Yargıtay Üyesinden Töre Cinayeti Kriteri

Yargıtay 1. Ceza Dairesi Üyesi Salih Zeki İskender, Yayınlanmayan Daire Kararları Işığında Namus Cinayetlerini Değerlendiren Önemli Bir Çalışmaya İmza Attı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi üyesi Salih Zeki İskender, yayınlanmayan daire kararları ışığında namus cinayetlerini değerlendiren önemli bir çalışmaya imza attı.
İskender, makalesinde, şu görüşlere yer verdi: "Aile meclisi kararı denilen olgu, öldürülenin akrabalarının, kimi zaman aşiretin ileri gelenlerinin, suça değişik şekillerde katılmalarına ilişkin toplantı sonucu aldıkları öldürme kararından başka bir şey değildir. Bu durum, öldürme eyleminin namus cinayeti olduğuna ilişkin hukuksal nitelendirmeyi kolaylaştırsa da, suçun unsuru olduğu söylenemez. Daire, birçok kararında töre saikiyle işlenen öldürme suçunda aile meclisi kararı aramamıştır."
Güldünya Tören örneği
Son dönemdeki kararlara göre, ’tutku, aşk veya kıskançlık cinayetleri’ ise ’töre saikiyle öldürme’ sayılmıyor ve suçun nitelikli halindeki, ’ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezası uygulanmıyor. ’Töre cinayetlerinin’ sembol ismi haline gelen Güldünya Tören’in, sığındığı kolluk görevlilerince öldürme kararı alan ailesine teslim edilmesini örnek gösteren İskender’in önerileri ise şöyle:
"Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için kolluk güçlerinin görev anlayışı sorgulanmalıdır.
TCK, evlilik dışı yeni doğmuş bir çocuğun öldürülmesi suçunu özel olarak düzenlememiştir. Bu tür cinayetler, ’töre saikiyle öldürme’ suçu kapsamında değerlendirilmeli.
CMK’da yapılacak özel bir düzenlemeyle barolar, kadın kuruluşları gibi sivil kuruluşların namus cinayetleri davalarına katılmalarının sağlanması yerinde olacaktır."








