Yeşim Mutlu Yazıları

Yeşim Mutlu

Şifayı satırlarda, dostluğu sayfalarda: Kitap Dostum

04.03.2026 13:10
Haber Detay Image

Neşterin hassasiyetini kitabın derinliğiyle harmanlayan, iyileşmeyi sadece bedensel bir onarım değil, bütünsel bir farkındalık yolculuğu olarak görenözel bir konuğum var. Ortopedi ve travmatoloji koridorlarından kök hücre laboratuvarlarına uzanan akademik başarısını; "paylaşım ekonomisi" ve "okuma bilinci" temelleri üzerine kurduğu Kitap Dostum projesiyle taçlandıran Doç. Dr. Adem Aydın'ın hikâyesine odaklanıyoruz. Dijital çağın dezenformasyon gürültüsü içinde, kitabın o dikey ve derinlikli huzuruna bir kapı açan bu girişim, sadece bir uygulama değil; bilginin demokratikleştiği, kolların sevgi ve paylaşımla açıldığı bir toplumsal dönüşüm durağı.

Dalyan'ın sokaklarından tıp fakültesinin disiplinine, hücrenin gizeminden tasavvufun derinliğine uzanan bu ilham verici yolculukta; "okumayı" sadece satır takibi değil, "andaki farkındalık" olarak tanımlayan bir vizyonu aralıyoruz.

Gelin, bilginin paylaştıkça çoğaldığı bu farkındalık dolu dünyayı beraber keşfedelim...

Adem Bey, Ortopedi ve travmatoloji alanındaki yoğun klinik ve akademik kariyeriniz içinde kitaplarla ilişkiniz nasıl şekillendi? Kök hücre üzerine yürüttüğünüz bilimsel çalışmaların okuma disiplininizle nasıl bir bağı var?

Tıp fakültesinin 2. yılına kadar pek kitap okuduğum söylenemez, tabii bunda doğup büyüdüğüm Muğla Dalyan kasabasının da etkisi var. Turizmin çok yoğun olduğu bir bölgede doğup büyüdüğünüzde gençliğin enerjisini sokakta arkadaşlarınızla geçirmek çok daha cazip geliyor. Ama tıp fakültesine girdikten sonra durum değişti; çünkü sadece mesleğime ait bilgiler öğrenmek beni tatmin etmemeye başladı ve kitap okuma alışkanlığı kazanmaya başladım. Erken dönemde daha çok kişisel gelişim kitapları ilgimi çekerken daha sonra tarih, siyaset, felsefe alanları ilgimi çekmeye başladı ve okumalarım daha çok bu alanlardaydı. Akademik anlamda kök hücre çalışmalarıma başladıktan kısa bir süre sonra daha derinlemesine bilgi edinebilmek için kök hücre doktora sürecini başlattım. Bu dönem okuma alışkanlıklarımda da değişikliğe yol açtı diyebilirim; hücre ile haşır neşir olmak kendi iç dünyama yolculuğa çıkmamı sağladı. Bu dönemki okumalarım daha çok tasavvuf ve Türk tarihi üzerine oldu, hâlen okumalarımın büyük çoğunluğu Türk tarihi diyebilirim.

Hekimlikte doğru karar, doğru bilgiye zamanında erişmekle mümkün. Okuma alışkanlığının klinik pratikteki tanı, tedavi ve hasta iletişimi süreçlerine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğer mesleğinizde çok fazla hata payına yer yok ise sürekli eğitimin içinde kalmak zorundasınız; bu sadece kitap okumak olarak da değil; kongreleri, kursları ve makaleleri sürekli takip etmeniz gerekir. Ancak burada "okumak" kavramı üzerine ayrı bir parantez açmak istiyorum. Şahsen ben okumak kavramından andaki farkındalığı anlıyorum. Bu sebeple akışta farkındalığımı hep yüksek tutmaya çalışıyorum. İyi bir hekimin en çok odaklandığı şey doğru tanı koymaktır; bu sebeple iyi bir hekim hastasını ilk görüşten itibaren izler; yürüyüşü, oturup kalkması, nefes alıp vermesi… Bunlar henüz hastası ile konuşmadan bile iyi bir hekime birçok veri verir. Bu edindiğimiz bilgiler muayene sırasında hasta ile kurduğumuz iletişime ciddi katkı sağlar.

Kitap Dostum projesiyle ilk temasınız nasıl oldu ve bu platformun sizi heyecanlandıran yönü neydi? Bir hekim olarak bu girişimi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Bilişim merakım hep vardı, bilişim sektöründe bir şeyler yapmak istiyordum ama uzunca bir dönem ekonomik olarak böyle bir fırsatım olmamıştı. Konfor alanım arttığında bu düşünceye sebep aradım ve ilk fırsatta Kitapdostum projesini yakın arkadaş grubum ile birlikte hayata geçirdim. Tabii bilişim alanında bir eğitimim olmadığı için süreç biraz yorucu oldu. Ancak projeyi paylaşım ekonomisini artırmak ve okuma farkındalığını yükseltmek olarak konumlandırmam motivasyonumu hep yüksek tuttu. Bu projeyi kendimi gerçekleştirme basamağının ilk adımı olarak konumlandırıyorum.

Kitap Dostum'un dijital okur topluluğu modeli, bilgiye erişimin demokratikleşmesi açısından sizce nasıl bir sosyal etki yaratabilir?

