Utanç Haritası

Merkezi ABD'nin başkenti Washington DC'de bulunan Freedom Hosue'un (Özgürlükler Evi), dünyada basın özgürlüğünü incelediği raporunda, Türkiye 194 ülke arasında 122. sırada yer aldı.
Merkezi ABD'nin başkenti Washington DC'de bulunan Freedom Hosue'un (Özgürlükler Evi), dünyada basın özgürlüğünü incelediği raporunda, Türkiye 194 ülke arasında 122. sırada yer aldı. Freedom House'un 'basın özgürlüğü haritasında, Türkiye bir çok Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin de içinde bulunduğu, 'yarı özgür' kategorisinde, bu bölge ülkeleri ile aynı renkte yer aldı.
Sayılı ülkelerde şubeleri bulunan, kar amacı gütmeyen, sivil bir toplum örgütü ve ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan olan Freedom House'un 'Basın Özgürlüğü 2011: Küresel Medya Bağımsızlığı Araştırması" başlığını taşıyan ve Washington'da düzenlenen Dünya Basın Özgürlüğü Günü konferansında açıklanan raporunda ülkeler, basın özgürlüğü açısından en iyi durumdan en kötü durumda olana kadar olan notlarla değerlendirildi.
Toplam 196 ülkenin değerlendirildiği raporda, Türkiye'ye 54 puanla 112'inci sırada, "yarı özgür" kategorisinde yer verildi. Raporun Batı Avrupa ülkeleriyle ilgili bölümüne dahil edilen Türkiye, basın özgürlüğünün derecesine göre bu listenin son sırasında yer buldu. Freedom House raporunda, Türkiye, Mısır, Honduras, Macaristan, Meksika, Güney Kore, Tayland ve Ukrayna'nın aralarında olduğu ülkelerde basın özgürlüğü açısından önemli gerilemelerin olduğu ileri sürüldü. Raporun Batı Avrupa bölgesiyle ilgili bölümünde, 'Son yıllardan farklı olarak bu bölgenin ortalama notu, Danimarka, İzlanda ve Türkiye'deki olumsuz gelişmeler yüzünden, tüm bölgeler arasında ikinci en büyük düşüşü gösteriyor' görüşüne yer verildi.
Raporda, 'Türkiye'nin notunun, TCK'nın 301 ve 216'ıncı maddeleri ve Terörle Mücadele Yasası'nı da içeren bir dizi yasa altında gazetecilere yönelik artan tacizlerin sonucunda 51'den 54'e düşürüldüğü' de vurgulandı ve Türkiye'deki bu hukuki baskının, gazeteciler, editörler ve medya sahipleri arasında artan biçimde oto sansüre yol açtığı belirtildi.
Dünya genelinde özgür ve bağımsız medyaya erişebilen insan sayısının son 10 yılın en kötü ve en düşük düzeyine gerilediği saptamasının yapıldığı raporda, her altı kişiden yalnızca birinin basının 'tamamen özgür' olduğu ülkelerde yaşadığı belirtildi.
Raporda değerlendirme içine alınan 196 ülkeden 68'i 'özgür', Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 65 ülke 'yarı özgür', 63 ülke de 'özgür olmayan' ülkeler kategorisinde yer aldı.
Freedom House'un ülkeleri basın özgürlüğünün durumuna göre sıraladığı listesinin ilk on sırasında sırasıyla Finlandiya, Norveç, İsveç, Belçika, İzlanda, Lüksemburg, Andorra, Danimarka, İsviçre ve Liechtenstein yer alırken son on sırada ise en sondan başlayarak sırasıyla, Kuzey Kore, Türkmenistan, Özbekistan, Libya, Eritre, Burma, Belarus, Küba, İran ve Ekvador Ginesi'ne yer verildi.
Freedom House Türkiye'de gazetecilere karşı 'bezdirme' yada 'hapse atma' politikası izlendiğini, iki yılı aşkın bir süredir cezaevlerinde yargılanmayı bekleyen gazetecilerin bulunmasını 'basın özgürlüğüne karşı alarm verici bir durum' olarak niteledi.
Türkiye'ye yönelik yaptığı yazılı basın açıklamasında, 'Freedom House olarak, Türk liderlere, izledikleri bu politikayı değiştirmeye ve medya kuruluşlarının bağımsızlığını koruyacak kurumsal adımlar atmaya, kendilerine karşı elle tutulur, gözle görülür kanıtlar bulunmayan, haklarında sabit bir suç açıklaması yapılmayan tutuklu gazetecileri bir an önce serbest bırakmaya çağırıyoruz' dedi.
Türkiye'de yetkili makamlarca, AKP hükümetine karşı darbe girişimi hazırlamak ve 'Ergenekon Terör Örgütü' üyesi olma savıyla, son operasyonlarda 13 gazetecinin tutuklandığını dile getiren Freedom House, 'Tutuklamalar, basın özgürlüğüne karşı giderek yayılan uygulamalara karşı yurt çapında protestoları tetikledi' görüşünü savundu. Türkiye'de, cezaevlerinde 50 gazeteci bulunduğuna değinen Freedom House, 'Bu rakam gazetecilerin hapiste oldukları ülkeler içinde Türkiye'yi ilk sıralara taşımakta' açıklamasını yaptı.
Türk polisinin, çoğu tutuklamaların OdaTV operasyonunda ve dört gazetecinin evinde ele geçirilen sözde belgeler ardından yapıldığını açıkladığını dile getiren Freedom House, 'Tutuklanan bütün gazeteciler, AKP hükümetini eleştiren haberler yada yorumlar yazıyordu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile, sivil özgürlüklerin tehdit altında olduğunu itiraf etmekten kaçınmadan, söz konusu uygulamalara değinerek, 'Türkiye'nin ulaştığı ve herkesçe takdir edilen gelişiminin üzerine gölge düşürüyor' dediğini, buna karşın Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın tutuklamaları savunduğunu? yazdı.
Gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmalarını özellikle ön plana çıkarmak istediğini vurgulayan Freedom Hosue, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: 'Ülkenin önde gelen iki araştırmacı gazetecileri yakınlarda tutuklandılar. Hükümetin politikalarını eleştiren medya kuruluşlarına ve gazetecilere karşı uyguladığı bezdirici politika, açıkça eleştirici sesleri ve farklılığı yok etmeye yönelik bir girişim'
Ergenekon soruşturması kapsamında, gazeteci Mustafa Balbay'ın, kendisine yöneltilen sabit bir suçlama bulunmaksızın iki yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğuna da değinilen Freedom House açıklamasında, 'Süregelmekte olan bu tutuklamalar, gazeteci haklarına açık bir saldırıdır ve tutuklular ya yargılanıp suçları belirtilmeli, yada serbest bırakılmalıdır. Ucu açık, sonu açık ve şeffaflıktan yoksun Ergenekon davası, Türk demokrasisinin bulunduğu konuma ilişkin çok ciddi sorulara yol açmaktadır. Onun da ötesinde, medya bağımsızlığına karşı yürütülen, şiddeti giderek artan bu savaş, Türkiye'nin kendisini örnek olarak gösterdiği model Müslüman ülke imajıyla da çelişmektedir' görüşlerine yer verdi.
Freedom House, Türkiye'de, tutuklamaların yansıra, gazetecilere karşı açılmış 4000 davanın gerekçelerinden kaygı duyduklarını da dile getirerek, 'Türkiye, 2010 Freedom House Basın Özgürlüğü raporunda 'kısmen özgür basın' olarak yer aldı? dedi.















