Yayıncılardan Ortak Basın Açıklaması

Yayıncılardan Ortak Basın Açıklaması
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Gazeteci-yazar Ahmet Şık'ın Yayınlanmamış Kitabınının Nüshalarına Polis Tarafından El Konulmasının Ardından Yayıncılar Ortak Bir Basın Açıklaması Yaptı.

Cağaloğlu'ndaki Türk Tabipler Birliği Konferans Salonu'nda yapılan ortak basın açıklamasını Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal okudu. Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği ve PEN Türkiye Merkezi adına yapılan açıklamada,"Ahmet Şık'ın henüz yayınlanmamış kitabının yayınevindeki kopyasına el konulması yayınlama özgürlüğü açısından çok tehlikeli bir aşamaya geldiğimizin son örneğidir." dedi. Gerçek demokrasinin karşıt fikirlerin serbestçe ifade edildiği, insanların beğenmeseler dahi bu görüşleri hoşgörü ile karşıladıkları bir rejim olduğuna inandıklarını vurgulayan Celal, şöyle konuştu: "Yazarlar ve yayıncılar olarak düşünce ifade özgürlüğüne, buna bağlı olarak yazma, yayınlama ve yayma özgürlüğüne yaşamsal bir önem veriyoruz. Anayasa, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olarak ifade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlamanın karşısındayız. Henüz yayınlanmamış bir kitabın kopyasına el konulmasını çok tehlikeli bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Hükümeti, hakimleri ve savcıları, emniyeti, uluslar arası anlaşmalara, Anayasa'ya uymaya çağırıyoruz. Yazma, yaratma ve bunları yazılı ve sözlü olarak başkalarına iletme özgürlüklerine getirilen her türlü kısıtlama baskı ve engellemeye karşı çıkmaya devam edeceğiz." denildi.

Yapılan ortak basın açıklamasının ardından konuşan İthaki Kitabevi Editörü Ahmet Öz, işlerinin yoğunluğu yüzünden kitabın sadece 20-30 sayfasını okuyabildiğini belirterek,"Dün akşam geldiler emniyetten ve 'İmamın Ordusu' isimli kitabı aradıklarını söylediler. Ben nüshasını bilgisayardan kendim çıkarttım verdim. Teknik sorunlar vardı CD'ye kaydedeceklerdi falan. 5-6 saat bekledik, en son kaydedildi ve mühürlendi. Ve benim bilgisayarlarımdakiler yok edildi. Diğer bilgisayarlar tarandı. Aynı anda matbaada da arama yapıldı. Bugün tekrar matbaaya, dağıtım büromuza ve yayınevine geldiler. Bu sefer hard disklere el koydular. Dün evrağın silindiği hard diske el koydular. Zekeriya Öz'ün kitap hakkında tanımlaması var, kitap hakkında. Aynı anda Ertuğrul Mavioğlu'na baskın düzenlendi. Bildiğim kadarıyla Yonca Şık'a da bir tebliğ gitti. Herhalde kitabın olduğu herkese böyle bir şey olacak. Şimdiki polisiye süreç kitap kimde varsa ortaya çıksın durumu." dedi.

Ahmet Öz, polislerin Savcı Zekeriya Öz'ün emriyle sanki yayınlanmış bir kitabı arıyorlarcasına telaşlı olduklarını ifade ederek "Bu beni bir vatandaş olarak da yazma ve yayınlama özgürlüğünün nereye gittiği yönünde düşünmeye sevketti." dedi. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal ise yayınlanmamış kitabın nüshalarına örgütsel döküman tanımlaması yapıldığını belirtti. Celal "Tüm bunların yapılması için kitabın yayınca tarafından basılmış olması gerekir. Ben 30 yıldır yayıncılık yapıyorum ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım. Matbaada basılırken toplatılan kitaplar gördük ama bu çok daha gelişmiş bir adım. Matbaada el koyma ile ilgili bile son kanunda değişiklikler yapıldı. Şimdi geldiğimiz nokta bunun da ötesinde." diye konuştu.

PEN Türkiye Merkezi 2'nci Başkanı Halil İbrahim Özcan da "Bugün satır aralarında suç unsuru arayanlar, ileride düşüncelerimizde de suç unsuru aramaya başlayacaklar diye korkuyorum." dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı