitireceğiz" Dedi.
Gol Kralı - 21.10.2008
İspanyollar'ın Favorisi David Villa
İspanyol basını, İspanya Milli Takımı'nın ve Valencia'nın yıldız futbolcusu David Villa'nın, France Football dergisi tarafından verilecek “Altın Top” ve Avrupa liglerindeki gol krallarına verilen “Altın Ayakkabı” ödüllerine en yakın futbolcu olduğunu savunuyor. “Altın Top” için açıklanan 30 adaydan biri olan Villa'nın, Almanya'daki son Avrupa Şampiyonası'nda gol kralı olarak İspanya'nın kupayı kazanmasındaki en önemli isimlerden biri olması ve Valencia kulübünde gösterdiği performansı ön plana çıkaran gazeteler, Villa'nın bu ödülü alması için yoğun bir kampanya yürütüyor.
Gol Kralı - 19.10.2008
Milanlı 3 Türk Şampiyon Oldu
İTALYA'nın Serie A takımlarından AC Milan'ın ev sahipliği yaptığı "Milan Junior Camp Day" organizasyonu kapsamında Milano'ya gelen üç minik Türk futbolcu büyük başarıya imza attı. Organizasyonun Türkiye haklarını elinde bulunduran eski gol kralı Tanju Çolak'la birlikte Milano'ya gelen minikler, gün boyunca devam eden futbol turnuvasında kendilerini gösterdi.
Gol Kralı - 17.10.2008
Semih Şentürk 'Dalya'ya Hazırlanıyor
Fenerbahçeli futbolcu Semih Şentürk, yarınki Kocaelispor maçında ''Dalya''ya hazırlanıyor. Birinci Lig'de Fenerbahçe formasını 99 kez giyip, rakip fileleri 32 kez havalandıran Semih, takımının Turkcell Süper Lig'de yarın deplasmanda Kocaelispor ile yapacağı maçta görev alması durumunda, sarı-lacivertli formayla 100. maçını oynayacak. Fenerbahçe PAF Takımı'na 1999-2000 sezonunda İzmir'in Özçamdibispor takımından transfer edilen Semih, 2001-2002 sezonunda kiralık olarak İzmirspor'da forma giydi. 2002-2003 sezonu da dahil, dönem dönem (A) ve PAF takım maçlarında görev alan, 2003-2004 sezonundan itibaren tamamen (A) takım forması giymeye başlayan forvet oyuncusu, sarı-lacivertli ekipte geçen sezon adeta patlama yaptı. PAF Ligi'nde 2000-2001 sezonunda ''Gol Kralı'' olan, geçen sezon da Turkcell Süper Lig'de krallık tacını takan Semih, Aykut Kocaman'ın ardından 13 sezon sonra Fenerbahçe'nin gol kralı Türk futbolcusu oldu.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gol Kralı Haberleri | Gol Kralı Haber - Haberler - Sayfa 2 - Gol Kralı haberleri, son dakika gol kralı haber ve gelişmeleri burada. Türkiye-İspanya Maç Sonu.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 4.12.2020 11:41:51. #1.14#
title