Arabada Yağ Değişimi Ne Kadar Önemliyse, İnsanda da Kan Değişimi O Kadar Önemli
Kızılay Doğu Akdeniz Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökhan Özboz, Kan Bağışı Yapan Kişilere Chek-up'tan Geçmiş Gibi Test Sonuçları Verildiğini Belirterek, Otomobil İçin Yağ Değişimi Ne Kadar Önemliyse İnsanlar İçin de Her 3 Ayda Bir Kan Değişiminin O Kadar Önemli Olduğunu Vurguladı.
Kızılay Doğu Akdeniz Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökhan Özboz, kan bağışı yapan kişilere chek-up'tan geçmiş gibi test sonuçları verildiğini belirterek, otomobil için yağ değişimi ne kadar önemliyse insanlar için de her 3 ayda bir kan değişiminin o kadar önemli olduğunu vurguladı.
Mersin Valiliği, kan bağışını yaygınlaştırmak ve toplumda kan verme bilincini oluşturmak amacıyla Kızılay Genel Müdürlüğü'nün başlattığı "Gönüllü Kan Bağışı Kampanyası"na katıldı. Kızılay'ın kampanyası için Mersin Valiliği'nde bir oda tahsis edilirken, valilik personelinin kan bağışında bulunacağı kampanyada ilk kan bağışını Vali Hüseyin Aksoy yaptı. Kan bağışı öncesinde bir konuşma yapan Kızılay Doğu Akdeniz Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökhan Özboz, ülkemizin kan ihtiyacını büyük bir oranda Türk
Kızılayı olarak karşılayarak kana ihtiyaç duyan tüm hastaların kan ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını söyledi. Kızılay olarak Türkiye'nin her yerinde bu ve benzeri kampanyalara devam edeceklerini ifade eden Özboz, şu anda 81 vilayetin 55'inde kan ihtiyacını karşıladıklarını, 2008 yılı sonunda 81 vilayette kan ihtiyacını karşılayacak konuma geleceklerini vurguladı. Dr. Gökhan Özboz, "Kan bağışı yaklaşık 15 dakika süren, insan sağlığına hiçbir zararı olmayan, bilakis insan vücudunun bağışıklık
sistemini artıran, kemik iliği yağlanmasına engel olan, vücutta metabolizmayı harekete geçiren, kan verenlerin gerçekten fayda gördüğü güzel bir olaydır" dedi.
Bir insan hayatını kurtarmak için 15 dakika, yılda 4 kez yapabilecek kan bağışıyla ömür boyu birçok kişinin hayatını kurtarmaya vesile olunabileceğine işaret eden Özboz, "Bir kişiden alınan bir ünite tam kanla 3 ayrı ünite kan ürünü elde edebilmekteyiz. Türk Kızılayı olarak aldığımız bu her bir ünite gerekli serolojik testlerden geçtikten sonra kan grupları da dahil olmak üzere 3 ayrı ürün olarak 3 ayrı hastaya ulaştırılıyor. Bunlar eritrosit, trombosit ve taze donmuş plazmadır. Böylece bir kişinin
vereceği kandan aynı anda 3 hasta yararlanabiliyor" diye konuştu.
Kan bağışı yapan kişilerin öncelikle tansiyon, hemoglobin oranı, tam kan sayımı, serolojik testlerden sonra kendisine sanki bir chek-up'tan geçmiş gibi test sonuçları verdiklerinin altını çizen Özboz, dolayısıyla kan veren kişinin vücudun bağışıklık sistemini artırıcı, ayrıca kemik iliği yağlanmasını önleyici, vücut metabolizmasının hızlandırıldığı ve daha az uykuyla daha dinç kalkılabildiği gibi birçok faydalı yönleri olduğunu kaydetti. Her sağlıklı bireyin, yılda 4 kez her 3 ayda bir kan bağışı
yapabileceğini belirten Özboz, "Zaten hiçbirimiz annemizden doğduğumuz kanla yaşamıyoruz. Kan vermesek de vücut bunu 4 ay zarfında yeniliyor ve bir şekilde vücuttan atıyor. Siz kan vererek bu atılma işlemini bir nevi kolaylaştırıyorsunuz, böbrek, karaciğer, dalak gibi fonksiyonları rahatlatıyorsunuz. Bir arabanın motor yağı nasıl belli bir kilometrede değişmesi gerekiyorsa vücudumuzda da kanın devamlı değişmesi ve kendini yenilemesi gerekiyor. Siz kan bağışı yaptığınızda kan hücrelerinin yaş ortalaması daha
düşük ve daha genç oluyor, dokulara daha iyi oksijen götürüyor ve vücudun bağışıklık sistemi daha çok artıyor. Dolayısıyla kan veren kişi kadar kanı alan kişinin de hayatta yerine koyabileceği kandan başka bir ilaç olmadığı için gördüğü fayda hayatidir. Bir hayat kurtarmanın hazzı her şeyden ötedir, bu konuda vatandaşların duyarlı olmasını rica ediyoruz" şeklinde konuştu.
Dr. Gökhan Özboz, kan bağışı oranının ülkemizde istenilen düzeye ulaşamadığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:
"70 milyonluk Türkiye'de 2 milyon kan ihtiyacı öngörülmekte, fakat Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre bu rakam 1 milyon 300 binlerde. Maalesef Türkiye'nin kan ihtiyacını karşılama konusunda oldukça gerideyiz. Bilinç konusunda da Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız protokol gereği, artık müfredatlarımıza kan bağışı konusu da girdi ve 2008 yılında 5 ana derste bu müfredat da yer alacaktır. Böylece ileride kan ihtiyacını karşılama konusunda gençlerimizi de 18 yaşına gelmeden bu konuda bilinçlendirip, 18
yaşına gelmiş her bireyin bilinçli olabilmesi için gerekli çalışmalara başladık."
Vali Hüseyin Aksoy ise, Kızılay teşkilatının Türkiye'de son yıllarda kanla ilgili sorunlara çözüm üretme adına kan merkezlerini güçlendirmeyi ve kana ihtiyacı olan vatandaşlara bu hizmeti sunmayı kendisine görev olarak aldığını ve bu konuda da önemli çalışmalar yaptığını vurguladı. Özellikle afetlerde ve birçok olumsuz olayda Kızılay teşkilatının sadece Türkiye'de değil, dünyada her bölgeye koştuğunu ve yardım ettiğini belirten Aksoy, "Kan ihtiyacı her zaman hepimizin karşı karşıya kaldığı bir sorun
olarak çıkabilmekte. Bu bakımdan Kızılay teşkilatımızın bu kan bağışı kampanyasına biz de Mersin Valiliği olarak destek vermek amaçlı bugün valiliğimizdeki bir odayı onlara tahsis ettik. Bütün vatandaşlarımızın da Kızılay teşkilatımızın başlatmış olduğu kan toplama kampanyasına destek vermesini bekliyoruz. Çünkü hepimizin bir gün kana ihtiyacı olabilir ve sağlıklı bir durumdayken kan verdiğimizde ihtiyacımız olduğu zaman da rahatlıkla bu teşkilatımızdan bunları elde edebilelim. Bu aynı zamanda bir sosyal
sorumluluk, bir görev olarak da görmemiz gereken bir çalışma" diye konuştu.
Programda, Kızılay Doğu Akdeniz Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökhan Özboz, kampanyaya desteklerinden dolayı Vali Aksoy'a ve Vali Yardımcısı Ardahan Totuk'a birer teşekkür belgesi takdim etti.
(ÖT-MT-ÖZ-Y)











