Özelleştirme Haberleri

Özelleştirme haber, Özelleştirme son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Özelleştirme - Dün
İki taşınmazın özelleştirme ihalesinde nihai pazarlık görüşmesi sonuçlandı
Ankara'da bir taşınmaz ile Erzincan'da bulunan Girlevik II-Mercan Hidroelektrik Santrali'nin (HES) özelleştirme ihalesinde nihai pazarlık görüşmesi yapıldı.
Özelleştirme - 25.11.2021
Suudi Arabistan çeşitli sektörlerde 160 projeyi özelleştirmeyi planlıyor
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, ülkesinin özelleştirme programı kapsamında birçok sektörde 160 proje üzerinde çalıştığını söyledi.
Özelleştirme - 24.11.2021
Excalibur gaming dünyasında oyunculara rehberlik ediyor
Performans konusunun artık bir fark yaratmaması, oyunseverlerin mobil olma isteği ile fiziksel boyutları sayesinde dizüstü bilgisayarlara nazaran daha fazla özelleştirme imkanı sunan masaüstünde oyun oynama isteğini birbiriyle kıyaslamasına neden oluyor.
Özelleştirme - 23.11.2021
Özelleştirme kapsamındaki bazı taşınmazların satışları onaylandı
Özelleştirme kapsamında bulunan bazı taşınmazların satışına izin verildi.
Özelleştirme - 23.06.2006
Rus Petrol Devi Türkiye Petrol Piyasasına Girmeyi Planlıyor
Rusya'da günlük yayınlanan Vedomosti gazetesinde yer alan habere göre, Rusya'nın petrol devi olan ''Lukoil'' şirketi, Türkiye petrol piyasasına girmeyi planlıyor. Şirket akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet göstermeyi hedeflerken, Türkiye'deki planları arasında petrol terminali satın alınması ve petrol rafinerisi inşa edilmesi de bulunuyor. Bu planların gerçekleşmesi halinde ''Lukoil''in Türkiye'nin petrol ürünleri pazarının yüzde 15'ini ele geçirmesi şansı bulunduğu ileri sürülüyor. Habere göre, Lukoil, 2006 yılının sonuna kadar Türkiye'de Karadeniz sahillerinde bir petrol transfer terminali satın alma ve bir petrol rafinerisini inşa etmek konusunda kesin karar alacak. Türkiye'de Lukoil'in temsilcisi olan Lukoil Avrasya Petrol şirketinin temsilcisinin yaptığı açıklamaya göre, Lukoil, Türkiye'de faaliyet gösteren perakende benzin satış istasyonları ağından birini 10-15 yıllığına kiralamayı da planlıyor. Yetkiliye göre, diğer Karadeniz sahili ülkeleri gibi Türkiye de Lukoil'in stratejik ilgi alanına giriyor. Vedomosti'deki yazıya göre, daha önce Türkiye pazarında iş yapmak isteyen Rus petrol şirketlerinden de bahsedilerek, ''1993 senesinde şu anda iflas durumunda olan Yukos şirketi, Petrol Ofisi'nden 53 benzin istasyonu satın almayı ve 100 yeni istasyon inşa etmeyi planlıyordu. Ancak Türkiye'de özelleştirme süreci durdurulduktan sonra Yukos'un bu planları iptal edilmişti.
Özelleştirme - 23.06.2006
" Ekonomi Büyürken İstihdam Yerinde Saydı"
DİSK'e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası'nın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye ekonomisi 15 yılda 2 kata yakın büyürken, istihdamdakı artış sadece yüzde 20 düzeyinde kaldı. Birleşik Metal-İş Araştırma Dairesi, Türkiye İstitastik Kurumu'nun 1989-2005 istihdam ve üretim verilerini kullanarak endeksleme yöntemiyle bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre, Türkiye ekonomisi son 15 yılda 2 kata yakın büyürken istihdamdaki artış sadece yüzde 20 düzeyinde kaldı. Buna karşın aynı dönemde çalışabilir nüfus yüzde 50'ye yakın oranda artış gösterdi. İşgücüne katılım oranı ise yüzde 19 azaldı. Araştırmada, işgücüne katılımdaki azalmanın işsizlik oranında ki devasa artışı gizlerken tarımsal istihdamdaki çözülmenin trajik boyutlara ulaştığı kaydedildi. EN BÜYÜK ÇÖZÜLME 1999-2005 ARASINDA Araştırmaya göre, 1999-2005 yılları arasında tarım kesiminde istihdam yüzde 27 oranında azalırken, toplam istihdam yerinde saydı. 1999 yılında 22 milyon 48 bin olan herhangi bir işte istihdam edilenlerin sayısı, 2005 yılında 22 milyon 46 bine indi. Aynı dönemde 15 yaş üstü nüfus yüzde 12.17'lik artışla 4 milyon 615 bin kişiye çıktı. İşsizlik oranı ise yüzde 7.65'den yüzde 10.3'e ulaştı. Çalışmayı talep edenlerin sayısı ise yalnızca 687 bin kişi arttı. İş gücüne katılım oranı yüzde 52.7'den yüzde 48.3'e düştü. 1999-2005 yılları arasında toplam üretimde ki büyüme ise tarım sektöründe yüzde 10.4, sanayide yüzde 32.2, hizmet sektöründe yüzde 30 düzeyinde gerçekleşirken, sektörel istihdam, tarım sektöründe yüzde 27 azaldı, sanayi sektöründe yüzde 13, hizmet sektöründe yüzde 20 arttı. AKP'NİN İŞSİZLİKLE MÜCADELE DERDİ YOK Birleşik Metal-İş Yönetim Kurulu açıklamasında, 2007-2009 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Mali Plana göre AKP hükümetinin hedefleri arasında işsizlik oranlarının aşağı çekilmesi bulunmadığı kaydedildi. Açıklamada, "Hükümet işsizlik oranının 2007 için yüzde 10.5, 2008 için yüzde 10.6, 2009 için yüzde 10.4 olmasını hedefliyor. Buna karşın büyüme hedefi ise yıllık ortalama yüzde 7 düzeyinde" diye konuştu. "KALICI ADIMLAR ATILMIYOR" Türkiye'de işsizliğin kronik bir hal aldığına dikkat çekilen açıklamada, hükümetin sorunu görmezden geldiği, kalıcı adımlar atamadığı belirtildi. İşsizliğin toplumun önüne sanki bir kadermiş gibi sunulduğu savunulan açıklamada, yeni liberal küreselleşme politikalarının toplumsal yaşamda onarılması zor yaralar açtığı kaydedildi. Emekçilerin ve yoksul halk kitlelerinin geleceğinin sermayenin insafına terk edilemeyeceği vurgulanan açıklamada, işsizlikle mücadele için emek örgütlerinin öncülüğünde bir eylem programı çıkartılması istendi. Açıklamada, şu önerilerde bulunuldu: "Verimlilik ve kar oranları artarken, çalışma süreleri uzayıp, ücretler aşağıya çekiliyor. Verimlilik artışı emekçilerin ücretlerine aynı düzeyde yansıtılmalı, çalışma süreleri azaltılarak yeni istihdam olanakları yaratılmalı. -Kamu hizmetlerinin nitelikli bir biçimde yerine getirilmesi için personel eksikliği giderilmeli. -Kamunun yatırımcı rolü hatırlanmalı ve ihtiyaç görülen alanlarda yatırımlar hayata geçirilmeli. -Özelleştirme uygulamalarına son verilmeli.
Özelleştirme - 23.06.2006
İstanbul: Tarihte Bugün
Tarihte 23 Haziran'da meydana gelen önemli olayların kronolojik sıralaması şöyle: - 23 Haziran 1903 Nelson Jackson ve Sewall Crocker adlı iki serüvenci, Winton marka otomobilleriyle 65 gün önce Kaliforniya'dan başladıkları yolculuklarını New York kentinde tamamladı. Böylelikle ABD, batı kıyısından doğu kıyısına ilk kez otomobille geçilmiş oldu. - 23 Haziran 1919 Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından görevinden alındı. - 23 Haziran 1920 Çerkez Ethem, Yozgat'a girdi. - 23 Haziran 1939 Hatay'ın Anavatan'a ilhakına ait antlaşma, Ankara'da imzalandı. - 23 Haziran 1950 T.C. Turizm Bankası (TURBAN) kuruldu. - 23 Haziran 1957 Türkiye ile Amerika arasında NATO ile ilgili ithalatta vergi muafiyeti için antlaşma imzalandı. - 23 Haziran 1958 Banka Kredilerinin Tanzimi Komitesi Kuruluş Kanunu kabul edildi. - 23 Haziran 1961 Ankara'dan Almanya'ya ilk işçi kafilesi gönderildi. Özel bir uçakla 93 maden işçisi gitti. - 23 Haziran 1965 Kat Mülkiyeti Kanunu kabul edildi. - 23 Haziran 1974 Bilyem A.Ş. kuruldu. Firmanın, Bilecik'te yem üretimi gerçekleştireceği açıklandı. - 23 Haziran 1975 CHP Genel Başkanı Ecevit, Gerede'de konuşma yaparken saldırıya uğradı. - 23 Haziran 1992 Belediye-İş Sendikası'na bağlı 34 bin işçi ve onlara destek veren kamu çalışanları 1 günlük iş bırakma ve telsiz kapatma eylemi yaptı. - 23 Haziran 1997 Özelleştirme kapsamındaki Etibank'ı 185 milyon dolara satın alan, ancak daha sonra para sıkıntısı çeken Doğan Kumaşçılık, saat 18.
