ABD ve İsrail'in beraber oluşturduğu kirli ve vahşi ittifakının, dünyanın en büyük terör örgütü olduğunu artık tartışmaya lüzum yok sanırım.
Bunun aksini iddia etmek, ama, fakat gibi ifadelerle, İran'ın da masum olmadığını dillendirerek, vahşi emperyalist terör örgütü ABD ve İsrail'in suçunu hafifletmeye ya da cinayetlerini masum göstermeye, savaşta insanlar ölür demeye çalışmak sizi korkak birer katil yardakçısı.
Dört gündür başlayan ABD İran savaşının en acı fotoğrafı, ABD ve İsrail saldırılarının ilk gününde, İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şahare Tayyebeh okuluna yapılan saldırıda, öğretmenleriyle beraber ölen, yaşları 7 ile 12 arasında değişen 168 masum kız çocuğunun yan yana gömüldüğü mezarların fotoğrafıdır.
Amerika ve başındaki sapkın Trump'ın özgürlük ve demokrasiden kastının ne olduğunu bilmek ve anlamak için o fotoğraf tek başına yeterdir.
168 masum kurbanın cenaze törenine on binlerce kişi fiilin katılırken, tüm dünya da minyonlarca kişi de ABD ve İsrail terörüne dair kin ve nefreti kalbine bir daha gömdü.
Amerika, İsrail ve İngiliz menşeli medya kaynakları 168 cinayetin suçunu hafifletmek için, mesela BBC News Farsça Servisi, okulun Devrim Muhafızları'na ait bir merkezin hemen yanında bulunduğunu söylerken, ABD Savunma Bakanlığı bunu bile hazmedemeyip henüz bilgilerinin olmadığını söylüyor. İsrail soruları cevapsız bırakıyor.
Oysa 3 füze ile orayı vuran onlar, 168 masum kız çocuğunu katleden onlar, bilgimiz yok diyen de susup umursamayan da onlar.
Hangisinin karşıtı hangisinin yandaşı olduğunuzun önemi yok. Bu çocuk cinayetlerini hazmedip bu savaşı alkışlayanlar, o bölgede hanginizin bayrağı dalgalandığında o masum çocukların öldüğüne değdi diyeceksiniz?
O bayrağınızın sınırları genişlediğinde, 168 masum cinayeti kaldırabilecek kadar, hanginizin sinesinin sınırı o denli genişleyecek?
Hürmüz boğazı kapatıldığında üzüldüğünüz kadar üzülmediniz o çocuklara. Cebinize dokunan zamlar kadar dokunmadı yüreğinize o ölümler.
Nerede ve kimle kim arasında olursa olsun hala savaştan medet umup barıştan umudu kesenler, bir gün siz bu hayattan ve hayat da sizden umudu kestiğinde hatırlayın bunu:
Hangisi daha çok üzdü sizi, Hürmüz'ün gemilere kapatılması mı o kız çocuklarının soluğunun kesilmesi mi? Hangisi daha çok üzdü sizi?









