Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan, ekonomik krizizin tüm dünyayı etkisi altına aldığını ifade ederek, "Dünyada bu krizden etkilenmeyen yok. Afrika'daki kabileler bile bundan etkilenir" dedi.
Unakıtan, Funds World Turkey 2008 konferansındaki konuşmasına, yurt dışından gelen fon yöneticilerine,Türkiye'de hoşça vakit geçirmelerini dileyerek başladı.
Ekonomik krize ilişkin hatırlatmalarda bulunarak, finans sektörü mensuplarının dünyanın neresine gitse hoş vakit geçirmediklerini belirten Unakıtan, "Türkiye'de hoşça vakit geçirebilirsiniz. Türkiye'de batan banka, sigorta şirketi yok. Likidite durumu da fena değil, iyi. Toksit kağıt yok. Subprime riskler yok. Türkiye'de rahat edin. Dünyada sıkıntı duydukça Türkiye'ye gelin. Boğazda şöyle bir yemek yiyin, efkar dağıtın" diye konuştu.
Unakıtan, dünyada 1929'dan sonraki en büyük krizin yaşandığını, son günlerde Avrupa ve Asya ülkelerine yansıdığına işaret ederek, krizden Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin de etkilendiğini kaydetti.
Finansal krizin maliyetinin her gün değiştiğini, bunun 5 trilyon doları aştığını belirten Unakıtan, "Burada kalacak mı? Kimse kesin bir şey söyleyemiyor. Artma eğilimi biraz daha fazla" dedi.
Global krizin, güven krizine dönüştüğü için yavaş yavaş reel sektörü de etkilemeye başladığına işaret eden Unakıtan, dünya ekonomisinin büyüme rakamlarının da düştüğüne dikkati çekti.
Unakıtan, krize karşı dünyanın birlikte hareket etmeye başladığına işaret ederek, alınan önlemlerin etkili olmaya başladığını vurguladı. "Bu şekilde devam ettiği takdirde beklediğimizden kısa sürede iyileşmeye gidecek görünüyor ama dünya ekonomileri tedbirleri almaya devam etmesi gerekir. Bu bir şart olarak duruyor. Dünya ekonomisini yönetenlerin politikalarını gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu duruma nereden geldik? Bu, muhakkak suretle yapılacak. Göreceksiniz alınacak tedbirlerle çok daha değişik olacak. Değişime ayak uydurabilen ülkeler ayakta kalacak."diye konuştu.
Konuşmasında, 2009 bütçesi hazırlık çalışmalarına da değinen Unakıtan, 2009 yılı bütçesini 17 Ekimde TBMM'ye sunacaklarını belirterek, "Bütçemizde göreceğiniz en önemli husus, disipline riayet ediliyor. Bütçe açığı 1,5'in altında ve bunlara aynen riayet edeceğiz. Yatırımlarımızı da kısmayacağız" dedi.
Bu ortamda, bankaların da, işlerine son derece dikkatli devam ettiklerini anlatan Unakıtan, "paniğe kapılma ihtimali" karşısında şöyle dedi:
"Yalnız bu arada bazıları olur da bir paniğe kapılır, 'Eyvah, ben ileride bulursam, bulmazsam' diye... Sakın ha kredilerini geri çağırmasın. Bu iş alemini en fazla etkileyen konudur. Ben bankalarımızla toplantı da yapacağım. Onlarla detayları da görüşeceğiz. Onların bizden istekleri olabilir. Onlarla bir uyum içerisinde şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımız devam edecek. Biz bankacılarımıza güveniyoruz. Bir kredi geri çağırması yapmasınlar, adam almıştır, ona göre yapıyor, ediyor falan... 'Şimdi getir krediyi' ...'Benim krediye daha 6 ay, bir yıl var...' 'Olsun ben istiyorum' altına da yazmışlar karınca duası gibi bir şey yazıyorlar. 'At buraya imzayı' atıyorlar. Orada her şey yazıyor. İstediği an geri alır diye.
Reel sektörümüzü sıkıntıya sokmasınlar, reel sektörsüz bankacılık, bankasız da reel sektör olmaz. İkisi de birbirine muhtaç, biz de ortada hakem gibi hükümet. Sakın ha yapmasınlar bunları... Kendilerinden özellikle istiyorum. Bunun ne demek olduğunu onlar iyi bilirler. Birbirimize sıkıntı yapmayalım. Çok şükür güven bunalımı, likidite sıkıntımız yok."
Unakıtan, Türkiye'nin geleceğinin parlak ve ufkunun geniş olduğunu ifade ederek, "Göreceksiniz yarın Avrupa'nın önemli markalarını almaya başlayacağız. Dünyanın bir Çin'i var ama Avrupa'nın Çin'i biziz." diye konuştu.
Unakıtan, Türkiye'nin önünün açık olduğunu ve cazip ülkeler arasında yer aldığını ifade ederek, fon yöneticilerine, "Fon mu getireceksiniz, yatırım mı? Ne getireceksen buraya getir. Sakın ha 'Avrupa'ya mı gidelim bilmem ne diye' düşünmeyin, yazık olur paralara... Beni iyi dinleyin sonra da gelirsiniz bana bir teşekkür edersiniz. Bana teşekkürü de unutmayın" diye seslendi.