Özelleştirme - 22.06.2006
Ankara: Türk Sağlık-sen'den Sağlık Bakanlığı'na "Özelleştirme" Freni
Türk Sağlık-Sen, Sağlık Bakanlığı'nın, devlet
Özelleştirme - 22.06.2006
Ankara: Çelik Palas Oteli, 31.6 Milyon Dolara Toray İnşaat'ın Oldu
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Mülkiyetindeki Çelik Palas Oteli, 31 milyon 600 bin dolara Toray İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin oldu. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Mülkiyetindeki Çelik Palas Oteli'nin özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmeleri tamamlandı.
Özelleştirme - 22.06.2006
Dünya Bankası'ndan 500 Milyon Dolar Kredi
Dünya Bankası, Üçüncü Program Amaçlı Mali ve Kamu Sektör Yapısal Uyum Kredisi'nin(PFPSAL III) 500 milyon dolarlık ikinci dilimini de bugün serbest bıraktı. Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamada, Dünya Bankası'ndan 2004 yılında sağlanan 1 milyar dolarlık Üçüncü Program Amaçlı Mali ve Kamu Sektör Yapısal Uyum Kredisinin (PFPSAL III) 500 milyon dolar tutarındaki ilk diliminin Temmuz 2004'te kullanıldığı hatırlatıldı. Aynı tutardaki ikinci dilim kredi ise bugün serbest bırakıldı. Hazine, PFPSAL III Kredisi'nin ikinci diliminin serbest bırakılmasıyla ilk kez bir program kredisinin, planlanan reformların gerçekleştirilmesiyle iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlandığını bildirdi. PFPSAL III kapsamında, sürdürülebilir makroekonomik istikrarın sağlanması ve temel makroekonomik hedeflere ulaşılmasının yanı sıra kamu ve mali sektörde geniş kapsamlı reformların desteklenmesinin hedefleniyor. Kredinin mali sektör bileşeni kapsamında bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, BDDK ile TMSF'nin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, kamu bankalarının yeniden yapılandırılarak özelleştirmeye hazırlanması ve icra ve iflas rejiminin iyileştirilmesine ilişkin reform alanları desteklendi.
Özelleştirme - 22.06.2006
Ankara: Hazine'den Açıklama
Hazine, Dünya Bankası'ndan 2004 yılında sağlanan 1 milyar dolarlık "Üçüncü Program Amaçlı Mali ve Kamu Sektör Yapısal Uyum Kredisi"nin (PFPSAL III) 500 milyon dolarlık ikinci diliminin bugün serbest bırakıldığını açıkladı. Hazine'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Bilindiği üzere, Dünya Bankası'ndan 2004 yılında 1 milyar ABD Dolar tutarında PFPSAL III sağlanmıştır. Kredinin 500 milyon ABD doları tutarındaki ilk dilimi 2004 yılı Temmuz ayında kullanılmış olup, aynı tutardaki ikinci dilim bugün serbest bırakılmıştır. PFPSAL III'nin ikinci diliminin serbest bırakılmasıyla ilk kez bir program kredisi, planlanan reformların gerçekleştirilmesiyle iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır" denildi. PFPSAL III kapsamında, sürdürülebilir makroekonomik istikrarın temini ve temel makroekonomik hedeflere ulaşılmasının yanı sıra kamu ve mali sektörde geniş kapsamlı reformların desteklenmesinin hedeflendiği anımsatılan açıklamada şöyle denildi: "PFPSAL III'nin mali sektör bileşeni kapsamında bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, BDDK ile TMSF'nin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve özelleştirmeye hazırlanması ve İcra ve İflas rejiminin iyileştirilmesine ilişkin reform alanları desteklenmiştir.
Özelleştirme - 22.06.2006
Ankara: Babacan Ve Unakıtan'ın Ortak Basın Toplantısı...(2)
Devlet Bakanı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan bugün Maliye Bakanlığı'nda ortak bir basın toplantısı düzenledi. Maliye Bakanı Unakıtan, mali disiplinin, ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyümenin en temeller koşullarından birisi olduğunu ifade etti. Hükümetin, kararlılıkla sürdürdüğü sıkı maliye politikalarını uygulamaktan vazgeçmeyeceğini ve popülizme meyletmeyeceğini kaydeden Unakıtan, hükümet olarak mali disiplinden asla taviz vermeyeceklerini ve yapısal reformları da bir bir gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Büyük fedakarlıklarla ve kararlı politikalar sonrası elde edilen bu kazanımları kolayca kaybetme lükslerinin olmadığını belirten Unakıtan, bu kazanımları korumak için gerekli her türlü tedbiri almaya kararlı olduklarını söyledi. Unakıtan, Ocak-Mayıs 2006 döneminde elde edilen merkezi yönetim bütçe fazlası ve yıl sonu faiz dışı fazla tutarının yüzde 63.1'inin ilk 5 ay sonunda gerçekleştirilmesinin de mali disiplinin temini konusundaki kararlılıklarının en önemli göstergesi olduğunu vurguladı. Bundan önceki 3 yılda olduğu gibi 2006 yılı sonu itibariyle hedefledikleri yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefini tutturacaklarını ifade eden Unakıtan, sosyal güvenlik sistemi açığının Gayrı Safi Milli Hasıla'ya oranının da yüzde 4.5'i aşmayacağını belirtti. Bütçe ödeneklerinin kesinlikle aşılmayacağını dile getiren Unakıtan, bütçe gelirleri performansı sonucunda artan gelir fazlasının ise tasarruf edileceğini söyledi. Enflasyon hedeflerinin tutturulmasının en önemli önceliklerinden biri olduğunu vurgulayan Unakıtan, 2007 ve 2008 için yüzde 4 olan enflasyon hedefine ulaşılması konusunda ne gerekiyorsa yapılacağını açıklayan Merkez Bankası'na bugüne kadar sağladıkları desteği vermeye devam edeceklerini bildirdi. Maliye Bakanı Unakıtan 1 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe konulan yerli ve yabancı yatırımcıların kazançlarından yüzde 15 stopaj alınması uygulamasında değişikliğe karar verildiğini belirterek yurtdışında yerleşik yatırımcıların vergilemesinde AB uygulamaları çerçevesinde mukimlik ilkesini esas almaya başlayacaklarını açıkladı. Yurt dışında yerleşik yatırımcıların Türkiye'de finansal araçlardan elde ettikleri kazanç ve iratlara uygulanacak stopaj oranını sıfıra indirmeyi kararlaştırdıklarını bildiren Unakıtan, yatırımcıların yerleşik oldukları ülkelerde vergilendirmeleri uygulamasını benimsediklerini söyledi. Eurobandların stopaj sisteminin dışında bulunduğuna işaret eden Unakıtan, bu uygulamanın aynen devam edeceğini ifade etti. Unakıtan, yurt içinde yerleşik yatırımcılar bakımından da stopaj oranının yeniden düzenleneceğini kaydederek bunun için yasa maddesiyle Bakanlar Kurulu'ndan yetki almayı öngördüklerini söyledi. Unakıtan, bu yetki çerçevesinde stopaj oranını devlet iç borçlanma senetlerinden elde edilen gelirler için yüzde 10, özel sektör tarafından ihraç edilen borçlanma senetlerinde yüzde 10, hisse senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlar için yüzde 10 olarak değiştireceklerini açıkladı. Yatırım fon ve ortaklıklarının vergilemesinde mevcut sistemi değiştireceklerini kaydeden Unakıtan, yeni sistemde fon ve ortaklık bünyesinde vergileme yerine yatırımcılar nezdinde yüzde 10 oranında stopaj yapılacağını duyurdu. "YAPISAL REFORMLAR KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR CİDDİ ADIMLAR ATTIK" Hisse senetlerindeki uygulamaya paralel olarak portföyünün en az yüzde 51'i İMKB'de işlem gören hisse senetlerinden oluşan fonların katılma belgelerinde 1 yıldan daha fazla süreyle elde tutanlar için herhangi bir stopaj yapılmayacağını kaydeden Unakıtan, mevduat ve repoda eskiden olduğu gibi stopaj uygulamasının yüzde 15 olarak devam edeceğini ifade etti. Gerçek kişiler hariç vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen kazançların 2006 yılı için stopaj kapsamı dışında bulunduğunu hatırlatan Unakıtan, bu uygulamanın sürekli hale getirileceğini söyledi. Unakıtan, bu düzenlemelere ilişkin yasa değişikliğinin TBMM'ye sunulacağını belirterek, düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını öngördüklerini ifade etti. Devlet Bakanı Ali Babacan ise yapısal reformlar kapsamında bugüne kadar ciddi adımlar attıklarını vurgulayarak bugüne kadar gerçekleştirilen yapısal reformlara ilişkin bilgi verdi. Bankacılık sektörünün yapısal reformlarla daha güçlü hale getirildiğini söyleyen Babacan, Türk bankacılık sektörünün, tarihinin en güçlü noktasında olduğunu kaydetti. Yıllarca likidite sıkıntısı çeken, zarardan zarara koşan kamu bankalarının son yıllarda çok yüksek bir performans sergilediklerine işaret eden Babacan, kamu bankalarının elde ettikleri karı bütçeye aktarmaya başladıklarını hatırlattı. Yapısal reformlar konusunda Dünya Bankası ile sürdürülen bir çalışma olduğuna işaret eden Babacan, 3. Program Amaçlı Mali ve Kamu Sektörü Yapısal Uyum reformunun dün gece itibarıyla tamamlandığını belirtti. Dünya Bankası yönetimi toplanarak bu reform paketini onayladığını açıkladığında 500 milyon Dolarlık son kredi diliminin serbest bırakılacağını ifade etti. Bu kredinin sembolik değerinin çok büyük olduğunu kaydeden Babacan, bu paket içinde mali sektör ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasına ilişkin birçok adım bulunduğunu, bunları tamamladıklarını söyledi. Babacan, "Kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve özelleştirmeye hazırlanmasına ilişkin adımlar vardı bunlar tamamlandı.
