Vrapçişte, Annesi Tarafından Türkiye'ye Götürülen Taha İçin Üzülüyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Makedonya'nın Batısında Yer Alan Gostivar Şehri Yakınlarındaki Vrapçişte Kasabası, Annesi Tarafından Türkiye'ye Götürülen 5 Yaşındaki Taha İçin Üzülüyor.

Makedonya'nın batısında yer alan Gostivar şehri yakınlarındaki Vrapçişte kasabası, annesi tarafından Türkiye'ye götürülen 5 yaşındaki Taha için üzülüyor.

Mahkeme kararıyla boşanmış bir aile ve bunun sonucunda babası ile 11 ay yaşayan Taha'yı annesinin Türkiye'den gelip birkaç gün aynı evde kaldıktan sonra Türkiye'ye geri götürmesi, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Vrapçişte'yi üzüntüye boğdu.

Makedon asıllı Hakan Karabatak, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde okurken İzmirli Nesrin Saydam tanıştı ve 2003 yılında evlendi. Çiftin bu evliliklerinden Taha ismini verdikleri bir çocukları dünyaya geldi. Daha sonra çift aralarındaki sorunlar nedeniyle boşanmaya karar verdi. Aralarında imzaladıkları protokol gereği çocukları Taha'nın velayetinin annesinde kalmasını kararlaştıran çift boşandı.

Geçen Haziran ayında Türkiye'ye gelen Karabatak, oğlu Taha'yı 1 aylığına Makedonya'ya götürmek istediğini söyleyerek noterden alınan muvaffakatname ile oğlunu Makedonya'ya götürdü.

Karabatak'ın, aradan bir ay geçmesine rağmen oğlunu geri getirmemesi üzerine durumu yetkili mercilere ileten fakat 11 ay geçmesine rağmen bir sonuç alamayan anne Nergis Saydam, Makedonya'ya giderek eşiyle barışmak istediğini söyledi.

Eski eşinin yanında birkaç gün kalan Nergis Saydam, Hakan Karabatak'ın evde olmadığı bir zamanı fırsat bilerek oğlunu Vrapçişte'den kaçırdı ve önce Kosova'ya, daha sonra da İstanbul aktarmalı olarak İzmir'e getirdi.

Bu olaya hala bir anlam veremeyen, 19 odalık evde yaşayan Vrapçişte'nin köklü ailelerinden Karabatak ailesi, yaşanan tatsız olayın olmaması gerektiğini düşünüyor.

Soğukkanlı görüşmeye çalışan, bu olayı tasvip etmeyen Taha'nın babası 27 yaşındaki Hakan Karabatak, "Oğlumu kucaklamadan götürülmesi bir baba olarak beni çok üzdü. Oğluma 11 aydır ben bakıyorum, hem annelik hem babalık yapıyorum. En iyi şartlarda yetişmesi için elimden geleni yapıyorum. Annesinden çocuğu buraya getirdikten sonra bir ay müddetle burada kalmasını rica ettim. Annesinde aldığım cevaplar sonucu çocuğu bir daha göremeyeceksin demesi bir baba olarak beni çok endişelendirdi. Bunun sonucu Makedonya Cumhuriyeti'nin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak, Makedonya vatandaşı olarak ve oğlumun hem Makedon hem de Türk olması hasebiyle, Türkiye makamlarınca verilen boşanma davasındaki kararı beğenmeyip, çocuğun yetişeceği şartlar konusunda ciddi endişeler taşıdığım için makamlarca bir inceleme yapılması ve çocuğumun hangi şartlarda yetişeceği konusunun araştırılması için yetkili makamların buna bakmasını bekliyordum. Ancak eski eşim oğluma hiç sarılmadan ve onunla hiç vedalaşmadan onu alıp kaçırdı.

Duygularıma gelince, evladını kaybetmiş bir babanın ne düşüneceğini ve ne zaman göreceğinin bilinmediği bir zamanda yaşayan biri olarak, kendimi çok daha fazla ifade edemeyeceğim. Çok üzgünüm, ailem ve buradaki herkes çok üzüldü" dedi.

Oğlu Taha'ya İHA aracılığıyla seslenen Hakan Karabatak, "Seni seven bir baban var ve senin için her zaman mücadele edebilecek bir baba. Beni umarım yıllar sonra anlayacaksın" dedi.

Oğlunun götürülmesine anlam veremeyen Karabatak, "Ben 27 yaşında bir gencim, üniversitemden mezun oldum. Burası Türklerin yoğun yaşadığı bir yer. Eğitim konusunda çok ciddi açıkların olduğu bir yer. Oğlumun da sağlıklı yetişebilmesi için ve eski eşimin çok sağlıklı hizmetler ve çok sağlıklı hayat yaşayabileceği bir yer olmasına rağmen, boşanma davasının sebeplerinden birinin kültürel farklılıklara dayandırılması ve çocuğun bu şekilde alınıp götürülmesine cidden bir anlam veremiyorum" diye konuştu.

Elindeki oğlunun yaptığı resmi gösteren Karabatak, "Şu an elimde görmüş olduğunuz resimde oğlumun benimle beraber olduğu zamanlarda ne kadar mutlu ve ne kadar renkli bir resim çıkardığını görüyorsunuz. O çocuğun hiçbir sıkıntısı yoktu burada, çok rahat geçiniyordu, mahallede arkadaşları vardı, hatta gittiğinde sanki mahallede bir durgunluk vardı, o bana çok dokunuyordu. Eski eşim aslında barışma manasıyla geldi. Bende nihayetinde o döndü buraya tekrar dedim. Ama hiç haber vermeden gitmesi bizi çok üzdü" şeklinde konuştu.

Taha'nın dedesi İzzet Karabatak ise müzeye benzeyen evde kendisi ve çocuğunun yaptığı Kız Kulesi, Mostar Köprüsü, Galata Kulesi maketlerini göstererek, "Üzülüyoruz ama o çocuk bizimdir. O çocuk onların çocuğudur, o gelin onun annesidir, Hakan da onun babasıdır. Ona ondan başka anne olamaz, ona Hakan'dan başka baba da istesek de olamaz" dedi.

Torunu Taha'nın mukavvadan yaptığı evi ve kayığı gösteren dede, torununa tekrar kavuşmayı istiyor.

(EK-NO-NO-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı