Ankara Haber Ajansı [2206736]
Ziraat Bankası Genel Müdürü Çağlar(1): Bankanın 2015 Hedefi Yurt Dışına Açılmak
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Ziraat Bankası'nın Şu Anda 2015 Yılını Planlamaya Başladığını Söyledi. Özellikle Yakın Coğrafyaya Açılma Planlarından Bahseden Çağlar, Türk Bankacılığı Olarak Yurt Dışında Ortaklaşa Bir Banka Satın Almayı Planladıklarını Açıkladı.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Ziraat Bankasının şu anda 2015 yılını planlamaya başladığını söyledi. Özellikle yakın coğrafyaya açılma planlarından bahseden Çağlar, Türk bankacılığı olarak yurt dışında ortaklaşa bir banka satın almayı planladıklarını açıkladı. Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Başbakan Yunanistan'a gittiğinde birçok işadamları ile görüştüğünü ifade ederek, "Ayrıca orada kendi bankacılık alanında görüşmeler yaptık daha sonra uluslararası danışmanlık şirketlerden bir tanesi buralarda çok satılmak istenen banka var. Bu görüşmelerde Yunanistan'da değil, Balkan coğrafyasında da bu tarz bankalar var düşünür müsünüz?' dedeler, şu anda ellerindeki portföy anlamında bize ifade ettikleri aşağı yukarı 10 tane görüşmeye açık portföy var" dedi. Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar dün gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. Ziraat Bankası olarak da 2003 yılında 2010 yılını planladıklarını belirten Çağlar, şu anda da 2015 yılını planlamaya çalıştıklarını kaydetti. 2015 yılına gelindiğinde öncelikle bankanın yapısal dönüşümü için çalıştıklarını söyleyen Çağlar, "2015'e gelindiğinde düşündüklerimizi planlayabilirsek, Ziraat Bankası çok farklı, çok dinamik çok daha hızlı hareket eden çok daha yüksek teknolojiyi kullanan bir banka ve bölgesel bir güç olan bir banka haline gelecek" dedi. Bunun temelinin sadece şube açarak oralarda olmak olmadığını belirten Çağlar, Türk bankacılığı olarak yurt dışında ortaklaşa bir banka satın almayı planladıklarını açıkladı. Ortaklaşa bankalar satın almak gibi bir takım çabalar içerisine girilirse çok daha iyi olacağını dile getiren Çağlar, "Sadece Ziraat ölçeğinde bakıldığında biz oralarda temeller atıyoruz şimdilik, şubeler açıyoruz o şubeleri daha sonra bankaya dönüştürüyoruz. Makedonya örneğinde olduğu gibi, Bulgaristan örneğinde belki orada 5-6 şube haline dönüştüreceğimiz gibi. Oradaki amacımız iki ülke arasındaki ticaretin finansmanından pay almak arzusundayız. Bir de oraya giden Türk işadamlarının finansmanı için onlarla beraber orada olmak için" ifadelerini kullandı. -YAKIN COĞRAFYADAN PAZAR PAYI OLUŞTURALIM ÇABASINDAYIZ- Ziraat Bankası'nın Türkiye'de rekabet anlamında belli bir yerde olduğunu, belli bir pazar payında olduğunu söyleyen Çağlar, bundan çok daha fazla pazar payı alalım çabası içinde olmadıklarını kaydetti. Çağlar, bundan sonraki süreçte pazar payı oluşturulması gerektiğinde yakın coğrafyada bir pazar payı oluşturma çabasında olduklarını açıkladı. -SURİYE VE IRAK POTANSİYEL ÜLKELER- Çağlar, "Niye bugüne kadar Türk bankacılığı dışarıya çok açılmadı. Çünkü Türkiye'de getiriler çok iyiydi, marjlar çok iyiydi ve rekabet bu düzeyde değildi en kötü mevduatı toplayıp kamunun kağıtlarına 45.53 ettiğiniz zaman pozitif marj yakalayabiliyordunuz. Ama şimdi yüzde 10 mevduat toplarken, Hazinenin kağıtları yüzde 8 getiri sağlıyor size. Dolayısıyla bir kez marjlar daralmaya başladı. Bu ekonominin iyileşmesinin göstergesi doğal olarak. Dolayısıyla o marjların daraldığı ortamda