Özelleştirme - 22.06.2006
Çelik Palas 31.6 Milyon Dolara Toray İnşaat'ın Oldu
Mülkiyeti Emekli Sandığı'na ait olan Bursa'daki Çelik Palas Oteli'nin özelleştirlmesi için açılan ihalede en yüksek teklifi 31.6 milyon dolarla Toray İnşaat Sanayi ve Ticaret verdi. Özelleştirme İdaresi'nin Çelik Palas Bursa Oteli'nin ve bazı taşınmazların özelleştirmesi için düzenlediği ihalede nihai pazarlık görüşmesi bugün yapıldı.
Özelleştirme - 22.06.2006
Babacan: "Son Kredi Dilimi Bugün Serbest"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Dünya Bankası ile 2004 yılının ortalarında başlayan 3. Program Amaçlı Mali ve Kamu Sektörü Yapısal Uyum reformunun dün gece itibarıyla tamamlandığını, buna pakete ilişkin 500 milyon dolarlık ikinci ve son kredi diliminin ise bugün itibarıyla serbest bırakılacağını bildirdi. Babacan, Maliye Bakanlığı'nda Bakan Unakıtan ile ortaklaşa düzenledikleri basın toplantısında, yapısal reformların önemli bir ayağının, Dünya Bankası ile yürütülen ilişkiler içerisinde devam etiğini hatırlattı. Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu'nun dün gece toplanarak, bu reform paketini onayladığını ve bu reform paketine ilişkin ikinci ve son kredi dilimi de bugün itibarıyla serbest bırakacağını ifade eden Babacan, 500 milyon dolarlık bu kredi diliminin, finansal büyüklüğünden öte, sembolik değerinin çok daha önemli olduğunun altını çizdi. Babacan, ''bu paket içerisinde mali sektör ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasına ilişkin pek çok adım vardı, bunları tamamladık. BDDK ve TMSF'nin kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ilişkin adımlar vardı, bunlar da tamamlandı'' şeklinde konuştu. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: ''Kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve özelleştirmeye hazırlanmasına ilişkin adımlar vardı bunlar tamamlandı.
Özelleştirme - 21.06.2006
Ankara: Hollanda Heyeti Tobb'da
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Faik Yavuz, Türkiye ile Hollanda arasında işbirliği yapabilecek önemli sektörlerin bulunduğunu belirterek, Hollandalı yatırımcıları Türkiye'de devam etmekte olan özelleştirme ihalelerine katılmaya davet etti.
Özelleştirme - 21.06.2006
Tobb'dan Hollandalı Yatırımcılara Çağrı
Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği (tobb) Başkan Yardımcısı Faik Yavuz, Hollanda Ve Türkiye'nin İşbirliği Yapabileceği Önemli Sektörler Olduğunu Belirterek, Hollandalı Yatırımcılara Türkiye'deki Özelleştirme İhalelerine Katılma Çağrısında Bulundu.
Özelleştirme - 21.06.2006
Ankara: Samsun Limanı İçin 2 Firma Teklif Verdi
T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne ait Samsun Limanı için 2 firma teklif verdi. Konuyla ilgili Özelleştirme İdaresi'nden yapılan yazılı açıklamada, Samsun Limanı'nın özelleştirilme ihalesine katılmak için Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.
Özelleştirme - 21.06.2006
Kurumlar Vergisi Kanunu Yayımlandı
Kurumların vergi oranını 1 Ocak 2006'dan geçerli olmak üzere yüzde 30'dan 20'ye düşüren yeni Kurumlar Vergisi Kanunu, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Temel Vergi Kanunlarının yeniden yazımı çalışmaları çerçevesinde düzenlenen yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisine tabi olacak. Kamu idare ve kuruluşlarınca, tarım ve hayvancılığı, bilimi, fenni ve güzel sanatları öğretmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuarlar, kütüphaneler, müzeler, sergiler, kitap, gazete, dergi, yayınevleri, yetkili idari makamların izniyle açılan yerel, ulusal veya uluslararası nitelikteki sergiler, fuarlar, panayırlar, ÖİB, Özelleştirme Fonu, TOKİ, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ile askeri fabrika ve atölyeler kurumlar vergisinden muaf tutulacak.
Özelleştirme - 21.06.2006
Samsun Limanı'na Albayrak Ve Yıldırım Dış Ticaret Talip
Devlet Demir Yolları İşletmesi'ne (tcdd) Ait Samsun Limanı'nın Özelleştirme İhalesine Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.ş. Ve Yıldırım Dış Ticaret Ve Pazarlama A.ş. Teklif Verdi.
Özelleştirme - 21.06.2006
Kurumlar Vergisinde İndirim
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kurumlar vergisi oranını yüzde 30'dan yüzde 20'ye indiren kanunu onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından onaylanan 5520 sayılı ''Kurumlar Vergisi Kanunu'' yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Kanuna göre, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıklarının kazançları, kurumlar vergisine tabi olacak. Kurumlar vergisinden muaf tutulan kurumlardan bazıları şöyle: ''Kamu idare ve kuruluşlarınca, tarım ve hayvancılığı, bilimi, fenni ve güzel sanatları öğretmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuarlar, kütüphaneler, müzeler, sergiler, kitap, gazete, dergi, yayınevleri, yetkili idari makamların izniyle açılan yerel, ulusal veya uluslararası nitelikteki sergiler, fuarlar, panayırlar, ÖİB, Özelleştirme Fonu, TOKİ, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ile askeri fabrika ve atölyeler, yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri.
Özelleştirme - 21.06.2006
Baykal: '''türkiye'nin Bir Yılını Niye Harcıyorsunuz?''
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''iktidarın güvenini kaybettiğini, yeni, sağlam, taze iktidara her geçen gün daha çok ihtiyaç duyulduğunu'' ifade ederek, ''4. yıl seçim yılı olmalıdır. Türkiye'nin bir yılını niye harcıyorsun?'' dedi. Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Meclisin bu yılki çalışmalarının sonuna gelindiğini söyledi. Meclisin, aynı zamanda 4 yıllık dönemi de geride bırakacağını belirten Baykal, bu sürenin, seçime gidilmesi için gerekli olan sürenin de dolduğu anlamına geldiğini ifade etti. Deniz Baykal, birçok ülkede, 4 yılın sonunda seçime gidildiğini belirterek, ''4. yıl seçim yılı olmalıdır. Doğalı budur. 4. yılın sonunda yeni bir değerlendirme imkanı doğmuştur. Bu süre, toplumun demokratik sabır göstermesi için makul süredir'' dedi. CHP Lideri Baykal, Hükümetin, ekonomide önceki hükümetin aldığı tedbirleri uygulamaya devam ettiğini ifade ederek, ekonomi politikasında yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu bildirdi. Özelleştirmeden elde edilen paranın ''çar çur'' edildiğini öne süren Baykal, bu miktarın 11.
