Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Kocataş, yapılan araştırmalar sonucu Muğla'da gerçekleşen toplu balık ölümlerine Güllük Körfezi'ne ani ve bol miktarda soğuk tatlı su girişinin sebep olduğunu söyledi. Kocataş, bu olaydan ders çıkarmak gerektiğini belirterek "Balık çiftliklerinin bir an önce açığa alınması gerekiyor. Aksi halde bugün burası yarın orası bu olaylar zinciri devam edecektir" dedi.
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde düzenlenen basın toplantısında Muğla'da meydana gelen balık ölümlerine ilişkin bir açıklama yapıldı. Toplantıya, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Kocataş ile öğretim üyeleri Prof.Dr. Haşmet Çağırgan, Prof.Dr. Tufan Koray, Prof.Dr. Şevket Gökpınar, Prof. Dr. Baha Büyükışık, Doç. Dr. Erol Tokşen, Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldırım Korkut ve Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Serap Birincioğlu katıldı.
Toplantıda konuşan Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Kocataş, toplu çipura ölümlerinin araştırılarak nedeninin bulunması için fakülteden görevli ekibin olay yerinde gerekli incelemeleri yaptığını söyledi. Araştırmalar sonucu elde edilen verilere göre, toplu balık ölümlerinin bölgede yaklaşık bir hafta süren şiddetli yağmurlar sonrasında Güllük Körfezi'ne ani ve bol miktarda soğuk ve tatlı su girişi olmasından kaynaklandığını belirten Kocataş, balık ölümlerinin herhangi bir hastalıktan
kaynaklanmadığını söyledi.
Ölümlerin balıklarda görülen herhangi bir hastalıktan kaynaklanmadığının altını çizen Kocataş, şöyle konuştu: "Bu olaydan sektör olarak, üniversiteler olarak ve bakanlık olarak bazı dersler çıkarmalıyız. Sektör olarak doğaya saygı duymalıyız. Ekolojik koşullara uygun yerleri seçmek durumundayız. Kaldırma kapasitesine saygı duymalıyız. Bir bölge 10 kafeslik ise oraya 20 kafes koymayalım. Bunların faturası ağır oluyor. Bu kafesler ekolojik açıdan uygun bölgelerde olsaydı bu ölümler yaşanmazdı. Çünkü doğa
herhangi bir zararı anında asimile eder. Eğer olay kaldırma gücü sınırları içindeyse. Ama bu balıkların yenmesinin uygun olmadığı yönünde bir durum söz konusu değil" değil."
Bu olayların yaşanmasını engellemek için Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı'nın koordineli bir şekilde çalışması gerektiğini savunan Kocataş, "Balık çiftliklerini bir an önce açığa alınmasında fayda var. Aksi halde bugün orası, yarın orası bu olaylar zinciri devam edecektir" diye konuştu. Üniversiteler olarak her zaman sektörün yanında olduklarını belirten Kocataş, gerekli önlemlerin alınması için uyarılarda bulunduklarını söyledi. Kocataş, bu olayın daha da aydınlanması için önümüzdeki hafta
büyük bir ekibin olay yerine giderek çalışmalara devam edeceğini de sözlerine ekledi.
BALIKLARIN TÜKETİLMESİNDE SAKINCA YOK
Bu balıkların tüketilmesinde herhangi bir sakınca olmadığını belirten Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Serap Birincioğlu, toplu ölümlerin nedeninin çipuralarda karaciğerde meydana gelen aşırı yağlanma ve beslenme bozuklukları olmadığını söyledi. Tarım kirliliğinin ölümler üzerinde bir etkisi olmadığının da altını çizen Birincioğlu, "Çipura ölümü varken, levrek ölümü olmamıştır. Zehirlilik olsaydı yan havuzdaki levrekler de etkilenirdi. Levreklerde ölüm olmaması tarımsal ilaçlardan
kaynaklanmadığının kanıtı. Analizlerde negatif verilere rastlanmıştır" dedi.
Toplantıda, sadece çipuraların ölmesinin yan havuzda bulunan levreklerin ise zarar görmemesinin nedeni ise, çipuranın suda meydana gelen ani tuzluluk ve sıcaklık değişimine karşı dayanıklı olmamasına, levreklerin ise bu faktörlere karşı dayanıklı olmasına bağlandı. EÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Haşmet Çağırgan, çipuraların sudaki tuzluluk ve sıcaklık değerlerinin değişimine karşı daha duyarlı olduklarını belirterek, "Suda sıcaklık ve tuzluluk oranlarında meydana gelen 3-4 derecelik ani
değişim ölüm sebebidir. Yani aniden değişmesi ile yavaş yavaş, yarım derece ya da 1 derece değişmesi aynı sonucu vermez" diye konuştu.
(EY-HO-Y)