Haber Tarihi: 15 Temmuz 2011 Cuma Saat 16:30
Ankara Haber Ajansı  [2872096]

Yakın Tarihten Bir "Askerin Morali" Tartışması


Silvan baskınında 13 şehit 7 yaralı verilmesi üzerine CHP "Herkes tutuklu askerin morali bozuk" tezini ortaya attı, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan ağır tepki gördü.

Silvan baskınında 13 şehit 7 yaralı verilmesi üzerine CHP "Herkes tutuklu askerin morali bozuk" tezini ortaya attı, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan ağır tepki gördü Silvan baskınında 13 şehit 7 yaralı verilmesi üzerine CHP, "Kayıpların nedenleri arasında askerin moralinin bozulması da var" tezini ortaya attı.

ancak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan tepki gördü. Başbakan Erdoğan, şehitlerin cenazeleri kalkmak üzereyken gazetecilere, CHP'nin "Herkes tutuklu askerde moral bırakmadınız" eleştirisiyle ilgili olarak, "Ben bunların hiçbirine katılmıyorum. Bir ordu savaşa girdiği zaman bunun içerisinde 100 tane 200 tane 300 tane bin tane burada siz kalkıp da biz moralsiziz bunun için bu savaşı kaybettik diyebilir misiniz? Böyle bir şey olur mu?" dedi.

Tarihte benzer bir "askerin morali" tartışması, Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde yaşanmıştı.

-"KÜRT SORUNU NASIL ÇÖZÜLMEZ?"-

Gazeteci-Yazar Can Dündar'ın araştırmalarına göre 1992 yazında Özal'ın Kürt sorunu hakkındaki "siyasi çözüm önerisi" kağıda dökülmüş Anap Milletvekili Adnan Kahveci, Güneydoğu'da bir süre inceleme yaptıktan sonra "Kürt sorunu nasıl çözülmez" başlıklı bir rapor hazırlamıştı. Olayın sonrası ve perde arkası Dündar'ın anlatımlarına göre şöyle gelişmişti:

"Kahveci'nin raporunda "Kürt meselesinin ciddi bir çözüm bulunamaması halinde bir iç harbe dönüşebileceği' belirtiliyor ve şöyle deniliyordu:

"Askeri çözümle hiçbir ülke çözüme ulaşamamıştır. Bugün Kürt sorunu siyasal bir kriz halini almıştır. Çözüm için cesur siyasal adımlara ihtiyaç vardır. Bu nedenle Kürt realitesi, Kürt kimliği ve dili hızla kabul edilerek, Kürtler'in siyasal hakları verilmelidir. Bu durum Türkiye'de demokrasiye ufuklar açmakla kalmayıp, PKK gibi terör örgütlerine olan halk desteğini de ortadan kaldıracaktır. '

Özal, bu rapor üzerinde kendi el yazısıyla bazı değişiklikler yapıp, "kendi raporu' olarak Başbakan Demirel'e gönderdi.

O yaz, bu yaklaşım doğrultusunda adımlar atmaya başladı: MGK'da GAP televizyonundan Kürtçe yayını savundu. Ağustos ayında Kürtçe eğitimin serbest bırakılması gerektiğini söyledi ve "Ben karşıyım ama federasyonu bile tartışmalıyız' dedi.

İşte bu noktada askerler itiraz ettiler.

Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, "Bunun tartışılması bile askerin moralini bozar, beni de sıkıntıya sokar' dedi. " - Ankara

4/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12