Özelleştirme - 20.06.2006
Samsun: Samsun Ortak Girişim Grubu, Liman İhalesinden Çekildi
Özelleştirme kapsamındaki Samsun Limanı'nın ihalesine katılmak için Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) öncülüğünde kurulan Ortak Girişim Grubu, hazırlık süresinin kısa olması nedeniyle ihaleden çekildi.
Özelleştirme - 20.06.2006
Çelik Palas'a İki Teklif
Emekli Sandığı'nın Bursa'daki oteli Çelik Palas'a iki teklif geldi. Özelleştirme İdaresi'nden yapılan açıklamaya göre son teklif verme tarihi 19 Haziran 2006 olan Çelik Palas Oteli'ne Toray İnşaat Sanayi ve Ticaret A.
Özelleştirme - 20.06.2006
İstanbul: Tarihte Yarın
Tarihte 21 Haziran'da meydana gelen önemli olayların kronolojik sıralaması şöyle: "- 21 Haziran 1905 Fransız yazar ve varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre doğdu. - 21 Haziran 1915 Çanakkale savaşları içinde Kerevizdere muharebesi başladı. - 21 Haziran 1919 Amasya Tamimi yayınlandı. - 21 Haziran 1919 Mustafa Kemal, İstanbul'da bulunan tanınmış kişilere (Abdurrahman Şeref, Reşit Akif Paşa, Seyit, Halide Edip (Adıvar), Kara Vasıf, Nafia Nazırı Ferit Paşa, Sulh ve Selamet Fırkası Başkanı Ferit Paşa, Cami (Baykut), Ahmet (Rıza)) gönderdiği mektupta "Artık İstanbul Anadolu'ya hakim değil, tabi olmak mecburiyetindedir" dedi. - 21 Haziran 1927 Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. - 21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu kabul edildi. - 21 Haziran 1946 Türkiye Garanti Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi. - 21 Haziran 1946 Rize Çay Fabrikası'nın temeli atıldı. - 21 Haziran 1955 Divriği Demir Madenleri İşletmesi ETİBANK'dan ayrılarak Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bağlandı. - 21 Haziran 1957 5 milyon lira sermayeli Niğde Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. kuruldu. 21 Şubat 1964'de işletmeye açılan tesisin adı, özelleştirme kapsamına alındıktan sonra OYSA Niğde Çimento Sanayi Ticaret A.
Özelleştirme - 19.06.2006
Ankara: Anavatan Partisi'nden Başbakan Erdoğan'a Eleştiri
Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Süleyman Sarıbaş, "Sayın Başbakan Çankaya'ya kaçacak, başka bir çaresi yoktur. Suçlarını bilmektedir" dedi. Parlamento'da bugün bir basın toplantısı düzenleyen Sarıbaş, hükümetin Genel Kurul'da 6 günlük çalışma süresinde 30'a yakın kanun çıkarmayı planladığını, bu yüzden Meclis'in gece gündüz çalıştırılarak hatalı kanunlar çıkarılacağını ileri sürdü. Geçen hafta CHP'nin sert muhalefet yaptığını, ancak son anda bu muhalefetinden vazgeçtiğini ve AK Parti ile anlaştığını iddia eden Sarıbaş, bu anlaşmanın da Atatürk Orman Çiftliği ile LPG yasa tasarıları üzerinde yapıldığını öne sürdü. Anlaşmanın arka planını bilmediklerini söyleyen Sarıbaş, AK Parti ile CHP'nin anlaştığını, ancak halkın da bu iki parti tarafından hiç sebep yokken gerildiğini savundu. Hükümetin kanunlar çıkardığını, ancak kanunlara uymadığını iddia eden Sarıbaş, "CHP ile AK Parti her konuda anlaştılar" dedi. CHP ile AK Parti'nin anlaşmasının ilk olmadığını, RTÜK Kanunu'nda, anayasa değişikliğinde, Başbakan'ın affedilmesinde de anlaştıklarını savunan Sarıbaş, "Şimdi de cumhurbaşkanlığında anlaşmaz gibi görünüyorlar. Ama emin olun onda da anlaşacaklardır. Madem ki her konuda anlaşıyorsunuz, ne diye halkı geriyorsunuz?" diye konuştu. Hükümetin hukuka uymaması noktasında, 'siyasi partilere yardımların verilmemesi konusunu' örnek gösteren Sarıbaş, yargının paranın ödenmesine karar verdiğini, ancak Maliye Bakanlığı tarafından hukuk hiçe sayılarak bu ödemelerin yapılmadığını iddia etti. Sarıbaş, Başbakan'ın cumhurbaşkanlığı tarifinin kendisi olduğunu öne sürerek, "Kendisini bizzat tarif etti. Nisan ayında uzlaşma olur, seçilir" diye konuştu. Başbakan'ın Ofer'lere yapılan özelleştirme konusunda devleti zarara uğrattığını ileri süren Sarıbaş, "Kasımpaşalı'lık ruhunun en çok korktuğu şey yargıdır.
Özelleştirme - 18.06.2006
Petrol-iş Sendikası Genel Başkanı Öztaşkın: - ''koç Grubu, Rafineri Çıkış Fiyatına 3 Günde Bir Zam Yapıyor''
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, ''Koç Grubu, rafineri çıkış fiyatına 3 günde bir zam yapıyor'' dedi. Öztaşkın, sendikasının Yarımca Şubesi 10. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, örgütlü oldukları Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ'de (TÜPRAŞ) özelleştirme sürecinin devam ettiğini anımsatarak, yargı aşamasındaki özelleştirme sürecinde Danıştay Genel Kurulunun son kararı vereceğini bildirdi.
Özelleştirme - 18.06.2006
Diyarbakır: Tekel Depoları Toki'ye Devredildi
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi tarafından TEKEL depoları, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'ne devredildi.
Özelleştirme - 17.06.2006
Gaziantep: Vatansever Kuvvetler'den Basın Toplantısı
Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği Genel Başkanı Taner Ünal, Türkiye'nin bağımsız bir ülke konumunda olmadığını öne sürerek, ''Türkiye sömürge devleti haline gelmiştir'' dedi. Ünal, Gaziantep'te dernek binasında düzenlediği ''Türkiye Nereye Gidiyor?'' konulu basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD ve AB'nin refahını sağlamak için Türkiye'nin cebindeki paraların çalındığını iddia ederek, ''Türkiye bağımsız değil, bağımlıdır. Türkiye, sömür devleti haline gelmiştir. Her yıl 200 milyar dolar dış ülkelere haraç ödüyoruz. Bu parayı her yıl bu ülkelere ödediğimiz için insanımız fakirdir, işsizdir. Uluslararası şirketler ve bankalar Türkiye'yi yönlendirmektedir. 350 milyar dolar dış borcu olan bir ülkenin bağımsızlığından söz edilemez. Türk insanı çalışıyor, ABD'yi ve Avrupalı yiyor'' diye konuştu. Türkiye'nin AB üyeliği talebinden zaman geçirmeden vazgeçmesi gerektiğini, bu konuda çifte standart uygulandığını ileri süren Ünal, şunları söyledi: ''AB'nin Türkiye'den istek ve talepleri çok daha korkunçtur. 'İlerleme Raporu' denilen şey, aslında bir gerileme raporudur. AB'yle anlaşarak kazanacağımız hiçbir şey yoktur. AB'nin amacı Türkiye'yi çözmek ve federe bir devlet haline getirmektir. AB, Kıbrıs konusunda da çifte standart uygulamaktadır. AB'nin bizden istedikleri şeyler tamamen saçmalıktır. Türkiye bazı konularda radikal kararlar almalı ve AB isteğinden hemen vazgeçmelidir.'' Ünal, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız bir devlet haline gelmesi için milli devleti tesis etmesi gerektiğini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eğer 'milliyetçiyim' deniliyorsa; piyasadaki 350 milyar dolar Türk parasıyla değiştirilmeli. Piyasada sadece Türk parası kullanılmalı. İkincisi; dış borç alımları önlenmeli ve en önemlisi de milli devlet tesis edilmeli. Türkiye'nin tek kurtuluşu milli devleti tesis etmektir. Atatürk, cumhuriyeti kurduğu zaman bu memleketin yüzde 67'sini satın almıştır. Stratejik tesis ve kurumlar hiçbir şekilde satılmamalıdır. Bu tür tesis ve kurumların özelleştirme adı altında satılması, vatana ihanettir.
Özelleştirme - 16.06.2006
Malatya: Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı Sonuç Bildirgesi
Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı sonuç bildirgesi yayınlanarak, özelleştirmenin cumhuriyetin varlığını tehlikeye soktuğu ileri sürüldü.
