Kız Çocuklarına Cinsiyet Ayrımcılığı Ailede Başlıyor

Adana'daki Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görevli Dr. Özge Metin, ailelerin hala kız ve erkek çocuklarına eşit davranmadığını, cinsiyet ayrımcılığının doğuştan itibaren başladığını söyledi.
Adana'daki Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görevli Dr. Özge Metin, ailelerin hala kız ve erkek çocuklarına eşit davranmadığını, cinsiyet ayrımcılığının doğuştan itibaren başladığını söyledi.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedeniyle açıklama yapan Dr. Özge Metin, aynı ailedeki kız ve erkek çocuklarına farklı roller biçildiğini anlattı. Dr. Metin, en çok ergen kız çocuklarının erkek arkadaş ve dışarıda vakit geçirmeye izin verilmemesi sonucu çıkan sorunlar nedeniyle kendilerine başvurduğunu belirtti. Dr. Metin, "Aile, ergen kız çocuğunu boğacak şekilde kısıtlama getirirse, çatışmaya yol açıyor. Yasaklar bir yere kadar engel oluyor. Yasak yerine kural ya da sınır getirilmelidir. Biz, aileye genelde çocuklarının hangi ortamda kiminle birlikte olacağını biliyorlarsa, saat ve süre netse izin verilmesini öneriyoruz" dedi.
Ailelerin kızlarını korumak için evden çıkarmadığını, bunun yerine çocuklarına endişe ettikleri konularda eğitim vermeleri gerektiğini belirten Dr. Özge Metin şöyle konuştu:
"Kız çocuğunu küçüklükten itibaren bilgilendirmek çok önemli. Kız çocukları birçok bilgiye geç sahip oluyorlar. Bu bir tabu oluyor. Babalar bazı şeyleri erkek çocuklarıyla daha rahat konuşabiliyorlar ama kızlarla her şey paylaşılmıyor. Biz çocukları korumayı sadece çevresine çit çekerek sağlamaya çalışıyoruz. Çitin içinden çıkmazsa zarar görmeyeceğini düşünüyorlar. Ama çitin dışı hakkında da bilgi verirseniz, o zaman zarar görmez. Ama biz meseleyi basit mantıkla çözmeye çalışıyoruz. Evden dışarı yollamazsak, risk yok diyoruz. Anne babalarımız çocuklarının yaşamlarına çok hakim değiller. Çocuklarımız kimlerle arkadaşlık yapıyor. Arkadaşlarının aileleri kimler. Şikayet veya sorun gelmezse ilgilenmiyorlar. Ailenin çocukla ilişkisi genelde yok. Çocuğun hayatında neler oluyor, mutlu mu, boş zamanlarını dolduracak aktivitesi var mı, önemli şeyler."
KIZLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK
Kızların özgürlüğünün her alanda kısıtlandığını belirten Dr. Metin şöyle devam etti:
"Kız ve erkek ayrımı doğuştan itibaren var. Kız çocukları doğdukları andan itibaren 1-0 yenik başlıyorlar. Olumsuzluklarla büyümek zorundalar. Bireyselleşme aşamasında kat etmeleri gereken uzun bir yol var. Ama kız çocuğu sırtında yükle devam ediyor. Aileler, kız erkek ayrımı yapmadan cinsiyetçi yaklaşmamalıdır. Ancak örneğin; kız gibi, kız başına, kız gibi vurdun diyoruz. Cinsiyetçi ayrımcılık ne yazık ki var. Hem de ailede başlıyor. Aynı ailede hem kız, hem erkek çocuk varken, kız çocuk için özgürlükler çok kısıtlayıcı oluyor. Özünde size ifade ettiği hayata bakış açısı aynı ancak, erkek çocuk kendini daha iyi koruyabilir. Bunu yapma hakkı cinsiyeti nedeniyle varmış gibi yaklaşılıyor. Ne yazık ki kız çocuk için bunun doğru olmadığı düşünülüyor." - Adana