sizin artık Türkiye'deki pazar payınızı büyütmenizin maliyeti çok daha yukarılarda o yüzden daha yüksek marjların olduğu yerlerde pozisyon almak lazım" şeklinde konuştu. Hiç işlenmemiş yerlerde örneğin Irak'ta ciddi bankacılık potansiyeli olduğunu kaydeden Çağlar, Suriye'nin de ciddi potansiyel olabilecek ülkelerden bir tanesi olduğunu dile getirdi. Çağlar, bir müddet sonra Türk bankacılığının da artık Türkiye'deki toplam gelirlerinin önemli bir kısmının belki dış coğrafyadan elde edebilecek stratejiye gelecek ya da yapılanmaya başlayabileceğini kaydetti. -ZATEN BİZ ŞİMDİ DE KENDİMİZİ ÖZELLEŞMİŞ GİBİ HİSSEDİYORUZ- Çağlar, "Stratejiniz dışarıda da pazar payı oluşturmak. Özelleşen Ziraat Bankası bu hedefi koruyabilecek mi?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Biz şimdi zaten kendimizi özelleşmiş gibi hissediyoruz. Siyaseten hiç bir kararımıza yönlendirici bir müdahale yok. O anlamda kamu sermayedarlığı ama özel sektör anlayışında çalışıyor kamu bankaları. Kamunun bizi kısıtlayıcı bizi sınırlayıcı hükmü çok olmadı. Diğerleri kadar rahat hareket edemeyişimizin sebebi hususları var, kamu ihale kanunu gibi. Ama onlar bizim genel işleyişimi çok da gerecek hususlar değil. Bazı kurallar var o kuralları bilip de işleri kurgularsanız rekabette geri koyacak kısıtlayıcı hükümler kurallar değil. 2011'de Özelleştirme şu an bizim kendi içimizde konuştuğumuz konu değil. Bu tamamen patronlarımızın alacağı karar bizle alakalı değil." -TÜRK BANKACILIĞININ SINIRLARI AŞMASI GEREKİR- Çağlar, "Büyüme stratejisi içerisinde mevzuatın engellediği bir yön var mı? BDDK ya da bankacılık yasası anlamında?" sorusu üzerine, "Yok hatta BDDK Başkanının da açıklaması vardır. Bankalar artık yurtdışında biraz daha dikkatli baksınlar tarzında. Ama şu bir gerçek ki Türk bankacığı bundan sonraki süreçte mutlaka sınırları aşması gerekir. Çünkü işadamının gittiği yerde oradaki bir bankayla diyaloguyla aynı lisanı konuşan aynı duyguları paylaşan bir bankacıyla konuşması çok farklı şeyler" dedi. -BALKAN COĞRAFYASINDA 10 TANE GÖRÜŞMEYE AÇIK PORTFÖY VAR- Çağlar, Yunanistan ve Balkanlarda banka satın alma konusunun çıkış noktası hakkında şunları söyledi: "Başbakan Yunanistan'a gittiğinde birçok işadamları ile görüştü. Ayrıca orada kendi bankacılık alanında görüşmeler yaptık daha sonra uluslararası danışmanlık şirketlerden bir tanesi buralarda çok satılmak istenen banka var. "Ortak arayışı içinde olan banka var acaba siz onunla ilgilenir misiniz' dedi. Hikaye oradan çıktı. Aslında hatta bunların 5-6 tanesinin finansalları denir ona görelim dedik bize birkaç tanesinin bayağı detaylı finansalı ile beraber çıkardılar getirdiler. Daha sonra dediler ki, "Sadece Yunanistan'da değil, Balkan coğrafyasında da bu tarz bankalar var düşünür müsünüz?', şu anda ellerindeki portföy anlamında bize ifade ettikleri aşağı yukarı 10 tane görüşmeye açık portföy var." -AYRIŞMA NOKTASINA GİDİYORUZ- Ziraat Bankası olarak, kabuk kırılma aşamasında Türkiye olarak, biraz batıyla biraz da bulundukları yakın coğrafyadaki ülkelerden ayrışma noktasına doğru gittiklerini söyleyen Çağlar, "Onların ciddi kriz yaşamış olması, bizim krizi biraz hissedip, arkasından toparlanmış olmamız Türkiye ciddi bir ayrıştırma noktasında gidiyor. Bu ayrışma noktasında da hani siyaseten de Türkiye bölgesel bir güç olacak şeklinde söylemin arkasını biz bankacılar eğer ki bu yakın coğrafyada pazar payı elde edemezsek, müteahhitlerimiz oralarda iş edinemezse