Özelleştirme - 16.06.2006
Sanayici Çin'den Ve Bürokrasi'den Dertli
İstanbul Sanayii Forumu'na katılan sanayiciler, Uzakdoğu ve özellikle Çin'den gelen ucuz ürünler, hammadde ithalatı ve bürokratik engeller olarak dile getirdi. İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenen İstanbul Sanayii Forumu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ile İstanbul Cevahir Otel'de yapıldı. Forum çerçevesinde biraraya gelen onbeş iş kolu temsilcisi sektörlerinin yaşadıkları soruları ve çözüm önerilerini bir sunumla özetledi. Plastik ve kauçuk ürünleri sektörü adına söz alan İsmail Selçuk Atasoy, plastik sektörünün halen hammade ihtiyacının yüzde 80'ini ithalatla karşıladığına dikkat çekerek, PETKİM'in özelleştirilmesinde yeni plastik hammadde üretimine yönelik yatırım taahhüdünün ön planda tutulması ve yeni petro kimya tesislerinin kurulması gerektiğini belirtti. Atasoy, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan, "Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği"nin AB'den daha ağır yaptırımlar içerdiğine dikkat çekerek, gerekli bilinç ve altyapı oluşmadan ambalaj atıklarını toplama sorumluluğunun sadece ambalajı üreten ve kullanan sanayiiciye verildiğini kaydetti. KİMYA SANAYİİNE YATIRIM YETERSİZ Boya, kimya ve petrol ürünleri sektörü adına konuşan Refik Sait Önür, Türkiye'de kimya sanayi yatırımlarının yıllık 200 milyon doların altında seyrettiğini, kimyasal madde üretiminin ise yıllık 10 milyar dolar olduğunu açıkladı. Üretimi "kısır" sözleriyle niteleyen Önür, sorunun aşılması için öncelikle "kemikleşmiş bürokratik işlemlerin" kaldırılması gerektiğine işaret etti. ELEKTRİK DE KADEMELİ FİYATLANDIRMA YAPILSIN Elektrik ve elektronik sanayii sektörü adına konuşan Mehmet Göksel, elektrik enerjisinin ucuz ve verimli kullanımı için günlük saatlere göre kademeli fiyatlandırma yönteminin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı. Göksel, ses ve görüntü cihazlarından alınan TRT Bandrol bedelinin yüzde 10'dan yüzde 16'ya yükseltilmesini eleştirdi. SEKA'YA BAĞLI İŞLETMELER ÜRETİME DEVAM EDEMEDİ Orman ürünleri, kağıt ve matbaa sanayi sektörü adına konuşan Nuri Gönenoğlu, kamuya ait matbaaların özelleştirme kapsamına alınması gerektiğini savundu.
Özelleştirme - 16.06.2006
Ankara: Doany'den Avea Hisselerine İlişkin Açıklama
Türk Telekom Genel Müdürü Paul Doany, Telecom Italia'nın Avea'da sahip olduğu yüzde 40 civarındaki payın Türk Telekom (TT) ya da Oger Telecom tarafından alınmasına ilişkin açıklamanın en geç 10 gün içinde yapılacağını belirterek, hisselerin 500 milyon dolara satın alınacağına ilişkin bilginin doğru olduğunu söyledi. Türk Telekom'un 2 milyonuncu ADSL kullanıcısı ödül töreninde gazetecilerin sorularının yanıtlayan Doany, "Hisselerin Türk Telekom ya da Oger Telecom tarafından satın alınacağı konusunda bir hafta ya da en geç 10 gün içinde açıklamayı yapabileceğimi umut ediyorum" dedi. Hisselerin 500 milyon dolara satın alınacağına konusunda bilgiler olduğunun anımsatılması üzeride de Doany, "Bu bilgi doğru bilgidir" diye teyit etti. Türk Telekom'un Avea hisselerini satın alabilmesi için Hazine'nin onayının gerektiğini, bu konuda Hazine'ye başvurduklarını kaydeden Doany, "Türk Telekom'un kararı Hazine'nin kararıdır. Ayrıca Hisseleri TT'nin ya da Oger Telecom'un alması bizim için fark etmez" diye konuştu. TT'nin özelleştirme bedelinin kalan tutarının erken ödenmesi konusunda da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile görüşmelerin sürdüğünü ve önümüzdeki iki-üç hafta içinde bununla ilgili bir açıklama yapabileceklerini umut ettiğini ifade eden Doany, şöyle konuştu: "Şu andaki durum 3 ay öncesine göre biraz daha farklı; tamamını ödeyebilir ya da kısmi ödeme yapabiliriz.
Özelleştirme - 15.06.2006
Ankara: Kamu Finansmanı Ve Borç Yönetimi Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Kabul Edildi
Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve KHK'lerde (Kanun Hükmünde Kararname) değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarıyla Ziraat Bankası'nın bilgisayarlarındaki arıza sonucu çalışanların Tasarrufa Teşvik Fonu hesabından fazladan ödenen ortalama 96 YTL, 12 taksitte tahsil edilecek. Sistemden çıktıkları için devlet ve katkı payını alamayan 183 bin kişi davalarını geri çekmeleri halinde hakları olan payı alabilecek. Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarının komisyon görüşmeleri sırasında 35 önerge verilerek değişiklik yapıldı. Yasama dönemi bitmeden Genel Kurul'da ele alınarak yasalaştırılacak olan tasarıyla getirilen düzenlemelere göre, "Kişilerin bireysel emeklilikle ilgili birikimlerinin asgari ücret kadar olan tutarı, hacz, rehn ve iflas kapsamı dışına çıkarıldı. Ziraat Bankası'nın bilgisayarlarındaki arıza sonucu Çalışanların Tasarrufa Teşvik Fonu hesabından fazladan ödenen ortalama 96 YTL, 12 taksitte tahsil edilecek. Sistemden çıktıkları için devlet ve katkı payını alamayan 183 bin kişiye de davalarını geri çekme şartıyla bu payların ödenmesi hükmü eklendi. Büyükşehir belediyelerinin Hazine'ye olan borçlarının yeniden yapılandırılması için tanınan süre, 30 Temmuz 2006'ya kadar uzatıldı. Bireysel emeklilik sisteminin düzenli işletilmesini sağlamak için bir 'Emeklilik Gözetim Merkezi' kurulacak. Hazine Müsteşarlığı, özel hukuk hükümlerine göre kurulu bir tüzel kişiliği, 'emeklilik gözlem merkezi' olarak görevlendirebilecek. Hayat branşı ve diğer alanlarda faaliyet gösteren sigorta şirketleri de bu merkezlere üye olabilecek. Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına nakdi hibe vermeye ve bu yöndeki anlaşmaları imzalamak için Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerini tayine, Dışişleri Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu olacak. Söz konusu hibe tutarları, Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanacak. Nakdi hibe anlaşmalarına ilişkin hazırlık, temas ve müzakereler Müsteşarlık tarafından yürütülecek ve Dışişleri Bakanlığı ile istişare edilerek sonuçlandırılacak" maddeleri benimsendi. TASARIDAKİ DİĞER MADDELER Bunun yanında tasarıda, "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumları ile yapılacak ayni hibe anlaşmalarına ilişkin hazırlık temas ve müzakereler ise ilgili kuruluşlar tarafından yürütülerek sonuçlandırılacak. Ayni hibe anlaşmalarını imzalamak için Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerini tayine, ilgili bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Hibe vermeye ilişkin anlaşmalar, Bakanlar Kurulu kararıyla anlaşmada aksine bir hüküm bulunmamak kaydıyla imza tarihi itibariyle yürürlüğe girecek. Bu düzenleme, savunma ve güvenlik amaçlı hibeler için uygulanmayacak. Hazine yatırım garantisi ve Hazine ülke garantisi vermeye, verilen garantilerin şartlarında değişiklik yapmaya, borç ve hibe vermeye, DPT Müsteşarlığı'nın uygun görüşüyle gerçekleştirilmesi ivedi ve zaruri olan projeleri tespit etmeye ve gerektiğinde tespit edilen bu projelere