Leo Buscaglia'nın çok sevdiğim bir sözü var: "Bilgi ve sevgi için kollarınızı kaparsanız kendinizden başka tutacak kimse bulamazsınız, bilgi ve sevgi paylaştıkça büyür." Evet, bu söz kitap okumaya başladığım dönemden itibaren hayatıma giren mottolardan biri oldu. Kitapdostum mobil uygulamasının kullanıcıları gerçekten entelektüel birikimi yüksek, kişisel ve toplumsal farkındalığı oluşmuş kişiler. Bu kişilerin ortak noktası bilgilerini ve en sevdiği kitaplarını paylaşmaları; biz de bu sebeple Kitap Dostum'un mottosunu "Paylaşmak güzeldir" olarak belirledik. Paylaşmayı bilen toplumlar sadece bilgiye erişmekte değil, hayatın her alanında demokratikleşirler.

Dijital çağda okuma kültürünün dönüşümünü nasıl okuyorsunuz? Sizce dijital kitap toplulukları yalnızca kültürel bir paylaşım alanı mı, yoksa toplumsal bir dönüşüm aracı mı?

Dijital çağın öncelikle okuma alışkanlıklarını artırdığını düşünüyorum. Ayrıca dijital dönüşüm hayatımıza e-kitap, sesli kitap, podcast ve YouTuber kavramlarını soktu. Belki de en önemli değişikliği medya üzerinde yaptı; klasik medya büyük oranda yerini sosyal medya kavramına bıraktı. Sosyal medya bugün neredeyse hepimizin içinde yer aldığı bir alan. Bu alan, topluma klasik medyanın sunmadığı bir fırsatı sundu; artık neredeyse dileyen herkes başlı başına bir medya gücüne dönüştü. Bu fırsat bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla birlikte bilginin gerçekliğinin sorgulanması kavramının da önünü açtı; sahte hesaplar ve asılsız haber paylaşımları ile kitlelerin dönüştürülebildiği görüldü. Dijital dezenformasyon dediğimiz bu kavram, yapay zekâ kavramının gelişimi ve farklı amaçlarla kullanımı ile birlikte daha uzun süre gündemimizi meşgul edecek gibi görünüyor. Aslında biz Kitap Dostum'u sadece dijital kitap topluluğu olarak değil de kitap dikeyinde faaliyet gösteren kitapseverlerin buluştuğu bir sosyal medya olarak konumlandırıyoruz. Kitap Dostum başlangıçta sadece kültürel bir paylaşım alanı olmakla birlikte, eğer yeterince kişinin cep telefonuna girerse okuyan, sorgulayan bir nesil için toplumsal bir dönüşüm aracı da olabilir.

Meslek hayatınızda sizi derinden etkileyen ve "iyileşmenin yalnızca fiziksel değil bütünsel bir süreç olduğunu" düşündüren bir hasta deneyimini bizimle paylaşır mısınız?

Her hasta ayrı bir kitaptır, yani hiçbir hasta aynı şikâyetleri de olsa birbirinin aynı değildir; hatta tek yumurta ikizleri için bile bu böyle. Bunu meslek hayatımda en çok profesyonel sporcuların iyileşme süreçleri ve diğer insanların iyileşme süreçleri arasındaki farklarda gördüm. Meslek hayatımda beni en çok etkileyen, dünya karatesinin 1 numarası Rafael Ağayev'in ameliyatı sonrası spora dönüş hızı idi. Diz kıkırdak ameliyatından 45 gün sonra altın madalya almıştı. Evet, ameliyatı başarılı geçmiş ve istediğimizi gerçekleştirmiştik ancak bu kadar hızlı dönüş büyük oranda sporcunun karakteri ile ilgiliydi. Rafael hedefe o kadar kilitlenmişti ki her günün kıymetini bilerek cerrahi sonrası 2. günden itibaren rehabilitasyon sürecini yürüttü. Öz disiplini bu kadar yüksek bir sporcu hiç görmemişimdir açıkçası…

Hem hekim hem akademisyen hem de Kitap Dostum gibi kültürel projelerle temas eden bir isim olarak, gençlere ve özellikle sağlık alanında kariyer hedefleyenlere nasıl bir "okuma ve gelişim vizyonu" önerirsiniz?

Tekrar hatırlatmak istiyorum, "okumak" kavramını anda farkındalık olarak yorumluyorum. İşte bu sebeple genç arkadaşlarıma hayatın akışında mümkün olduğunca her anın hakikatini yakalamaya çalışmalarını öneriyorum. Hayatı zorlamasınlar, kişisel farkındalıklarını artırmak için çok gezsinler, hata yapmaktan korkmasınlar; kolektif bilince katkı sunmak temel amaçları olsun. Pozitif ve güçlü hayaller kurmaktan durum ne olursa olsun vazgeçmesinler. Çünkü ne demişti Kulbak Ata kitabında Sayın Oktan Keleş: "Bugünün hayallerini yarının nesilleri yaşar."

"Paylaşmayı bilen toplumlar sadece bilgiye erişmekte değil, hayatın her alanında demokratikleşirler." diyerek noktalıyoruz bu ufuk açıcı sohbeti.

Eğer siz de kütüphanenizin sessiz raflarındaki dostlarınızı yeni ellerle buluşturmak, dijital çağın gürültüsünde "anda kalmanın" o dingin farkındalığını yakalamak isterseniz, bu yolculuğa dahil olabilirsiniz. Bilginin ve sevginin paylaştıkça çoğaldığı bu Kitap Dostum dijital evreninde okuyan, sorgulayan ve "paylaşmak güzeldir" diyen binlerce dostla aynı sayfada buluşabilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları