Sahra Arslan Yazıları

Sahra Arslan

8 Mart ayıpları

08.03.2026 23:31
Haber Detay Image

Malumunuz her sene olduğu gibi bu sene de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kuru kuruya kimseye en ufak bir maliyeti olmayan en havalı en iddialı mesajlarla geçirdik.

Hiçbir şey değiştirmeyecek, aynı tas aynı hamam düzeni devam ettirecek, bazılarımızın utandığı, bazılarımızın ise utanmayı bile aklından geçirmediği vaziyeti örtmeye ve gizlemeye dönük mesajlar, her zaman olduğu gibi bizi hiçbir yere taşımayacak, tek bir kadının bile hayatına dokunmayacak etkisiz birer mesajdan fazlası değil.

Yakın zamanda daha birkaç gün önce Zeytinburnu sahilinde kızıyla birlikte cesedi bulunan kadının haberini maalesef hepimiz okuduk.

Bir vakfın yöneticisi tarafından kızıyla beraber istismara uğradığını iddia eden ve İstanbul Kartal'daki Anadolu Adliyesi önünde günlerce nöbet tutarak adalet isteyen. Ölmeden evvel haberlere konu olmuş ama maalesef ki kurtulamamış bir kadın ve kızından bahsediyoruz.

30 yaşında genç bir anne ve 8 yaşındaki kızını kurtaramadık. Bas bas adliye önünde adalet istediğini bağıran iki kadını kurban verdik.

Kadının, ölmeden önce hukuki mücadelesinde yanında olmaya çabalayan Avukatın Sesi İnisiyatifinin bazı üyelerine, 'Ölüm tehditleri alıyorum. Eğer ölürsem bu intihar değildir.' Dediği de ifade ediliyor. Ayrıca iddia edildiği gibi; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerinin anneyi arayarak, eyleme devam etmesi halinde çocuğunun elinden alınacağı yönünde tehditlerde bulundu mu araştırılması gereken ciddi ağır bir iddiadır.

Tüm bunları ve diğerlerini, 2025 yılı içerisinde, erkekler tarafından canına kıyılan 294 kadını ve 297 şüpheli kadın ölümünü görmezden gelerek 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü mü kutlayacağız.

Evet kutlayacağız, şanlı kültürümüzün, ulvi inançlarımızın, kadınlara nasıl değer verdiğini dillendirecek, bayrak gibi sallayacak, ama o kültür ve inançların sahibi bizlerin o kadınların canına nasıl kıydığımızı hiç hatırlamayacağız.

2025 yılında maalesef ki kadınlar konusunda karnemiz utanılacak bir karneydi. Kadınların siyasette temsil gücü, bizi 185 ülke arasında anca 126. Sıraya çıkarmış, bürokraside, karar mekanizmalarında 189 ülke arasında 173. sırayı geçememişiz.

Hal böyleyken neyi kutluyoruz, karnedeki kırıkları mı, hayatları çalınmış, hayalleri kırılmış kadınları mı?

Yazarın Tüm Yazıları