Kasım Ayında da Gelişmekte Olan Ülkeleri Konuşmaya Devam
Global piyasalar, yoğun bir ekim ayını geride bıraktı. Fed’in kasım veya aralık ayında faiz artırma ihtimalleri, 8 Kasım tarihinde yapılacak olan ABD Başkanlık seçimlerine yönelik spekülasyonlar ve OPEC tarafından yapılan gayri resmi görüşmelerde petrol üretimini kısma konusunda anlaşmaya varamamaları piyasalarda hareketlilik yarattı. Gelen ABD verileri, piyasalarda Fed’in kasım ayı yerine aralık ayında faiz artırma ihtimallerini güçlendirdi. Faiz artırma ihtimaline aralık ayında kesin gözle bakılması haliyle ABD Dolarının yükselmesini destekledi. Ancak, Fed’in yanında bir diğer yandan ABD Başkanlık seçimleri gündemi oldukça oyaladı. Trump ve Clinton arasında yapılan münazaralar yakından takip edilirken, bu yarışı Clinton kazanacağına yönelik beklentiler artış kazandı. Ancak, ekim ayının son günlerinde, FBI tarafından Clinton ‘a yönelik açıklan soruşturma davası piyasaları pek tatmin etmedi. 8 Kasım gününe kadar bu yarışa dair spekülasyonlar devam edecek gibi gözüküyor ve 8 Kasım günü açıklanacak olan sonuç piyasalarda hareketlenme yaratabilir.
Ekim ayında Carry Trade tablosunda ilk sırayı Meksika Pezosu almakta. Bunun en önemli nedeni ise ABD Başkanlık seçimlerinde Hillary Clinton kazanacağı yönündeki beklentiler. Donald Trump, Meksika’ya yönelik ağır suçlamalarda bulunmanın yanında seçimleri kazandığında, Meksika sınırına duvar ördüreceğini ve ödemesini de Meksika’dan talep edeceğini belirtti. Ancak, bu açıklamalarının ardından her ne kadar Meksika Devlet Başkanıyla görüşüp Trump-Meksika hükümeti arasında bir sorun olmadığı imajı verilse bile bu durumdan Meksika hükümeti oldukça huzursuz. Bu nedenle, Trump-Clinton arasındaki yarışta Hillary Clinton öne geçtiğinde bu durum Meksika piyasalarının olumlu etkilenmesine neden oluyor. FBI tarafından Hillary Clinton’a yönelik açılan soruşturmaya kadar piyasalarda Clinton kazanacak gibi bir algının olması Carry Trade performanslarında Meksika Pezosunu zirveye taşıdı. Güney Afrika Randının hikayesi 2016 yılında sürekli konuştuğumuz bir konu olarak karşımıza çıkmakta. Güney Afrika Maliye Bakanı ile ilgili gelişmeler Güney Afrika Randı üzerinde baskı yaratıyordu. Ancak, Güney Afrika Maliye Bakanı hakkındaki yolsuzluk suçlamasının düşmesi ve Maliye Bakanının görevini sürdüreceğini belirtmesi, şimdilik Güney Afrika Randının nefes almasını kolaylaştırmış durumda.
Türk Lirasına gelecek olursak USD/TRY kuru ekim ayında rekorlara doyamadığı için Carry Trade performanslarında eksi bölgede yer almakta. Jeopolitik risklerin sürmesi, Fed’in faiz artıracağı ihtimalleri derken USD/TRY paritesi 3.1270 ile en son rekorunu test etti. Kurdaki oynaklığın enflasyondaki iyileşmeyi sınırlandırabileceği ihtimali nedeniyle TCMB Ekim ayı toplantısında faiz indirimini pas geçti. Faiz oranlarında değişiklik yapılmaması Türk Lirası’nın pozitif etkilenmesine neden oldu ancak TL yine de Dolar karşısında çok güçlü duramadığını söyleyebiliriz.
Carry Trade tablosunda en sonda Güney Kore Wonu karşımıza çıkmakta. Güney Kore merkezli Samsung firması ekim ayında üretmiş oldukları Note7 telefonundaki arıza nedeniyle oldukça zor bir ay geçirdi. Güney Kore piyasalarında işlem gören Samsung hisseleri dip seviyelere gerilerken bu durum Güney Kore piyasaları üzerinde de olumsuz etki yarattı. Bu nedenle Güney Kore Wonu’da tabloda en son sırada yerini aldı. Gelişmekte olan ülke borsaları endeksi (MSCI), ayın genelini 910-918 aralığında ve gelişmekte olan ülkeler kur endeksi ise, 1535-1555 aralığında geçirdiğini izledik. Aslında, genel olarak, gelişmekte olan ülkelere yönelik fon girişlerinin bittiğini söylemek yanlış olur. Her ne kadar, piyasalarda Fed’in aralık ayı faiz artırma ihtimalleri sürüyor olsa da bu durum şimdilik gelişmekte olan ülkelere yönelik fon girişlerinin sadece geçen aylara göre azalmasına neden oluyor. Bu nedenle, geçtiğimiz aylarda gelişmekte olan ülkelerde görülen ralli son birkaç aydır ne yazık ki oluşamıyor. Ancak, Fed faiz artırsa bile gelişmekte olan ülkeler her zaman yatırımcılar için cezbedici olacağını söyleyebiliriz. Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerden net sermaye çıkışının yılın dokuz aylık bölümünde 225 Milyar Dolara ulaşmasına rağmen, geçen yılın aynı dönemindeki 365 Milyar Doların altında kaldığı belirtildi. Ancak, son çeyrekte gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarının pozitif alanda bulunduğu da vurgulandı.
Ekim ayının geneline bakıldığında, global piyasalarda güçlenen Dolar nedeniyle gelişmekte olan ülke para birimleri Dolar karşısında karışık seyretti. Yılbaşından bu yana performansı hala güçlü olsa bile aylık performans biraz zayıflamış durumda. Ancak, güçlü Dolara rağmen ülkelerin borsa endeksleri yine ekim ayını pozitif kapattı. Hindistan ve Güney Afrika borsalarının dışında diğer gelişmekte olan ülke borsaları ılımlı seyrini korudu. Güney Afrika’da ekim ayında Maliye bakanı ile ilgili gelişmeler negatif etkiledi ancak son dönemde yeniden pozitife döndüğünü izledik.
Kasım ayında neler konuşacağız?
1-2 Kasım tarihlerinde Fed’in faiz kararı takip edilecek. Fed’den kasım ayında bir aksiyon beklenmiyor. Ancak, kasım-eylül karar metinlerindeki ton önemli olacak. Eğer, Doları güçlendirecek bir tonla karşılaşılırsa bu durum global anlamda Doların güçlenmesini destekleyebilir.
8 Kasım tarihinde Trump-Clinton arasındaki soğuk savaş sona erecek. Clinton’a yönelik açılan soruşturmadan kaynaklı piyasalarda huzursuz bekleyiş sürüyor. Bu nedenle, 8 Kasım tarihine kadar piyasalarda spekülatif hareketler izleyebiliriz. Gelecek sonuçla piyasalar üzerinde net fiyatlar görebiliriz.
24 Kasım tarihinde de TCMB faiz kararını açıklayacak. Öncelikle, 3 Kasım günü Türkiye’den enflasyon rakamları takip edilecek. Eğer, çekirdek enflasyondaki iyileşme devam ederse 24 Kasım TCMB toplantısına yönelik faiz indirimi beklentileri güçlenebilir. Ancak, USD/TRY kuru ekim ayı gibi oynaklık yaşamazsa bu durum Merkez’in faiz indirimi alanını genişletebilir.