ticaret erbabımız oralarda ticarette pazar payları elde edemezlerse o zaman siyasi söylemimiz bir parça eksik kalır" şeklinde konuştu. -HERKES YATIRIM PEŞİNDE- 18 ülkede bankalarının olduğunu hatırlatan Çağlar, bankalarının bulunduğu ülkelere çok sık ziyaretler gerçekleştirdiklerini, bu ülkelere her gidişte de Türk işadamlarıyla bir araya geldiklerini anlattı. Ülkelerde bir yatırım yapma eğilimi bulunduğunu gözlemlediğini ifade eden çağlar, "Yakın coğrafyada Kazakistan'dan Balkanlara Almanya'ya kadar bu coğrafyada herkes bir yatırım peşinde" dedi. -BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN YAPISI DEĞİŞMEK ZORUNDA- Tüm dünyada bankacılık sektörünün önümüzdeki dönemde yeni düzenlemelerde getirilmeye çalışılan husus piramit şeklinde olduğunu kaydeden Çağlar, "Bir yapıdan ziyade daha elips şeklindeki yapıya doğru gelinecek. Yani tepede 5 tane banka toplam sektörün yüzde 80"ini alan bir yapı değil de belki orta ölçekte pazar payları birbirine çok yakın bankacılığa doğru gitmek zorunda olacak" diye konuştu. -TÜRKİYE DIŞ TİCARET YÖNÜYLE ETKİLENECEK- Yunanistan örneğinde krizin devletin krizi halinde ortaya çıktığını daha sonra o krizle başa çıkabilmek için IMF politikaları, AB politikaları çerçevesinde bir takım kısıtlayıcı tedbirler alındığını anlatın Çağlar, "Bu kısıtlayıcı tedbirler yavaş yavaş halka sirayet ediyor. Finansal kriz devletlerin kriz haline dönüştü. Kamu borcun çekip çevirmekte zorlandılar. bu borcu çevirmek için giderlerini yatırımlarını azaltma gibi maaşlarda azaltma vergilerde artış gibi kısıtlayıcı tedbirler adılar. Bütün bunların sonucunda kriz şimdi vatandaşlar tarafından hissedilmeye başlanıyor. İkinci dip denen nokta biraz burası gibi" şeklinde konuştu. Dünyaya da ciddi bir ihracat yaptığını kaydeden Çağlar, özellikle AB'ye yapılan ihracatın o ülkedeki yavaşlamadan doğal olarak etkilendiğini ifade etti. Çağlar konuyla ilgili şöyle devam etti: "Türkiye bence bu yönüyle etkilenecek. Dış ticaret yönüyle etkilenecek, ama Türkiye'nin şöyle bir avantajı var, 73 milyon nüfus, tüketim eğilimi yüksek nüfus ve her şeye ihtiyaç duyan bir nüfus olduğu için biz kendi iç dinamiklerimizi büyümemizi istihdamımızı yatırımlarımızı da sürdürebiliriz ayrışmaya başladığımızın temel göstergeleri çok ciddi yatırım talepleri geliyor. Önceden kredi talepleri genelde ticari kredi talepleri şeklinde olurdu, 1 yıllık vadeli 18 ay vadeli olurdu şimdi genelde 5 yıl vadeli 10 yıl vadeli yatırım kredileri geliyor, bu Türkiye'de önümüzdeki dönemde iş ve aş olma söyleminin öncü göstergesi bir anlamda. Bankacılar olarak gördüğümüzde uzun vadeli kredi talepleri var bu önümüzdeki dönemde biraz daha Türkiye'nin biraz daha büyümesinin kalıcı olacağının göstergesi diyebiliriz. Onun ötesinde tüketim eğilimi yüksek, yeni bir ürün çıktığı zaman ya da yeni bir finansal imkan sağladığınız zaman 44 milyon TL haftada kredi kullandırıyoruz insanlarımıza bu bütün bankacılık sektörü olarak bakıldığında binlerce insan kredi kullanıyor. Kredi kullanana herkes zorunluluktan kullandığından değil, evini değiştiriyor arabasını değiştiriyor eşyasını değiştiriyor. bunlar da sanayiyi hareketlendiriyor." -ARTIK İNSANLAR TÜKETİCİ KREDİSİNE DOĞRU DÖNMEYE BAŞLADI- "kredi kartından nakit çekimine sınır getirilme" konusuyla ilgili olarak Çağlar, "şunu çok net görüyorsunuz düzenlemelerden sonra kamuoyunda ciddi bir bilinç oluşmaya başladı. Önceden insanlar kolay krediye ulaşabilmek için kredi kartından nakit