YÖK Başkanvekili Özgenç: "Rektörlere Üzüldüğümüzü İfade Edebiliriz" (1)
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İzzet Özgenç, Ergenekon Soruşturması Kapsamında Rektörlerin Gözaltına Alınması ile İlgili Olarak, "Üzüldüğümüzü İfade Edebiliriz. Bir Rektörün Kolluk Marifetiyle İster Yakalanarak Götürülsün, İster Zorla Getirilsin, Görevi Başından Alınıp Götürülmesi İyi Bir İş Olmuştur Deme Şansına Sahip Değiliz" Dedi.
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İzzet Özgenç, Ergenekon soruşturması kapsamında rektörlerin gözaltına alınması ile ilgili olarak, "Üzüldüğümüzü ifade edebiliriz. Bir rektörün kolluk marifetiyle ister yakalanarak götürülsün ister zorla getirilsin göreve başından alınıp götürülmesi iyi bir iş olmuştur deme şansına sahip değiliz" dedi.
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İzzet Özgenç, YÖK Başkanlık Binası'nda eğitim muhabirlerine yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantısında gazetecilerin Ergenekon soruşturması kapsamında 2 rektörün gözaltına alınmasına ilişkin sorusuna yanıt verdi. Söz konusu durum ile ilgili bir yetki kullanılmasının söz konusu olduğunu ve bu yetkinin hukuka uygun kullanılmış olup olmayacağını bilmediğini söyledi. Prof. Dr. Özgenç, "Şu anda görev başında olan rektörler, 2 rektör bakımından kullanılmış bir yetki var. Bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını biz bilmiyoruz. Elimizde böyle bir bilgi yok" dedi.
-"NE İÇİN GÖTÜRÜLDÜKLERİ BİLMİYORUM"-
Herhangi bir savcının, ceza muhakemesi kanun hükümlerine göre kendisini dahi bir hususta tanık veya şüpheli olarak dinlemek üzere davet edebileceğine işaret eden Prof. Dr. Özgenç, söz konusu davete herhangi bir davete katılır gibi katılabileceğini söyledi. Prof. Dr. Özgenç, "Savcı benim zorla getirilmemi isteyebilir. Bu durumda kolluk, benim kolumdan tutar, zorla getirme yöntemini işletir. Benim yakalanarak götürülmemi isteyebilir. Kaçma ihtimali varsa yakalanarak götürmemi ister. Bakın davetle götürebilir, zorla getirtebilir, yakalanarak götürülmemi isteyebilir. Yetkilerden hangisi burada kullanıldı ben bilmiyorum ama davet değil bu, çünkü kolluk marifetiyle bu insanlar götürüldüler. Götürmeleri ya yakalama şeklindedir ya da zorla getirme şeklindedir. Onu ben bilmiyorum. Ne için götürüldüklerini de ben bilmiyorum" diye konuştu.
-"HUKUKA UYGUN OLUP OLMADIĞINA BEN KARAR VEREMEM"-
YÖK olarak savcının işlemine karşı tepki oluşturacak bir karar almasının söz konusu olmadığını ifade eden Prof. Dr. Özgenç, "Ama bu, benim savcının yaptığı işlemin, savcıların göreve davet ettiği, görev verdiği kolluk görevlilerin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu da söylemem mümkün değil. Bu iş benim işim değil" dedi. Kendisinin bir açıklama yapmasının ya da başkasının bir açıklamada bulunmasının; hukuka aykırılık söz konusu olması halinde aykırılığı gidermeyeceğine işaret eden Prof. Dr. Özgenç, "Bunlar sadece psikolojik etki doğurur. Kamuoyu oluşturmaya etkisi olur. Bunlar da doğru olmaz" diye konuştu.
-"BEN SAVCI OLSAM ZORLA GETİRTMEZDİM"-
Savcının hukuka uygun olarak hareket etmesi halinde yapılacak açıklamalarının kamu yetkilileri üzerinde psikolojik baskı yaratacağının altını çizen Prof. Dr. Özgenç, "Ama bunu söylerken kamu görevlilerinin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu da iddia etmem mümkün değil. Bu konuda olsa olsa kişiler ihtiyatla hareket etmelidir diyebilirim. İhtiyatı elden bırakmamamız gerekir. Üzüldüğümüzü ifade edebiliriz. Bir rektörün kolluk marifetiyle ister yakalanarak götürülsün, ister zorla getirilsin; görevi başından alınıp götürülmesi iyi bir iş olmuştur deme şansına sahip değiliz. Aslında ben bir savcı olsam davet ettiğimde gelebilecek bir kişiyi ne zorla getirtirim, ne de yakalanmasını isterim. Mesela pekala bu insanların bir kısmı davet edildiğinde gidebilecek kişilerdir" diye konuştu. Kanun maddelerinin yazılmasında ya da kanunlardan kaynaklı bir sıkıntı olmadığını da ifade eden Prof. Dr. Özgenç, "Genel Kurul'dan ne çıkacak bilmiyorum bu arada. Genel Kurul adına ben görüş beyan etmeyeceğim" dedi. (ANKA/SÜRECEK)
(ONR/ZG)