dış borcun ikrazı suretiyle kullandırılmasına karar vermeye, müsteşarlığın görüşü ve bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Teknik ve ekonomik açıdan yapılabilirliği de dahil olmak üzere projeyle ilgili her türlü sorumluluk, ilgili kuruluşa ait olacak. Dış proje kredisi kullanımlarına ilişkin olarak sadece dış borç kaydı ve dış borcun muhasebeleştirilmesi, müsteşarlığın sorumluluğunda olup, kullanımların usulüne uygunluğu da dahil olmak üzere kullanımlara ilişkin sorumluluk, kullanıcı kuruluşlara ait olacak" maddeleri yer alıyor. Tasarıda ayrıca, "Risk hesabına yapılan ödemeler hariç olmak üzere, dış borcun ikrazı ve ikrazen ihraç edilmiş olan devlet iç borçlanma senetleri suretiyle kullandırılan finansman imkanları için müsteşarlığa ödenen ana para dışındaki taksit tutarları ile gecikme faiz ve cezaları, bütçeye gelir kaydedilecek. Ayni nitelikli hibe yardımlar, hibe tanımını içinde yer alacak mali yıl içinde sağlanacak garantili imkanının ve ikrazen kullandırılacak dış borcun limiti, her yıl bütçe kanunlarıyla belirlenecek. Büyük bölümü kamu yönetimi ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunun yürürlüğü öncesinde sağlanmış olan doğal afet ve sosyal yardım projelerine ait kredilerden bütçeleştirilmeden kullanılmış olan ve alacak takibi yapılamayan kredi tutarlarına ilişkin hesapların, bütçenin gelir ve gider kalemleriyle ilişkilendirilmeksizin terkinine, Maliye Bakanı yetkili kılınıyor. Devlet üniversitelerinin yatırım programında yer alan projelerin finansmanı için 1 Ocak 2006 tarihinden önce imzalanan dış kredi anlaşmaları çerçevesinde sağlanan krediler, bu kuruluşlara tahsisli olarak kullandırılmaya devam edilecek" maddeleri bulunuyor. DSİ YENİDEN HİDROELEKTRİK SANTRALİ YAPABİLECEK Tasarının diğer maddeleri de şu şekilde sıralanıyor: "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kapsamında oluşturulacak program ve projelerin finansmanı için herhangi bir dış finansman kaynağından Türkiye Cumhuriyeti'nin borçlu sıfatıyla sağlayacağı kredileri, anılan fona bütçenin gelir ve gider kalemleriyle ilişkilendirilmeksizin tahsis etmeye, bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkili olacak. DSİ, yeniden hidroelektrik santrali yapabilecek. Çok amaçlı barajlar (sulama ve elektrik üretimi) ile Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler, lisans alınmasına gerek olmaksızın DSİ tarafından yapılabilecek veya yaptırılabilecek. Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi'ne, faaliyet konularıyla ilgili olarak Bakanlar Kurulu'nca görev verilebilecek. Bu görevden doğacak alacak, Hazine Müsteşarlığı'nca tespit edilerek karşılanacak. Primleri bakanlıkça belirlenen sigortalar, ihale konusu edilemeyecek, bakanlık da bu sigortaların sigorta şirketleri tarafından temini usullerini belirlemeye yetkili olacak. Böylece bankanın ihracata yönelik desteklerinin artırılması amacıyla Türk Eximbank'ın, politik risk kapsamında kullandırdığı kredilerle ilgili olarak geri dönüşlerin ve bankanın faaliyet karından hazine hesabına isabet eden temettü tutarları, banka sermayesine ve bankanın politik risk alacaklarına mahsup edilmesi yetkisi alınıyor. Ziraat Bankası ve Halk Bankası'ndaki kamu hisselerinin ve bankaların iştiraklerinin kamu hisselerinin, kapsam ve programa alınmadan özelleştirilmesine ilişkin olarak özelleştirme yönteminin belirlenmesi, değer tespit ve ihale işlemleri ile kamu paylarının devreni ilişkin her türlü sözleşmenin imzalanmasına dair işlemler, Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülüp sonuçlandırılacak.
Özelleştirme - 15.06.2006
Başbakan Key Hesaplarının Ödenmesi Talimatı Verdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan işçi, memur ve emekleleri ilgilendiren Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının hak sahiplerine ödenmesi yönündeki çalışmaların devam ettiğini belirtirken, bu konunun en kısa sürede halledileceğini söyledi. Başbakan Erdoğan, Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti. Görüşmeye Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu, Sanayi Bakanı Ali Coşkun ve Devlet Bakanı Ali Babacan katıldı. Türk-İş Genel Mali Sekreteri ve Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergun Atalay görüşmeye ilişkin olarak ANKA'ya yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan'a toplam 14.1 milyar YTL'yi bulan zorunlu tasarruf hesabının hak sahiplerine ödenmesi dolayısıyla teşekkür ettiklerini ve KEY esaplarının bir an önce ödenmesini istediklerini söyledi. Atalay, Başbakan Erdoğan'ı KEY hesaplarının bir an önce ödenmesine ilişkin hazırlıkların tamamlanması yönünde talimat verdiğini söyledi. Atalay, Erdoğan'a KEY hesaplarının ödenmesine ilişkin hazırlıkların devam ettiğini ve en kısa zamanda bu konunun "halledileceğini" söylediğini aktardı. Atalay, görüşmede 24 bine yakın geçici işçinin kadroya alınmasına ilişkin bir talepte bulunduklarını ve bu konuda da önemli bir mesafe aldıklarını söyledi. Atalay, Başbakan Erdoğan'ın geçici işçilerin kadroya alınmasına ilişkin Çalışma Bakanı'na talimat verdiğini kaydetti. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin Türkiye açısından getireceği sakıncalara dikkat çektiklerini söyleyen Atalay, bu konunun da Bakanlar Kurulu'nun gündeminde ele alınacağını ifade etti. Atalay, "Bizim özelleştirme diye bir talebimiz yok.
Özelleştirme - 15.06.2006
Ankara: Başbakan Erdoğan, Türk-iş Yönetim Kurulu Üyelerini Kabul Etti
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, enerji özelleştirmelerinin yeniden gözden geçirilmesini istediklerini belirterek, Başbakan Erdoğan'ın, konuyu Bakanlar Kurulu'nda ele alacaklarını söylediğini bildirdi.
Özelleştirme - 15.06.2006
Türk-iş'ten Başbakan'a "Terör Artar" Uyarısı(1)
Türk-İş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunduğu raporda şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin terörü artıracağı uyarısında bulundu. Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç ve Yönetim Kurulu üyeleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret etti. Türk-iş yöneticileri ziyarette Erdoğan'a 10 maddelik bir rapor sundu. GEÇİCİ İŞÇİLERİN KADROYA ALINMASI Türk-İş raporunda, bazı kamu işyerlerinde halen geçici işçi istihdamının devam ettiği ve emeklilik haklarını elde etmeden 10-15 yıldır çalışan geçici işçilerin geçmişte başarılı sonucu görülen benzeri bir uygulamayla daimi kadroya alınmasını istedi. "ENERJİ SEKTÖRÜNDE KAOS YAŞANIYOR" Raporda, enerji sektörünün doğal bir tekel özelliği göstermesi ve yüksek bir kamu yararı taşıması nedeniyle merkezi yapı dışına taşınmasının ülke ekonomisi üzerinde ağır sonuçlar yaratabileceğinden endişe duyulduğu kaydedildi. Raporda, "Ülkemizde ulusal çıkarları gözeten bir enerji politikasının olmaması ve politikanın uluslararası yönlendirmeler gereği özelleştirme çerçevesine oturtulması, sektörde yıllardan beri ciddi boyutlarda bir kaos yaşanmasına neden olmuştur" denildi.
