Ömer Aydın Yazıları

Ömer Aydın

İnanmanın Önündeki Engel: Dezenformasyon

12.03.2026 17:01
Haber Detay Image

İnsanlar, kurumlar ve ülkeler; kendi çıkarları doğrultusunda yanlış ya da gerçekle ilgisi olmayan bilgileri çarpıtarak aktarma yöntemine günümüzde sıkça başvurmaktadır. Bu uygulamanın temel amacı, insanları ve toplumları belirli bir yönde etkilemek ve yönlendirmektir.

Bazen gerçekle ilgisi olmayan bu tür haberler, bu alanda profesyonelleşmiş kişi ya da kurumlar tarafından üretilip sistemli biçimde yayılmaktadır. Bazen de kötü niyetli kişiler, mevcut bilgileri değiştirerek veya farklı bir merkeze oturtarak dezenformasyon üretmektedir.

Bu yöntem yalnızca siyaset veya uluslararası ilişkilerde değil, işletmelerin içinde de sıkça karşımıza çıkmaktadır. Kurum içerisinde çalışanların birbirleri hakkında gerçek bilgileri çarpıtması veya eksik ya da farklı şekilde aktarması oldukça yaygın bir durumdur. İki ülkenin birbirleri ile savaştığı ortamlarda, gerek bu ülkelerin vatandaşları, gerekse de dünyanın diğer ulusları savaş ortamından gelen haberlere artık çok temkinli yaklaşmakta ve duydukları ile ilgili hatta çok ciddi araştırmalara girmektedir.

Ayrıca işletmelerin rakipleri tarafından markaya zarar vermek amacıyla çıkarılan yalan haberlerin ciddi sorunlara yol açtığı da görülmektedir. Her ne kadar yasalar bu tür bilgi paylaşımlarını yasaklasa da; ticari rekabet uğruna hak, hukuk ve etik kuralların göz ardı edildiği; ticari iftira, yalan, hakaret ve aldatıcı uygulamaların tamamen ortadan kaldırılamadığı bir gerçektir. Nitekim geçmişte bir köfte lokanta zincirinde yaşanan olayda olduğu gibi, kamuoyunun konuyu araştırarak elde ettiği bilgiler doğrultusunda tepki vermesi, markaya zarar vermek yerine tam tersine satışların artmasına ve kârlılığın yükselmesine neden olabilmektedir.

Son dönemlerde özellikle sosyal medya mecralarında yayılan yanlış veya uydurma bir haberin, doğruluğu araştırılmadan hızla paylaşılması neredeyse sıradan bir davranış haline gelmiştir. Sormadan, araştırmadan yapılan bu paylaşımlar ise karşı taraf için ciddi itibar ve güven kaybına yol açabilmektedir.

Buna bir de yapay zekâ kullanılarak üretilen sahte içerikler ve asparagas haberler eklenince, artık birçok durumda insanların doğru ile yanlışı ayırt etmesi oldukça zorlaşmıştır.

Eskiden denize açılan balıkçıların abartılı hikâyeler anlattığına inanılır, bu nedenle onların anlattıkları temkinli bir şekilde dinlenirdi. Bugün ise benzer bir temkinin, karşılaştığımız tüm bilgiler için gösterilmesi gereken bir dönemde yaşıyoruz.

Dinimizde de başkalarından gelen bir haberin doğruluğunu araştırmaya yönelik birçok uyarı ve emir bulunmaktadır. Araştırmadan hareket edilmesi durumunda, farkında olmadan başkalarına zarar verileceğinden bahsedilmektedir.

Dezenformasyon çağında; duyduklarımıza, gördüklerimize ve okuduklarımıza hemen inanmak yerine araştırmak, sorgulamak ve teyit etmek zorundayız. Siyasi, ticari, tıbbi veya dini konularda bize ulaşan bilgileri "ince eleyip sık dokuyarak" değerlendirmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Yazarın Tüm Yazıları