Merkez Bankası'ndan Hükümete Enflasyon Mektubu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Enflasyon Hedefinin Aşılması Dolayısıyla Merkez Bankası Yasası Uyarınca Başkan Durmuş Yılmaz ve Yardımcısı Erdem Başçı'nın İmzasıyla Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'e Gönderilen Mektupta, Hedefin Tutturulamamasına Gıda ve Enerji Fiyatları Gerekçe Gösterildi.

Merkez Bankası yönetimi, enflasyon hedefinin aşılması dolayısıyla mevzuat uyarınca hükümete yazması gereken mektubu gönderdi.

Merkez Bankası Yasası uyarınca Başkan Durmuş Yılmaz ve yardımcısı Erdem Başçı'nın imzasıyla Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'e gönderilen mektupta, hedefin tutturulamamasına gıda ve enerji fiyatları gerekçe gösterildi. Mektupta, enflasyonun kısa vadede yüksek düzeylerini koruduktan sonra hedeflenen düzeylere doğru ilerleyeceği görüşü dile getirildi. Gelecek üç yıl için Orta Vadeli Program'la uyumlu biçimde yüzde 7.5, 6.5 ve 5.5 olarak belirlenen hedeflerin, gıda ve enerji fiyatlarına ilişkin oldukça temkinli varsayımlar altında bile ulaşılabilir olduğu savunuldu.

-HEDEFİN ASILMASININ NEDENLERİ

Son üç aylık dönemde enflasyonu olumsuz etkileyen unsurlarda önemli bir değişiklik olmadığı, gıda, enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü baskının artarak sürdüğü ifade edildi. Haziran ayı itibariyle yüzde 10,61 düzeyinde gerçeklesen yıllık

enflasyonun 6,8 puanının gıda ve enerji fiyatlarının doğrudan etkilerinden kaynaklandığına işaret edildi.

Gıda fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyondaki düşüş sürecini geciktiren ana unsur olduğu, yılın ilk yarısında hava koşullarının geçen yıla göre daha olumlu seyretmesinin işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düzeltmeyi de beraberinde getirdiği, bununla birlikte, tarımsal üretimde yaşanan kayıpların etkisinin sürmesinin ve emtia fiyatlarının yüksek seyrini devam ettirmesi paralelinde işlenmiş gıda fiyatlarının hızlı artısını sürdürerek yılın ilk altı ayında yüzde 14,2 oranında arttığı anlatıldı.

Yılın ikinci çeyreğinde enflasyondaki düşüşü engelleyen bir diğer ana unsurun ise enerji fiyatlarındaki gelişmeler olduğu, hızla artan petrol fiyatlarının, yurt içi akaryakıt fiyatlarında belirgin artışlara neden olurken elektrik ve doğal gaz fiyatları üzerinde de baskı oluşturduğu kaydedildi.

-PARA POLİTİKASINDA "TEMKİNLİ DURUŞ" ZORUNLULUĞU

Enflasyon hedeflemesine geçilen dönemden bugüne gıda ve enerji fiyatlarındaki artışların enflasyonla mücadeleyi güçleştirdiği, süregelen küresel ve yurt içi belirsizliklerin enflasyon beklentilerini olumsuz etkilemesinin, Banka'yı para politikasında daha temkinli bir duruş almaya zorladığı anlatıldı. Söz konusu belirsizliklerin genel fiyatlama davranışlarına yansımasını önlemek amacıyla Merkez Bankası'nın son üç aylık dönemde para politikasını sıkılaştırdığı, bunun da enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınmasında önemli katkıları olduğu ve Temmuz ayında beklentilerdeki bozulmanın durduğu ifade edildi.

Para politikasının mevcut duruşunun enflasyondaki düşüşü desteklediği savunularak, şöyle denildi:

"Enflasyonun kısa vadede yüksek seviyelerini koruduktan sonra enflasyon hedeflerine doğru ilerleyeceği tahmin edilmektedir. Güncellenen tahminlerimiz, önümüzdeki üç yıl için Orta Vadeli Program'la uyumlu olarak yüzde 7,5, 6,5 ve 5,5

düzeyinde belirlenmiş olan hedeflerin, gıda ve enerji fiyatlarına ilişkin oldukça temkinli varsayımlar altında dahi ulaşılabilir olduğuna işaret etmektedir. İktisadi birimlerin beklentilerini oluştururken bu hedefleri esas alması, arz yönlü şokların

ekonomi üzerindeki maliyetlerinin sınırlı kalması açısından önem taşımaktadır."

-"PARA POLİTİKASI TEK BAŞINA YETMEZ"

Fiyat istikrarına ulaşılabilmesi için basiretli bir para politikasının gerekli olduğu, ancak bunun tek başına yetmeyeceği ifade edilen mektupta, "Uygulanan maliye politikaları ve yapısal reform süreci de en az para politikası kadar önem taşımaktadır" denildi. Enflasyonun tek haneli düzeylere inmesinde maliye politikalarının katkısının büyük olduğu, bundan sonra da fiyat

istikrarına giden yolda maliye politikalarının desteğinin önem taşıdığı ifade edilerek, mevcut konjonktürde ekonominin dayanıklılığını koruması için mali disiplin ve yapısal reformların devamlılığının kritik önem taşıdığı anlatıldı.

-"YAPISAL REFORMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ"

AB'ye uyum ve yakınsama sürecinin devam etmesi ve programda öngörülen yapısal reformların hayata geçirilmesi konusundaki çabaların sürekliliğinin önemine işaret edilirken, "Özellikle, mali disiplinin kalitesini artırmaya ve verimlilik artışlarının

devamlılığını sağlamaya yönelik yapısal reformlar konusundaki gelişmeler gerek makroekonomik istikrar gerekse fiyat istikrarı açısından yakından izlenmektedir" denildi.

-RİSKLER

Enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin aşağı yönlü risklerin en az yukarı yönlü riskler kadar belirgin olduğu belirtilirken, gelecek dönemde yukarı yönlü risklerin gerçekleşmesi durumunda, para politikasının enflasyon hedeflerinden sapmayı en aza indirgemeyi amaçlayacağı vurgulandı. Gıda ve enerji fiyatlarının beklenenden daha olumlu gelişmesi durumunda ise enflasyonun hedeflere daha çabuk ulaşmasının sağlanacağı ifade edildi.

Enflasyonda beklenen düşüş eğilimine rağmen, bu düşüşün hızına ilişkin belirsizlikler bulunduğu, uzunca bir süredir devam eden arz yönlü şokların enflasyonun yüksek düzeylerde seyretmesine neden olduğu ve geriye yönelik fiyatlama davranışlarının yaygınlaşma riskini de beraberinde getirdiği kaydedildi.

Mevcut talep koşullarının arz şoklarının fiyatların geneline yayılmasını sınırlasa da, enflasyonun düşüş hızının, iktisadi birimlerin enflasyon hedeflerini ne ölçüde referans aldığına bağlı olarak değişebileceği ifade edilen mektupta, "Dolayısıyla Merkez Bankası, önümüzdeki dönem için belirlenen yeni hedeflerin itibarının güçlendirilmesi konusuna odaklanmaya devam edecektir. Bu çerçevede genel fiyatlama davranışlarına ve enflasyonun ana

eğilimine ilişkin gelişmeler yakından takip edilecektir" denildi.(ANKA)

(ES/NB/ZG)

Kaynak: ANKA