2015 Emtia Piyasaları İçin Zor Geçti

Müge Kula
Müge Kula
Araştırma Uzmanı / Venbey Yatırım
24 Ara 2015 Perşembe

Türk sanayisinin önemli sektörleri arasında yer alan Demir-Çelik ve Demir Dışı Metaller sektörünün yarattığı üretim, işgücüne katkı, verimlilik ve ihracattaki artışa katkısı açısından ülke ekonomisinin politika hedeflerine ulaşmasında büyük önem taşımaktadır. Ayrıca sektör gayri safi yurtiçi hasıladaki payı, imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, net döviz girdisi, istihdam ve makroekonomik büyüklükler açısından ülkemizin en önemli sektörleri arasında yer almaktadır. Türk demir-çelik sektörü, son 8 yıl içerisinde %87 oranında büyüme kaydederek, dünyanın en büyük 10 çelik üreticisi arasında Çin ve Hindistan’ın ardından en iyi performansı gösteren ülke olmuştur.



*Kaynak:TUİK


Gelişmekte olan ülkelerin büyümesinde ihracatı büyük önem taşımaktadır. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) petrol fiyatlarını kontrol etmek için uyguladığı üretim tavanı politikasıyla düşen petrol fiyatları, en büyük metal üreticisi Çin’in büyüme endişeleri ve para birimi Yuan’ı sürekli devalüe ederek haksız rekabet ortamı oluşturması gelişmekte olan ülkelerin ihracatında olumsuz etkiler yarattı. Çin’in ekonomisinde gözlenen durgunluk 2015 yılının başından itibaren Demir fiyatlarının %40 oranında düşüşlerine neden oldu. 


2015 yılının en önemli gelişmesi şüphesiz yılın hemen hemen tümünü kapsayan ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarına neden olan ABD Merkez Bankası’nın (Fed), 2008 yılından bu yana uyguladığı sıfıra yakın faiz politikasını sonlandırmak istemesiydi. Fed’in para politikasındaki normalleşme sürecinin yaratmış olduğu belirsizlik tüm yıl boyunca Dolar endeksinin güçlü seyretmesine neden oldu. Güçlü Dolar, borç yükünü artırırken emtia fiyatlarını da baskı altına tutuyor. 


Ekonomik göstergeler emtiaların global bazda oluşturduğu arz fazlasının devam ettiğini ve demir cevheri piyasasının da bu durumdan etkilenerek bir süre daha düşük fiyatlanmaya sebep olacağını gösteriyor. Yurtiçi piyasaları değerlendirdiğimizde, yılın büyük çoğunluğunu kapsayan seçim belirsizliği ve terör olayları ile birlikte Fed’in faiz artırım beklentilerinin de tetiklemesiyle yaşanan sermaye çıkışları Türk Lirası’nın Dolar karşısında hızla değer kaybetmesine neden olurken bu durumun sonucu olarak döviz üzerinden borçlanan firmaların finansal sonuçlarında net karlarının önemli kısmının eridiğini izledik.


Türkiye 2016 yılına cari açık, işsizlik, düşürülmeyen enflasyon, yüksek kur ve jeopolitik risklerin oluşturduğu bir tabloyla giriş yapıyor. Fed’in para politikası açısından alacağı kararlar, küresel piyasalarda gözlenen durgunlukla beraber oluşan ülkelerin büyüme endişeleri ve emtia ithalatçısı ekonomilerin arz fazlasıyla oluşan düşük fiyatlamalara ne kadar dayanıklılık gösterebilecekleri 2016 yılının en önemli konuları arasında yer alacağa benziyor. 2016 yılı içerisinde FED’in projeksiyonlarında görüldüğü üzere 2016 yılında 4 faiz artırımı bekleniyor. Bu piyasaların beklediğinden daha şahin bir duruş ve eğer gerçekleşirse yurt içi piyasalarda TL’nin değer kaybında 2016 yılı boyunca artış sürebilir. Bu durum, yüksek döviz yükümlülüğü bulunan firmaların 2016 yılında finansal sonuçlarını bozacak olumsuz bir gelişme olacaktır. Bu koşullar altında yatırımcıların kurlardaki aşırı oynaklıklara karşı korunma açısından türev piyasalarda hedge işlemlerine yönelmeleri rasyonel bir yaklaşım olacaktır.


USDTRY ANALİZİ


Ülkedeki seçim belirsizliği, terör olaylarının etkileriyle değer kaybeden Türk Lirası ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım beklentileriyle güçlü seyrini koruyan Dolar endeksi, USDTRY kurunun 2015 yılında yukarı yönlü fiyatlamasına neden oldu. Psikolojik direnç sınırı kabul edilen 3.0000 seviyesinin üzerinde çıkılsa da, ilgili seviye üzerinde kalıcılık sağlanmayarak geri çekilmeler gözlendi. Teknik açıdan günlük grafiği incelediğimizde, 55 günlük hareketli ortalama ve yükseliş kanalının alt bant seviyesi olan 2.9000 destek seviyesinin üzerindeki fiyatlamalarda yükseliş eğiliminin devam edebileceğini düşünüyoruz. Yukarı yönlü fiyatlamaların devam etmesi durumunda 2.9540 ve 2.9960 direnç seviyeleri test edilmek istenebilir. Satış baskısının oluşması durumunda ise 2.8850 ve 2.8180 destek seviyelerine geri çekilmeler gözlenebilir.


Yazarın Diğer Yazıları
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
Dolar Dolar 43,5393 0,05 16:00
Euro Euro 51,4875 0,16 16:00
İngiliz Sterlini İngiliz Sterlini 59,2608 -0,41 16:00
BIST 100 BIST 100 13.687 -1,47 15:45
BIST 50 BIST 50 11.811 -1,40 15:45
BIST 30 BIST 30 14.877 -1,53 15:45
Gram Altın Gram Altın 6794,8 -1,65 16:00
Çeyrek Altın Çeyrek Altın 10868 -2,03 16:00
Yarım Altın Yarım Altın 21736 -2,03 16:00
Cumhuriyet A. Cumhuriyet Altını 48433 -2,81 15:57
Altın Çevirici
Türü
TL Miktarı
Altın Türü
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır. Tüm Değerler
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.

SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı;
"Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir"