Ömer Aydın Yazıları

Ömer Aydın

Dengeli Yöneticilik: Ne Ez, Ne De Ezil

25.02.2026 21:40
Haber Detay Image

Yöneticiler, işyerlerinde ekipleriyle birlikte sonuç alan kişilerdir. İşleri bizzat yapmasalar da yapılan tüm işlerin sonucundan sorumlu olan ve o alanlarla ilgili hesap veren kişi, bölümün ya da kurumun yöneticisidir.

Tüm işleri yaptırma gücüne sahip olan yönetim kadroları, bunu yetki kullanarak gerçekleştirir. Asıl mesele, bu yetkinin doğru ve etkin kullanılıp kullanılmamasıdır. Otoriter ve baskıcı bir yönetim ne kadar istenmezse, yönetim fonksiyonunu ortadan kaldıran ya da zedeleyen bir yöneticilik anlayışı da işletmelere o kadar zarar verir. Yönetimde başarılı olan kişilere bakıldığında, güç dengesini iyi ayarladıkları; ne aşırı baskın ne de aşırı pasif uçlara yönelmedikleri görülür.

İşletmelerde zaman zaman "kişiliği ile yöneten" yöneticilerle karşılaşırız. Kararlarını prosedüre, yazılı kurallara veya sistematik bir çerçeveye değil; kendi mizacına, anlık ruh haline ya da güç algısına dayandıran bu yönetim anlayışı, kısa vadede hızlı görünse de orta ve uzun vadede kurumsal yapıyı zedeler. Özellikle yazılı kuralların, görev tanımlarının ve süreçlerin net olmadığı ortamlarda bu durum daha da ağırlaşır. Çünkü boşluk varsa, o boşluğu mutlaka birileri doldurur. Ve çoğu zaman bu boşluk; sistemle değil, kişilikle doldurulur.

Ezmeye Yönelik Yapılmaması Gerekenler

Bir işi yaptırmak için korku dili kullanmak kısa vadede sonuç üretebilir; ancak uzun vadede işletmeye fayda sağlamaz. Personel verimliliğinin düşmemesi ve aidiyet duygusunun zarar görmemesi için yönetici, kullandığı dili doğru ayarlamalıdır. Bağırma, aşağılama, tehdit etme, sürekli ve gereksiz kontrol üzerine kurulu yönetim anlayışlarında olumlu sonuçlar elde etmek ve verimli bir çalışma ortamı oluşturmak oldukça zordur. Korku ve çıkar odaklı yöntemlerle sürdürülebilir başarı sağlamak çoğu zaman mümkün değildir.

Bunun yanında yönetici, ekibinin yaptığı iyi işleri sahiplenip olumsuzlukları ekibine yüklememelidir. Aksi takdirde bu durum, gücü elinde bulunduran yöneticinin ekibini ezmesi olarak değerlendirilebilir. Örneğin; aylık hedefinin üzerinde satış yapan bir mağazanın yöneticisi bu başarıyı sahiplenirken, hedefin altında kalınması durumunda ekibini üst yönetim önünde savunmaması ve aksine suçlayıcı bir tutum sergilemesi hem haksızlık hem de ekibini ezme anlamına gelir.

Zorbalık ve ezme odaklı yönetim anlayışlarında yönetici sevilmez; çalışanlar bilgi ve belge paylaşımında isteksiz davranır. Çalışma ortamındaki huzur bozulur, verim düşer ve kurumsal yapı zarar görür.

Ezilmemek İçin Yapılması Gerekenler

Yönetim süreçlerinde, yöneten ve yönetilenlerin karşılıklı haklarının korunması için her alanda sınırlar belirlenmeli; disiplin kuralları taviz verilmeden uygulanmalı ve çalışma verimi düşen çalışanlar görmezden gelinmemelidir. İşletmede kurallar olmazsa sürdürülebilirlik sağlanamaz ve firma zamanla ciddi sorunlar yaşayabilir. En kötü kural, kuralsızlıktan iyidir. Sınırlar net olmalı ve keyfi tavizler verilmemelidir. Yönetici burada esneklik ile taviz arasındaki farkı doğru ayırt edebilirse başarılı olacaktır.

Örneğin, muhasebe yöneticisi beş kişilik ekibini herkes için ayrı ayrı hazırlanmış görev tanımlarına ve bölüm içi işleyiş prosedürlerine göre yönetir ve adaletli davranırsa, bölümün performansı artar ve çalışan aidiyeti güçlenir. Ancak ekipten işini aksatan birini görmezden gelir ya da kuralları uygulamazsa, işletmede adalet duygusu zedelenir ve personel arasında ayrımcılık algısı oluşur.

Yönetici, kendisini yok sayan çalışanlarla gerekli sonucu elde edemez; otoritesi zayıfladığında ise işletme zarar görür.

Yönetici, ekibindeki çalışanların tamamını memnun etmeye gayret etmelidir; ancak bunun her zaman mümkün olmayacağını da kabul etmelidir. Zira bazen "fazla nezaket acziyet olarak" algılanabilir. Bu nedenle ölçüyü doğru ayarlamak gerekir. Her konuda olduğu gibi burada da ölçülülük esastır.

Elbette yönetici, kendisine tanınan yetkileri kullanırken adaletli ve şefkatli olmalı, empati kurabilmeli; hata ve ödüllendirme süreçlerinde çalışanlara eşit davranmalıdır. Unutulmamalıdır ki sistem yoksa, yöneticinin çalışanlarını ezmesi ya da çalışanları karşısında ezilmesi kuvvetle muhtemeldir. "Ben sizin müdürünüzüm, ben ne dersem o olur" anlayışı ne kadar yanlışsa, konulan kurallara uygun hareket etmeyenleri korumak da işletmeye aynı ölçüde zarar verir.

Yazarın Tüm Yazıları