çekerdi aradaki faiz farkını çok bilmiyorlardı. İlk defa bu dönem tüketici kredilerinin artışı kredi kartı artışını geçti oysa toplumda da BDDK'nın yaptığı yönlendirmeler var. Bankaların kendi müşterilerini yönlendirmeleri ve uyarmaları çerçevesinde artık insanlar tüketici kredisine doğru dönmeye başladılar. Bu güzel bir gelişme aslında" diye konuştu. -EMEKLİLERE ÇALIŞANLARA VERİLEN KADAR PROMOSYONUN ÇIKMASININ ÇOK MÜMKÜN DEĞİL- "Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı sizlerle de görüştü emeklilik promosyonu hakkında, bankalar sıcak bakmadı galiba?" sorusuna Çağlar, "Emeklilere promosyon hikayesi çok yüksek beklenti oluşturdu. Beklenti o beklentinin matematiğine bakıldığında bir maaş diye yola çıkılan oluşturulan beklentinin çalışanlara bile bu kadar yüksek şeyi yok. Sektörde aşağı yukarı yüzde 13'ler civarında bir ortalaması var yani bir maaşın yüzde 13'ünü bir yılda ancak banka veriyor ancak çalışandan elde edeceğiniz verim ile emekliden elde edeceğiniz verim çok farklı. Çünkü çalışan çocuğunun okul taksitini ödüyor" ifadelerini kullandı. Çağlar, banka olarak ortalamada ne kadar verim elde ettiklerini hesapladıklarını belirterek, onların çalışanların maaşlarının promosyon hesaplarken hesabına göre yapıldığını söyledi. Çağlar, emeklilerde emekli sandığı emeklilerine bin 500 civarında ssk emeklilerine 650 civarında rakamlar yattığı, maaşın yattığı günde insanların bu paranın tamamını çektiğini kaydetti. Emeklinin çalışan kadar konut almadığını, EFT, havale yapmadığını kaydeden Çağlar, bunlara bakıldığında çalışanlara verilen kadar promosyonun çıkmasının çok mümkün olmadığını dile getirdi. Çağlar şöyle devam etti: "Ortaya çıkan rakamlara bankalar isteksizmiş gibi duruyor. Bankalar isteksiz denen noktada 3 tane kamu bankası zaten ağırlıklı olarak bunları ödüyoruz özel sektörün ödediği emekli maaşı 9.3 milyon emeklinin 400 binini özel sektör ödüyor. 4.9'u Ziraat Bankası olarak bizde 1.7'si halk bankasında 1.2'si Vakıf Bankası'nda, 900 bini de PTT'de dolayısıyla bu sadece kamu bankaları üzerinden dönene bir ticaret. Ama siz emeklileriniz rahat maaş alsın diye, daha iyi hizmet alsın diye mesela bizim 69 tane özel şubemiz var özel hizmet noktası oluşturuldu. Bütün bunlar maliyet. Dolayısıyla maaş beklentisini karşılayacak bir promosyon ortaya çıkmıyor. Bir işlemin bankaya maliyeti 2 dolar 92 sent Ziraat Bankası için bir müşteri gişeye gelip ben hesabımdan 100 TL para çekiyorum dediğinde bunun bankaya yıl genelindeki ortalaması her bir işlemin 2 dolar 92 sent. Yani matematik anlamında bakıldığında o beklentileri karşılayamayacak."(ANKA/DEVAM)
| 6/10 (11 kişi) |
-
Liseli Kıza Tecavüzde 2 Şok İsim!
Sakarya'da 14 yaşındaki kıza tecavüz eden 17 kişiden ikisinin kimliği herkesi şaşırttı.
-
Video
Çağlayan'da Şike - KCK Gerginliği
Çağlayan Adliyesi'nde Fenerbahçelilerle KCK davasını izlemeye gelenler birbirine girdi.
-
Video
Herekol Dağı'nda Dev Operasyon
Özel eğitimli komandolar, teröristleri, kaçtıkları dağda kıstırdı. Sikorsky'li operasyon sürüyor.
-
Video
Türkiye'nin En Güzelinin İlginç Sırrı!
Miss Turkey 2012 Güzellik yarışmasında kraliçe seçilen Açalya Samyeli Danoğlu'dan şamimi açıklama.
-
Video
Aziz Yıldırım'a Tahliye Yok!
Şike ve örgüt suçlaması ile 13 yıl hapsi istenen Aziz Yıldırım bu duruşmada da tahliye olamadı.
-
Türk Futbolunu Bekleyen Büyük Tehlike!
Şike davasında savcının istediği cezaları UEFA'nın dikkate alması durumunda Türk Futbolunu çok...









