İşletmelerin üst yönetimleri yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünmek zorundadır. Geleceğe yönelik öngörüler geliştirerek uzun vadeli planlar yapmak yönetimin en temel sorumluluklarından biridir. Şirketin geçmiş deneyimlerini ve mevcut durumunu dikkate alarak geleceğini planlamak ise yöneticilerin stratejik düşünme becerisinin bir sonucudur.
Stratejik düşünme yaklaşımı, rekabet ortamında işletmelerin öne çıkmasına önemli katkı sağlar.
Stratejik düşünme işletmeler için bir pusula görevi görür. Kurumun hangi yöne ilerlemesi gerektiğini gösterir ve karar alma süreçlerinde yöneticilere rehberlik eder. Bir işletmenin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için mutlaka belirlenmiş stratejilere sahip olması gerekir.
Stratejik düşünme; şirketin hedeflerine odaklanmasını sağlamanın yanında, geleceği öngörme ve odaklanmayı kolaylaştırır. Aynı zamanda riskleri azaltıp, rekabet avantajı sağlar.
Stratejik Düşünme Alışkanlığını Canlı Tutmak İçin Neler Yapılmalı?
İşletme sahipleri ve yöneticiler, büyük ideallerle kurdukları şirketlerde üretim ve satış faaliyetlerine önemli ölçüde zaman ve finansman ayırırlar. Ancak çoğu zaman strateji geliştirme konusuna aynı ölçüde odaklanılmaz.
Yıllar içerisinde rutinleşen iş hayatı ile inişli çıkışlı ticari faaliyetler de yöneticilerin stratejik düşünme reflekslerini zayıflatabilir. Bu nedenle stratejik düşünme alışkanlığını bilinçli olarak canlı tutacak uygulamaların hayata geçirilmesi gerekir.
1. Misyon, Vizyon ve Temel Değerleri Belirlemek
Her işletme kendi misyonunu, vizyonunu ve temel değerlerini açık biçimde tanımlamalıdır. Bu değerler kurum kültürünün temelini oluşturur ve kuşaktan kuşağa aktarılması gerekir.
Zaman içinde kuşaklar değiştikçe bazı uygulamalar ve yöntemler dönemin şartlarına göre güncellenebilir. Ancak işletmenin var oluş amacını ve uzun vadeli yönünü belirleyen misyon ve vizyonun korunması büyük önem taşır.
Bu değerler net olarak belirlenmezse yeni kuşaklar farklı beklentiler ve bakış açılarıyla yönetime gelebilir. Bu durum işletme içinde görüş ayrılıklarına yol açabileceği gibi, kuruluş felsefesinden uzaklaşma riskini de beraberinde getirebilir.
2. Sürekli Gelecek Planı Yapmak
Firmalar gelecekte nerede olmak istediklerini belirleyerek yollarına devam etmelidir. Bu hedefler bir senaryo şeklinde düşünülmeli ve kurumun bütün faaliyetleri bu hedefe uygun olarak şekillendirilmelidir.
Ticari hayatın çok hızlı değiştiği günümüzde yapılan planların da düzenli olarak güncellenmesi gerekir. Rekabet şartlarına uyum sağlayacak şekilde stratejiler gözden geçirilmeli ve gerekli revizyonlar yapılmalıdır.
Belirlenen stratejik planların kurum içinde paylaşılması ve gerektiğinde çalışanlara bu konularda eğitim verilmesi de büyük fayda sağlar. Çünkü hedeflerin sadece yönetim tarafından bilinmesi yeterli değildir; kurumun tüm kadroları bu hedef doğrultusunda hareket etmelidir.
Örneğin aile şirketlerinde yönetim kurulu başkanının yaşlanması, ölümü veya beklenmedik bir şekilde görevden ayrılması durumunda yerine geçecek kişinin önceden belirlenmesi gerekir. Bu kişinin gerekli eğitimlerden geçirilmesi ve yönetime hazırlanması işletmenin sürdürülebilirliği açısından son derece önemlidir.
3. SWOT Analizi Yapmak
Şirketler düzenli aralıklarla (en az yılda bir kez) kurumun genel yapısını değerlendiren SWOT analizleri yapmalıdır. Bu çalışma şirket içinde yapılabileceği gibi, dış danışmanlık desteği alınarak da gerçekleştirilebilir. Bu analiz sayesinde işletmeler güçlü ve zayıf yönlerini daha net görürler. Aynı zamanda karşılaşabilecekleri fırsatları ve tehditleri daha doğru analiz ederek geleceğe yönelik stratejilerini daha sağlıklı bir şekilde belirleyebilirler.
Bu nedenle işletmelerin uzun ömürlü olabilmesi için yöneticilerin stratejik düşünme alışkanlığını canlı tutmaları, kaybetmemeleri ve bu kültürü başta yönetim kadroları olmak üzere kurumun tüm kademelerine yaymaları büyük önem taşımaktadır.









