İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl yayınlanan Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde, bu yıl Mersin'den 8 sanayi kuruluşu yer aldı.
İstanbul Sanayi Odası'nın ilk kez 1968 yılında 100 büyük sanayi kuruluşu olarak başlatıp, günümüze kadar geliştirerek sürdürdüğü İSO 500 sanayi kuruluşu çalışmasının 2007 yılı sonuçları açıklandı.
Raporda yer alan sonuçlara göre Mersin'de yer alan 8 sanayi kuruluşunun üretimden satışlarının toplamı olan 2 milyar 819 milyon 603 bin 309 YTL ile toplam ilk 500 içindeki payı, bir önceki yıla göre 0,1 puan artarak yüzde 1,4 oldu. Rapora göre Trakya Cam 53., Çimsa 81., Paşabahçe Cam 107., Anadolu Cam 133., Soda Sanayi A.Ş. 131., Çukurova İnşaat 460., Ankara Un ise 481. sıradan listeye girdi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut, küresel ekonomide 2006 yılında başlayan sorunların ülkemizi dolayısıyla Mersin'i de etkilediğini söyledi.
"Dünyadaki sorunların yanında uygulanan ekonomik politikadaki problemlerin üzerine, son zamanlarda yaşanan siyasi belirsizliğinde eklenmesi ile büyümenin lokomotifi olan sanayi sektöründeki artışın küresel ekonomideki yerimizi korumamız için yeterli olmayacak" diyen Aşut, en büyük 500 sanayi kuruluşu listesine Mersin'in 8 firmayla girmesinin önemli bir olay olduğuna dikkat çekti.
Türkiye'nin en büyük 500'ü arasında 8 sanayi kuruluşunun olması Mersin'in sanayi potansiyelini anlatmak için önemli bir örnek olduğuna dikkat çeken Aşut, listenin sevindirici olmasına rağmen diğer yandan sanayi kuruluşlarnın gün geçtikçe kan kaybetmeye devam ettiğine vurgu yaptı.
Döviz kurlarındaki gerilemenin sanayicinin ihracattaki rekabet gücünü düşürdüğünü ifade eden Aşut şöyle devam etti: "Kurdaki gerileme, sanayide ithal girdi kullanımının artmasına neden olmakta. Diğer taraftan kamu yükleri, dünyada artan petrol fiyatları ve diğer maliyetler yaşanılan sıkıntıyı derinleştirmekte. Zor durumdaki sanayici adeta ithalatçı olmaya özendiriliyor. Bu durum yerli sanayinin tasviyesi demek. Küresel rekabetin gün geçtikçe zorlaştığı, sanayimizin rekabet gücünün gitgide zayıfladığı, ekonomik alanda bazı risklerin sinyal verdiği, içinde bulunduğumuz dönemde siyasi gerginliklerin her şeyin önüne geçtiği görülmektedir. Söz konusu gergin ortamın, önceliğin ülke ekonomisine yoğunlaşmamız gerektiği gerçeğini geride bıraktığı görülmektedir."