ABD ve İsrail'in Cuma günü başlayan ortak İran saldırısı, yeni haftanın başlangıcında finansal piyasaları domine eden ana gelişme oldu. Piyasaların artan jeopolitik risk primine ilk tepkisinin ne olacağı merakla bekleniyordu ve tabi ki petrol fiyatları odak noktasındaydı.
Asya işlemleri ile haftaya başlayan küresel piyasalarda yatırımcıların ilk reaksiyonu klasik oldu. Petrolün varil fiyatı ilk kotasyonlarda neredeyse 9 dolar civarında yukarıdan başladı. Altın ve gümüş başta olmak üzere değerli madenler yükselirken, dolar, Yen ve Frank değer kazanan para birimleri oldu. Riskten uzak durmak istediklerinde yatırımcıların sıklıkla gözlenen reaksiyonlarından olan hisse senedi sat-tahvil al denklemi de çalışmış görünüyor. Ancak dijital varlıklar tarafında, global taraftaki ilk fiyatlama davranışlarına kıyasla daha sakin bir tepki var diyebiliriz. Bitcoin (BTC) Cuma günü manşetlere düşen saldırı haberinin ardından yaşadığı kayıplardan daha fazlasını hafta sonu geri kazanmayı başarmıştı. Geleneksel piyasaların açılışı sırasındaki oynak saatleri de görece sorunsuz geçti diyebiliriz.
Taraflar arasındaki çatışmanın nereye ve nasıl evrileceği şimdiki en büyük soru diyebiliriz. İranlı Lider Hamaney'in saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin hem iç hem de dış politikada çizeceği rota bu konuda büyük önem taşıyor. Ayrıca, İsrail'in Lübnan'ı bombalaması, ABD-İsrail ortaklığının zaten herhangi bir müzakere masasına hemen oturma niyetinde olmadığını gösteriyor. Dolayısı ile daha büyük bir risk, yani, bu savaşın, bölgesel, daha büyük bir coğrafyaya yayılmış bir çatışmaya dönme riski artmış görünüyor. Diğer taraftan dünya petrol sevkiyatının yaklaşık %26'sının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın akıbeti de diğer kritik bir başlık. Oldukça yoğun bir bilgi kirliliği olsa da son haberler İran'ın boğazı resmi olarak kapatmadığı yönünde. Ancak sıcak çatışmaların yaşandığı bölgede riskler arttığı için gemi trafiği oldukça düşmüş durumda.
Geleneksel piyasalar için son derece zor bir hafta başlangıcı geçiyor. Bitcoin ise artan oynaklık ve değer kayıplarından izole olmaya çalışan bir tutum ortaya koyuyor. Diğer taraftan, zaten söz konusu gelişmelerin piyasalar üzerinde çok çok derin etkiler yaptığını da söylemek doğru olmayacaktır. Borsa endekslerinde izlediğimiz %2'lik, %3'lük kayıplar, yatırımcıların riskten uzak durmak istediği herhangi bir gelişme ile de izleyebileceğimiz eksiler. Bu yazının yazıldığı sırada Wall Street vadelileri %-1.4-%-1.7 arasında değişen kayıplara işaret ediyordu. Dolayısı ile bu denklemden BTC'nin şimdilik de olsa hafif sıyrıklarla ayrışmasını bir şekilde açıklayabiliriz. Ancak kripto para biriminin bu tutumunu bir yükseliş habercisi olarak değerlendirmek mevcut konjonktürde henüz doğru olmaz. Jeopolitik risklerin nereye evrileceğine ilişkin bir şeyler söyleme adına önümüzde daha çok yol olacak. Jeopolitik gündem biraz daha önümüzü kolay görmemizi sağlayacak, sislerin dağıldığı bir evreye geldiğinde, Bitcoin'in içinde bulunduğumuz zorlu şartlardan görece güçlü çıkışının meyvelerini toplayıp toplayamadığını göreceğiz.