Özelleştirme - 15.06.2006
Ankara: Enerji Bakanlığı'nda "Altın Zirvesi"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de yüksek miktarlardaki rezerve rağmen yapılan altın ithalatını eleştirerek, "Hem altının olacak, hem altın takıda dünyada ilk ona gireceksin ve ikinci sırada olacaksın. Neden bu ülkemiz kendi altının çıkarıp, üretip, işleyip de satmıyor?" dedi. Güler, siyanürü öne sürerek altın madenciliğini engellemenin de çok yanlış olduğunu dile getirdi. Güler, bugün altın sektörünün temsilcileri, İstanbul Altın Borsası ve Altın Rafinerisi temsilcileriyle Türkiye'deki altın madenciliği, altın üretimi, işletilmesi, ihracatı, ithalatı ve sektörün sorunları konularında bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının başında basına açıklamalarda bulunan Güler, görünen altın rezervinin 469 ton, gümüş rezervinin ise bin 926 ton olduğunu söyledi. Ancak altın rezervinin uzman görüşleri doğrultusunda 6 bin 500 ton olduğunu tahmin ettiklerini belirten Güler, son 10 yılda 43 adet altın işleme izinli maden ruhsatı düzenlendiğini bildirdi. Türkiye'de İzmir-Bergama Ovacık, İzmir-Seferihisar, İzmir-Ödemiş, Uşak-Eşme, Balıkesir-Havran, Eskişehir-Sivrihisar-Kaymaz, Artvin ve Manisa-Salihli'de rezervlerin bulunduğunu belirten Güler, bunlarda çoğu kez hem altın hem gümüşün bir arada bulunduğunu söyledi. Güler, bu maden rezervlerini alan firmaların şu anda kadar niye bekledikleri ve bir sıkıntıları olup olmadığını öğrenmek için bu toplantıyı düzenlediklerini belirterek, "Amacımız bu rezervlerin bir an evvel potansiyel halden dinamik hale geçip, ekonominin hizmetine sunulmasıdır" dedi. Türkiye'de yeni aramalara da ağırlık verdiklerini ve bu aramalarla "Türkiye'nin bir altın merkezi olmasını" arzu ettiklerini belirten Güler, bunun için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Altın madenciliği dışında altın işlemeciliğin de önemine değinen Güler, "Altın madenciliğinin ötesinde bu işin bir de teknolojisi ve sanayisi bulunuyor. Altın işletmeciliği noktasında Türkiye çok önemli bir yerde. Türkiye altın takı üretiminde ilk 10 ülke içinde bulunuyor. Bu önemli bir durumdur. hatta Hindistan'dan sonra da ikinci görünüyor. Neden bizim ülkemiz kendi altınını üretip de işlemiyor? Ana soru bu. Yani hem altının olacak, hem altın takıda dünyada ilk ona gireceksin ve ikinci sırada olacaksın. Neden bu ülkemiz kendi altının çıkarıp, üretip, işleyip de satmıyor. Tam tersine başkasının altını alıp, işliyor ve tüketiyor. Bu çarpıklığa cevap bulmamız lazım" diye konuştu. Görünür, muhtemel ve mümkün altın rezervinin bin 340 ton olduğunu ve Türkiye'de 17 adet yabancı sermayeli Türk şirketi bulunduğunu belirten Güler, bu firmalara ait ruhsat alanlardaki görünür rezervin ise 469 ton olduğunu söyledi. Güler son beş yılda üretilen altın miktarının 22 ton olduğunu ve bu aradaki büyük farkın sebebinin Türkiye'de altın madenciliğine karşı önyargı ve tepkiler olduğunu belirtti. Güler, "Yanlış kamuoyu değerlendirmeleri, yanlış yorumlanan çevre baskısı ve bürokrasi var" açıklamasında bulundu. FRANSA İGDAŞ ÖZELLEŞTİRMESİ İLE İLGİLENİYOR 2005'te dünyada toplam 2 bin 290 ton altın takı üretildiğini belirten Güler, Türkiye'nin kendi altınını üretmesi halinde hem ithalatın biteceğini hem de piyasa gireceği için dünya piyasasını etkileyeceğini kaydetti. Güler, altın üretimine karşı yapılan tepkilerin bir kısmının da bu etkilerden dolayı olduğunu dile getirdi. Güler, piyasanın paylaşımı ve çıkar ilişkilerinin de önemli olduğunu söyledi. Yatırımcıların önünü açmak amacıyla Çevre ve Orman Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile ortak bir toplantı yapacaklarını belirten Güler, "Amacımız kendi altınımızı daha çok kullanıp ekonominin hizmetine sunmak" dedi. altın üretiminde siyanür kullanımına karşı tepkilerin hatırlatılması üzerine ise Güler, tüm dünyada üretimin yüzde 80'inde siyanür kullanıldığını belirterek, "Bunu kullanmak tehlikeli anlamına gelmiyor. Gerekli çevre koşullarını oluşturur ve tedbir alırsanız, diğer kimyasal maddeler gibi bir madde. Bunu öne sürerek altın madenciliğini engellemek çok yanlış, aynı şekilde gümüşü de" değerlendirmesini yaptı. Daha sonra gazetecilerin soruların cevaplandıran Güler, "bugün görüştüğü Fransa Dış Ticaret Delege Bakanı Christine Lagarde ile gündemlerinin ne olduğuna ilişkin" bir soru üzerine, nükleer enerji, Nabucco Projesi konularında görüştüklerini söyledi. Güler, Fransa'nın Nabucco Projesi ile hangi bağlamda ilgilendiğinin sorulması üzerine ise, "Bu gaz Bulgaristan, Romanya, Macaristan'dan Avusturya'ya kadar gidecek. Oraya kadar giden gaz orada uluslararası şirketlerin müşterilerine de gidecek. Avrupa'da serbest piyasa ortamında her ülkede diğer yabancı şirketler de işin içinde bunun içinde Fransız şirketleri de var. Onlar bu bakımdan ilgilendiriyor" dedi. Gaz de France'ın İstanbul'daki doğalgaz dağıtım özelleştirmelerine ilgisi olduğunu da bildiren Güler, Kazakistan'ın Karadeniz'de bir rafineri yapılması konusunda mutabakata varıldığı yönünde haberlerin hatırlatılması üzerine, "Bu konuda bize net bir bilgi gelmedi" cevabını verdi.
Özelleştirme - 15.06.2006
İzmir: Sp Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, İzmir'de
Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, hükümeti eleştirerek, Türkiye'nin üretim gücünü kaybetmesi nedeniyle spekülasyonlardan kolayca etkilenen bir duruma geldiğini söyledi. Partisinin yerel teşkilatları tarafından düzenlenen "Türkiye'deki manevi tahrifat ve çözüm yolları" konulu konferansa katılan SP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, bugün SP İzmir İl Merkezi'nde güncel gelişmeleri değerlendirdiği bir basın toplantısı düzenledi. SP İl Başkanı ve GİK üyesi Şerafettin Kılıç'ın da hazır bulunduğu basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, bir ülkenin ekonomisinin zor durumda olabileceğini ancak sosyal yapının ayakta olması gerektiğini ifade etti. SP olarak üzerlerine düşenin ülkenin muhtemel sıkıntılarını karşılamak olduğunu, bu amaçla Türkiye'nin birçok yerinde konferanslar düzenlediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Gelinen nokta belliydi. Türkiye bu noktaya gelmiştir. İşte 2 haftadır, Türkiye üretim gücünü kaybettiği için, reel olarak kim ne üretiyorsa üretim gücünü kaybettiği için spekülasyonlara açık olabiliyor" dedi. Türkiye'nin bu dönemde bölgesindeki gücünü kaybettiğini savunan Numan Kurtulmuş, "Bize dönüp başka bir şey söyleyen, Avrupa'ya dönüp başka bir şey söyleyen iktidarla bir yere varılmaz. Deniz bitmiştir" diye konuştu. Anadolu'da para eden ürünlerin 5 yıldır 5 para etmez hale geldiğini, özelleştirmede sadece Ofer özelleştirmesinin konuşulmasının bile yeterli olacağını, bankacılık sektörünün yüzde 54'ünün yabancılaştırıldığını, özel sektörün elindeki büyük kuruluşların da teker teker yabancılaştırılmaya başladığını öne süren Kurtulmuş, "Türkiye ekonomisi maalesef tamamen küresel, uluslararası kuruluşların sistemine bağlı kaldı sürece bu böyle gidecektir" dedi.
Özelleştirme - 15.06.2006
İstanbul: Öib, Taşucu Kağıt, Taşucu Limanı Ve Limana Ait Varlıkları Satışa Çıkardı
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Sümer Holding A.Ş.'ye ait Taşucu Kağıt Sanayii İşletmesi, Taşucu Limanı ve Limana ait varlıkları satışa çıkardı.
Özelleştirme - 15.06.2006
Petrol-iş Bursa Şubesi Başkanı Han: - ''gübre Sektöründe Doğalgaz Fiyatları Düşürülmeli''
Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası (Petrol-İş) Bursa Şubesi Başkanı Nuri Han, gübre sektöründe doğalgaz fiyatlarının düşürülmesini istedi. Han, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de ve dünyada gübre sanayiinin durumu ile Gemlik Gübre Sanayi A.Ş'nin kapanmaması için önerilerin bulunduğu bir rapor hazırladıklarını ve bu raporu milletvekilleri ile bakanlıklara göndereceklerini bildirdi. Doğalgaz fiyatlarının yüksek olmasının Türk gübre sanayiini zor duruma soktuğunu anlatan Han, azotlu gübre üretim maliyetlerinde amonyağın payının yüzde 70, amonyak üretiminde ise doğalgazın payının yüzde 90 düzeyinde olduğunu ifade etti. Han, bu durumun doğalgaz fiyatlarının gübre üretiminin sürdürülmesi ve fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir yer tuttuğunu gösterdiğini söyledi. Han, yıllık 330 bin ton kapasiteli Gemlik Gübre Sanayi A.Ş'nin Türkiye tarımı için gerekli kimyevi gübreleri üretmek, temin etmek, satmak ve ulusal savunma için patlayıcıların esasını teşkil eden nitrik asit ve teknik amonyum nitratı üretmek, sanayide kullanılan azot bileşiklerini sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlattı. 3 Kasım 1978 tarihinde kurulan, 30 Haziran 1987'den itibaren de Türkiye Gübre Sanayi A.Ş'ye (TÜGSAŞ) bağlı olarak faaliyet gösteren fabrikanın Nisan 2004'te özelleştirildiğini anlatan Han, fabrikanın 1998 yılına kadar neredeyse yüzde 100 kapasiteyle çalıştığını belirterek, şunları kaydetti: ''Doğalgaz fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, üretilen amonyak maliyetlerinin artması nedeniyle amonyak ithal edilmeye başlanmış ve bu tesis devre dışı bırakılarak koruma altında bekletilmiştir. Özelleştirmenin ardından alıcı şirket, 10 milyon dolar yatırım yaparak Eylül 2005 tarihinde amonyak tesisini yeniden üretime geçirmiştir.
