Van Hak ve Özgürlükler Platformu'ndan "Başörtüsü" Açıklaması

Van Hak ve Özgürlükler Platformu Üyesi Zahit Çakır, "Hak ve özgürlükler alanında önemli gelişmelerin yaşandığı günümüzde hala çocuklarımızın başındaki örtü dolayısıyla tecrit edilmesi, özgürlük alanlarının Müslümanlara kapalı olduğunu, sistemin"...
Van Hak ve Özgürlükler Platformu Üyesi Zahit Çakır, "Hak ve özgürlükler alanında önemli gelişmelerin yaşandığı günümüzde hala çocuklarımızın başındaki örtü dolayısıyla tecrit edilmesi, özgürlük alanlarının Müslümanlara kapalı olduğunu, sistemin hala kuruluş stratejisindeki İslam düşmanlığını devam ettirdiğinin ispatı olmuştur" dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Çakır, Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin başörtüsüyle okuluna devam etmek isteyen fakat okul idaresi tarafından okula alınmayan Gaziantep Şehit Kamil İMKB İlköğretim Okulu öğrenci Şüheda Çevik'in annesi Güllü Çevik'e 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmesi kararına tepki gösterdi. Cezanın nazarında bir gerçeği yeniden gün yüzüne çıkardığını ifade eden Çakır, "Bu gerçek, halkının yüzde 99'u Müslüman olan bu ülkede hala İslami değerlerin ve dindar olmanın suç teşkil ettiğidir. Hak ve özgürlükler alanında önemli gelişmelerin yaşandığı günümüzde hala çocuklarımızın başındaki örtü dolayısıyla tecrit edilmesi, adeta vebalı muamelesi yapılması, bu özgürlük alanlarının Müslümanlara kapalı olduğunu, sistemin hala kuruluş stratejisindeki İslam düşmanlığını devam ettirdiğinin ispatı olmuştur. Kendini bilmez profesörler cehaletlerinin verdiği cesaretle kızlarımızın fişlenmesi görevini kendi üzerlerine almış, ahlaksızlığın en profesyoneli olduğunu ispata kalkışmıştır. Bu cehalet timsali profesöre yönelik hiçbir işlem yapılmaması da bu zulmün ve baskının ayrı bir kanıtı olmuştur. Artık herkes bunu kabul etmelidir ki bizler kendi çocuklarımızın geleceğini belirleme hakkını ideolojik yargı mensuplarının kararlarına bırakmayacağız. Başörtüsü sizlerin bizlere sunduğu bir lütuf olmayacaktır. Bu iyi bilinmelidir ki bu amel Müslüman kadının ibadetidir ve ilköğretim dahil ister kamusal ister küresel hiçbir alanda yasaklanmasına rıza göstermeyeceğiz. Güllü Çevik'e onurlu duruşu ve hak aramasındaki sabrı dolayısıyla takdirlerimizi sunuyoruz" dedi.
Mustazaf-Der'in kapatılmasına da tepki gösteren Çakır, Mustazaf-Der'in hukuksuz bir şekilde kapatıldığını ve bunun da kamuoyunda bir rahatsızlık oluşturduğunu savundu. Sivil toplum örgütlerinin kapılarına kilit vurularak hadiselerin çözüleceğini zannedenlerin bariz bir şekilde yanıldıklarını bilmesi gerektiğini belirten Çakır, "Bu bağlamda Mustazaf-Der'in kapatılma gerekçesini siyasi bir karar olarak değerlendiriyor ve sivil toplum örgütlerinin bu şekilde kapatılmasını kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Suriye'deki olayların artık tahammül edilemez bir neticeye geldiğini vurgulayan Çakır, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kendi halkına karşı umulmaz zulümleri yaşatan Suriye yönetimine dur demenin zamanı gelmiş olmasına rağmen, uluslararası güçler sessizliğini bozmuyor; İslam ülkeleri ise mezhepsel yada siyasi duruşun dışında bir tavır geliştirmiyorlar. Bu çok iyi bilinmelidir ki Suriye'deki durum ne dinsel ne de mezhepsel bakışla çözülemez. Suriye meselesi insani bir meseledir ve tüm insanlar akan bu kandan, öldürülen çocuklardan mesuldür. Bu olayları mezhepsel değerlendirenler, akan kandan nasiplenecek ve bu olaylar tüm İslam ülkelerini etkileyecektir. Bunun tehlike sinyallerini Lübnan'da baş gösteren gerginlikte görmek mümkündür. Tüm İslam ülkelerinin liderleri bu zulme dur demeli ve kapitalist, sömürgeci ABD ve batılı devletlerden umutlarını kesmelidir. Artık kendi, sorunlarımızı kendi içimizde çözebilecek bir irade göstermek ve dış güçlerin oyunlarını bozmak durumundayız."
Uludere'de 34 kişinin öldürülmesi olayında da ABD'nin parmağının ortaya çıktığını ileri süren Zahit Çakır, "Bizce çok şaşırtıcı bir durum değildir. İnsanlık dışı tüm olayların ardından ABD'nin çıkmasına alıştık. Ancak hükümet olarak bu olayın çözümünün geciktirilmesi, olayı hata diye tanımlamaya çalışılması ve özür, tazminat gibi ifadelerle kapatılmaya çalışılması anlaşılır değildir. Olay derhal çözülmeli, suçlular cezalandırılmalıdır. Kamuoyunun aklındaki sorular tez elden cevaplandırılmalıdır. Yeni anayasada eşit bir yurttaşlık ifadelendirilmeli etnik ve dinsel tüm haklar iade edilmeli ve tüm insanların kendini birinci sınıf vatandaş kabul edeceği bir anayasa hazırlanmalıdır" diye konuştu. - VAN













