Kıbrıs Rum Kesiminde Yapılan AB Üyesi Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı Sona Erdi
Kıbrıs Rum Kesiminde Bulunan Turizm Merkezlerinden Baf'ta Yapılan Avrupa Birliği (AB) Üyesi Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Bakanları 5'inci Gayri Resmi Toplantısı Sona Erdi.
Kıbrıs Rum Kesiminde bulunan turizm merkezlerinden Baf'ta yapılan Avrupa Birliği (AB) üyesi Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Bakanları 5'inci Gayri Resmi Toplantısı sona erdi.
Toplantıya katılan Akdeniz ülkeleri dışişleri bakanları, başta Kosova konusu olmak üzere çeşitli konularda Rum gazetelerine demeçler verdi.
Alithia "Kıbrıs Sorunu Olmaksızın Kıbrıs'ta - Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı Baf'ta Yapıldı, Kıbrıs Sorunu Gündem Dışındaydı" başlıklı haberinde, Baf'ta gerçekleştirilen 2 günlük toplantıda, Kıbrıs sorununun unutulduğu yorumunu yaparak, toplantıda Kıbrıs sorunuyla ilgili tek bir kelime bile edilmediğini yazdı.
Gazete, toplantıda Avrupa Birliği'ni ilgilendiren konular yanı sıra, AB üyesi Akdeniz ülkelerini etkileyen konuların ele alındığını kaydetti.
Gazete, toplantıya katılan Akdeniz ülkelerinin, dolaylı olarak Güney Kıbrıs'a, Kıbrıs sorununun AB'yi doğrudan ilgilendiren bir konu olmadığı, kendilerini etkileyen bir sorun olmadığı mesajını yolladığını ifade etti.
AB üyesi Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Bakanları 5'inci Gayri Resmi Toplantısı'nda, yasadışı göç, doğal afetlerle karşı karşıya gelme mekanizması, Kosova, Akdeniz Birliği'nin oluşturulması ve Orta Doğu'daki barış süreci konuları ele alındı.
Avrupa Birliği Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi'ne başkanlık eden, AB Dönem Başkanı Slovenya'nın Dışişleri Bakanı Dimitri Rupel, toplantı çerçevesinde yaptığı açıklamada, toplantıda Avrupa Birliği dış politikasının ileride karşı karşıya gelmesi gereken konuların ele alındığını ifade etti.
Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli'yle gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan Slovenya Dışişleri Bakanı Rupel, toplantıda, AB dış politikasının başlıca konularından olan Orta Doğu, Lübnan, Akdeniz, Kosova ve yasadışı göç gibi konuları müzakere ettikleri için çok mutlu olduğunu belirtti. Rupel, Kıbrıs sorununu ise bu konuların dışında bıraktı.
Kosova konusuna değinen Rupel, Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ın konuyla ilgili tavırlarının "değişebileceğini" söyledi.
Toplantı çerçevesinde Slovenyalı gazetecilere de dün açıklamalarda bulunan Rupel, Güney Lefkoşa ve Atina'nın Kosova konusuyla ilgili tavırlarının bilindik olduğunu belirtti, fakat bunun değişmesi ihtimalini göz ardı etmediğini kaydetti.
Rupel "Biz buraya Kosova konusuyla ilgili olarak Kıbrıs'a baskı yapmaya gelmedik, ama tavrını değiştirmesini umuyoruz" ifadelerini kullandı.
Rupel, AB dönem başkanlığının herkesin tezlerini dikkatlice dinlediğini ve AB'nin konuyla ilgili tezini değiştirmediğini de söyledi.
Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak kendisine yöneltilen bir soru üzerine ise Rupel, kendisinin, ülkesinin ve AB'nin, 8 Temmuz anlaşmasının daha fazla zaman kaybına uğramadan hayata geçirilmesini desteklediklerini bildirdi.
Haravgi konuyla ilgili haberinde, AB Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Bakanlarının, Kosova konusuyla ilgili olarak "AB'nin tek bir ses muhafaza etmesi gerektiğini" yinelediklerini aktardı.
Politis ise, haberinde Rupel'in İspanyol meslektaşı gibi doğrudan ticaret konusuna da değindiğini belirtti.
Gazeteye göre, Rupel, Rum Dışişleri Bakanı Erato Markulli'den, Güney Kıbrıs'ın Yeşil Hat Tüzüğü, Mali Yardım Tüzüğü ve Doğrudan Ticaret Tüzüğüyle ilgili tezleri hakkında bilgi istedi.
Gazete, "güçlü bir söylentiye göre" Rupel'in Markulli'den bu konularla ilgili Güney Kıbrıs'ın tezlerini öğrenmek istemesinin esas sebebinin, Güney Kıbrıs'ta Şubat ayında gerçekleştirilecek olan başkanlık seçimlerinin ardından Kıbrıs sorununda yeni bir girişimle ilgili hareketler olacağı olduğunu aktardı.
Haravgi ise, İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos'un, toplantı çerçevesinde Kıbrıs Rum Haber Ajansı'na (KİPE) yaptığı açıklamalara yer verdi.
Gazete "Gambari Sürecini Destekliyorlar" başlıklı haberinde, İspanya ve Bulgaristan'ın Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasıyla ilgili müzakerelerin yeniden başlaması için Gambari sürecini "iyi bir temel" olarak addettiklerini yazdı.
Habere göre, İspanya Dışişleri Bakanı Moratinos, açıklamasında, ülkesinin, Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs sorunuyla ilgili kararlarını ve uluslararası topluluğun sorunun çözümüne yönelik çabalarını her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini kaydetti.
AB'nin Kıbrıs sorununda ne ölçüde daha etkin bir rol oynaması gerektiği şeklinde soru yöneltilen Moratinos, Kıbrıs sorununun çözüm yerinin Birleşmiş Milletler olduğunu söyledi.
Moratinos, açıklamasında, "Kıbrıs"la ilgili AB tüzüklerine de değindi; "Kıbrıslı Türklerle doğrudan ticaret yapılması konusundaki tüzükle" ilgili olarak, "onaylanması için yeni bir hukuksal temel bulunabilseydi çok mutlu olacaktım" dedi.
Gazete, toplantı çerçevesinde açıklamalarda bulunan Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Todor Çiurof'un söylediklerine de yer verdi.
Gazeteye göre, Bulgar yetkili, açıklamasında, ülkesinin "Kıbrıs'ın toprak bütünlüğü ve adadaki işgal altındaki bölgelerin tanınmamasını" güçlü ve istikrarlı bir şekilde desteklediğini belirtti.
Fileleftheros ise, toplantıya katılan Romanya Dışişleri Bakanı Adrian Cioroianu'nun gazeteye verdiği demeci okurlarına sundu.
Buna göre, Romanya Dışişleri Bakanı, gazeteye yaptığı açıklamada, Romanya ve Güney Kıbrıs'ın Kosova konusuyla ilgili olarak AB içerisinde, uyuşmazlıklarını ifade eden AB üye ülkeleri arasında olduklarını söyledi.
Kosova'nın tek taraflı bağımsızlığının ilan edilmesi olasılığının ortaya çıkmaya başladığını kabul ettiğini sözlerine ekleyen Romen Bakan, tanınma konusunun her ülkenin egemenlik hakkı olduğunu da ifade etti.
Romanya Dışişleri Bakanı, Romanya'da yatırımlarda bulunan Rum şirketlerine de değinerek, bunların kendileri için çok değerli olduğunu belirtti ve Romanya'da şu an 654 Rum şirketinin faaliyet gösterdiğini söyledi.
(MG-İÖZ-İÖZ-BA-Y)