Özelleştirme - 15.06.2006
Hazine Ödediği Borcun Yüzde 74'ünü Geri Borçlandı
Hazine bu yılın ilk yarısında yaptığgı iç borç ödemelerinin yüzde 74'ünü geri borçlandı. Borçlanma oranı piyasa için yüzde 72.3 olurken, kamu kurum ve kuruluşlarında yüzde 85.5'e kadar yükseldi. Hazine, haziran ayı iç borç ödemelerini bu hafta çarşamba günü yaptığı 8.5 milyar YTL'lik iç borç ödemesiyle geride bıraktı. Zorunlu tasaruf hesaplarının son nema ödemesiyle birlikte toplam 10.4 milyar YTL'lik iç borç ödemesi yapılan haziranda, borçlanma ise bunun yarısından bile az oldu ve 5 milyar 122 milyon YTL'de kaldı. Buna göre hazine ödediği iç borcun yüzde 49'unu yeniden borçlandı. Mayısta da yüzde 57.3 gibi düşük bir düzeyde kalan borçlanma oranı haziranda belki de tarihinin en düşük düzeyinde gerçekleşti. Hazine bu yıl ocakta ödediğinin yüzde 85.1'ini, şubatta yüzde 84.9'unu, martta yüzde 74.3'ünü, nisanda yüzde 83.2'sini geri borçlanmıştı. Bu yılın ilk altı aylık döneminde Hazine 7 milyar 572 milyon YTL'si kamlu kurum ve kuruluşlarına, 67 milyar 350 milyon YTL'si ise piyasaya olmak üzere toplam 74 mbilyar 922 milyon YTL'lik bir iç borç ödemesi yaptı. Aynı dönemdeki borçlanma ise 6 milyar 474 milyon YTL'si kamu kurum ve kuruluşlarından , 48 milyar 689 milyon YTL'si de piyasadan olmak üzere toplam 55 milyar 163 milyon YTL oldu. Hazine bu dönemde piyasaya yaptığı ödemenin yüzde 72.3'ünü, kamuya yaptığı ödemenin yüzde 85.5'ini geri borçlandı. Borçlanma oranı toplamda ise yüzde 73.6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı aylık döneminde özellikle TÜPRAŞ ve Erdemir özelleştirmeleri nedeniyle önemli bir özelleştirme geliri elde eden Hazine, borçlanma rasyosunu yüzde 73.
Özelleştirme - 14.06.2006
Manisa: Manisa'da Sümerbank Satış Davası
Manisa Sümerbank Pamuklu Mensucat A.Ş.'nin özelleştirilerek 47 ortaklı Manisa Ortak Girişim Grubu'na satışı sonrası, fabrikanın eski hissedarlarının, Pamuklu Mensucat'ın satışında devletin ve kendilerinin zarara uğratıldığını iddia ederek açtıkları davaya ilişkin bugün bilirkişi heyeti söz konusu fabrikaya gelerek arsa değer tespiti amacıyla keşif yaptı. Pamuklu Mensucat'ın, 1994 yılından bu yana gelen iktidarlar ve Sümerbank Holding tarafından zarara uğratıldığını ileri süren eski ortaklar, daha önce yüzde 15 olan toplam hisselerinin özelleştirme sürecinde 58 binde 1'e düşürüldüğünü iddia ederek, uğradıkları zararın karşılanması için haklarının hukuksal yollardan arayacaklarını belirtmiş ve Pamuklu Mensucat A.
Özelleştirme - 14.06.2006
Ankara: Ziraat Ve Halk Bankası'nın Özelleştirilmesi
Devlet Bakanı Ali Babacan, Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nın faaliyetlerinin niteliği gereği, özelleştirme süreçlerinin hızlı ve esnek bir yapıda sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi.
Özelleştirme - 14.06.2006
Ak Yatırım Genel Müdürü Önder: - ''bugün İtibariyle 180 Binin Üzerinde Hesap Adedine Ulaştık''
Ak Yatırım Genel Müdürü Berrin Önder, kurumun bugün itibariyle 180 binin üzerinde hesap adedine ulaştığını bildirdi. Önder, AK Yatırım Bursa Şubesi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen toplantıda, 1996 yılında kurulan Ak Yatırım'ın, hızlı ve istikrarlı gelişme göstererek, geniş ürün yelpazesiyle önde gelen aracı kurumlar arasına girdiğini söyledi. Ak Yatırım'ın, ''bugün itibariyle 180 binin üzerinde hesap adedine ulaştığını'' açıklayan Önder, müşterilerine, hisse senedi, tahvil-bono, Amex yatırım fonları alım-satım ve repo işlemlerinin yanı sıra yatırım danışmanlığı hizmeti de sunan kurumunun, yurtdışı kurumsal satış departmanı aracılığıyla yurtdışındaki kurumsal müşterilere de ulaştığını dile getirdi. Önder, Ak Yatırım Kurumsal Finansman Bölümü'nün, yerli ve yabancı firmalara halka arz, şirket birleşme ve satın almaları, finansal ortak bulunması konularında danışmanlık yaptığını belirterek, kamu özelleştirme projelerinde alıcı veya satıcı tarafta etkin danışmanlık hizmeti de verdiğini belirtti.
Özelleştirme - 14.06.2006
5.5 Milyon Dolarlık Teleferık Hattı Çürümeye Terk Edildi
Küre madenleriyle İnebolu Limanı arasında bakır cevheri ve prit taşamak için 5.5 milyon dolara kurulan 21.5 kilometrelik teleferik hattı, İnebolu limanında yeterli depolama tesisinin bulunmaması ve limana 5 tonunun üzerindeki gemilerin yanaşamaması yüzünden çalışmıyor. Limanın kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar ise 120 yıldır tamamlanamadı. Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin (EMD), Anadolu Gezileri'nin ilkini gerçekleştirdiği Kastamonu'daki temaslar sırasında Küre madenleri ile İnebolu Limanı arasında maden taşımak için kurulan ve kuş uçumu tam 21.5 kilometre uzunluğundaki teleferik hattı dikkat çekti. Ancak 1980'li yıllarda yaklaşık 5.5 milyon dolarlık harcamayla kurulan teleferik hattı bugün boş bekliyor. Bunun nedenini ise İnebolu Liman inşaatının tam 120 yıldır tamamlanamaması oluşturuyor. 21.5 kilometre uzunluğundaki teleferik hattı üzerinde her biri 750 ton ağırlığında ve 1.5 ton yük taşıma kapasiteli yaklaşık 300 tane taşıma kovası bulunuyor. 300 gün 24 saat çalışma kapasiteli teleferik hattı, İnebolu Limanındaki stoklama tesisinin yeterli olmaması ve limana 5 tonun üzerindeki gemilerin yanaşamaması yüzünden çalıştırılamıyor ve taşıma kovaları boşlukta sallanıyor. Küre Belediye Başkanı Engin Ayrancı, teleferik hattının limandaki saklama kapasitesi aşılınca çalışmasına ara verildiğini söyledi. Madenden yaklaşık 80-100 bin ton bakır, 250-300 bin ton pirit üretildiğini ifade eden Ayrancı, gübre ve asit sanayiinde kullanılan piritin Avrupa'yla rekabet edemediği için pazar bulamadığını bu nedenle taşımasının da yapılmadığını, bakır cevherinin ise kamyonlarla limana taşındığı için teleferik hattının çalıştırılmadığını anlattı. "LİMAN İNŞAATI 120 YILDIR DEVAM EDİYOR" Ayrancı, teleferik hattının 1989-1991 yılları arasında yaklaşık 1.5 yıl çalıştığını belirtirken, saklama kapasitesinin aşılması ve limana yeterli büyüklükteki gemilerin yanaşamaması dolayısıyla çalışmalarına ara verdiğini anlattı. Liman inşaatının 120 yıldır devam ettiğini ifade eden Ayrancı, inşaatın tamamlanmasıyla stok sahası genişlemese bile 15-20 ton kapasiteli büyük gemilerin yanaşabileceğini, böylelikle teleferik hattının da işler duruma gelebileceğini söyledi. Yılda 66 bin ton bakır konsantresi üretme kapasitesine sahip olan Küre Etibakır Şirketi, 2004 yılında CE-KA şirketine satılmıştı. Belediye Başkanı Ayrancı, özelleştirme öncesinde madende 220 işçi, 70 de memur çalıştığına işaret ederken, işçilerin işten çıkarıldığını ve şu anda çoğunun adliyede, memurların ise başka kurumlarda çalıştığını anlattı.
123
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Özelleştirme Haberleri | Özelleştirme Haber - Haberler - Özelleştirme haberleri, son dakika özelleştirme haber ve gelişmeleri burada. İki taşınmazın özelleştirme ihalesinde nihai pazarlık görüşmesi sonuçlandı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 2.12.2021 05:03:50. #1.14#

title