Yalçın Özbey'in Malvarlığına El Konulmasına Karar Verildi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki Duruşmada, Gıyabi Tutuklu Sanık Özbey'in, Bulunduğu Ülkede Bu Davaya İlişkin İfadesinin Alınamadığı Belirtildi. Cumhuriyet Savcısı Fethi Türkmen, Özbey Hakkında Kaçaklara Uygulanan Hükümlerin Uygulanmasını İstedi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, gıyabi tutuklu sanık Özbey'in, bulunduğu ülkede bu davaya ilişkin ifadesinin alınamadığı belirtildi. Cumhuriyet Savcısı Fethi Türkmen, Özbey hakkında kaçaklara uygulanan hükümlerin uygulanmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Yalçın Özbey hakkında celse arasında "kaçakların yargılanmasına" ilişkin düzenlemeyi içeren Ceza Muakemeleri Kanunu'nun 247. ve 248. maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

CMK'nın 247. maddesi "kaçağın" tanımını yaparken 248. madde "Kaçak sanığın duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye'de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak mahkeme kararıyla el konulabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyum atanır" hükmünü içeriyor. Mahkeme, 2006 Mart ayında Belçika'da işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle tutuklanan Özbey hakkında "İade talepnamesi" hazırlamış, Türkiye'nin iade talebini değerlendiren Brüksel Mahkemesi, talepte yer alan suçlamaların Belçika yasalarına göre zaman aşımına girdiğini belirterek, istemi reddetmişti. Özbey'in Belçika'da işlediği iddia edilen suçlardan da tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Abdi İpekçi'nin 1 Şubat 1979 tarihinde öldürülmesiyle ilgili İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde yargılanan Mehmet Ali Ağca'nın idam cezasına çarptırıldığı anlatılıyor. Aynı davada yargılanan Yavuz Çaylan'ın ise 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ifade edilen iddianamede, diğer sanık Mehmet Şener hakkında da "zaman aşımı" nedeniyle "takipsizlik" kararı alındığı belirtiliyor. İddianamede, Yavuz Çaylan ile Mehmet Ali Ağca'nın, yargılandıkları süre içerisinde Yalçın Özbey'in suça katıldığından bahsetmediklerine değinilerek, 23 Kasım 1979 tarihinde tutuklu bulunduğu cezaevinden firar ettikten sonra Papa 2. Jean Paul'e silahlı saldırı düzenlemekten tutuklanan Ağca'nın, 1983 yılında Roma'da ifadesinin alındığı anlatılıyor. Ağca'nın bu ifadesinde, İpekçi'yi öldüren kişinin kendisi değil Yalçın Özbey olduğunu, silahları temin eden Özbey'in cezaevinden firar ettikten sonra kendisini Taksim ve Kızıltoprak'ta sakladığını, yurtdışına çıkmasında yardımcı olduğunu, sahte pasaport ve kimlikler temin ettiğini anlattığı bildirilen iddianamede, Özbey'in firarda olması nedeniyle sorgulamasının yapılamadığı, istinabe yoluyla Belçika'da alınan ifadesinde ise sorulara yanıt vermediği ve suçlamaları reddettiği kaydediliyor. İddianamede, ayrıca "İpekçi'nin öldürülmesinden önce Ağca'nın hesaplarına bazı paralar yatırılmıştır. Adres olarak da Yalçın Özbey'in Aksaray Mustafa Kemal Bulvarı Tıntaş İşhanı'nda bulunan emlak bürosu verilmiştir. Bu paraların, Abdi İpekçi'nin öldürülmesi için sanığın hesabına yatırıldığı iddiaları mevcuttur. Özbey, İpekçi'nin öldürülmesinden önce 34 RT 601 plakalı otomobili Hasan Hüseyin Şener'e satmış, Ağca da cezaevinden firar ettikten sonra bu araç ile kaçırılmıştır. Suç tarihinden önce Mehmet Ali Ağca ile Yalçın Özbey'in aynı evde kaldıkları ve birlikte emlak işi yaptıkları sabittir." denildi.

Ünye Kapalı Cezaevi'nde "Gasp" ve "Hırsızlık" suçlarından hükümlü bulunan Yusuf Çelikkaya'nın da 4 Ocak 2000 tarihinde el yazısıyla yazdığı dilekçesinde, İpekçi'nin öldürülmesiyle bağlantısı olduğunu ifade ettiği kaydedilen iddianamede, Çelikkaya'nın, 1978 yılında İpekçi'nin öldürülmesinin Abdullah Çatlı, Mehmet Ali Ağca, Mehmet Şener, Yavuz Çaylan, Oral Çelik ve kendisi tarafından planlandığını anlattığı belirtiliyor.

İddianamede, Çelikkaya'nın ayrıca, Eskişehir Özel Tip Cezaevi'ne nakli sağlandığı takdirde açıklamalarda bulunacağını bildirdiği ifade ediliyor. Şimdiye kadar hakkında soruşturma yapılmamış olan Yusuf Çelikkaya ile hakkında 6 Aralık 1983 tarihinde gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Yalçın Özbey için "zaman aşımı"nın dolmadığı vurgulanan iddianamede, Özbey ile Çelikkaya'nın "Taammüden adam öldürmek suçuna katılmak"tan dolayı 20 yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası istemiyle yargılanması talep ediliyor.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Ecem Altan