Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şube Başkanı Abdullah Melik, Güneydoğu'da yaşanan kuraklıktan dolayı başta kırmızı mercimek olmak üzere buğday ve arpa üretiminde ciddi sorunların doğacağını söyledi.
Kuraklığın bölge üreticisinin yaşamını daha da güç hale getirdiğini ifade eden Melik, "2007 yılında yaşanan kuraklık öncesinde, 20 Ocak 2007 tarihinde kamuoyunu bilgilendiren ve bugün yaşanan tarım ve gıda krizi konusunda yetkilileri uyaran Ziraat Mühendisleri Odası, 2008 yılı hasadında ortaya çıkacak üretim eksikliği nedeniyle hasat sonrası yaşanacak fiyat artışları konusunda hükümeti uyarmakta ve ivedi önlemler almaya çağırmaktadır. Son derece kurak olan 2006-2007 tarım yılının aksine, 2007-2008 tarım yılı ülkenin genelinde normal yıllara yakın yağış ve sıcaklık değerleriyle seyretmektedir. Buna karşılık Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin ve Batman illeri yanında Gaziantep ve Kahramanmaraş illerimizde, içinde bulunduğumuz tarım yılı yağış ortalamalarında olağan yıllara göre yüzde 70'lere varan düşüşler kaydedilmiştir" dedi.
Sayılan illerin kuru tarım alanlarında ürün vermeyeceği kesinleşen tarlalara hayvan salımına başlanıldığını kaydeden Melik, "Bu durum bir taraftan yöre üreticisinin gelir olanaklarını sınırlarken, diğer taraftan Türkiye'nin özellikle kırmızı mercimek üretiminde ciddi tehlike sinyallerinin doğmasına neden olmakta, buğday ve arpada ise genel üretim miktarını geriye çekmektedir. Türkiye son 20 yılda baklagil ürünleri ekim alanlarının neredeyse yarısını kaybetmiş olup, baklagille kaplı alan 2 milyon hektardan 1.2 milyon hektara gerilemiştir. Buna paralel olarak üretim miktarı da 2.2 milyon tondan 1.6 milyon ton düzeyine düşmüş, 2007 kurak yılında ise üretim 1.3 milyon ton olmuştur. Son 20 yıl içindeki üretim gerilemesinin ürünler bazındaki sonuçları nohutta 725 milyon 551 bin 505, yeşil mercimekte 375 milyon 42 bin 27, kırmızı mercimekte 550 milyon 580 bin 508'dir" diye konuştu.
Baklagil ürünleri içinde ağırlıklı olarak Güneydoğu'da yetiştirilen ürünün kırmızı mercimek olduğunu ifade eden Melik, şunları söyledi:
"Kırmızı mercimek bölgenin Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Adıyaman ve Şırnak illerinde ekim alanı bulmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, buğday ve arpa için Türkiye'nin önemli üretim merkezlerindendir. 2007-2008 tarım yılında bölgede yaşanan kuraklık nedeniyle üretim düşüşleri olmuştur. Öngörülen üretim düşüşü buğdayda 2.5 milyon ton, arpada ise 1 milyon tondur. Kırmızı mercimek üretim düşüşü tahminimiz ise 271 bin ton düzeyindedir. Güneydoğu'da buğday ve arpa için bu üretim düşüşü öngörülerine rağmen, diğer bölgelerin de geçen yıla göre daha iyi üretim koşulları nedeniyle Türkiye'nin buğdayda kendine yeterlik noktası olan 18.5 milyon tonluk üretimi gerçekleştirebileceğini değerlendirmekteyiz. Arpada ise, aynı şekilde 8.5 milyon tonluk bir üretim beklentisi gerçekçidir. Buna karşılık, normal yıllardaki 580 bin tonluk kırmızı mercimek üretiminin neredeyse yarısı olan 271 bin tonluk üretimin kaybedilmesi, iç piyasada ve tüketici fiyatlarında ciddi bozulmalara yol açabilecek kadar önemlidir. Nisan 2007 ayında kilogramı 0.90 YKr olan kırmızı mercimek fiyatının Nisan 2008'de yüzde 133'lük fiyat artışıyla kilogramının 2.10 YKr çıkması, piyasanın buna göre pozisyon almaya başladığının açık işaretidir. Türkiye 2006 yılında 300, 2007 yılında ise 184 bin tonluk kırmızı mercimek ihracatı yapmıştır. Bu bağlamda, Türkiye kendi gereksiniminin üzerinde kırmızı mercimek üretimi yapmakta ve fazlayı ihraç etmektedir. Kısa vadedeki en ivedi önlemlerden birisi de, kırmızı mercimek dışsatımının derhal yasaklanmasıdır. Üretimde yaşanan gelişmeler, bu yasağın Dünya Ticaret Örgütü taahhütlerine aykırı olmadan uygulanabileceği bir zemin oluşturmaktadır. Bütün bunların yanında orta vadede, 1980'li yıllarda uygulanan nadas alanlarının daraltılması projesine tekrar başlanılmalı, bu bağlamda ekim alanları ve verimlilik yükseltilerek Türkiye tüm baklagil ürünlerinde dünya lideri konumuna tekrar yükseltilmelidir. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan kuraklığın tazmini için derhal uygun önlemler geliştirilmeli ve üretici mağduriyeti giderilmelidir. Bilinmelidir ki, günümüz dünyasında üretmeden doymak pratiği ortadan kalkmıştır." (FÖ-OÇ-CC-E)