Yargıtay Başkanvekili Şirin'in Türban Açıklaması

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yargıtay Başkan Vekili Osman Şirin, Laiklik İlkesine Vurgu Yaparak, Yargıtay'ın Yüksek Mahkeme Kararlarıyla da Çizilmiş Olan Laiklik İlkesinin Doğrudan veya Dolaylı Düzenlemelerle Zayıflatılamayacağına İlişkin Sözlerinin Arkasında Olduğunu Söyledi.

Yargıtay Başkan Vekili Osman Şirin, laiklik ilkesine vurgu yaparak, Yargıtay'ın yüksek mahkeme kararlarıyla da çizilmiş olan laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı düzenlemelerle zayıflatılamayacağına ilişkin sözlerinin arkasında olduğunu söyledi.

Başkanlık seçimlerinin devam ettiği Yargıtay'da Başkan Vekili Osman Şirin, emekliliğe ayrılan iki üye için düzenlenen törende türbanla ilgili yapılacak olan Anayasa değişikliğini eleştirdi. Şirin, "İstanbul Hukuk Fakültesi'nin içinde ne örtünme ihtiyacını duyan bir kızımız vardı, ne de kapıda 'örtünmeliyim, dini inancımın gereği budur' diye eyleme giden bir kişi vardı. Hiçbirisi mevcut değildi. Türkiye'de 3 üniversite vardı. Her birisi çağdaş görünümleriyle, o mükemmel tavırlarıyla, o coşkulu ve

birbirini katiyetle ayırmayan giysileriyle eğitimlerini sürdürdüler. Ne oldu o bizim üniversitelerimize? Bugün kapılarında 'inancımın gereğidir' diye bar bar bağırılıyor ve 'inancı gereğidir' diye o bağırmalara kendi anlayışları doğrultusunda destek verenler, bugün Türkiye'nin gündemini sadece ve yalnız diğer gündemleri unutarak ya da gerilere öteleyerek, Anayasa ve yasa değişikliklerini konu ediyorlar" dedi.

Yargıtay Başkanlığı'nın 28 Eylül 2007 tarihli bildirisini hatırlatan Şirin, "Yargıtay, Anayasa'nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümleri korunur gibi görünse de, başka maddelerde yapılacak değişikliklerle, Cumhuriyetin temel ilkelerinin zaafa uğratılmasının benimsenemeyeceğini, Cumhuriyetin vazgeçilmez temel dayanağını oluşturulan ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla çerçevesi isabetle çizilmiş olan laiklik ilkesinin, doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılmasının

kesinlikle kabul edilmez olduğunu belirtmiştir. Bugün Yargıtay bu sözlerinin arkasındadır. Hukuken arkasındadır, hukuki eylemlerle de arkasında olacaktır" diye konuştu.

Yasamanın bu ülkenin beyni olduğunu, yargının da onların Anayasa ve yasalara yansıttığı hükümleri dayanak aldığını belirten Şirin, yargının ülkenin akciğerleri olduğunu söyledi. Şirin, "Yargı erki nefes almayı sağlayan kurumdur. Teneffüsü sağlar. Teneffüs sağlanırsa değerli organlar ayakta kalır. Mutlaka sözler duyulmalı, dinlenmeli ve sorgulanmalıdır. Sözlerimiz müdahale değil. Yasamaya verilen yetkiler, vazgeçilmez olan laikliğe dokunmaya neden olamaz. Yargının sorunlarının çözümü için çaba sarf

edilsin. Bunu başarabilen bir nefes alma, ancak yasamaya ve yürütmeye yani topluma, yani insan vücuduna hayatiyet kazandırır" diye konuştu.

Şirin'in konuşmasının ardından emekliye ayrılan 9. Hukuk Dairesi Başkanı Osman Güven Çarkaya ve 8. Ceza Dairesi üyesi Ali Eroy Özgençe birer konuşma yaptı. Plaketleri takdim edilen Çankaya ve Özgenç, Yargıtay üyelerinin alkışları arasında uğurlandı.

(EDA-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı